language

ustmenu

searchbar

Kurun 1934-12-05 Sayfa 5

Kurun Gazetesi, 5 Aralık 1934, Sayfa 5

 



Özet

Tramvay şirketinin yeni bir oyunu.



Diğer Gazeteler



Tam metin içeriği

BABİL ve PERsEPOLis

DARA

in diri olarak sizin

ra'nın vakit ge-
ağacı)na çekik

aldı...

alam yanına yak
alya birliğiyle genç
And, a sarıldılar ve kol-
İan bağılı ipi yukarı”
yaladılar,
Kizi anda beş altr adım
ği kuru dalın. üstü

külmeder

kapandı:

M5 Asılan kimseler (Ö-
la çar çabuk ölmez”
adak yağlı saçlar ya
Siya doğru kaydık-
ler boynuna do-
ancakalt yedi
boğulmuş olacaktı.

İm, Irnparatorun gek-
ce bütün cesaretin

Saris:

ap!,

lur, asabi
deneyelim.

luk gi

kan dökme:

yitir. | gesmez, 5

üşman. hafi
ii endişesiyle eller
bie germ le leri.

ya on bes
müddet i
Dı bize #*
se, o vakit

Semra öli

İla belimeleki iğ bir
KN

İY olduğum sözlüğe

Mer, ti
Sarişin, Yüzüne bak - ei

A Ski
“sinşyüzüne bak ©

lanların bil

yaya yeniden
seviniyordu..
Semranın ayakları yere değdi -
zaman ciğerleri körük gibi şiş-
mişti. Önce ağzını kulaklarına
na kadar açarak geniş bir nefes

Ve yılan gibi
sürünerek hükümdarın ayaklarına

İskender iki ki
ye sezdirmeden - Dürânm gözde -

sini (Babil) e gönderdi.
Semra, Persepolisten ayrılır»

Kölük iz ki, slam ileridir ike değ Ge va

vE

YAZAN: ISHAK FERDİ

İuzurunuza

İğüreceğim haşmetmeap!

wn Pi sekinceSemranın beli iki büklüm olmuş-
ler, Sarise sordu: “Onu affediyor musun?,,

— Bundan sonra size hizmet e-
im, haşmetmeap!.. “Dedi .-
Dârâyı aldatarak (Babil) in anah-
tarlerımı alacağım ve şehri kan di

toprağın

— Beni affed'niz!.. Beni, dö-
külecek binlerce asker kanını dü
şünerek (Babil) e gönderiniz! Si-
ze sadık kalacağım. Sizin he

bmza çalışacağım, haşmetmeap
Eğer hiyanetimi ve sözümde dur -
madığımı görürseniz, beni (Babil)
ağaçlarında da asabilirsiniz? ..

— Ben affediyorum, haşmetme-
İran toprakları elinizdedir..

Onu her zaman ve her yerde bu -
iz, İsterseniz bir defa

seyi diri olarak aşağı indirmek or-
dumuza ve yurdumuza uğursuz -
ir. Bu fettanm sözlerine
inanmayınız!
Dedi. Fakat, İskender (Babil) i
binlerce
asker kanı dökerek almağa elbette
tercih edecektir.
— Bu fırsat her zaman elimize
Onu (Babil) e
gönderelim... Biz de ordu ile (Bax
bil) in etrafını kuşatalım. Semra -
gün mühlet verelim. Bu
inde şehrin anahtarları -
irmez veya göndermez”
(Babil) i ateşliyerek el

den almayı

...

kimden kurtulmuştu »
sonra —kimse-

— Bazan en azılı ve zehirli yı:

ehlileştiğini ve ku -

zularla koytın koyuna yattığını ha-
trlayınız!. Dedi. Babilde ilk önce

'
he —
kn sizi ben karşılıyacağım ve (Dürâ
“Year mleket işidir. İ-| y diri olarak sizin ayucumuza dür
Muzir umulmağa “ve | süreceğim! --
bl wi Havaş (Devamı var)
Mec, ie8P ederre — af. i ği
bam Mahkemelerde
AŞ kumanda bu |, peer
iye memmun elen “Bir kaçakçı mahküm oldu
<liyle işaret ede- | Bulgar diye çağrılan Niko is *

minde birisi

nn
Cali hDevi yere.
ağalçiPi bıraktılar.
<1) adan yere | sas mahkemi
a
v3 Pimi birden | ko bir sene

esrar satarken kaçak-

galık bürosu memurları tarafından
yakalanarak sekiz numaralı ihti *

esine verilmişti. Niko-
asır dün bitmiştir. Ni -
hapis ile iki yüz Jia

ara cezasına mahküm olmuştur.

doğuyormuş gibi

Tramvay şirketinin
yeni bir oyunu
“Tiünçiy üzel özle ve
DERN ei
me lere
izi erme yemek eğ
ama DM
iğ eze
galiba yeni bazı çareler düşünmek-
yal er aran
ramvaylrda afad etiği matara
krtalşta ve Maçkadan kalka tram
ka
iz ka çönderlmiyen; Be camla
Bayat olanla me ba Em
vin kadar giyer Yeni ae tik
e
WE ri
önüne kadar gönderiye. Trap
araları sabahları çak alalı oldu
iin bu yüzden Enimönünden dam ie
yiye ila Dec amlar Dale
e
e a a
eya eşimle
e ye geri e
ki SM
Ramiz — Topkapı
otobüsleri

Ramiz halkından bir grup matbaa»
muza gelerek belediye reiliğinden gu
ricada bulundu:
“Ramiz ile Topkapı arasında işli -
yen otobüsler şehirin merkezi ile Ra
i biribirine yakınlaştırmaktadır. ©
halkının bir çok müracaatları ü-
zerine Bakırköy — Sirkeci arasında iş-
liyen otobüller gibi Ramiz — Beyazit
arasında da seferler yapılması bildiril
imiş ise de bir metice çıkmamıştır. Hal.
buki Ramizden merkeze gelecek yolcv-
lar bir nakil vasıtası daha değiştirmek
mecburiyetinde © kaldıklarından bem
para, hem de vakit kaybetmektedirler.
Ramiz ve civarma daha ziyade rağbeti
çekmek için bu otabüslerin hiç olmazsa

müsmde
Yeni Neşrivat
Avrupada otomobille
9000 kilometre

Miliyet arkadaşımızın değerli mü
dürü Ahmet Şükrü geçen yaz kendi 0-
tomobilzle Avrupada 8,000 kilemetre.
lk br yelek yapmış. Arkadaşız
bu merakı yolculuğu güzel İmibla:
si çöle br Mak il yam Tae
okunacak bir kitap vücuda getirmiştir.
“Ahmet Şülrü, ktm dolaşın yerle
rim esimlerini de koyımaştar” Ara
payt oturduğumuz. yerden gezmek eği
emmek ve faydalanmak işin bu kita
ap okuyunuz.
Yeni Türk
Yani Türk mecmuasmın ikinci te
in 27 ici münhas Bay Ali Rza, Mu
tal sr Mieyyet, D
Mitat, Akder Nimeti EF Naci, Baz
yan Şüküfe Nihal, Mediha Mazaferin
yazlrıyla iniş etmiştir. Okuyun
arma tavsiye ederiz
Holivut

Holrutun 5 kânümcevel nüsha
güzel veriler ve zensin mündervenila

Mülkiye
a iç EA

te olan (Mülkiye) nin 44 üncü sayı
çıkmıştır. Memleket irfanme bir hiz.

met maksadiyle çıkan bu meemayi bü.
tün münevverler okumalıdır.
Beraet edenler

Esrar satmaktan suçlu Yaşarın
duruşmasına dün sekiz. numaralı
ihtisas mahkemesinde bakılmış ve
bi Yaşarın bir suçu tes-
pit edilemediğinden beraet etmiş -

Toplu olarak esrar içmeken
suçlu Muharrem, Mehmet ile Ol -
gan duruşmaları dün sekiz nu.
maralı iht'sas mahkemesinde bit

miş ve suçları sabit görülemedi »

5 — KURUN 5 İkinci körün 1934

JKURUN'an Edebi Tefrikası No. 35 5

Kanadı Yaralı Kuş

Nakleden : Selâmi izzet saz

Mütemadiyen fedakârlığa katlan - | olduğunu söyler, kimseye el si.
mak istemen haksızlık olur. | dürmerdi. “Bi bem o
Annemin bir şey / bilmemesi, | düğünüz gündür.,, derdi. Duyan
anlamaması lüzım... Benim heder | İ saşarlardı: “Bu kadar teki
Beni âşık zannetsin, | #9Yleri ne diye ortada bırakıyorsu
serseri yannetiimi ne sanıran sapi. , Kuru lâfla insanları kor
sm... Her halde aldanmış ta ol. | kutmak istiyenlerin korkaklar ol
maz... Kaçmam için bir çok se » | duğunu bilirim. Bir gün bu zehiri
bep vardı, kaçtım okların foyası da elbet meydanı
Bugünlük bukadar © yavrum. | Skacaktı. Bunu bliyordum. Okla
Belki yakında görüşürüz... Evet | 2ebii ilân değildi. Fakat herkes
belki... Yakın dediğim. kırk sene | 79birli saniyordu. Hattâ kendi
sonra... Benim için mekân mefhu- | (© AYasofyada bir yalan söyelyip
mu kalmadı. Zaman mefhumu

da kalmıyacak... Belki
yaz saçlı, kamburu çıkık
yar gelip çocuklarını okşa
mem, annemle babam beni di
müyorlar mı?. Onlara beni unut -
turmağa gayret et...Sana mektup
yazacağım... Adres bildireceği
Bu herkese vermediğim bir hedi -
yedir..

Sana başka bir hediye daha yol-
Tadım... Bir kürk manto ie bir san-
dik yemiş... Yemişler çok tatsız ..
Bizim bahçenin elmalarını ye, be -
nim gönderdiklerimi seyret.
Nerminin bu mektuptan haberi
yoktu.

Bir gün sofrada, Şakirin boş ka:
lan yerine oturdu..

“Buraya, başka birini bu yerde
görmemek için oturuyorum. Di -
Yen bir tav vardı .

Nermin, henüz çirkin bir kız ço-
cuğu güzel bir genç kız haline ge-
tiren inkişafa uğramamıştı. Bu in-

Sultanahmette kendi'de inanan

olduğuna kendi de
inanmıştı.. Masasının başında dur
Tuyor, parmaj du.
Bu onu herkesin gözünde büyütü-
yordu..

Ben zamanını bekliyordum. Za-
Gene bir gün okların.

Herkes korktu. Ben aldırış etme -
dim. Onu bileğime sapladım. Mu-
rat amca haykırdı:

“— Ne yaptın?

Karısı atıldı:

— Bir doktor, hemen doktor
çağıralım! diye haykırdı.

Murat amca omuz silktiz

— Artık ümit kalmadı. Fen bu

dim, dedim.
— Üstünden beş sene geçti, has

Beyazite kadar “işlemeleri
ikmal. YE FE Süel ile mukayese

kişafın başlangıcında idi, Tek zev

etmekti.
Bir türlü akil erdiremiyordu.
Mesel kışın, soğukta sokağa çık -
tıkları zaman, Süheylânın burnu"
nun ucu kızarmadığı halde, onun
burnunun ucu kıpkırmızı oluyor -
du.

Şakirin gönderdiği vizon kürk
manto hoşuna gitmedi. Süheylâ
nın hak'ki lutr mantosu çok daha
güzeldi. Hem itiraf ediyordu. Sü -
heylânin üstünde sahte bir kürk de
olsa gene iyi duracaktı. Ona gene
yakışacaktı. Görenler sahici sana-
caklardı.

Nermin çocukken, aktris
Koca karılar gibi yalnız
kend'ni düşünürdü, Genç kızlığa

— Eyi amma, bunu neye bana
anlattın baba?

— Hiç, aklıma geldi de.

İşte Nermin bu hikâyeden son,
va hatıra defterine iki satır yazdi
Zaten hatıra defteri, bu iki satır -
dan başka yazı göremedi.

“22 Mayıs, Sonbahar kışa er -
meden evlenmeliyim.,,

Şefik, imzasız mektup almak -
tan, bıkıp usanmışt. Yani dahâ
“doğrusu, ona imzasız mektup gön-
dermekten bıkıp usanmıyorlardı.
Bu hal, Selma ile nişanlandığı
günden başlamıştı. Sürüp gidiyor-

geçerken homurdanan, her şeyden | 5 “.
şikâyet eden, çenesi düşük bir ka- gisi, İmzası
kapri ol mektup yağıyordu.

Postacı, birkaç mektup birden

Annesi, kemancının sayesinde,
her şeyden memnun görünüyordu.
Nermin anesinin bu hal'ne taham-
mül edemiyor, babasına kızıyor -
e

Bazen öfkesini şöyle alıyordu:
— Bak, birinci sayıfada bir ha-
vadis, biribirini vurmuşlar!
Anne, dün gene Bethofenle
Bah'ı biribirine karıştırdın. Bil -
mediğiniz şeylere neye karışırsı -
mız?

getirdiği zaman, Şefik daha zarf
Jarı açmadan, hangilerinin imza -
siz olduğunu anlardı.

O gün bugündür, imzasız mek-
tup yazanların sayısı çoğalmıştı..
İmzasız mektupların yazıları de -
Hiş'k ve kötü idi. Zarflar sokaktan
alınış zarflardı. Içinde kâğıtlar
dört köşe çizgili kâğıtlardı. Sey -
yar #aticilardan alınan zarf kâğıt-
ara ihtiyatlı hareket ettikleri mu-
hakkaktı.

İmzasızlıktan korkaklık ter
Mektuplarda şunlar yazılı idiz
“Feridin kanı senin başını yiye-
cek katil! —G.B.,,

Bu mektup, gazeteden kesilmiş
harflerle kompoze edilmişti. Şefik
güzetenin hangi gazete olduğunu

Dün Şaziye hanım ablan na-
sil diye Süheylâyı sordu, öyle tu -
hafıma gitti ki.

Bunları işitmemezlikten gelir -
erdi...

Fakat Şefik bir akşam dedi kiz
— Murat amcanın zehirli okla-

nı bilir misin?
— Hayır. | harflerden anladı ve o gazeteye şu
— Sana bunu anlatayım, ilân gönderdi: “G.B. — Mektap-
Birsin. larını aldım. Zabıtaya ihbar et -
— Dinliyorum, tim.
—— Murat amcan. masasında | © Bundan sonra mektup almadı.

birkaç ok vardı. Bu okların zehirli Me



Bu sayıdaki diğer sayfalar: