language

ustmenu

searchbar

Kurun 1934-12-08 Sayfa 5

Kurun Gazetesi, 8 Aralık 1934, Sayfa 5

 



Özet

Türkiyede petrol.

La Bulgarie, yazıyor: "Türkiye Hükümeti Türkiye.

ve petrol endüstrisini ortaya çık.

karmaşık ilham etmemektedir. Ö.

konomi Balan, Bay Celal Bayar.

son yaptığı bir yolculuk sırasında.

Mardin'e uğramıştır. Mardin'de.

onlarla petrol araştırmaları.

yapılmaktadır.

Bakanın gazetecileri söyledi: "Fakat.

şikar ve zevki tattırmak istediyim.

Şehzade Şakir yazıcı: "Beni ister misin? Oraya.

geyim mi? Fakat bu oyunuzun bir.

telegrafta geldi. Şikar avdet ediyor.

Onu karşılamak için bizi.

ileştirdi. Şerefine mukellef bir.

ziyafet çekilecektir. Fakat Şikar.

bir telegrafta daha çektir. Karşılaman.

istemiyor.

Çok değişimiş. Genişlemi, a.

naşlanmıştır. Selma giyiyordu. Şakir.

Süheleyi babasının yazısı odana.

çektirdi. Süheley:.

— Bir daha gitmiyeceksin ya.

— Hele otur... Sizi otur. Mü.

havim havadıs.

— Süheleyiğim sadece inanm.

yayacaksın. Süheleyiğin gözlerine bak.

yordu. Bakamıyorum. Anlattı: İlk zamanlar çok üzülmüştü. Evet.

arife zızmeye lilium yoktu. Çok.

bebahat olmuyor, çok. Kırk ke.

re geri dönmeye iyiyet etmiyor. Fa.

kat izzet nefini kırmak isteme.

mi, iradesini toplamış.

Babasının ilk gönderdiği müh.

imehim için eriри gitmişti. On.

dan sonra gelen para da uzun da.

yanamıştı. Babasının geni.

ne para istemiş ve bu sefer bu para.

ile iş görmeye azırmıştı. Ama.

yabancı diyarında iş gören.

kolay mı? Batacak arada ona küçük.

bir el uzamıştı. Hemen.

söyleyiyim, bu işi, monden bir.

kaşin değil. Teadıf etti. Bu.

olumu söyledi. Yanına aldım. Bir.

kaşı ay sesi sade.

çıkarmadan mektuplarını yazdı.

Bir gün, yazdırdığım bir mekt.

upu izne etmek üzere getirdi. A.

janlarla birbirini.

gördü. Şikar sordu: "Murat Amca.

ya mı? Hayır ki.

z.

Biraz sanımim, biraz şefik.

etiyor. Neyse daha vakt var. Ama.

benim vaktim yok. Bugun ne? Cumartesi. Pazartesi kadar.

düşünür. Bak oturuyorum, di.

şim bekliyor.

Dişim dediğim.

kemançı idi. Kendisinin bestelemeye.

yetti.

diği bir Valsi.

çaldı. Biraz ev.

ve.



Diğer Gazeteler



Tam metin içeriği

ta dü,
taş

a
iş , «b ondan korkardım.
ünye çok neşeliydi.
ları eğlendirmek için
#öylüyor ve tatlı kah-
Avutuyordu.
ükümdarın sağ tara -
değige Milayı kiskan -
rini Fakat hükümdarı
— de memmun
mey ordu,
hn a bakmıyordu..
laya çevirmiş
sen söyle bakalim,

hi

ÜL bükün taptğınız m
ligi ndan himaye edili -
hiç merak etmeyiniz,
aheP Düşman askeri bu
İş *8 ayak basamıyacak.
Yeni gözdesinin sözle -
R boylarını Önüne
şleri yere vurup sezme
İikenderin kolay ko
bılarından uzaklaş -

Na

Sa

şii sakin ibi e Be
lk, l, Mitla!, Bak.
Bahmurlaşmamış.
'sine uzatılan şara-
İNE oy ründü ve elindeki
oydu va tekrar Dürünm ö-

ÜNGEYURİN Yikama 35“

!- Havuza girdi.

YE Ateş saçan sesile
değe bağladı,

yp deaş ör

ağaçların *

ii izülerek hülümde.

Bözü , beni mazur
le gördüğüm bir
v. Bayaz emezlik yapa"
İaşır2dA yıkanan ka -
tülgz 24 zehir akıttı!

öl

ün? Nİ Şoktanberi terfi

Yindan uzun

le hükümde
Ni ga sin çok defa Düz
argi anasız yararlıklar
sele, Bilhassa böyle
1, ÖTİNde buna gal sek

a
nda duran hazine

p
ama bir miktar para

BİL ve PERJEPOLİS

DAR A ve “gi

YA gelse, ölümden k

vmezdim, Haşmet: |

YAZAN:

ta
Önünüzdeki şarap

— Haydi, defol
Jeyhinde bulunuye

lardan birisisin, dı
Asker

st boş olarak yere bi

rabın içindeki zehi

kadar kuvvetlidir.
sem, beni dünyanın
ları bir araya gelse,
taramazlar.

memişti..

Hükümdarın sadı
den olduğu yerde
yere düştü.

Bilgilerden bi

Zehirlenmiş!.
Diye söylendi..
Ve asker yerde
ka kıy
zmdan kanlı k
öldü.

Hassa askeri 11
etmişti.

Dürü birden gözl
— Gerçek şarap
Yakalayın

ları

Mitlayı
havuzdan. çıkarırlai
in için gülüyordu.

söylüy:
Tan gi
in Berlir

bi
iğine göre Ceneral

nı söylemiştir

Artık bizim

va Berlinde askeri

mak kabil olam
Geçen

devlet adamı,

ise Almanya
doğrudur.
lbs

doğru
derecede doğru
kanaatteyiz ki sil
bir millet sul
Silâhlı ve
“Almanyadır ki dünya
fal edebilecektir.

içindir ki biz, diğeri

vi Ş
İediği bir nutukta ezeğml

harbi davet edeceğini
Bu sözler İngiltere içi

Ji için tehlil
bütün şerefine

ISHAK FERDİ

İİ Şarabı içen asker öldü ve
“Saçlarından çekmen: başda

işersem, beni, dünyanın bütün mabutları
'urtaramazlar,haşmetmeab,,
— Sizin ölümünüzü görmeğe
mül edemem haşmetmeap!

sında zehir

yardır. Onu içmeyiniz!
Dârâ elini uzatarak

artık! Diye

bağırdı. Herkes gözdelerimin a-

Sen de on-
fil mi?

ikümdara sadakatini
göstermek için, Dârânın önünde-
ki şarabı bir yudumda içti ve ta-

rakı.

— Eğer yanılmıyorsam, bu 4a*

beni biraz.

sonra öbür dünyaya götürecek

Yere düşer -
bütün mabut-
lümden kur-

m şarap içmek istemiş.
Aradan on dakika bile geç -

ik askeri bir
sendeliyerek

Askerin yanma koşuştular.

yetişti, As -

sanma kimisi kedem)
muayene ettikten sonras

bir kaç daki

sanıp gerildikten sonra ağ-
öpükler kusarak

,dakatini isbat

lerini açarak
tasında 2:
şu kahbeyi

ından çekerek

irken, Semra

Devami var)

Or

zetesinin hususi muha |
inden telefonla bildir.
1 Göring söy

le şunla-

ümitsiz bir

millet olmadığımızı, bundan 307”
ezint

ir yapı
ğını herkes
bir İngiliz

silâhsız bir milletin

söylemişti. |
ne kadar |
için de ayni |
Bizde şa
ız ve şerefsiz
olur.
malik bir
sulhünü te
İşte bunun
deriyle ayni

Ökono

Türkiyede petrol

“La Bulgarle,, yazıyor:

“Türkiye Hükümeti Türkiye -
de petrol endüstrisini ortaya Şi -
karmağı ihmal etmemektedir. Ö-
konomi Bakanı Bay Celâl Bayar
son yaptığı bir yolculuk sırasında
Mardine uğramıştır. Mardin ya »
kınlarında petrol , araştırmaları
yapılmaktadır.

Bakanın gazetecilere söyledi -
ği sözlere göre | bu araştırmalar
çok ilerlemiştir. Bunlardan elve -
Fişli neticeler elde edileceği umul-
maktadır.

Hükümet mahfilleri nikbinlik
göstermektedirler ve “Courrler
des Pötroler,, gazetesi bu nikbin «
liği doğru bulmaktadır. Doğrusu
Türkiye öyle bir yerde bulunuyor
ki, buralarda — petrol bulunması
çak mümkündür. Türkiyeye kom-
şu olan memleketlerde, netekim,
Romanya, Irak, İran, Kafkasyada
petrol merkezleri vardır.

Türkiye hükümeti ulusal refa-
hını temin etmek için elinden ge-
len her şeyi yapmaktadır. Bu siya
sanın yerinde bir şey olduğunu i#-
bata kalkışmak bile lüzumsuzdur.
Bazı memleketlerin, petrol bul -
mak araştırmalarına tahsis ettik -

leri paralara bakılır ise Türkiye -
bu işe tahsis — ettiği para hiç
mesabesindedir. Hele bu memle-

ketlerin petrol — bulmaları ümidi
Türkiyenin petrol bulmak husu *
sundaki ümidinden çok daha az -
dir.

Türkiyede petrol sanayii orti
ya çıkarılması memleket için ha *
İ yarlı neticeler verecektir. Türkiye

gün, Necibin Ba-

Günlerden
bası huyunu gösterdi. Genç bar
kızlarma çok düşkündü. Şefike
'de bu zevki tattırmak istedi,

iheylâ Şakire yazacaktı;
Beni ister misin?. Oraya ge-
leyim mi
Fakat © bunu yazmada:

telgraf geldi... Şakir avdet edi
yordu, ©
Onu karşılamak için bütün sile

toplandı. Şerefine mükellef bir
ziyafet çekilecekti. Fakat Şakir
bir telgraf daha çekti. Karşılan-

i Genişlemiş, a-

Selma giyiniyordu. Şakir Sü-
heylâyı babasının yazı odasına
çekti, Süheylâ:

— Bir daha gitmiyeceksin ya,
dedi,

— Hele oturu, Sıkı otur. Mü-
bim havadis..

Şakalaşıyordu, ama, neşesi 20
rakiydi.

— Söyliyeceğim söze inanmı-
yacaksım..

Süheylânm gözlerine bakır -
yordu... Bakamıyordu.. Anlattı
İlk zamanlar çok üzülmüştü. Evet
artık gizlemeğe lüzum yoktu. Çok
betbaht olmuştu, çak... Kırk ke-
ye geri dönmeğe niyet etmişti. Fas
kat izzeti nefsini kırmak isteme -
miş, iradesini toplamıştı.

Babasını ilk gönderdiği mü
himce para eriyip gitmişti. On*
| dan sonra gelen para da uzun da-
yanmamıştı. Babasından gene

| hp l anna v ml ye
takatr ithal etmektedir. Bu itha -

Hit ticaret plânçosuna ağır bir
yük olmaktadır. Memlekette pet-
rol sanayiinin ortaya, çıkarılması
bu yükü hafifletecek

Türkiye hükümeti petrol
yüni kurmağa karar verdiği za «
man petrol müdürlüğü halli kolay
olmıyan bir meseleyi ortaya sür «
müştür. Netekim bu ince işi yük »
lenecek olan bir teknisiyen bul -
mak gerek bulunmaktadır. Çün -
kü geçmişte yabancı bir teknisi
yen her ne zaman Türkiye h
bına jeolojik araştırmalarda bu «
lunmuş ise Türkiye bu işte suku *
tuhayale düşmüştü
Bunun işin Türkiye hükümeti
jeolojik araştırmalar vazifesini

imada değer genç bir Türke ver-
iştir. Buda Co-

Bey

vat Eyüp Beydir. Cevat
Birleşmiş « Amerkada petrol iş
lerini öğrenmiştir. Cevat Bey A -

merikadan çağırılmıştır. ve.
ihtisan sahipleri ile birlikte
yat yakınlarında araştırmalarda
bulunacaktır.

at havalisi petrol araştır.
maları için lâzum olan bütün je0-
lojik şartları haiz bulunmaktadır.
Tabii bunların sonunu bekl
mek gerektir. Fakat görünüşe ba»
kır ise Türkiye hükümeti bu hu-
susta kat'i kararını vermiş bulun-
maktadır.
YENİ ÇIKTI
Ilkbahar Selleri

Fiatı 75 kuruş
Dağıtma yeri - Vakit Matbaası

hukuka mal'k olmayı istiyoruz ve
bu hakiki anlaşmayı diğer millet. |
lerin de takdir edeceklerini bili -

ara istemiş ve bu sefer bu para

le Ama
yabancı diyarda iş görmek kolay,
'mı?, Batacağı sırada ona küçük
bir el uzanmıştır
— Hemen söyliyeyim, bu şık,
monden bir kadın değil, Tesadü
fen oralara düşen kir Türk kızı.
Babası garip bir adammış. Koca
bir serveti yirmi senede azar azar
yeyin bitirmiş, ondamı sonra kay -
bettiğini bir çırpıda kazanmağa,
niyet etmiş, Bir akşam sokak or -
tasında ölüsünü bulmuşlar... Le «
man genç yaşlarında anasız kal -
mış. Babasının ölümünden sonra

küçük bir yazıhanede daktiloluğa
başlamış... Tesadüf ettik. Boşta
olduğunu söyledi. Yanıma aldım.

Bir kaç ay ses sada çıkarmadan
mektuplarımı yazdı.

Bir gün, yazdırmadığım bir mek-
tubu imza etmek — üzere geti
Ajanlarımdan birine yakında av:
det edeceğimi bildiriyordum. Şa-
galadım, Çıldırıb çıldırmadığımı
sordum. Dedi ki:

imarhanede bile © deliler,
biribirlerini delilikle itham €-
dip acınırlar.

Ve bana, böyle devam eder -
sem iflâs edeceğimi, etrafıma top-
Iadığım bir alay işe yaramaz ser»
serileri başımdan savmamı nasi -
hat etti. Hayatımdan hiçbir şeye
gözünden kaçırmamıştı. Hattâ po-
kerimi bile. Cebimde bir kaç pa -
vadan başka meteliğim olmadığı:
nı da biliyordu.

İnkâr etmedim.

Paçaları sıvadım, işe giriştim.
On ayda, kaybettiğim parayı ka.
zandım. Zihniyetim de değişmiş.
ti. Bütün bunları size yazmadım,
yazmak — istemedim. Mektupla
böyle şeyler anlatmak çok güç.

4 — KURUN & Biel kânün 1994 mm

IKURUN'un Edebi Tefrikası No. 38

Kanadı Yaralı Kuş

Nakleden: Selâmi İzzet iyi

ammını

| Roller değişi. Artık Leman söy -
liyor, ben makine ile yazıyorum
Fevkalâde açıkgöz, işten anlıyan
bir kadın... Ta oralardan buraya
gönül maceram anlatmağa gel
lim sanma, Bir gönül macerası
değil. Buraya, vatana ikimiz
gelmedik. Üçümüz. Bir de oğlum
var. İsmini Şefik koydum. Senin
izminle bütün bunlar. kanuni bir
mahiyet alacakdır.
Bunları sakin söylemeğe gay «
vet ediyor, heyecanını bastırıyor >
du. Leman onu otelde dört gözle

Şefik Bey şaşakalmışdı.
Süheylâ: e

— Orada evlendim desene.
Karmla çocuğunu getir.

Şakir babasınm boynuna sa «
rildır ,
— Anneme kim haber vere «
cek?

Şefik:

— Ben, dedi.

— Sen söyle baba. Ben biraz
kaba adam oldum, belki kavga
ederiz.

— Merak etme... İşte geliyor
galiba, ayak sesi var. Sen saklan.
Kapı açılınca şefik:

— Hoş geldin büyük anne! de
di,

Selma afalladı:

— Kuzum böyle soğuk şaka
etme.. Yoksa Nermin...

— Hayır.

— Yüreğime inecekdi.

— Nermin daha çocuk sahibi
olmak istemiyor, sen daha henüz
çok gençsin. Seni korumak için
ru. Daha bir kaç sene
geçerse, ihtiyarladım deyip do *
Hayır, Şakirden
bahsediyorum., Şakir gel.

Şakir geldi. Selmaya anlattı »
Jar, Selma malüm olan huyu ile,
gönlünden geçirdiklerini ortaya
vurmadı. Gelin diye fakir bir kı »
21, torun diye nikâhtan evvel do *
ğan bir çocuk vardı.

Birden bire ondan hiç bekle «
nilmiyen bir sual sordu:

— Karmın tahsili var mı?

— Evet, mualimlik etmiş.

— Terbiyeli mi?

— Benden fazla.

— Tebrik ederim.

Süheylâ araya girdi

— Burada resmen evlenmele *
ri lâzım.
Selma düşündü:

— Acelesi yok.. Hele bir düşür
'nelim.. Hem tanışmak lâzım,
Şefik sordu:

— Murat Amcaya mı?

— Hayır kız...

— Onun bir şey istediği yok.
Biraz samimiyet, biraz şefkat
yor.

— Neyse daha vakit var. Ama.
benim vaktim yok, Bugün ne?..
Cumartesi.. Pazartesiye kadar düz
şünürüz.. Bak oturuyorum, diş
çim bekliyor.
Dişçim dedi kemancı ik
inin bestelemeğe yeltendi-
ği bir Valsi çalıyordu. Biraz ev -
vel bu oturduğu daireden çıkmak
istiyordu. Komşularından biri ile
arası fena açıktı, Komşusu meş
hur bir ressamdı. Kemancı,
kardeşinin bestelerinden | birini
galarken hem çalışır hem dinler »
di. Fakat kemancı kendi bestele
rini çalacak oldu mu hemen du »
varı vururdu.

Şimdi, aramızda kalacağına emin
olduğum için sana söyliyebilirim.

(Devamı var)



Bu sayıdaki diğer sayfalar: