language

ustmenu

searchbar

Anadolu 1935-05-17 Sayfa 7

 



Özet

Anadolu'nun Tarihî Tefrikası.

Hatun Hakan.

Tefrika No. 44.

M. Ayhan.

Beğenemedin Mi-Dedi bir Nalbant.

Olsaydım, Seni Nallardım..

Adliyede.

Bazı Kararlar ve Tahkikat.

Incir, üzüm Standardizasyonu.

İncir, üzüm Standardizasyonu.



Diğer Gazeteler



Tam metin içeriği

| öemiedin Mi -Dedi- bir Nalbant
Olsaydım, Seni Nallardım..

Â
de Y aldırış etmedi, atına
* Yirmi kişilik bir müf.

SU onu önlerine geçmiş

v
li
fa
hn,

ie Rteriyorlardı.
leri de arkalarından ge

Nana söyliyecek hiçbir sö-
vik mu Aybez!
Yok Salak, yok. Bana so-
, tokatı yirsin.
tokatı bana değil, has.
/ 1, zarlar

Pu “özler, Aybeyi gayri ih-
) Büldürdü.

ei :
İdöğüme yanmam. Fakat

“Nim tepelemek İsterdim.

karşıma hasıl çıkacak,
4 atlılardan biri, solde,"
İs, bir tepenin dibini gös.

ite oragı!
İN hiç cevab vermedi.

hakikaten dümdüz bir

21

vii

n İnsan elile bu şek:
uğu” bes bellidi. Etra-
top top ağaçlar (vardı.
/ ytl, kabileleri halkı
N bie, kte alacak kadar genişti,
ley biraz daha dikkat
Vw bu ağaçlardan Çbirinin
Yüksek, beyaz, tahta

z KN birşey bulunduğunu
2 biri oturuyordu
birçok iusanlar al.

ça şiddetle

N “
İk o olacak!

w iki tarafında da
Ya yaya askerler di.

8
8 çarpar gibi
0
b
ö“

IN ta “diye mırıldandı. olsa

Usulü olacak!

Mng hafifçe mahmuzla.

N N larını sıktı. Gemi, ha.
k tarttı, Alışkın hayvan,
184 havası sezmişti. Uzun
İş

V
N
İN
N
N
,

b
|
84

d| İşnedi ve sonra yaydan

ia
ki
k
ln a bu meydana doğ.

» Onu Salak, takip

,
la
t le lince, kı.

Biri Ea ei
N bu taht gibi yere

üler. Aldanmamıştı:
idi.
i Yaklaştığı vakit yüzünün
NX 1 hissetti. Hoş, kargı:
mdisinden aşağı kal.
> Heyecanını gizlemek
r gibi oluyordu:
Ni, bir takım insanlar al.
” Na her halde cengâ:
| lıydı. İçlerinde Rum
b Papazlarını andıran
anlar bile vardi.
* tanesi, iri boylü,
o zırblara bürün
el dev gibi birisi vardı
) dilber kadına selâm
kp kalkmış ve ağır
| inmişti. Bu m
İçalarına dayadı. A
rardan tırnağa bad.
aha ile karışık;
h talim dedi. 'sen
le karşılaşacak!
adam, bu cengâ-
şacağı bahadırdı ve

herkesin önün. — dağılmıştır. m

Tİ TefrikaY No. 44

ER ei
de alay ediyordu. Başını atının
boynuna doğru eğdi. Gözleri,
kıvılcımlarla yanıpsu tuşuyordu:

— Beğenemedin mi? -dedi-
bir nalbant olsaydım, seni nel.
lardım.

Bu söz, karşısındakini ku
durtmak için birebir gelmişti.
Bu kısa ağız çatışmasını otur-
duğu yerden o da duymuştu..

Aybey; Salağa İşaret etti:

— Çekili

Düşmanı da, uşağınin getir.
diği yağız,çevik bir ata bin.

mişti, Atın boynu, alnı, kıçı
da zırh içinde İdi;

Aybey selâmlamağa İöğum
görmedi. Tam karşılaşıyorlardı
ki, dilber kadın,

— Zırhı değiştirdin mi?

Diye bağırdı. Eyvah, unu:
tulmüş ve İğ İşten geçmiğti. Kı.
lıçlar havada seri hareketlerle
biribirine İniyor, arasıra, kal
kanlarından kayiye:dı. Aybey,
karşısındakinin zorlu hamle.
ler yaptığının farkında idi.
Şimdilik dikkat ettiği; müda.
faada kalmaktı.

Bir aralık Salağa baktı:

Sap sarı!

Dilber kadına baktı:

Meyus ve ümlidsiz!

Tam bu sirada, bir tehlike
savuşturdu. O Hasmı, tepeden
tepeden bir darbe İndirınişti.
Bereket, başlığınıti geridleri ve
kafası sağlamdı. Birşey olttiadı,
yalnız beyninde bir şimşek
çaktı,

Atının üstünde bir nâra attı
ve karşısındakine dikkatle bir
baktı. Ayni mârayı Salak ta
atmıştı:

(General Kâzım
özalp'ın Diyevi..

— Başı 1 İnel yüzde —
de olduğuna güvenebilirsiniz.X
(alkışlar.) Bu yüzden gere
olunus.

Arkadaşlar; bu gözlerimle
teşkilât, techizat ve talim ve
terbiye yönlerinden ordumuzun
durumunu snlatabildiğimi zan-
nediyorum. İşte böyle bir or.
dünun Atatürk gibi büyük bir
başbuğun buyruğu altında de:
ğerinin ne kadar yükseldiğini
ve nelere kadir olabileceğini
artık siz (akdir edersiniz. Baş
ka bir diyeceğim yoktur.

Bravo sesleri ve sürekli al:

kışlarla karşılanan bu sözler.
den sonra birçok imza İle veri.
len aşağıdaki tekrir OO okun'
muştur.

Bütün ulusun da duygularına
tercdğmun olarak parti kurul
tayının kabraman, şanlı ve yi:
ğlt cumuriyet ordusuna derin
güven ve saygısının sunulma:
sına, karar alınmasını ve sayın
bakanın bu dileğimizi yerine
getirmesini rica ederiz.

Bu tekrir sörekli (o alkışlar
arasında ittifakla kabul edilmiş
ve kurultay bugünkü İşlerini
bitirdiğinden yarın saat 10 da

Anadolu'nun Tarihi Tefrikası

HATUN Hakan

M. AYHAN

En heyecanlı bir dakikada
idiler. Kanı, damarlarında şah.
lanmıştı. Atını yarım &8ol ya
parak hasmına doğru sürdü
Karşısındaki bahadır da, ayni
manevra onu karşılamış ve
birdenbire Ogöğüs:'göğüse gel
mişlerdi. Bu çarpışma o kadar
şiddetli olmuştu ki, ikisi de yu.
varlandılar. Ve bir hamlede
gene ayak üstü dikildiler.

Sahipsiz okalan atlar çifte
atarak kaçıyorlardı. Diğer ta-
raftan Hakahın davulcüları ve
borucuları oçaliiöğa (başlamış.
lardı.

Aybey'in karşısındaki bağirdı;

— Dayan yiğit, bu defa
kurtuluş yok!

Aybey ona, bir hamle İle
cevap verdı. Kılıçlar sık sık
çarpışıyordu.

— Devam edecek —

Italya-Habe-
şistan Ihtilâfı

Mussolini'nin Nutku

Endişeler Uyandırdı

Londra, 16 (A.A) — Tay.
mis Mussolinin söylevinin uyan-
dırdığı hayal inkisarından bah-
sederek Fransa ve İngiltere'nin

İtalyan Habeş © anlaşmazlığına
bir çare bulmak için ellerin.

den geleni yapmak vazifeleri
olduğünü yâzıyot.

Aydın ve

Nazilli Okula-

larında imtihanlar..
Aydın, (Hususi) — Aydın ve

Nazilli orta okulalarında yazı
yoalamaları başlamıştır. Şifahi
imtihanlar Haziranda yapıla
caktır.

Köy ilk okulalarında dersler

bugünden itibaren kesildi, Son
sınıfların imtihanları 20 Ma.

yısta başlıyacuk Haziran başına
kadar bitecektir. Şarlardaki ilk
okularda ise dersler Haziran
başında bitecek son sınıfların
imtihanları da 15 Hazirana
kadar sürecektir.

Beraet Etti

Tayyare biletleri bey'iye üc-
tetinden 25 bin lirayı zimmet:
lerine geçirmekle suçlu tayyare
cemiyeti eski direktörü bay
Durmuşla muhasebeci bay Ah:
med'in Ağırcezada duruşmaları
bitmiştir. Bu duruşmada iddia
makamını İşgal eden müddel-
umumi muavini bay Şevki
bersetlerini ( İstemiştir. Karar
başka gün bildirilecektir.

$— İkiçeşmelikteki büyük
yangını kasden çıkarmakla ve
iki kişinin yanarak ölmesine
sebebiyet vermekle suçlu bay
Hasanla (o arkaşları da berset
etmişlerdir.

Bir Dilek
İzmir'deki bisküvi fabrika.
törleri yakında Ankara'ya bir
murahhas göndererek bem un:
dan, hem de un mamulâtından

toplanmak üzere cant ye! iki defa alınmakta olan gooniln

Adliyede

Bazı Kararlar

ve Tahkikat.

Sinema, vapur, treti ve ttüm
vaylarda ucuz ücretle seyahat
edebilmek mükeadile okullu ol.
madığı halde Erkek İlsesine
mahsus kasket giyen Ürla'lı Bi
naiiin oğlu Hazan Sazlak za.
bıtaca tutulmuştu. Birinci sor.
gü hakimliği duruşması yapıl.
mak üzere son tahkikatın açıl.
masına katar vermiştir.

$ Orman kömür tezkeresinin
tarıhini oo değiştiren (o Kırımlı
bakkal Musa oğlu Cemal ve
Hüseyin oğlu Rıfkı o bitinci

karar hâkimliğine verilmişlerdir.

$ Balçova'da çarşı yakınında
Karaburun'lu dul bayan Res
miye'nin evine giren ve ken:
disini kirleen çoban Mehmed

oğlu Mehmed ile arkudaşı
Mebmed tutulmuş, adliyeye
verilmiştir.

Ş$ — Eşrefpaşa'da Kavaklı

pinar caddesinde Giridli İsmali

kızı Cemile'yi silâhla korkut"
mak ve #orla kaçırmağa teşeb'
büs etmekle suçlu Bozyaka'lı
İsmail adliyeye verilmiştir.

$— İsmetpaşa bedesteni
önünde Âli oğlu Kadir'i kasa
tura İle yaralıyan (Niğdeli
Tevfik, bazı genç kadınları
fahşa teşvik etmekle suçlu
goför Bilâl Buca'nın Tahtalı
köyünde; Mökmed kızı 16 ya.
şında Hatice'yi zorla kağır.
meğa teşebbüs etmekle suçlu
Hüseyin oğlu Cemal mevkuf
olarak Asliyeceza mahkemesine
verilmişlerdir.

öğretmenlerin

Kooperatifi
Dün Toplandı,
Karar Verdi.

Şehrimiz öğretmenlerinin yan:
gın yerinde yapdıracakları (Öğ-
tetinetilet mahallesi) için kendi
aralarında bir kooperatif kura.
caklarını yazmışdık. Dün ev
yapdıracak öğretmenler Halkevi
salonunda İlbay General Kâzım
Diriğin başkanlığında bir top:
lantı yapmışlardır. Bu toplan:
tıda kooperatif nizamnamesinin
kül halinde kabulü onanmış,
ondan sonra maddeler ayrı
ayrı görüşülmüştür. Beş öğret-
men müteselsil kefalet suretile
birbirine kefil olarak ev yap:
dıracaklardır.

Dünkü toplantıda (Öğretmen-
ler yapı kooperaiifi ) resmen
kurulmuş ve bir de muvakkat
idare kurulu seçilmiştir o İdare
kuruluna seçilenler şunlardır:

İlbay General K. Dirik, Kül.
tür direktörü bay Hikmet
Türk, Ticaret okulu direktörü
bay Abdullah, İlk tedrisat ens-
pektörlerinden bay Ferid Bayır,
Erkek lisesi öğretmeni (Esad
Çınar, İlk okul öğretmenlerin:
den Emin Atc, İlk mekteb baş
öğretmenlerinden bay Gaffar
Güneri, yedek üyeliklere öğ.
retmen bay Nâzım Can, bayan
Leman Zengr, İlk tedrisat ens-
pektörlerinden bay Rauf İnan,
öğretmen bay Reşid Güral, bay
Neş'et Şaylan, bay Şükrü Çaga-
tay, İlk tedrisat enspektörlerin-
den bay Vahid Özgüven seçil:
mişlerdir.

Mürakabe kuruluna Erkek
Hsesi direktörü bay Hilmi, Kız
lisesi direktörü bay Haydar ve
İlk okul öğretmenlerinden bay
Mehmed Nuri Mia.

İncir, üzüm Standardizasyonu

— Başı 3 ncü yüzde —

© tedbirleri arasında standardizas-

yon da kendiliğinden ortaya
çıkan bir mevzudur.
Bugün standardizasyon, bü:

| tün İş âleminin ssnayle, ziras-

ta koyduğa İlmi ve fenni bir
tabii kalde balite gelmiştir.
Bütün sanayi atelyelerinde bu
essatır. Keza, ziraat şubelerinin
faaliyetinde de buna rlayet
edilmektedir. Olsa olss, şu ci-
het düşünülebilir. Tasnifin,
gtandardizenin tatbik şekli.

Ve bazı tacirlerin endişele-
rindeki ilk fstinatgâhı dabi bu
teşkil etmektedir. Fakat daha
geniş düşünülecek olursa; ayni
endişe, daha fazluelle devlet
içinde vardır. Meselâ, standar
dizasyon şeklinin tatbik kabili
yetin zayıflığı, kolaşlık, sör'at
noktasından lâzım olduğu ka.
dar İyi hazırlanmamış olmaması
ihracat İşlerini aksatabilir. Ve
bu aksayışı, tabiidir ki, devle.
tin İstinat ettiği unsurun vazi-
yetine ve onun mükellefiyet.
larine kadar mühim surette
tesir yapar. Bu itibarla, stan-
dardize esas kabul edildiği tak.
dirde,bizatihi devlet de ayni
hassasiyet ve dikkatle bu İşi
hazırlıyacaktır. Muhakkak olun
cihet zirai standardizenin, sa-
nayie nazaran daha zor olma
sıdır. Bu demek, olamaz, de.
mek değildir. Bizde esasen bir
nevi hususi standardize vardır.

İzatı edelim:

Umumi barpten evel, üzüm.
lerimiz, oManisa, Kemalpaşa,
Urla, Kasaba gibi fstihsal mın.
takalarının İsimleri üzerine sa-
tılırdı. Bu iptidai, gayri ilmi
bir şekildi. Umumi harpten
sonra İse, İzmir'de bir firma
Almanya'ya gönderdiği üzümler
için hususi bir tip tuttu ve

(712 numars)yı esas kabul etti,

Bu hususi mahiyette bir buluş,
bir tasnif ve standardize idi.
Nitekim şimdi bile ayni usul
ve ayni tasnif devam edip git-
mektedir. Bu müesseseyi gören
diğer ihracatçılar da heman he-
man ayni tipe yakın olmak
üzere üzümü 7-12 numaralara
ayırdılar. Borsada bile bügün,
(Falancanın tipi, falancanın 7,

8, 12 numarası) şeklinde mu-
amele yapılmaktadır. Bu tip
meselesini ve ilk tasnifi orta-
ya atan Alyoti biraderler ol.
muştur, Demek oluyor ki stan:
dardize bizim için tamamen
yep yeni, bilinmemiş görülme-
miş birşey değildir. O, zaten
mevcuttur, ve bunun tatbik
kabiliyeti olduğu da meydanda-
dır. Fakat mevcut şekil, dev-
letin daha geniş endişeleri
karşılıyan resmi kontrol ve
kaideleri haricinde tamamen
hususi ve tüccari ölçülere da-
yanan bir şekildedir. Yapılan
tetkikler, bugünkü ilim ve tek-
nik, bugüvkü zaruretlerin bizi
de ayni işi yapmak mecburi.
yetinde bırakıp o bırakmadığını
anlamak, esasları çizmek içindir.

Standardizasyon ne faydalar
getirecek, bunu İzah edelim:

Bir kere mahsul, muayyen
ve ilmi bir tasnife tabi tutula-
caktır. Taanifin şeklini bittabi
bilemeyiz. Bu hususta salâbi.
yetimiz de yoktur. Ve esasen
bu tasnif, maksadın ruhunu
teşkil etmektedir.

— —— em——— —
rılması için hemen teşebbüslere

başlıyacakdır. Ankara'da bulu:
nan parti vilâyet başkanı Yoz-
gad saylavı Bay Avni Doğan'a
telgrafla haber verilmiş ve te-

şebbüslerde (bulunması (rica

Muayyen siklette bir mahsni
partisindeki üzüm tanelerinin
sayısı, rengi, cüssesi, kabuğu,
şeker hassası vesairesi muka:
yese edilerek mi, yoksa başka
bir şekilde mi tasnif yapılaca-
ğını bilmiyoruz. Ancak bu tas.
nif, mabenle sabit, kontrollü
bir karekter verecektir. Devle-
tin kuracağı teşkilât, bunu
kontrol edecektir. Zaman ol.
muştur ki, meselâ falan tip
üzüm 15 yahut 18 filorin sa-
tıldığı halde ayni numarayı
taşıyan bir üzüm, diğer bir
tacir tarafından yerim, bir fi.
lorin aşağıya satılmıştır. Fakat
bu İkinel partideki satış esna”
sında mahevlün içine bir nu:
mara aşağı üzümden konmuş,
belirli, belirsiz bir şekil veril:
miştir, Bu yüzden Ihracatçılarla
ecnebi alıcı müstaheiller ara-
sında ihtilâflar çıkmış, mües-
seselerimize (karşı taşınan İti-
mad haleldar olmuştur. Daha
geçen seneydi:

Bir malın fiati, her gün ya”
rımşar, birer filorin olmak
üzere beş altı filorin düşü-
rülmüş ve bu hul piyasayı fel-
ce uğratmışı. Çünkü bunu
gören ecnebi alıcı:

— Ben bu malı dün beş
gün evel, meselâ 18 filorin
almıştım. Simdi 15 teklif edi-
liyor, yarın o birgün ayni

üzümü İ2 den almıyacağımı
kim temin eder, mülâhazasına

kapılmıştı. Bunda da yerden
göğe kadar haklıydı. Memle.
ketin en mühim bir serveti
üzerinde lâubaliyane hareketler
yapılıyordu. Ekonomik itibar
ve haysiyetin ne kadar hassas
olduğunu ve alıg-veriş işlerinde
itimad keyfiyetinin ne kedar
büyük rol oynadığını hepimiz
biliriz.

Milli ticaretimizin Oo maddi
ve manevi menfaat ve Şçeref İni
korumak için, Jâübaliliğe ve
hususi kaygılara imkân veren
bu vaziyeti durdurmak ve mu-
ayyen tipleri daimi kontrol
altında bulundurarak her tica-
rethaneyi aşağı, yukarı ayni
flatlarla satış yapmağa mecbur
etmek o lâzımgelmiştir. (Fakat
en İsabetli kararı verecek olan,
tabiatile hükümettir.

—Devam Edecek —

Aile Biletleri

Ankara, 16 (Husnei) —
Devlet demiryollarında sile bi-
letleri ihdas olunacaktır.

Ticaret Muahe-
desi Bu Hafta

Imzalanıyor.

Ankara, 16 (Hususi)
Türk - İngiliz ticaret muahedesi
bu haf ta imzalanacaktır.

Dostlarımızın
Teessürü.

Ankara, 15 (A.A) — İran
büyük elçisi buğün dış işleri
bakanı vekili bay Şükrü Ka
ya'yı ziyaret ederek Kars dep-
renMesinden dolayı İran hükü”
metlnin teessürlerini (bildir
migtir.

Bir Cilt Yaptır-

mak İsterseniz
Yeni kavaflar çarşısı 34 numarada

ALI RIZA

Kitabınıza Güzel

e

İlmi ai 5

NCA

Mİ ee, eğ,

e dk iŞ mii na a il İİİ,

e NE A



Bu sayıdaki diğer sayfalar: