Özet
Bulgar Ajansı.
Hudud hádisesi hakkında neler söylüyor?
Sofo, 3. (A.A.) - Bulgar Ajansı bildiriyor:.
Bulgar effektumumuş 29 İkinci Teşrinden Yunan - Bulgar hududunda Bulgar Pomaklarla Bulgar hududu muafihazlar arasında vukuş gelmiş olan hoodie dolayı ile Türk matbuatını itişah etmiş olduğu hatı hareketen dolayı hayret içeriyor.
Bazı Türk gazetelerinin edası, hayati haberlerini ve husus makasaları müsteşer mutalea izah etmek mümküldür.
Cünkü mevzuu bahşi hádise, iki alakalar tarafından bir k Gün.
şim bir şey vadedim mi?
Işkendere başkumandan ola.
çağın, benim bir bir başkumandan karar olacağım söyledi.
Sen de bu satele inandın.
Beni zihniyep şehi kolayca dıs.
mana teşim etmezi razı olun.
deği mi?
Mikl tekrar yerler atılı.
Beni affediniz, hagmetine.
ap!
Sırdın başı öneine iyi.
ikti.
Artik sorulan suallere cevap ver.
miyordu.
Sırd:.
Talatıslımlıe kısere ne.
birde boğulmaa razı olam.
Diey syleniyor ve karım be.
ceriksişligine kizyordu.
Eger o.
şıllıda serbest olaysı, hic acı.
madan ve dişimden, her şey.
den önces karım öldürmektedir.
Sırdın ölim cezasıyla cezalan.
dırlacagım anlamıştır. Içinden:.
Hükümdar, belki karmı a.
feder.
Diyorud. Fakat, hikimdar çok.
hiddetliydi. Ikisinin de ateşe ya.
kılarak öldürülmesi emretim.
...
Sırdın nehirda boğularak öle.
yi tercih ediyordu. Bu ölim, diğer.
ölüm cezalarını ve haffiyi. Ne.
hire atlam olüm mahkemamın.
baçacaları agra taş taşlar.
ardan derhal suyun dibine iner.
istirap çekmeden ölip giderdi.
Halbuki ateşe yannak, degrim.
taş arasında ezilez olmek çok.
feçiydi. Bu ikeşencey Sırdan ta.
hammül edemeziydi.
Diğer Gazeteler
Tam metin içeriği
Not 109
Yorlar. mı ?
> Siplak vücudundan
Mraplı suları süzülüyor.
olmuştu. Hü“
N rim kadar hiç bir
ik yapmayı düşünme
İsirmek istediğin e
lit askerin kanına
ak. Hakikati söyle
ye Beni zehirleyip de eli *
davetli bulunan a -
hükümdarı. etrafım
m Şirden..
lirkken, davetliler a»
irl retliler i
zabitlerden biri «
ar koştuğunu gör
Şi mağ başladılar;
ln kaçıyor.
höbetçiler ; elindeki
Play o haini de.
Ke
, “an titriyordu. Bi
di de yakaladılar.
© Miygr Puzuruna getirdiler.
a öneme
Me ie etiğin karm ne.
li
Ya cel
Ye
ettikleri vasıtalar -
ici ve sopa daya -
Ar önce tel örgülü
e da ince uzun
alir Siren
Gl
a
eki
N
Şörlüyor. haşmetme
Yalan oldu ği
ğunu siz de
iç sümuz!, Ben ondan
bi
S
NİZ önünde
İç Dehirde boğularak ölmeyi istiyordu. Bu
M değirmen taşı arasında ezilmekten
daha hafif bir ceza idil
yı ateşte yakı- | ban kesmiştim.. Ondan nefrete -
, Mükümdardan me iti -)
YAZAN: İSHAK FERDİ
İl) Kaça berber elesin
yakacaklariı.
diyorum...
Dürâ güldü:
Mademki nefret ediyordun
Sana bu zehri verdiği zaman, ni -
çin bana söylemedin de şarap ta -
sıma- haberim olmadan - boşalt -
tn?
— Beni ölümle tehdit etti...
— Başka bir gey vadetmedi
miz.
— lukendere başkumandan ola-
İ cağımı, benim de bir başkumandan
karısı olacağımı söyledi.
Sen de bu sözlere inandın «
zebirleyip şehri kolayca düş”
mana teslim etmeğe rast, oldun,
| değilmi?
Mitlâ tekrar yerlere atıldı:
— Beni aftediniz, haşmetme -
ii 2
Şirde'nin başı önüne iyi
Artık sorulan suallere cevap vere-
miyordu.
birde boğulmağa razı olalım.
Diye söyleniyor ve karısının be-
ceriksizliğine kızıyordu. Eğer o
madan ve düşünmeden —her şey”
den önce— karısmı öldürecekt..
dırılacağını anlamıştş. İçinden:
— Hükümdar, belki karımı af -
yi tercih ediyordu. Bu ölü
ölüm cezalarının en hafifi
bire atılan ölüm mahkâmlarnın
bacaklarma ağır taş bağlarlardı «
istirap çekmeden ölüp Gi
Halbuki ateşte yanmak, değirmen
taşı arasında ezilerek ölmek çok
foeiydi.. Bı işkenceye Şirden ta -
hammül edem y
Cellâtlar sarayım önündeki mey
danda, odunları bir araya yığarak
derhal ateşlediler..
Mila ve Şirken burada, herke-
sin gözü önünde yakılacaktı..
Davetliler:
— Bu hainlerin külünü b'le top-
rak kabul etmez... Onları kalenin
burçlarmdan düşmana doğru sa
vurup dağıtmalı...
Diyerek hükümdarı
orlardı.
salik ve kocam ke
ını iplerle bağlamışlard..
mmm
Sanayicilerin dilekler
Milli sanayi birliğinde bu haf.
ta sanayiciler bir tig yapa -
caklardır. Toplantıda sanaylt -
lerin dilekleri meselesi görüşüle-
teselliye
SÜR mabutlara bir kur-
cekdir.
Şirden ölüm cezaziyle cezalan «|;
Bulgar
Ajansı
Hudud hâdisesi
hakkında neler
söylüyor ?
Sofya, 8 (A.A.) — Bulgar A-
dr. umumiyesi 29
inde Yunan - Bulgar
hududunda Bulgar Pomaklarla
Bulgar hudud muhafızları arasım-
da vukua gelmiş olan hâdise dola-
yasiyle Türke matbuatnm ittihaz.
etmiş olduğu hattı hareketten do-
Jayı hayret içindedir.
Bazı Türk gazetelerinin edası»
nı, hayati haberl ve husu -
si maksadlara müstenit mutalea-
tmr izah etmek müşküldür.
Çünkü mevzuu bahis hâdise,
iki alâkadar tarafça bir kaç gün-
den beri tasfiye edilmiş bulun -
maktadır o ve muhtelit Yunan»
Bulgar komisyonu tarafından tan-
zim ve neşredilmiş olan protokol,
teessüfe şayan olan bu hâdisenin
ne gibi ahval ve şerait altımda ve:
'kua gelmiş olduğunu tenvir etmiş-
lerdir.
Bulgar bulut muhafızlarınn
ecnebi propagandanın tesiri altın-
da gayri kanım! bir surette hudu-
du geçmek istiyen Bulgar Pomak-
* | terr takip ederken kesif bir sis ve
karanlık içinde aldanarak ve is -
temiyerek bir kilo metre kadar
Yunan arazisinde ilerlemiş olduk-
larını bir kerre daha tasrih etme-
İyi vazife addediyoruz.
| Başbakan İsmetin
BAR aş tani ay)
hn fir ri Tarak Alım ve ak
heyeti azaları, bütün memurlar,
iler ve kurumlar, © mekebliler ve
halk özleme ie bekledikleri büyü bap.
ün karşılayııların hatamı sormuş, #6-
vınn önünden geşmişdir. Başbakan yeb-
e vardıkdan sanem unstmi müfettişlik
dniresini, yeni yaplan hapisbaneyi ve
belediyeye gelmiş burada çay. işmiş ve
Edirmllerle konuşmaşdur.
Bu akşam saat 20 de kaz eallim
mektebinde belediye tarafından 250 ki-
şilik konu yemeği ve yemekden sonra
mekfteblier tarafından bir müsamere ve.
rilecedir
Edirne, 8 (A.A.) — Başbakan
İsmet İnönü bu akşam kız mual -
lim mektebinde şerefine verilen,
ziyafette kendini selâmlıyan ha -
tiplere sıcak br surette teşekkür-
den sonra bilhassa demişdir ki
İki günden beri Trakyanın ye-
şil ve bereketli ovalarında çalış -
atandaşlar ara -
sındayım, seneden beri
memleketin Bayındırlık yolunda,
kazandığı geniş meydanı yakın
dan gördüm. Gençlik hatıralarım.
İs odlu olan Edirede, yanımızda
bahtiyarlık duyuyorum.
Özel dikkatimi çeken bir nok-
te Edirmelilerin calışkanlıkta a -
zim ve kudrette yüksek canlılık -
larıdır.
Edirneliler, bütün ülkenin ken-
dillerini ne kadar yakından gözle-
diklerin bilerek biraz nazlıdırlar.
Bütün memleket bu nazı çekmek-
ten zevk duymaktadır. Buradaki
kültür meselelerini memnuniyetle
zikretmek isterim. Büyük yurdun
her yerinden sileler evlâtlarmı
Edime mekteplerine göndermek -
sözleri —— seylerden höşlanasınız.. Fakat bu.
Bir gün kemancı bağırmışdız
— Ne istiyorsunuz?
Güzel besteleriniz varken
ne diye böyle manasız şeyler çalıp
baş ağrıtıyorsunuz?
Bütün emeli, kendi bestesini
bu ressama dinletmekti. Buna mu.
| vaffak olamadı. Ustaca intihal
Yaptığı zaman bile ressam kanımı
Jar, duyan duruyorduz Tak, tak,
tak,
N:
Kapt çalındı. Kerata geniş o -
muzları, ağır cüssesi ile göründü:
— Ne dediniz?
kimse yoktur. Kimse geldimi,
sanatkirız.. Oturunuz, bir siğara
içiniz, görüşüp anlaşalı
Ressam iyi bir adamı
— Peki, dedi. Sizin iki şahsi -
yetiniz var...Biri saçma sapan şey,
ler çalıyor, biri şaheserler in-
letiyor, benci coşturuyor... Saçma -
kudreti varken, yerlerde sürünür
sai? Siz yerde sürüklenen kar»
langıç gördünüz mü? Duvara var-
duğum için memnn olmalısınız .
Çünkü kendi kusurlarmızı görme
mize imkân yoktur. Meğer ki kötü
Şefik, doğup büyüdüğü
IKURUN'un Edebi Tefrikası Ne. 39
Kanadı Yaralı Kuş
Nakleden:.Selâmi zzetKayaca
Bilmezsin Süheylâ, bir ihtiya
rm gönlünde çocukluğundan nele
neler kalmıştır. Bütün hatırala
geçmemiş sanıyoru
açsalar, emekliyerek merdivenler
tırmanacağım... Anı
ya gelirken üç dört yaşındaydı
Eğer biraz daha kalırsa yüz
#ında olacağım... Nereye gideli
Bişmişti..
kapılacağını sanmıştı.
Kan
Kapıy
İşte bi
insan benim yaşıma gelin.
fe cesaret edemiyor,
Senelerdenberi, ilk defa söyledim.
eyse, artık gidelim kızım.. Bura-
— Anlayamadın mı? .
— Anladım. Amma orada heniz
— Hiç... İnsanın bazan ağzn- | yeni ve acı hatıraların var...
dan kaçar, — Hakıralarım..
— Kaçar, günkü © karşında | — Çok müteessir olmaz mısm?
— Bazan öyle yasler vardır, ki
söylenen söz geri alınır.. Böyle te- | insanın kalbine kuvvet verir,
lefon kabadayıları da vardır. — Öyleyse gidelim.,
— Canım efendim, ikimiz de| “Tâ oraya kadar konuşmadılar..
Süheyli yarı yolda otomobili
durdurdu
— Artık yaya yürüyelim... Bu -
yada durup çiçek almiştam.,
— Evet, hatırlıyorum... Elinde
bir demet çiçek vardı... Bağrına
bastırmıştı... Buraya © günden -
sapan şeyler çalan karşısında 0-| beri hiç gelmedin mi?.
turamam, onun sigarasını içemem. | — Hayır. Bu yol değil. Öbür
Siz sayam hayret yoldan.
Bu derece baya »| — Sahi...
is şeyleri, gaheserlerle masıl bir) | — İştemeylime...
leştiriyorsunuz?. İnsan Şefiğin evi ne kadar değişmiş -
46, İhsan babamm evi okadar de
Bir kat ilâve edilmiş,
yağlı boya il paul parıl boyanınış”
b.
— Ah, bu İhsan baba mı?
Evet, İhsan babaydı. Evi
huy da geçer.
Bunları sakin, sakin, hiddetini
yenerek dinledi.
Ressam gitti. Gözleri yaşlı, ağ”
aya ağlaya Selma geldi:
Artık tahammül edemiyece » ik gül
Anlatırım.... — Sen büyüdün, ben ihtiyarla «
—3— dum., Konuşalım mı?.
Geçmiş ziyaret — Hayır, lüzum yok.
Süheylâ, büyük © bir heyecana
Halbuki
.. Doğduğunuz evi gör «
i anlarlaren buyu -
em, kim oldur
Bumu anlatmam lâzim.. Bunu
pamıyacağım.. Hem neye yarı
Edirnenin bütün memle-
inde en sevgili
bir yer olduğuna daha
andırıcı bir delil olur mu?
Trakyanın Bayındırlığı
memleket hususi bir özen göster.
mektedir. Trakya ve Edirne bi
Zim için çok değerli Türk varlığı.
dır.
Bu sözlerimle Trakyanm imi
znda bütün yurdun alâkadar ol -
Mü
“Atatürk için gösterdiğiniz en «
gin bağlılığa onun, yüce katına
götürmek benim için © mutlu bir
vazifedir.
Gelecek görüşmelerimizde i-
mar tedbirlerinin yeni semerele-
rini gene beraber konuşmak kay-
diyle yürekten teşekkürlerimi ve
selâmlarını kabul buyurunuz,
yet
—S
— Hayır.
Şefiğe sokuldu. Elini tuttu, öp «
mezarlıklardır. Geçmiş
tikten sonra gözdiler
sakindi.. Huzur içindeydi... Evet,
bu soğuk odanm bir penceresin -
den kaçmıştı. Gülerek pencereden
* | sikerken, annesinin kendisini kur-
çi | tardığını bilmiyordu. Hem cina -
yeti hatırlıyor, hemde omuzunda
Şefiğin elini hissediyordu.
Şefik biraz daha sokuldu.
Süheylâ uzaklaştı.
Şefik farkına vardı. ve sordut
yalnız bırakayım ma1?.
— Haydi gidelim...
— Hemen eve gitmiyelim, Sü-
heylâ... Esasen beklemiyorlar..
Şöyle, rast gele gidelim.
mii, gidelim., Oto-
caktı... Biribirlerine her zaman -
den fazla bağlı, birbirlerine her
zamandan fazla uzaktılar.. Cina
işlenmiş bir evde, ka
Devamı var)