language

ustmenu

searchbar

Akşam 1929-04-08 Sayfa 3

Akşam Gazetesi, 8 Nisan 1929, Sayfa 3

 



Özet

1929 yılındaki bir haber, su meselesi ve su şirketlerinin gelişmesi hakkında bahsediyor.



Diğer Gazeteler



Tam metin içeriği

B Nisan 1929

AKŞAMDAN AKŞAMA 5
Hanım kırarsa Kaza,
Halayık kırarsa cezâ.

Hemen hemen hafta geçmez ki,
Avrupa ve Amerika gazeteleri,
mecmuaları, filimleri, Rus Çarı
İnci Nikolann — katlini, müthiş
bir facia halinde ve yepyeni bir
şekilde canlandırmasınlar... Peki,
anladık, tutalım li (< farzedes
lim bd ) bir İmparatoru, karısı,
lazları , oğlu, o hizmetçileri, ve
hattâ, son günlerde şayi yeni bir
iddiaya nazaran Jemmy ismindeki
sadık köpeğiyle beraber öldürmek
içtimai bir cinayet olaun... Kabull,,
Anladık amma, ya bu hükümdarın
işlediği cinayetler ?.., Nikola ki,
vakti hazarda da, vakti seferde
de, memleketini bir acaip tarzda
idare ederdi; « Derebeylerinden
birinin, şatosu civarındaki kurbas
ğalann viyaklamasından rahatsiz
olduğu için, komşu köylüleri, ba
müsaadei hazreti şehinşahi seferber
ettiği ve gölü sabahlara kadar dey»
nekle dövdürdüğü menkuldür; «
kora, Nikolanın Harbi Umumi mes
ullerinden sayılması lâzım geldiği;
100000 lerce o ırkdaşını Masüri
bataklıklarında ve milyonlarcasını
diger cephelerde öldürttüğü sa
dece menkul değil muhakkak!
O halde, Avrupalılarla Amerika»
ılar, neden bu lâyüdat ve lâyuhsa
halk kütlelerinin Çar tarafından

öldürülmesini oOahü vah içinde
tesvir etmiyorlar oda, o halkın
feveran edip ozalim, müstebit

bir bülkümdarı haklamasını feci
feci dasitanlaştırıyorlar?..
Yoksa:
Hanım kırarsa kasa,
Halayık kirarsa vera!
Zibniyeti mi?
(Va - Nü)
MEM
Suriyede şapka
Onlar da fes ve
kalpağı atıyorlar

Suriyede şapka lehinde kuvetli
ceryanlar başlamıştır. Bu mesele
hakkında hararetli neşriyat yapıl- |
maktadır,

Halepte çıkan Doğru Yol ga-
zetesi bu işe evvelâ zabıta ser
puşlarının değiştirilmesile başla
mlmasını tavsiye etmektedir.

“Doğru yol,, gazetesinin Zabıta |
sorpuşları isimli bir baş makale- |
sinde deniliyor ki : |

“Zabıta sorpuşları, o polislerde
kalpaktan , jandarmalarda ismi |
ve. şekli gaym kabili tarif bir

şekli garipten ibarettir.
Kalpağın asıl vatanı olan Kaf-
kas dağları ile Acem ellerinde
ahali başlarındaki sorpuşların ma- |
nasızlığını anlayarak tebdil ettik-
leri halde bizim hâlâ kalpağı ba-
umızda

taşımamız epice garip
bir halti ruhiyedir
Kışın (Oyağmur ile oıslanarak

tahammül edilemiyecek derecede
ağırlaşan ve kurumak nedir bilmi-
yen, yazım tozun toprağın ve bir
takım haşaratın yovası olan bu
tüylü deri gülünçür. Bu tuhaf
serpuşu atmakta me dini, ne de
mali bir mahzur yoktur.

Taassuba ve batıl göreneklere
lüzum yok. Cesur ve ameli olmak,
Taassup hırkasını taşımaktan artık
vaz geçelim.,

İtalya- Arnavutluk

“ Taymis , in diploması mu -
habiri İtalya hariciye müsteşarı
Sinyor Grandının Amavutluğa ve
Mavaristana gitmek üzere oldu-
ğunu haber veriyor

Amavutluk hükümdarının Ro-
mayı ziyaret eylemeğe karar verip
vermeyeceği Sinyor —oGrandinin
kral Zogo ile icra edeceği mülâ-
Katın neticesine bağlıdır.

| kuruş Ke

Su meselesi

Ucuz ve iyi su
satmak için yeni
bir şirket

Dünyanın en güzel menba suları
şehrimizde mevcut olduğu halde
son zamanlarda maal esef İstan»
bulda iyi su bulmak imkânı kal
mamıştır,

Şişe içinde bir bardak Göztepe
suyunun 5-10 kuruşa satıldığını hay»
retle gören eenebilerden mürekkep
bir grup geçen gün Galata Merkez
Rıhtım hanında ietima ederek
İstanbul hallanin o bütün menba
sularından £ istifade etmesi çare -
lerini o düşünmüşler o ve büyük
bir sermaye ile ,, İstanbul

menba suları Oanonim şirketi,
namı altında bir şirket teşkili

için o şehremanetine Oo müracaata
karar vermişlerdir.

Belçikalılardan mürekkep olan
ve içlerinde bazı türklerde bü»
lanan bu © şirket © şehremane-
tile mutabık kaldığı O takdirde
şehrimizin 8 yerinde su deposu
açacak ve halka menba sularını
gayet ucuz olarak satmak üzre
ve yapacaktır.

stanbulun en mühim dertlerin-
den biri de iyi su meselesidir.
beer etrafı menba sulariyle

olu olduğu halde halkımızın,
bilhassa | İstanbul ehalisinin bu
sulardan istifade edememesi cid-
den çok aw bir şeydir.

Geçende bir kariimiz, Galatada
iyi su satan bir depodan küçük
bir damacana göztepe suyuna 75

ve hastası Die
duğu için daha yüksek fiatle de
olsa almağa mecbur olduğundan
yana yakıla bahsetmişti.

Belki böyle bir şirket tecessüs
ederde halkımız su derdinden
kurtulur,

Sebze fiatleri
Yumurfa ucuzladı,

fakat patates fiatleri
bir türlü düşmüyor

Bu sene yumurta fiatları ucuz

| dur Perakende suretile yumurta

3 kuruşa kadar (o satılmaktadır.
Toptan fiatlere gelince, Bartın

i Kütahya mallarmın beher sandığı

000 liradır. Beher sandıkta 1440
yumurta vardır,

Trabzon malları piyasayı düşür-
müştur, oFiatlerin daha ziyade
düşmesine intizar olunuyor.

Yağ fiatları vaziyetini muhafa-
za ediyor. Trabzon malları 200
kuruştur, Fietların bir iki hafta
sonra düşmesi beklenmektetir

Kışın fazla sarfedilen kuru seb-
zelerin fiatlarıda düşmeğe başla-
mıştır. Bilhassa fasülya günden
güne tenezzül ediyor. Patates
fiatları durgundur, yeni mahsulun

| çıkmasına rağmen henüz fiatlarda

bir tenezzül olmamıştır.

Sebebi de hariçten gelen pata-
teslerin hastalıklı diye muayeneye
tabi tutulmasıdır. Bu tahdidat
yüzünden ithalât azalmıştır.

Esnaf cemiyetlerine
zorla aza kayd

edilmiyecek
Ban esnaf cemiyetlerinin aza
kaydettiklerine dair © şikâyetler
vaki olmuştu. Ticaret müdüriyeti
cemiyetlere gönderdiği bir ta-
mimde aza kaydinin serbest

olduğunu bildirmiştir.

Tebeddülât?

Emanet erkânı arasın-
da tebeddül şayıaları
devam ediyor

Bir refilimiz, şehremaneti erkâ-
nı arasında tebeddülât olacağın»
dan bahsetmiş, diger bir refiki-
mız de şehremini baya atfen bus
nu tekzip etmiştir.

Bu tekzibe rağmen emanet
mahafilinde devran eden şayıalara
göre (oOemanet O muavinlerinden
Hamit Bey, Zekâi beyin yerine
tayin edilecek olan Hacı Meh»
met Beyden inhilâl edecek iskân
umumi müdürlüğüne nakledecek
ve muavinliğe de müfettişi umumi
Tevfik, Beyoğlu müdürü Hazım,
Beyazit müdürü Kadri Beylerden
biri geçecektir.

Şayet Hazım bey Şehremini

muavini olursa kadri Bey Beyo
luna ve kadiköy müdürü Nazif

Bey de Beyazit müdürlüğüne ta-
yin edileceklerdir.Bu şayia kuvvetle
devran etmekle beraber tabii kati
değildir,

a...

Pamuk ihracatımız

1928 Senesi Kânunu sani ayı
zarfında (o Türkiyeden (Cenevre,
Venedik, Tiryeste, Hamburg, Ha-
ver ve Anvers limanlarına 3957
balya Pamuk ihraç olunmuştur.
1929 senesi Kânunu sani ayı zar-
fında Cenevre, Venedik ve Tir-
yeste limanlarına 2900 balya pa
muk gönderilmiştir.

Bu 2900 balyadan 1810 u Mer-
sinden Tiryesteye ve 1090 balyası
da İzmir ve saireden ihraç olun-
muştur, Mersinden çıkan 1810
balya pamuk Mersin, Tarsus ve
Adana mahsuludur. Bu muktarın
vasati (surette (oyüzde altmışı
Adana mahsuludur.

REPEAT PEPEE ETTE EKEEPETTATETTETETEKEETETEKCETEE METALİK

Vücut tenasübü

Holivutta birinciliği
kazanan sanatkâr

Droti Yanis

Droti Yanis yeni yeni parla-
mağa başlayan bir sinema yıldızı-
dir. Droti Yanis bilhassa
dunun tenasübü ile nazarı dikkati
celbetmektedir.

Bundan bir muddet evel Holi-
vutta yeni yetişen sinema artist-
leri arasında vücut otenasübü
i yapılmış bunda Droti Yanis
| birinciliği kazanmıştır.

vucu”

Şehir kongrası

Heyete yeniden
2500 lira

tahsisat gönderildi

m 4

Levildeki beynelmilel kongraya
iştirak eden şehremaneti hey'eti
Parise vasıl olmuştur. Hey'et bir
haftaya kadar şehrimize avdet
edecektir. Hey'eti teşkil eden 3

zata ikişer bin beşer yüz lira

verilmişti. Bunlar paralarının bit-
tiğini bildirerek Emanetten yeni-
den tahsisat istemişlerdir.

Yeni gönderilecek para ile be-
raber verilen tahsisat 10 bin lira-
ya baliğ olacaktır. Heyetin aldığı
tahsisat kifayt edemediği için bu
zevat Berlin, viyana ve peşteye
uğrayamacaklardır.

Önümüzdeki eylülün 19 unda
Romada diger bir kongra toplana-
caktır. Bu kongrayada Emanetin
iştirak etmesi düşünülüyor.

Hangi ticaret fazla
kâr getiriyor

Ticaret kanunu mucibince ano-
nim şirketler umumi heyet içti-
malarını o aktetmişlerdir. Ticaret
müdüriyeti şirketlerin bir senelik
faaliyetini tetkik edecek bir rapor
halinde İktisat Vekâletine gön-
derilecektir. Bu suretle memle-
ketimizde hangi ticaret ve ya
sanayiin kârlı old

İnhisar idarelerinin
bütçeleri

Maliye vekâleti inhisar idarele-
rine yönderdiği bir tamimde yeni
sene bütcelerinin bir aya kadar
tanzım edilmesini bildirmektedir.
Bunlardan şeker ve Petrol inhisar
idaresinin bütcesi ağustosa kadar
tanzim edilecektir. Malumdur ki
ağustostan sonra şeker ve Petrol
inhisarları lağvedilecektir.

Adanada yaz
Sıcaklar mezruat için
taydalı olacak

Son gelen haberlere göre Avru-
pada kış yeniden başlamıştır.
Halbuki Adanada, bu sene diğer
senelere ( nisbetle odaha fazla
kış olduğu halde, bir kaç
günden beri hiç beklenmiyen
sıcaklar (o bastırmış ve ağaçlar
çiçek açmağa, ehali yazlık elbise-
lerini giymeğe başlamıştır.

Dün Adanadan şehrimize gelen
bir tüccarla görüşen muharririmize
mumaileyh şu izahatı vermiştir:

— Bu sene her yerde olduğu
gibi memleketimizde de fazla kış
olmuş ve soğuklar devam ederek
pamuk ve sair mahsulât üzerinde
bunun aksi tesiri görüleceği tah-
min edilmişti.

On günden beri devam eden
sıcaklar birdenbire ağaçları çiçek-
lendirmiş ve o derecei
güneşte 28-30u bulmuştur.

Havalar böyle gittiği takdirde
kışın muhtemel tahribatı tahak-
kuk etmiyecek dimektir.

Benzin Sui istimali

Bir müddetten beri Mersin ve
İzmir havalisinde bulunan Şeker
ve Petrol inhisarları müdür mua-
vini Kadir B. şehrimize avdet et-
miştir. Kadir B. o havalide ben-
zin sui ıstimalini tahkik ve teftiş
ediyordu.

Yapılan

teftişat

hiplerinin omaafiyet (o mazbatası
aldıkları benzinleri sattıkları an-
laşılmıştır.

uğu anlaşılacaktır.

hararet |

neticesinde |
bir çok yerlerde barı çiflik sa- |

"it di

4 M7

AR ar Mİ amma MM

ŞEHİR HABERLERİ

se 3
Dedikodu:
Ara bakalım..

Küçücük bir yüz, kocaman bir
bağ gözlük... İşte size Efdal
Beyih resmi...

Arkadaşımın çehresi o kada
küçük, gözlükleri o kadar bü-
yüktür ki Efdal denilince akla
cesim bir gözlüklü gelir...

Söz aramızda dostum çirkin mi
çirkindir ha... Sakın buna rağmen
Efdal Bey kendisini afeti devran,
ahım şahım bir şey zanneder.

Bundan bir müddet evel Efdal
bir küçük hanımla nişanlandı...
Genç kız Efdalin güzelliğine ne
kadar emin olduğumu bildiği için
onu daima metetmeğe başladı...

Artık sizinkinin (o koltuklarına
karpuz (sığmaz oldu, önüne
gelene ( nişanlısının O güzelliğine

karşı gösterdiği hayraniyeti o bal-
landıra ballandıra anlatıyordu..
Bir gün ona dedim ki:

— Kuzum Efdal sor bakalım

nişanlına, senin nereni seviyor?
Mütekebbirane omuzlarını silkti.

— Neremi sevmiyor ki...

Dedi..

O günden sonra epi müddet
Efdalı görmedim... Dün akşam
kendisine köprünn Buğaziçi iske-
lesinde rast geldim... fena halde
neşesizdi.. Sordum :

— E hâlâ nişanlın güzelliğinden
bahsediyor mu?

Köpürdü:

— Alay etme allahaşkına dedi
güzellik nerede biz nerede? Hem
benim nişanlım yok artık..

— Neden?

— Neden olacak?. Nişanlın
nereni seviyor demedin mi?

—E?

— Ben de sordum..

— Ne dedi?

— En ziyade gözlüklerini güzel
buluyorum demez mi?... Kan te

peme çıktı, ayrıldık.. Şimdi ken z

dime güzelliği mi takdir edecek
bir nişanlı arayorum.
Dedikoducu

000000000

a), a - Sırp
itılafı
Bulgarlar bu itilâftan
memnun değil

Taymisin Sofya muhabiri bildi-
riyor: Yeni oYunan - Yugoslav
misakı sofyada muhtelif surette
telakkı edilmiştir. Siyasi mahafil-
de misak bariz bir soğuklukla
karşılanmıştır.

Çünkü mahfilde misakın Bulga-
ristanın zararına Yunanistan ile
Yugoslavya arasında samimi bir
mukarenet (o şeklini (o almasından
korkuluyor.

Umumi intibaata göre misak
Bulgaristan ile Yugoslavya ve
Yunanistan arasında mukarenet
husulünü tehir edecektir. Zaten
Yunanistan ile Bulgaristan arasın
da münazaalı mesaile ait ceryan
eden müzakeratta şimdiden bir
sekte ve fasıla hasıl olmuştur.

Bundan başka Sırbıstan ile
Bulgaristan arasında itilâf tesisi
| için Piratta konferansının karar-

laştınlan esasları iki taraf tastik

etmemiştir. Sebebi müzayedeye

devam için Yuğoslavya hüküme-

| tinin arru göstermemesidir.
Bulgar milliyetperverleri yeni

Yunan- Yugoslav misakını Bulga-

ristanı ihataya matuf hakıkı itti.

fak addediyor.
Mithat bey
Ankarada bulunan şeker ve
petrol inhisarları teftiş heyeti
reisi Mithat B. dün şehrimize gel
| miştir. Mithat B. inhisar idaresin-
| deki vazifesine devam edecektir.

Sy

4

3 Mk ti vr
ili iel Gu a bla

>

A kii ii

dh



Bu sayıdaki diğer sayfalar: