language

ustmenu

searchbar

Kurun 1934-12-07 Sayfa 5

Kurun Gazetesi, 7 Aralık 1934, Sayfa 5

 



Özet

Yumurta istek çok, takat verim az. Son hafta içinde bin yüz küçük yumurta sandığı muayene edilmiş, dışarı gönderilmiştir.

Önümüzdeki haftalarda yumurta ihracatı çok azalmaktadır. Çünkü kesim miminin başlaması memleketimizin her tarafında taze yumurta istihsalatı azalmıştır. İsteklerin çoğalmasına karşı yumurta azaltma piyasaları daralmıştır.

Istanbul yoluna Almanya, Fransa ve İtalya ile İspanya'ya yapılan yumurta gönderimi is- tekleri tamamıyla karşılayamaktadır.

Karadeniz sahillere birinci sınıf yumurta'nın yüz tanesinin iki yüzelli kurulur. Istanbul'da 1440 yumurtalık büyük sandıkların fiyatı 42-45 lira'dır. Buna göre küçük sandıklar 27-99 lirayı satıyor.

İsteklerin çokluğu bilhassa Marmara mıntakasında kendini göstermiştir. Buralarda yumurta iki yüz seksen kurulu kadar yükselmştir.

Kırk deri piyasası canlanıyor. Kış mevsiminin başlaması dolayısıyla kırk deri piyasalarında kamıldamalar başlamıştır. Avrupa pannan en canlı kırk deri piyasası olan Londra'dan gelen haberlerle göre daha şimdiden 300 bin tiki derisi istenmektedir. Sark vilayetlerinde havaların soğumaya başlamıştır. Bir tiki derisi dört liraya kadar satılmaktadır.

Geçen yıldan kalan kırk deri stoku bitmiştir.

Arjantin buğdayları Yunanistan'da rakipsiz. Son zamanlarda Yunan piyasalarında Arjantin buğdayı ra- kipsiz kalmıştır. Arjantin bu- daylarının tonu 107 lirine kadar satılmaktadır. Türkiye'nin Yun- anistan'a buhrac çok azdır.

Buna da sebep Arjantin buğdaylarının Yunanistan'da Türk buğdayından çok ucuz satma- sidir.

Yunanistan'da fasulye istihlaki. Yunanistan yakında yüz bin ton buğday alacaktır.

Yunanistan'da fasulye istihlaki mühim bir yük tutmaktadır. Yunanistan'a en çok fasulya gön- deren meklet Romanya ile Yugoslavya'dır. Türk fasulyalarının istihlaki son üç yıla nazaran çok düşüktür.

Türk ofiste okuma odası açıldı. Okonomi etleri yapmak, ti- cari malumat almak isteyenlerin müracaatı üzerine Türkofis Is- tanbul şubesi bir okuma odası kurmuştur. Bu okuma odasında iktisadi işlere dair her dilden kit- taplar bulunmaktadır.

Bundan başka Avrupa piyasalarının son vaziyetini ögremek isteyenlere Türkofis tarafından malumat verilecektir.

Türkiye uyuşturucu maddeleri ihisari son günler zarfında Bel- cika, İspanya ile İtalya'ya oldukça mühim miktarla afyon satışı yapmıştır.

Bir Japon heyeti geliyor. Bugün şehrimize üç kişiden mürekkep bir Japon Ticaret he- yetinin geleceği haber alınıyor.

Tanca şehrinde veba. Tanca şehrinin vebe ile bulasık olulu- gu haber alınmış ve bu şehirden gele- genler hakkında tedbirler düşünülüm- tur.

Adliyede terfi edenler. İstanbul Adliyesi hakim ve müd- deiumumilerinden Osman Şükrü, Kâşif, Reşit, Şefik, İsmail Hakkı, birer derece terfi ederek maas zammı almışlardır.



Diğer Gazeteler



Tam metin içeriği

BABİL ve PERJEP

N

| DARA:
İ İSKENDER

Ulun yıllardande
Onunda gasıl yalı

yi

YAZAN; ISHAK FERDİ

ri Şirdenin
ıı yatıyordum?

al ü, yi N
yine Züzel karısı (Mitla) yı Dârâya hediye
ii. Şirden hükümdarı öldürmek ve Babili
İki skendere teslim etmek istiyordu.
mk 8) bir Fırtına | sofrası çağırır. Elinden ap İçe
N âi 'mekten çok hoşlanırdı.
ği Tüzsürardan bir fr -| "derin ordan (Babi)
in ömürleri

e İl barında esen bir aşk

ZN
ba milletin tacını gi -

İ dğ hükümdarı üç
yg e kapıları kapanmış

İ dişarıya çıkamıyor -

da orduları (Babil) i
ayit Artık şehirden
in Küp bile uçamıyordu.

imdi
iy hlikenin yaklaştı

i, hükümdara:
A ghlikeyi de savuştura *
Mak etmeyin. Düşman
İden içeriye giremiye -

fi, © Bu bir kuru teselli

ÜN yali olduğu günden

a

ütün ambarlarını ye -

doldurmuştu. Babil -
iy ir ordu vardı.

hima ve her gece gü”
iserek sabahlara ka -

Peki
D e tn Balile gelen

Tea bü
Tümel
K değil #anmettğiniz kadar

ME miydi
va iy
mili

Bimeğ
yi

N e verdiği sözü

:€ çalışıyordu.
in or, kandıracak, İs
in açlıktan kırı *
tın, © bir gece kalenin
k olacak çalıp
aral AYA yardım ede”
e da yok değil
milletten © insan

em

l işde ii bunlardan bir kaç
ad

bir kadın-
i #iks'k bahsetmeğe
Ni kocası Şirden adlı bir

Ya
lara

arka
kk yaya arasında, ö-
yi Di, selemiyen ve aylar-

tay 2 diş bileyen, öçalır |

3 ki bir kadın an:

yiz Mitlayı hüküm:

olursa, onun da
z oda ar
bi debdebeli bir ha -

a baslyacaktı.

Bir
iu artacak,
aj

Ya

La
|) “zelkadını herakşam

sardığı zaman, Şirden'i
büsbütün canlanmıştı..
İskender, Dârüdan şehrin kan
dökülmeden teslimini istemişti:
Dârâ, İskenderin elçilerini ters
yüzüne ve menfi bir cevapla Gö
'derirken, bir İran zabiti, elçiler -
'den birinin kulağına şu sözleri söY*
lemişti
1 lkendere haber verin: Şir-
ini unutmasın !.
kedonya elçileri
söyliyen Şirden'den başka bir kim-
di
Şirden

Dürâyı « öldürttükten
(Babil) in kapısını düşman
açacak ve bu suretle İs”
e girmiş
Şirden karısını görmel

iyor:

ik için her

butlar bizim halâsımızı i«
Yarın sen de keraliçeler gibi, ihti *
am ve debdebe içinde yaşayacak

|
sini

dumanlıydı:

Dörânin gözleri
şarap ver -

— Mitla, niçin bana

ğe
ekler hi
tür.
——
Adliyede terfi edenler

"Adliyesi hâkim Ve

İstanbul Mn Osman

müddeiumumilerin
Şükrü, Küşif, Rek,
Hakkı, bire dı

ürekkep bir Japon Ticaret be
ürekker, haber alınmıştır.

yetinin geleceği

» Dârâyı ne kadar çabuk öl -
bilirsen, bu saadete o derece

OÖkonomi
Yumurta

istek çok, fakat verim az

Son hafta içinde bin yüz kü -
gük yumurta sandığı muayene €-
dilmiş, dışarı gönderilmiştir.

Önümüzdeki haftalarda yu -
'murta ihracının o çok azalacağı
söylenilmektedir. Çünkü kış mev-
siminin başlaması memleketimi -
zin her tarafında taze yumurta
istihsalâtı azalmıştır. İsteklerin
çoğalmasına karşı yumurta azlı -
İz piyasaları daraltmıştır.

İstanbul yolu ile Almanyaya,
Fransa ve İtalya ile İspanyaya
yapılan yumurta gönderimi is -
tekleri tamamile karşılayama -
maktadır.

Karadeniz sahillerinde bi inci
sınıf yumurtanın yüz tanesi iki
yüz elli kuruştur.

İstanbulda 1440 yumurtalık
büyük sandıkların fiatı 4245 li-
radır. Buna göre küçük sandıklar
27.99 liraya satılıyor.

İsteklerin çokluğu bilhassa
Marmara mıntakasında kendini
göstermiştir. Bural rda yüz yu -
'murta iki yüz seksen kuruşa ka-
dar yükselmiştir.

Kürk deri piyasası

canlanıyor

Kış mevsiminin başlaması do-
layısile kürk, deri piyasalarında
'kımıldamalar başlamıştır. Avru -
panın en canlı kürk deri piyasa »
sr olan Londradan gelen haberle-
re göre daha şimdiden 300 bin
tilki derisi istenmektedir. Şark
vilâyetlerinde havi alarım soğuma»

dürel
erken kuvunacağızı. se dolayısile tilki ayları,
mmm ENE
O gece Dârâ sarayın bahçe -| dar satılmaktadır.
sinde bir eğlence tertip etmişti. akl ldan kalan kürk deri
Hkmdrın br aafmda Sü | sol ümit
in in da Mitla vardı. a
le elek
kümdarın kadehini doldurmaktan Yunanistanda rakipsiz
mışlardı. Son zamanlarda Yunan piya-
e salarında Arjantin buğdayı & -

kalmıştır. Arjantin buğ -
larmın tonu 107 şiline kadar

yiyorsun? dayl 7 ii
Diyerek kollarını bu güzel kâr satılmaktadır. Türkiyenin Yuna -
dunın omuzüna atti. nistana buğday ihracı gok azdır.

pen Sen aran yilardanberi Şir- |, Bum deseber, rinin bu
alin kaymalar: | dayar Yunanistanda Türk
Mitla?. buğdayından çok ucuz satılma -

(Devamı var) sıdır.
Feirapla Ali Naki Beye Yunanistanda uye
larımız kitap halinde Ş ei
pi ik bittikten sonra dü- erim ıda yüz bin
© inüilecekt ton. la ir.
ei ni la fasulya istihlâki
Lee azat Doğan m 3 tihi si
ri hakkım im bir a ta:
Ge mt bir. kasmını Yunanistan en çek fasulyı ii
6 ikago Tarih Enstitüsü Şarkiyat, deren rm, er
© si) nin bu yal içinde neşrettiği | goslavyadır. yaları
üzoşirlerden aldım. Tari eri | ihlâki son üç yıla nazaran çok
tırmalar şüphesiz ki, dünkülerin e Di an
vi z
bıraktığı yerde dn ç kete eh
ehrinde veba Ökonemi etütleri yapmak, & -
e cari malümat almak istiyenlerin
Türkofisin İs-

okuma odası

kurmuştur. Bu okuma odasında
ihtısadi işlere dair her dilden ki-
taplar bulunmaktadır.

Bundan başka Avrupa pi;
larının son vaziyetini öğrenmek
istiyenlere Türkofis tarafından
malümat verilecektir.

Türkiye uyuşturucu maddeler
inhisarı son günler zarfında Bel-
çika, İspanya ile İtalyaya olduk

sim mikdarda afyon satışı

—

— 5 — KURUN 7 Brie la 11

IKURUN'un Edebi Tefrikası No. 37

Kanadı Yaralı Kuş

mann Makleden: Selâmi İzzet yg

Yapamıyacağına eminim.. Başka
korkacak 'ne var?. Gider mi, ben
den ayrılır mı?. Söz aramızla
menun olurum. İsmini taşımak ar |
tık şerefli bir şey değil, Hem fe |
alık yapmıyorum... Bir kere yap
tam, cezasını çektim... Bana çoli
pahalıya mal oldu. Amma hapis.
hanele yaşar gibi yaşayamam.
Elimde değil... Ben kalabalıktan
ahbaptan hoşlanıyorum... Bu sefer
kimse bir şey deyemez... Üstad be
nim arkadaşım... Sade dostum..
Tanınmış, meşhur bir adam. O
nun arkadaşlığı ile övünel

DURDÜNCÜ KISIM
pie
IŞIK

Selmanın üstad dediği zat bir
gün telâşli ve mahzun geldi,

Kardeşi ölmüştü.

Selma düşündü.

“Onun için kalpsiz derler, acı
maz derler... Gelip te şu karşimda
ki halini görsünler...

Bu ölüm, üstadın hayatını de
üşür

Dedi ki:

— Artık bestekârlık yapmıya
cağım..

Herkes itiraz etti. Buna hakkı
yoktu. Matem sür git gitmezdi.
Yas bittikten sonra gene en büyük
teselliyi san'atte bulacaktı.

Bir kaç zaman geçti, Kemancı -
nm az çok parası vardı. Fakat
hu parayı arttırmasına imkân yok”
tu, Orada burada dolaşmakat»
da sanmıştı

Ondan sonra ciddi ciddi Sel -
mayı düşünmeğe başladı.

“Selmanın aydınlık evini, büyük
bahçesini seviyor © ve garip değil
'mi, yalnız Selmanın evinde kendi-
ni kendi evinde hisediyordu.

Tali kendisine yardım da etti.
“Kış gelmeden evvel ev
lenmeliyim,, diye karar verdikten
sonra kendine koca aramağa bağ -
adi

Kocası uzun boylu, şık olacak «
Spor yapacak, fazla akıllı olmıya-
caktı., Göz kamaştıran bir erkek

e evlâdında ka -
rar kıldız Necip:
Ondan sonra da Süheylâyla ba-

rışt.. Ona içini açtı:
— Necibi beğeniyorum. Amma

seni pek sık görmesin

Süheylâ şaştı:

— Neden?

— Mukayeseye — kalkarsa ben
zararlı çıkarım...

Necip, hizmetçilerle ne kadar

mesgul değilse, Süheylâyla da 0-
kadar meşgul değildi. Fakat ba -
basiyle annesine Şefik Bey ailesini
tabii, dürüst bir aile olarak tanıt -
maklâzemdr. Süheylâyı bir müd-
det için Ankaraya gönderdiler.

Nermin:

— Kemaner da pek görünme -
sin, dedi. Esasen onun matemi
var., Necibin ailesi de © san'atkâr
falan tanımaz.

Nişanlısının gaflarını — ileride
ihtar etmek üzere— not ediyordu.

Süheylâya mektup yazdı.. O gü-
ne kadar orada kalmasını rica et -
ti

Bilirim, sen düğünden de hoş
lanmaz

Necibin babasr, Şefik Reyvin ma-
zisini pek karıştırmadı. Ken:
nin meteliği kalmamıştı

mukabil Sefik Bey zengindi.. Ge-
ile iftihar ediyordu:

— Oğlum, Ne
Zenmiyen varsa söyl

Necibin annesi, Şefik Beyin evi
e, bir çamura, batıyormuş gil
ihtiyatlı basarak girdi. Kulak ka-
barttı. Göz açtı. Ne bir şey duy-
du, ne bir şey işitti...

Süheylâ yoktu.

Dedikodusunu duyduğu keman-
cı görünmiyordu..

Şefik Beyin hali, tavrı hoşuna
gitti

Şakirin kabahatlerinden de a
nasiyle babası meşgul olamazlar-
dıyı

Kocasına tenbih ettiz

— Mümkün olduğu kadaraz
konuş, çok yeme. Hele bahse tu -
taşma,

Az konuşmak kolaydı... Fakat az
yemek güçtü. Necibin babası sa -
yılı aç gözlülerdendi.. Masrafının
çoğu yemek masrafıydı... Yer, içer
ve her sözün sonunda muhakkak
bahse tutuşurdu. Bu onun bir nevi
kumarıydı

alıyor. Be

Nermin evlendi. Neciple bir iki
ay gezip dolaştılar.
başladı.
Bir kere kayınpederle kaynana
'durmadan kavga ediyorlardı.

'Necip sersemdi.. Nermin:

Ben senin ne budala oldu -
ğunu biliyordum amma, bu derece
sersem olduğunu bilmiyordum!
Diye yüzüne çıkışıyordu..

Süheylâ Ankaradan geldi:

Artık hislerini iyice anlamıştı.
Şefikten ayrı kalınca, Şefiği sev *
“diğüni tamamiyle anlamıştı

Acaba bu aşkı o bugüne kadar
sakladığı gibi saklıyabilecek miy-
di?.

Buna artık emin değildi.

Bu onu kendi kendinden nefret
ettirdi.. Karar verdi., Kalkıp Şa-
'kirin yanına gidecek, onunla evle-
necekti... Yegâne çare bu vardı.

Şakirle evlenirse tehdit edip
zaafından kurtulacaktı... Şakir
belki sevmiyecekti,, Fakat onun
arkadaşı, yoldaşı olacaktı. a

Gençliğinin sonunu, yağmur -
dan barınacak bir yer gibi bekli -
yordu.

Artık Şefikle biribirlerinden
âdeta kaçıyorlardı.. « Karanlıkta
yalnız kalmaktan çekiniyorlardı ..
Artık eskisi gibi Şefik Sühe;
öpmiyordu.

Bir zamanlar onları bir sır biri -
birlerine bağlamıştı. Şimdi baş -
'ka bir sır biribirlerinden ayırıyor -
du

Havadan sudan bahsediyorlar -

Şakirin

yanıma gitmekten
Şefik kekeledi:

mişti.. Süheyla ile Şefiğin arasın «
da bir gey kırılmıştı.

Selma pek nadir evde görünü »
yordu.. Göründüğü zaman da hep
musikisinden bahsediyordu.

Şefik daha sık sokağa çıkiyor-
du. Kendini unutmağa gayret edir
yordu. Kendini avundurmağa çar

Tışıyordu.
pera var)



Bu sayıdaki diğer sayfalar: