Özet
1934 yılındaki Kurun gazetesinin 10 Aralık tarihli sayısının 8. sayfasında yer alan haberler ve başlıklar:.
Diğer Gazeteler
Tam metin içeriği
Gözler, dişler, saçlar
Yazan: Selâmi İzzet Kayacan .
EM. ezeli
Gözler — Ayşe derin uykusun-
da korkulu rüyalar (o görürken biz
konuşalım. Zavallı Ayşe!
Dişler — Zavallı Ayşe! .
Saçalr — Zavallı Ayşe!
Gözler — Bir zamanlar koca
“kentin en güzel kadmıydı. Er -
kekler önünde dize gelirlerdi.. Ku-
rununun en güzel kadımıydı.
Dişler — Hangi kurunun?
Gözler — Sus uiyanıyor.,
Saçlar — Sağdan sola döndü ;. |
Kaygusu var. İçini çekiyor. Kay-
gusunun ne olduğunu biliyoruz.
Dişler — Biz de biliyoruz.
Saçlar — Artık erkekler ona de-
med, demed çiçek yollamıyor..
Dişler — Bir yıldır, hiç bir er -
kek onun yüzünden biribirine düş-
man olmadı..
Gözler — Bu devrin gençlerini
beğenmiyor...
Dişler — Ayşe tasaya düştü.
Saçlar — Ayşe kaygulandı.
Dişler — Neden?
Biraz susarlar..
Gözler — Çipilleşiyoruz..
Dişler — Sararıyoruz.
Saçlar — Beyazlaşıyoruz .
LERE ul
Gözler — Bir devirde yıldızdık,
yalazdık, ağaran tanyeriydik,
zümrütdük, ışıldardık, yıldırım o «
lup bakar, öpücük olur okşardık..
Dişler — İnciydik, o sedefdik..
Ne İN ne cevizler kır-
dik... -
Saçlar — Bir akar suyduk, gü -
neştik, aydık...
Gözler — Altlarımız çürüdü ..
Disler — Çürüdük..
Saçlar — Rengimizi kaybettik.
Gözler — Yazık!;
Dişler — Yazık!..'
Saçlar — Şu bir örgülü halimi -
ze bak..
Gözler — Her gün bizi irileştir-
mek için kirpiklerimize çekilen
mile lânet olsun!..
Dişler — O fırçayı kırıp atmalı.
Saçlar — Ya o kızgın maşalara
Ten ue yapayım?
Gözler — Onurum kalmadı.
Ağlıyorum artık..
Dişler — Sızıyı öğrendim.. Can
kurtaran yok mu?
Saçlar — Bu boyaları, bu ilâç -
ları uzaklaştirınız.. Can kurtaran
yok mu?.
Dişler — Sallanıyoruz... Can
kurtaran yok mu?
Sl ğe
Saçlar — Ne olurdu, Ayğenin
başında kalacağımıza, başka biri-
nin eline geçseydik.. Evvelki sene
bir kaçımızı kesip bir gence ver -
vaişti.. '
« Gözler — Birer cam.. İşte bizim
geleceğimiz...
“Dişler — Dün neler duyduk... Tak-
madan, köprüden, altın, plâtinden
söz açtılar...
Saçlar — “ Susunuz...
vakti, saati geldi..
Dişler — Ayrıliyoruz Ayşe..
Gözler — Sus! Kollarımı uzatı -
yor, korkulu Sğtebid göğsü ka -
barıp iniyor..
Saçlar — Korkuyor.
Dişler — Neden ?.
Biraz susarlar...
Gözler — Sönüyoruz..
Dişler — Çürüyoruz..
Saçlar — Dökülüyoruz..
Ayşenin
Dünyanın en
büyük teleskobu
Nevyork, (Taymis) — Dünya-
nm en büyük teleskobunu yapmak
için çalışan Cononinğ cam fabri « |
kasr, dün bu yoldaki çalışmasını
kazasız ve hâdisesiz tekmilledi..
Ve hazırlanan erimiş cam kalbı -
nın içine atıldı..
Fakat bu cam kalbına dökül -
dükten sonra bir fırma kondu..
Çünkü yavaş yavaş soğuması lâ «
zımdır ve bu soğuma tam on ayda
tamamlanacaktır. o Ondan sonra
cam muayene edilecek ve kusurlu
olup olmadığı kararlaştırılacak -
tır. Cam kusurlu ise yeniden dökü-
lecektir.
Bununla beraber önütebasısılar
yeni adesenin sağlam olduğunu
zannediyorlar.
Bu yeni sun'i göz, ışık toplamak
hususunda, insan * gözünden tam
bir milyon kere kuvvetli olacak -
tır... Onunla bugün 250 santimlik
telesköpla görülebilen feza sa -
kasının 27 misli görülebilecektir .
Bugün görülebilen sehabiyeler 75
milyon olduğu halde yeni teles -
kobla 2 milyar sehabiye görüle -
cektir.
900,000,000 ziya senesi uzaklı-
ğındaki kâinat adaları bu yeni te '
leskobla gözümüzün önüne gele »
ektir.
Yeni teleskep Kaliforniyadaki
Palomar tepesine yerleştirile -
Rudolf Hess
Alman devlet bakanı,
Fransayla anlaşma
mümkündür, diyor
Bohum, 9 (A.A.) — Devlet
Bakanı ve M. Hitlerin mümessili
M. Rudolf Hess, burada binlerce |
dinleyicinin önündeki söylevinde
demişdir ki:
“Fransanm Almanyaya karşı
güttüğü yolu değiştirmesi, Alman-
manyanm da “Fransa .meselesi,,
karşısındaki gidişinin değişmesi -
ne uğur verecekdir.
Biz Almanlar, bundan böyle,
Ruhr'ün işgali srrasmda zaruri o-
lan düşündüğümüz gibi, Fransa -
nın ülkemizi her türlü çareye baş |
vurarak yok etmek istediğini dü-
şünmüyoraz. Bugün sanıyoruz ki; |
Fransa ile anlaşma mümkündür.
Fransiz eski savaşcılarınm “söy -
levleri ve diğer memleketler eski
,savaşçılarının karşılıkları bizim
barışsever parolamızı bize karşı |
doğrulamakdadır. Gergin bir sa- |
vaş tehlikesine inanmıyoruz. Biz |
Almanlar, dış siyasanin deği şimi-.
ni sükünetle düşünebiliriz. Ulus - B
larınm hâkiki mümessili olub da
savaşa doğru yürüyen mesul dev- &
let adamlarmın varliğmir satımı -
yorum.,,
YENİ ÇIKTI
Deliliğin Ps'kolojisi
Fiatı 50 kuruş
Tevzi yeri - VAKIT Matbaası .
Pazartesi SALI
> 10 Tet Kânun İrt tet Kânun
3 Ramazan | 4 Ramazan
Gün doğuşb 7.13 7S
Gün batısı (6.41 1041
#İ Sabah namazı 6 6
Öğle namazi 1207 12.07
İkindi namazı 1429 1439
Akşam namazı 1641 16,41
Yatsı namazı 18.0 18.40
Imsak 5.28 1.28
Yılm geçen günleri! 34 345
21
Yilin kalan günleri 20
|
Bugün
İSTANBUL :
l 18 — 18,30 Fransızca ders. 18,30
— 19,30 Plâk: Tiyatro musikisi, 19,
30 — 19,40 Dünya haberleri. 19,40 —
20 Muzik - solo (Nejat - Keman). 20 —
20,30 Konüşma: Selim Sırrı. 20;30
21,15 Plâk: Orkestra,
Anadolu ajansı - Borsalar. 21,30 dan
itibaren Türkçe sözlü dans musikisi,
Bayan Bedriye Rasim, Radyo caz ve
tango orkestrası, N
Eski Fransız Tiyatrosunda
Bü gece saat 20 de
BU BİR İstinbul Belediyesi
RÜYADIR ŞehirTiyafrosu
Operet üç perde. 7 in
Besteliyen: Ferdi
Yazan
Selma Muhtar
Son haftası
—
Pek yakında Cemal ve Ekrem:
Reşitlerin Deli “Dolu büyük o-
pereti..
KURUN
Gündelik, Siyasi Gazete
Istanbul Ankara caddesi, (VAKTT) yurdu
kaka NUMARALARI:
Böare ele Kğ ğiğme ra
Telgraf üdresi; İstanbul — (VAKTI)
Posta kutum Na. 46
ABONB BEDELLERİ:
Türkiye ||
1400 Er,
750
400
150
ILAN ÜCRETLERİ;
Ticar! ilAnlarm Uân sayıfalarnda saf
mi 30 kuruştan başlar. İlk sayıfada 250
kuruşa kadar çıkar,
Büyük, fazla, devamlı ilân verenlere alt
ayrı tenzilât vardır ,
Resimli Uânlarım bir satırı 10 kuruştur.
GÜÇUÜK ILANLAR:
Bir defası 30, Iki de*ası 50, Üç defası 65,
Senelik
6 aylık
3 aylık
1 aylık
1450
800
300
L. Tolstoy
Alişan zade Ismail Hakkı
Samimi Saadet
İstan — 1984
Fiatı SO Kuwuş
Dağıtma yeri: VAKIT Matbaası
BRERLTE BEİ ii
(TAKVİM
21,15 — 21,30 |
ile erkeği kendimize bağlamamış
EM EDA ME 2 yen AES m li
Yaran: Gerhard Hauptmann
Çünkü o medeniyet | bir erkek
meniyetidir. Tabiata bağlı, seme-
re verici annelik telâkki tarzı er -
kekte yoktur.. Kadın daha az, fa -
kat daha esaslı düşünür..
Tabii bahsetmek istediğimi ka-
dınlar medeniyet yüzünden bozul-
muş olanlar değil, (tabiat içinde
kalıp ta bozulmıyan ana kadımlar-
dır. Anaların omuzunda taşınan
bir medeniyette erkekler medeni-
i yetinde görülen fena hallere tesa-
düf edilmesine imkân yoktur.
Hazreti İsayı bile bir kadın do-
ğurmadı mı? Hemcinsinin ' sevil-
mesi hakkında İsa tarafından ko -
nulan kaide analar © dünyasmda
şimdiye kadâr çoktanberi hakikat
olurdu.
Çünkü aşkı da kadın yaratıyor..
Yalynız her şeyi doğurduğundan
ve bu suretle erkek çocuktaki aşkı
da beraber doğurduğundan dolayı
değil, halk edilen insanı dokuz ay
içinde taşıyıp (O beslediğinden ve
hakiki insan O sevgisinin asıl bu
müddet zarfında müessir olduğun.
dan dolayı da bu böyledir.
Bana kalırsa hemcinsini sev -
mek hissi pek çok zaman sonra er-
keğe de telkin edilmiştir. Ana ile
çocuk ezelden beri beraber yaşar -
lardı. Meme emziren, idare ve hi-
,maye eden anneyi ilk içtimai te -
mel olarak kabul etmek lâzımdır .
Bir kedinin yavrusuna karşı olan
münasebetini göz önüne getiriniz,
Erkek kedinin yavrulariyle hiç
Bir münâsebeti ve afâküsr var râr -
dır? Hattâ erkek kedinin dişi kedi
ile içtimai münasebetleri yoktur,
bilâkis aralarında daimi düşman .
ık görülür...
Erkek medeniyeti içinde kadm
ile erkek arasındaki Oomünasebeti
hiç mevzuu bahsetmek istemiyo
rum.. Şöhret kazanmış erkeklerin
ve ruh mütehassıslarının kadın ile
erkek arasmda bir düşmanlık, eze-
Xi birdüşmanlık mevcut olduğu -
nu iddia ettiklerini bilirsiniz.
Demek kadınların ruhlarından
hasıl olan muhabbet insanlığı bi -
ribirine bağlamağa vasıta olmuş -
dur. Şayet biz bu muhabbetimiz -
olsaydık, erkeğin çocuklariyle alâ.
kadar olacağmı zanneder miydi -
niz?
O halde çocuklariyle alâkadar
olmıyan bir insan nedir? Cevheri |
içtimai olmıyan bir insandır. Bu
gibilerin emsaline, (milyonlarca
emsaline Avrupada çok tesadüf e-
debilirsiniz.
Biz bir çok hususlardan dolayı
burada bir mucize “ve mesudiyet
içinde yaşıyoruz... Biz beşeriyetin
| Kadınlar Adası!
40
görmediği bir değişme devri için »
de bulunuyoruz. Aramızda hiç
bir papas yoktur. Papaslık, er “
kek ruhunun fikir öldürmek için.
yarattığı bir ihtikâr eseridir. Şu
halde adamızda yeni bir ruh doğ
masına mâni olabilecek hiç bir en-
gel yoktur. Gaybubetim esnasın
da ittihat ve tesanüdünüzü muha-
faza ediniz, kendinizdeki itimadı
kendi kendinize takviye ediniz,
imanımızı, hahtâ safdilâne imanı -
nızı sakınm ki, bundan ileride bü-
tün cihan için bir fayda hasıl o-
labilsin.,,
Mis Laurence bu nutkunu söyle- | Tevzi yeri »
Dilimize Keep Ri <
belik makamına geriçdi ve kendi
de derhal oradan kaybolup git i
Adanm en yüksek noktalaff |
dan birisi Mis Laurencein |
mabet için seçtiği yerdi . O ie
Bona Dea ismi verildi.. Kayali”
lar arasında duran bu mabedin pi |
mağarası vardı. Bu mağar?
nünde bir düz saha vardı. Bu gi
tabii bir bahçe gibiydi. Garp *
fa olan hududu denize do il
inen bir uçurum teşkil ediyor” |”
Mağaranın methaline yak” |“
lan bir yerden bir dere sesk
Bu sayede her taraf yalnıZ d
bir yeşilliğe bürünmekle kale ,
ayni zamanda günün en sıcak in
atlerinde bile orası serin olu ek,
Mis Laurence esasen mi '
zamandanberi orada otur
zevk alıyordu. *
yo N N
Orasını keşfettiği andan “ei
ren Mis Laurence o güzel y&'i” b) pi
ma ıslaha gayret ediyordu. "al *
oraya giden yollar açılmı$;
volkandan' çıkan küller dök
Oturacak yerler inşa ( edil”
Kadmlar Bona deayı bir
farzedecek kadar takdis
lardı.. Dereye yakın bir ©
inşa edilen küçük bir ahşaP
be Mis Laürencein çekildiği
ikametgâhıydı.. N
Mis Laurence orada büt
yalnız değildi.. Hattâ yaf”
kimse olmasa bile gene
yalnız hissetmiyordu. Çün
dJâtlığı Diodatayı ora;
de götürmüştü...
“ Şimdi. Mis Laurence
olan bu çocuğa acıyarak b
du. Hernekadar asil b a |
malik olması çocuğa ayi
ği sevgide bir eksiklik g
ne mâni oluyorsa da kağ
şıdığı çocuktan dolayı kei
annelik hissi o kadar
bu his kendisini Diodatay! |
de olsa bir yetim olarak ©
ye sevkediyordu.
Mis Laurence oraya seki
sonra gerek Diodataya
kendisine gece, gündüz »
“ Lolo Sata oldu.
Bu ziyaretçilerin
mabuda dua etmek, baz3”
giden güzel yolda bir
maktı..
Bazan Tavus dahi m
cei ziyarete gidiyordu» lerini si
rence onun ayak sesl
zaklardan işiderek Ta
ğini anlıyordu.
Fakat Tavus Mia La
ziyade Diodataya ol
eme sevkiyle siyer”
yordu. * en Pİ
Vaziyeti iyice tekke
bulunsaydı, Tavus 8€ 4
evvelâ Mis Laurence “
dataya iltifat ettiği
Misin yüzünde bir
olduğunu görürdü»
7)
e 1)
(deri
YENİ ÇIKTI
Engerek Düğüm”
Fiatı 60 kuru$
AKITIZ
ti
he
we