language

ustmenu

searchbar

Akşam 1929-04-27 Sayfa 1

Akşam Gazetesi, 27 Nisan 1929, Sayfa 1

 



Özet

Türk-Alman misakı imzalanıyor.

Hayat pahalılığının sebepleri.

Toptan ve perakende fiyatlar arasındaki fark.

Toptan 50 kuruşa verilen sabun bakkallarda 75-80 kuruşa satılıyor.

Bir mahalle bakkali.

Anadoluda yunan emlâki.

Temmuz iptidasından itibaren satış muamelesine başlanacak.

Dikkatler:.

Tevekkeli değil!

Edebiyat anketi münasebetiyle.



Diğer Gazeteler



Tam metin içeriği

Haberleri

AKŞAM

Her gün
8 sahife

Sene 1l — No: 3786

şe m ————ğ—ğ—ğ

Türk-Alman mi

Hayat pahalılığının sebepleri

Toptan ve

perakende

ındaki fark

fiatlar aras

Toptan 50 kuruşa verilen sabun

bakkallarda 75-80 kuruşa satılıyor...

Piyasada toptan
fiatlarle perakende
fiatler arasinda mu-
him bir'fark vardır.
Vakıa toptan ve
perakende fiatler
arasında bir fark
olması icap eder.
Fakat bu günkü
farklar de mutat
nisbetleri bulmak
kabil değildir.

Asma altı paza-
.rında bir okka sa-
bun toptan 50 ku-
ruştur. Aynı cins
sabun mahalle bak- :*“
kalından 75 - 80
kuruşa satılmaktadır . Sabunun
Asma #ltından mahalleye gidin-
ciye kadar bazı masrafları vardır.

Bu masrafları şuraya kaydede-
lim: Asmaaltından Beşiktaş gibi
uzak semtlere bir araba sabun
sevketmek “için iki lira araba
parası verilir. Her iki taraftaki
hamal (Oücretleride iki . lirayı

geçmez. Şu hale göre bir araba
sabunun nakliye masrafı ancak

dört lira tutar. Bu dört lira okka
başına taksim edilecek olursa on
para bile isabet etmez.

Hesap bu suretle meydana çı-
kınca 50 kuruşluk bir malın 75-80

Bir mahalle bakkalı

kuruşa satılmasının sebebi nedir?
Buna karşı ilk verileck cevapı

“Bakkal ihtikârı yapıyor,, süzüdür

Bakkallara sorarsanız kendilerini

tazyik eden bazı masraflardan
bahsederler. Bunlar arasında be-
lediye memurlarınm aldıkları ce-
zalar ve bazı masraflar vardır.

Ne olursa olsun toptan 50 ku-
ruşa satılan bir malın perakende
olarak 75-80 kuruşa verilmesi
aklın kolayca kabul edemeyeceği
bir şeydir. Bu pahalılığı tevlit
eden sebepleri ortadan kaldırmak
lâzımdır.

Anadoluda yunan &mlâki

Temmuz iptidasından itibaren satış

Devlete intikal eden; Anadoli-
daki Yunan emlâki Ziraat: ban-

kası vasıtasile müzayedeye, çıka-
nlar Büklü ŞİM İP nabe
“dillerden muavazaya dahil emlâk
ashabi ellerindeki bonolar ile bu
müzayedeye iştirak edeceklerdir.

Aldığımız malümata göre Maliye
vekili sâraçoğlu Şüktü 'bey gayri
mübadillerin muzayaka ve ıztırap-
“arına kismen olsun bir an evel
“nihayet vermek için Anadoludaki

Yunan emlâkinin müzayedesi için
“bir © talimatname hazırlanmasını
emretmiş “ve'bu ; talimatnamenin
“Haziran bidayetine kadar hazır-
lanması kararlaşmıştır.
Talimatname (o hazırlandıktan
sonra Yunan emlâki Temmuz
bidayetinden itibaren müzayedeye
çıkarılacaktır .

Müzayedeye iştirak edecek olan
gayri mübadiller, Yunanistandaki
takdiri kıymet heyetleri tarafın-
dan emlâklerine kıymet takdir
edilen komisyon takdiri kıymet
mazbatasını alacâklardır.

Yunanistandaki takdiri kıymet
heyetleri tarafından takdiri kıy-
met mazbatası alamayanlar, Faik

Nüzhet beyin riyasetinde toplanan

muamelesine başlanacaktır.

maliye vekili Saraç oğl
Şükrü bey

komsiyon tarafından verilen bono-
larla iştirak edeceklerdir. Bu ko-
misyon takdiri kıymet ekiplerinden
mazbata alanların mazbatalarını
tasdik ederek bono verecek ,
takdiri kiymet mazbatası olma-
yanlara da ellerindeki (tasarruf
senetlerine göre bono verilecektir.

Viyanalı bir doktor geliyor

Dahili hastalıklar mütahassısı
Viyanalı Doktor, profesör Mana
berg, yakında şehrimize gelerek
bir müddet kalacaktır.

CUMARTESİ — 27 Nisan 1929

Vergiler neyse fakat

ianeler çok ağır!

Yana, yakıla
anlattı :

Her gün ge-
lirler. Efendim a
filân cemiyetin 4
menfaatine bir 2
bilet ... Haydi beş
lira gitti!.. arkasın-
dan bir başkası;
Şu işiçiniane. İki
lira daha !.. Ertesi
gün gene gelirler: Bu iş için
müsamere, şu cemiyet. şerefine
balo;.. Vermiezsen olmaz. “ Hami-

"Efendim, o
kadar para kazarıyorsun, biraz
ver |,

Vergi, bu. iane (!) yanında halt
etsin. O ka- ©
dar iane veri-
yoruz ki, ve-

rgi tahsildarı ğ
| geldiği za-

man bütçe- G
mizin vergi

faslını çok- 3

tan geçmiş bu-
lunuyoruz. Bir
çare kalıyor:

al
Fiatlara zam! O“ kime

biz de onu yapıyoruz. İanelerin
nevi, adedi kça, biz de malla-
ra zam yaparız. Hayat pahalılı-
gının se-
beplerin den
biri bü ia“
nelerdir!,,
Tam ka-
pıdan çıla- >
m bb6

22

girdi.' Bir
makbuz
uzattılar Herifin yüzünü görme-
mek, sesini * işitmemek için hızla
üzaklaştim .

a

Dikkatle:

Tevekkeli değil!

Iktisadiyattan — anlamıyoruz .
iktisadi meseleler hakkında ya-
lan yanlış şeyler ' söyleniyor ;
amenna !.. Fakat, gariptir ki, bu
işlerde en kötü, en saçma fikir-
leri, bu işlerin ehli diye geçinen-
ler ortaya atıyor. Yarabbi.'nedir

o Emanet erkânının hayat paha. |

lılığı hakkındaki * nâşinide .
fikirleri !

Dün de Ticaret Odası ikinci
Reisinin sözlerini okuduk: “Ha-

yat pahalılığı yok amma, bizim

İ kazancımız az olduğu için, bize

pahal? görünüyor!, diyor

Ticaret işlerinin başında olan
zevat bu düşüncede olursa, tica-
retimizin neden bozuk olduğuna
aşrtık şaşılır mı?

isakı imzalanıyor

Fiatı 5 kuruş

“ Abdullah Cevdet ,
“Göz hekimi ,,
Zili çalınca ' üstatla “karşılaştım,

ladı :

— Bu günkü edebiyatımızı na-
sıl buluyorsunuz ? |

Abdullah Cevdet Bey bir tara-
ftan İctihadın tashihlerini yapar-
ken öbür taraftan da söyliyordu:

— Son senelerde edebiyatımı-
Zın lisan itibarile iyilige ve güzel-
lige doğru, ilerlediğini ve derin-
leştigini görüyorum.. Derinleşme-
den maksadım edebiyatın halkın
yüksek ve vasat tabakalarına nü-
fuz edecek bir kuvvet gösterme-
sidir.. “Mavi ve Siyah, ın lisanı
maziye karışmıştır. Mahiyet itiba-
rile de edebiyatımızda şüphesiz
bir ilerleme vardır. Fakat bu
ilerleme (şeklin yani lisanın
vasıtaı tebliğin ilerlemesine naza-
ran geridir.

ları ve battâ Hanri Burdonun
“ Yaşamak korkusu, “ La peur
de vivre , gibi ve ya “ Beyaz
zanpaklar memleketinde , sin
müellifi tarzında eserler bilmiyo-
rum ...
. — Eniyi romancı, hikâyeci,
şair, muharrir kimdir ?

— Şairlerden - başlayacagım - .

Harpten evelki neslin en zinüfuz
şairi Yehya “Kemaldir-. Yahya,
Kemal kendi neslinin şairleri üze-
rinde derin tesirler birakmıştır .
Bilhassa Halit Fahri Bey üzerinde
büyük izlerini görüyoruz Bu izler
Baykuş müellifinin içinde “bir
müddet yaşamıştır. :

Bü tesir kendisinde: “yaşadığı
düddetçe Halit “Fahri Bey'daha
cazip bir 'şair * ölmuştur. * Faruk
'Nafiz Beyle Mehmet «Akif. Bey
kullandıkları teknik -itibarile - bir:
birlerine bariz bir: yakınlık e gös-
terirler..

— Edip Bey!. Edip Beyl!..

edip zannedecek!,.

biraz sonra da bizim mülâkat baş-

Mesela bizde Turgenyefin roman-

Edebiyatımız ne halde?

— Abdullah Cevdet bey
fikirlerini anlatıyor.

Edebiyatımızda lisan itibarile büyük
<bir ilerleme var
Kapıdaki pirinç lavhayı okudum:

Doktor Abdullah Cevdet bey

— Orhan Seyfi ve Yusuf Ziys
Beyleri nasıl bulursunuz?

— Yusuf Ziya Bey ilk şiirle
rini “İctihad,, de neşretmiştir. O
zaman münbâsıran aruz vezni ile

yazardı ve o vakit ki şüirleleri

şimdikilerindon (daha güzeldi.
yazılarında muzik çoktu. Ben de
Paul Verlaine gibi:

“De la musıguca vant toute chosc.
diyenlerdenim.. Hece vezninde
musiki yoktur, demem fakat ona
musiki dercetmek, herkesin kârı
olmıyor.

Orhan Seyfi beye gelince ..
Orhan Seyfi bey hece veznindeki
şiirlerinde musiki ibtiyacını tatmin
etmek kuvvetini göstermiştir.

— Ahmet Haşim bey?

—' Ahmet Haşim Bey ve'Şiir
deri: hakkında “fikirlerini 220-221
nümerolu İctihadlarda : yazmıştım;
okuyorum: bir izl

“Haşım Bey şiri nasıl anladığını.
anlatıyor. ; Anlaşılıyor ki : Haşim.
beyin şiir hakkında fikirleri var.
Fakat zannediyorum ki bu, şairlik
için iyi bir kuvvet değildir. İti-
kadınca : :şair “ne kadar az şuuri

(Devamı ikinci sahifede )

.sannssasanı 2s9nGSODAANDAUAAADENUNANAASEDİ .snunnasız #zososnanUDUSUSUSUNANASUSUADAEE TTİN

Edebiyat anketi münasebetiyle..

— Yavaş söyle yahu, Karşıdan geçeni görmiyor musun? Beni de



Bu sayıdaki diğer sayfalar: