language

ustmenu

searchbar

Kurun 1934-12-06 Sayfa 6

Kurun Gazetesi, 6 Aralık 1934, Sayfa 6

 



Özet

Manavgat (Hususi) - Antalya civarındaki bu güzel kasaba nın uzaktaki görünüşi pek heştur. Derenin sağındaki mektek, jandar- kum mandalı, birkaç konak, han ve çarşı, köprünin başında halk fası binası vardır. Sonra derinin asma bir köprü yapı- mıştır ki görülecek, sevinic sey- dilecek bir şeydir. Köprünin üstündeki ağaç bir medyan ve bir koca dükke dikkatli görülemektedir. Sağa doğru da bir çarşı açılmıştır. Burada bir de eski bir han, ondan sonra da kasabının diğer evleri ve güzel derinin ağaçlı rihmleri görü- rülmeyi.

Belçik konak - Buram kaynakları Yusuf B. askere gitgitten Taşgir nahiyesi- mi südü Sadi Bey kazan işleri- ni avrımektedir. Sadi Bey on- selik midürdür, çok iyi işler- gi- duğu söylemektedir.

Kazanın ormanları (201) bin hektardır. Bunu (198) bin hek- tar cam katran ve ardıçtır. (Köp- rü çay) iskelesinde Azak oğlu- rının bir Hızar fabrikası vardır. Bu fabrika odun kümü- leri ile etliyildiğinden kapalıtır- mıştır. Çünkü yasırır. Maden kümü- yakımlar için kanun varır. El- hizaları bicilen kereste senede sekiz bin retra mikabıdır ve yim- bi bin lira hazineye para getirir. Evvelce bu karar 40 bin lira iken geçen senin orman satışı- yaşak edildiğinden kârlar azalmıştır.

Solak Örnek köyü - Eski Ali Nazif bey burada bir örnek köy yapmak istemiş, bu- lü başarmış ikin- kaymakam vekili Sadi beyi oraya göndermiştir. Sadi- beyi 45 gün içinde bir kilometre- relic bir ark atarırak (Aku)- resini Solak öyine getirmiştir. Bu yuzden köylünün 15 hektarlık top- rağı sulanmıştır. Nazif bey sonra- dan bu köyü nahiye yaptırmış, Sadi- beyi, oraya midür- gerdim- tir. Erazisi olmayan 25 köylüye- razi verilmiştir ve ağaç dikme yerleri de ayırlmiştir.

Demir köprüünün güzellikleri - Anadolu'da bir dere überi- de bu kadar güzel bir köprü gör- medim. Demir yollarının geçişi.

Kurşun Yarası.

Burhan Cahit Köröglu - Galibah (Suna) ki kadar bir gezini yapacağım. Ergin ora- nim işlerine de bakacak.

Kerpiç duvarlı tekl- edal evi- mizde o kadar rahatı ki kend- miye disarında bir eğlence aram- ıştemiyorum. Ergin akşama kadar cicilere- ürgüps duruyor. Ben- artik altışam evi ileleri bir yolru- yerim. Yemekten sonra pencere- nin önündeki portatif kanapeye.



Diğer Gazeteler



Tam metin içeriği

—0— KURUN 6 Birinci kdnun 1934

Derenin üstündeki asma köprü —
Yeni binalar — Kerestecilik

Manav,
ya civarındaki bu güzel kasaba -
nın uzaktan görünürü pek hoştur.
Derenin sağında mekteb, jandar -
ma kumazdanlığı, birkaç'konak,
han ve çarşı, köprünün başında
halk fırkası binası vardır. Sonra
demirden asma bir köprü yapıl -
örülecek, sevinçle seyre-
dilecek bir şeydir. Köprünün öteki
başında küçük bir meydan ve bi
görülmektedir.
doğire da bir çarşı açılmıştır.
Burada bi: de eski bir han, ondan
sonra da kasabanın diğer evleri ve
ağaçlı rıhtımları gö-

idürü Sadi Bey kazanın işleri
ni çevirmektedir. Sadi Bey on 8e-
nelik müdürdür, çok iyi işler
öylenmektedir. ©

Beylik konak yoktur. Kazanın
memurları belediye konağında ki-

D:

ra ile. oturmaktadırlar. Daireler
darmadağınıkdır.

Dairenin sağında bey -
lik konak yaparak kalemleri

oraya toplamağa, kasabayı da ya-

yaş yavaş o güzel düzlüğe geçir -
meğ çalışılıyor ki çok yerinde bir
düşünüştür.

Kazanın bütün nüfusu 24790
nahiyesi vardır.

dır. 82 köy veli
Nüfusun sekiz bi
siretlerin topraklara bi
ve duraklandırılması için hazır *
lıklar yapılmaktadı

Eski vali Nazif bey burada bir
örnek köy yapmak istemiş, bu iş
başarmak için kaymakam veki
Sadi beyi oraya göndermiştir. Sı
di bey 45 gün içinde on kilemet -
relik bir ark açtırarak (Aksu) de-
resini Solak öyüne getirmiştir. Bu
yüzden köylünün 15 hektarlık top-
rağı sulanmıştı. Nazif bey sonr:
'dan bu köyü nahiye yaptırmış, Se

beyi, oraya müdür göndermiş -

© tir, Erazisi olmayan 25 köylüye e-

razi verilmiş ve ağaç dikme yerle”

ri de ayrılmıştır.

Demir köprünün güzelliği
“Anadoluda hiç bir dere üzeri

t, (Hususi) — Antal-

| sıda tüccar ve esi

köprüler gibi demirden, asma ola-
yak yapılan bu geçidin uzunluğu
80 metre ve asıl kısmı da 60 met-
edir, 130 bin liraya çıkmıştır. N
fıa bakanlığının bu iyiliği
navgatlılar hiç unutmıyacaklar -
dır. Köprünün geni
dir. Derenin kenarmda üzerleri

rıhtımla şu köprüyü her köyde
görmek insan 'çin doyum olmayan

rkası yap,
öbür. başında iki kat
üzerine taştan ve tuğladan yapıl -
niş büyücek bir yapı görülmekte
dir. Yapının birçok yerleri
de yüksek yardımlarını
esirgemiyen halk geri kalan yer -
lerini de yakında yapacaklardır.

irile-

Ormanı
Kazanın ormanları (201) “bin.
hektardır. Bunun (198) bin hek -
tari çam katran ve ardıçtır. (Köp-
rü çay) iskelesinde Azak oğulla -
rının bir Hizar fabrikası” vardır.
Bu fabrika odun © kömürü
ile işletildiğinden kapatılmıştır.
Çünkü yasaktır. Maden kömürü
yakılması için kanun vardır. El
hizalarile biçilen kereste senede
sekiz bin metre mikâbıdır ve yir -
mi bin lira hazineye para getirir.
Evvelce bu kâr 40 bin lira “iken
geçen sene orman satışları yasak
edildiğinden kârlar azalmıştır.

Raaıo Kemal

Balıkesirde yeni bir
Postane

Posta ve telgraf idaresi Balı -
kesirde bir posta (ve telgraf evi
yaptırmaya karar vermiş, bu hu -
susta vilâyetede bir müracaat
yapmıştır.

Posta idaresi postahaneyi çar-
fin el ulağı
olabilecek (O bir yerde (o yap-
tırmayı istemekte, bunun için de
hükümet yolunda belediye tara
fından yıkılması kararlaştırılan
Palamut hanının yeri beğen -
mektedir. ;

Posta idaresi burada kentin ih-
tiyacını karşılıyacak mükemme -
liyette bir bina yaptırmayı düşün-

KURUN'un Millt Romanı: 33

mektedir.

Burhan Cahit Köroğlu

O gün bu çay daveti üzerine

— Galiba biz (Suma) ya kadar

saatlerce çene çaldık. Ayrılırken | bir gezinti yapacağız. Ergin ora

şube reisinin hanımı sordu:

— Bir daha çağırılırsan gide «
cek misin?

— lik davete gitmediğim
bir ikinci defa çağrılacağımı um -
mam, Doktor beyin hanımı neza -
ket gösterip yeni bir davet yapar -
larsa..

— Ey.

Güldüm:

nın işlerine de bakacak.

Kerpiç duvarlı tek odalı evi
mizde o kadar rahatız ki kendi -
ize dışarda bir eğlence aramak
istemiyoruz. Ergin akşama kadar
çiftçilerle uğraşıp duruyor. Ben
artık alıştığım ev işleri ile yorulu-
yorum. Yemekten sonra pencere -
in önündeki portatif kanapeye

Hırsızlar

Bekçiyi yaralayıp
kaçmışlar

İzmirde yangı

disini döven üç
için beş el kurşun atmışsa da hır-
sızları vuramamıştır. Vaka şöyle
olmuştur:

Gece Alsancakta Hacı Bekir 80-
da Faik oğlu Adilin oturdu -
ğu eve bir hırsız girmiş, 35 lira de-
ğerinde bir çift çizme çalmıştır.
Bu hırsızlık bekçilere zamanında
haber verilmemiş, görürlerse hır -
sizi tutmaları istenmiştir.

Bu vakadan dört saat sonra
bekçi 1 numaralı Hüseyin Fele -
menk ki ile erkek lisesi ara -
sında yangın yerinde

karakola götürürken hırsızları
kadaşı olduğu anlaşılan daha iki
kişi ansızın arka taraftan bekçiye
hücum ederk büyük bir taşla ba -
gına “vurmak suretiyle ken -

disini yere düşürmüşler, kaçmıya
başlamışlardır.

Bekçi ansızın yapılan bu teca -
vüzden sonra silkinerek kurtul «
muş, tabancası

çekmiştir. ilk de-

in bağırmışsa da
adıklarını, kaçtıklarmı gör -
müş, arkalrınadın tabancasını bes
el ateş etmiştir. Kurşunlar hırsızla
ya gelmemiş, hırsızlar kaçmış -
lardır. Yapılan araştırma ve 80 -
ruşturmada bunlardan birisinin
İştipli Etem oğlu Osman olduğu
anlaşılmış, yakalanan Osman su-
gunu itiraf etmiştir.

Öteki arkadaşları da tesbit ©-
dilmişdir, aranmaktadırlar, yara -
Iı bekci hastahaneye gönderilmiş.
dir,

Kastamonuda biriktirme
haftasına hazırlık

Kastamonu, 5 (A.A) — Beşinci ula
sal ökememi ve irüktürme haft işin
şimdiden çalışılmaya başlanmıştır. Dün
Yiliyette valinin başkanlığı alımda bü»
ük bir toplantı yapılmış ve. kafanın
candan kutulama öz erimi
yapılmıştır. Haf

karşı karşıya oturup konuşuyoruz.
Aydınlık gecelerde butek
pencereden bahçeyi ve dahe

nu seyrediyoruz.
Ergin artık bir gölge gibi izim -

de.. Akhisarın sakin hayatı onu
gok yumşattı. Istanbulda kaldığı"
muz bir kaç ayiçindene kadar
hırçınlaşmışt.. Burada kıskana -
cak, kuşkulanacak bir şey yok.
Her gün gözünün önündeyim.

İşlerinin tavsadığı bir zamanda
aradaki perdeyi açıp bakıyor. Be:
ni ya mangal başında yemek pişi»
rirken yahut tek odamızın temizli-
i yaparken görüyor ve koşup.
yanıma geliyor.

Bütün sevgisinin — gözlerinde
toplandığını görüyorum. . Yarım
kolu ile beni kucaklıyor. Sev
ni bütün herst ile göğsünün üstün -

de bastıramamaktan — gelen bir

yerlerinde üç
hırsızla bir bekçi arasında bir va.
ka olmuş, bekçi taşla başından ya-
ralanmıştır. Yaralanan bekçi, ken-

işiyi yakalamak

kalamıştır. Bu adamı; çizmelerle)

| bu mntaka kö

C.H. F. sının bayrağı üzerin -
deki altı oktan biri İnkılâp (—de-
Hişim) i gösteriyor:
Değişim sonuna gelmemiştir; çün-
kü aziz ulusumuzun daha bir çok
yeniliklere, tazeliklere, dı
lere
Asırlardanberi
geçmişe, hem Asya, kal
dı. Ancak 1920 inde, ulusal
savaş günlerinde istiklâli kurta-
rılan Türkiyeyi, ilerleme yoluna
girmiş her hangi bir devlet ve
memleketle ölçecek olursak görü-
rüzki geçen idareler ve rejimr bi-
zi her hususta ihmal etmişlerdi.
Lâkin biz bu geriliği pekaz. göz
yorduk. Dışarıdan bakanlar mem-
ir harebe olarak görü-

|

detler,, çemberli beyinlerle şu a-
sırda ve Avrupanın ucunda yaşa -

eler çürümüştü, lâkin
bunları ortadan / kaldıracak bir
Alıp belirmiyordu.

Atatürk gel

İhtiyaçları anladı; an'anelerin
değerini, - (yahut değersizliğini)
anladı; kendine güvendi. On yıl -
dır muntazam bir metod altında
kurun kurun bizi geçmişten kurta
riyor..

Birbir arda gelen bu değişim-
güzel değildir. Bunlar
kural (—kaide) a tâ-

Şu günlerde, çok şükür,
Farkiyeve ViP deyişimemyası var.
Meseli eski musikiye nihayet ve *
rilmesi, dilin onarılması ve aritıl
mast, soy adları kanununun tatbi-
kine başlanılması bütün Türkleri
uyandırdı.

Atatürk değişimi, kaç
birdefa çürük tahta)

senedir.

hi bas -

Baladizde buğday alım
istasyonu

laparta, 5 (A.A) — Şehrimize yir-
mi kilometre uzaklıkta olan ve" Aydın

demiryolu üzerinde bulunan Baladiz
tatyonunda Zirant bankası tarafından a-
İ çalması kararlaştırılan buğday alim.
tasyonumun dün vali ve banka müd
| lrile kalabalık bir köylü hazır olduğu
halde açılma resmi yapılmış ve ilk Buğ-
day alınmıştı. Burada açılan bu anbar
ünü çok sevindi
tir. Hükümet ve ziraat bankasının köy-
lüye olan her sahadaki yardımları büyük
lanmaktadır.

yılgınlık gözlerini yaşartıyor.
Buradaki hayatımız âdeta yeni
evlilerin hay:

izi bilmiyorum. Bu
tek odalı kerpiç evin içinde duy.
duğum evlilik zevki unutulmuya -
cak kadar derindi.

Bu yarım adamı mes'ut edebil -
mek içir. her arzusunu düşünüyo -
rum, ve görüyorum ki artık kal
rahattır. Sevildiğine de emniyeti
var. Her geçen gün bana biraz.
daha sokuluyor. Ana şefkati, ba-
ba sevgisini bilmiyen © bu yarım
gencin sevmek, sokulmak ve ok -
şanmak ihtiyaçlarının ne içten ge-
len bir coşkunlukla üstümde top -
andığını hissediyorum.

bekliyor.
Geceleri ona biraz keman çalı -

Değişim bitmez |

O ömrünün her zevkini benden |

Yazan ; Celâl Ni

mamıştır;
mellerin üzerin
Bu deği
rübe)
hiç bir kısmı geri alın
kis, az bir zaman £
bunun ne büyük bir
ğu anlaşılmıştır.
Atatürk'ün ululuğu #
Eğer kendi / başımıza
bu yenilikleri bel bi
yılda tahakkuk ettirir
ki, o zamana kalmaz, SÜ
Vatanın yadellerde
mast ameliyesi üzerin,
böyle tazeleşmesi, | ©”
affedin, bir “mazbi
Evrensel tarih bu $i
yetleri çabuk kaydet
yük sınamalarda bulun”
ve milletler az değildir.
ki bunların içinde mü”!
lar azdır.
1789 Fransız deği
çok cihetleri tatbik,“
hemen geri alındı
zim değişimleri

esi

H.F, sının gelici seçi
değil, daimi bir şiarıdif,
önderimizden daha b
şimler bekleriz. Di
durmıyan tekâmüldür.

Biz, 1920 ye deği
kalmıştık. Onun
ratımızı “Evelution,, #4
ve hissedilmez ilerlen
kamazdık; bizi yürü
sırasına koyacak, tam
(evolution), yani hızlı

dilir ilerlemeler ve de
ate ci Bumu revolli,

almamalıdır.)
Şu mukayeseme lü
ediniz: Her nas

deniyet âlemine
ilkin ordusunu yeni
hiz eder; bu işi yavaş

(mavzer) tüfeğine,
zırklılara

karşı, o kabile yataga
demez...
Bunun gibi bütün

çevrilmesi gerektir.
bir kısmı alınıp öteki
İşte yaptığımız büt
Tekrar. ediyorum
ileri ulusların seviyt
için Atatürk değişimi.
masma muhtacız. yü)
Ankara, 30

Yeni çıkan ve v0,
bar âlemlerini anlaya?

okurken gözlerini
mi görüyorum.
Gençliği, mekte? ; bet.
bulda geçen bü İk
daki mütekait, mel a
sanda her halde $*”
bir kin var... ekib
Bana öyle geli?! ga
arı benim okun” ir b
Kimbilir, belki Öp

yes

#umuz bir kim*
re ortalık e

yorum. Çok defa kitap okuyoruz »



Bu sayıdaki diğer sayfalar: