language

ustmenu

searchbar

Anadolu 1935-05-13 Sayfa 6

 



Özet

C. H. Partisinin Yeni Tüzük Taslağı.

Balkan Andlaşması.

Bayan C. İsmail Söylüyor.

Bir Köprü Maden Yükü Kamyonet Geçerken Çöktü.

Italya ve Habeestan.

Mussolini Floransa'da.



Diğer Gazeteler



Tam metin içeriği

“ayrı bir madde

| ili Sahlie 6

Cc H: Partisinin Yeni
Tüzük Taslağı..

a e e m

— Başı 4 ncü yüzde —
gene kongrelerce seçilen birer
mümessli,

Büyük kongrenin #eçeceği
sekreterlerin sayısı yeni tüzük-
de dörtden altıya çıkarılmakta
ve ayni maddeye (Bu seçimden
sonra umumi reis geçen yıllara
aid feraat hakkında bir nutok
söyler, yahud bir beyanname
okutur.) cümlesi eklenmiştir.

15 şer üyeli program ve tü:
zük, hesab ve 25 üyeli dilek

© encümenlerinin seçimi yeni tü.

zükte 34 üncü madde olarak
halinde alın
mıştır.

Gene bu kısma yeni tüzükte
39 uncu madde olarak vekiller
büyük kongrede hazır bulunur.
lar. Lüzumunda umumi heyette
ve çağırıldıkları encümende İza:
hat verirler,,,

Büyük Kurultay bölümünün
43 üncü madde “Büyük kon.
grenin açılışı parti teşkilâtı ve
partililer için kutlu birgün sa:
yılır.,, cümlesi son bir madde
olarak alınmıştır.

Eski tüzükte 14 olan genel
yönetim kurulu üye sayısı yeni
tüzükte 16 ya çıkarılmıştır ve
bu maddeye şu cümleler eklen.
miştir ;

Üyelerin sayısı icabında umu:

. mi relelik divanı kararile artı:

nlabilir, Umumi sekreter genel
yönetim kurulu üyeler! arasın:
da iş bölümü yapar. Üyelerden
birini büro İşlerinde kendine
yardımcı ayırır.,,

Yeni tüzükte genel yönetim
kurulunun ödevlerini anlatan
47 inci maddeye şunlar eklen.
miştir,

Halkevlerinin açılma, çalışma,
ve İdarelerini tanzim eder.
Parti preneiblerini ve politika
vaziyetine göre fikir ve mak-
satlarımızı söz İle de halka 'an-

ratifa

Tıbkı — tbkı (T. kö)

Tılâ etmek — sürmek

Tılsam — tılsm (T. kö.)

Tıyn — balçık, çamur, (fr.)
la boue

Tiynet (bak; hilkat, eibillet)

Ticarethane — tecimge (fr.)
majson de commerce

Ticari — tecimel, (fr.) com
merclal

İhracat — çıka, (fr.) expor.
tatlon

Tilâvet — okuma

Tilmiz — izdemen, fr.) dis
elble

Timsal — sim, sembol, (ir.)
symbole

Şebih — simi, simli

Töhmet — suç, (fe,) delit

Tufeyli — karaboğuz, ekti,
(fr.) parasite

Tuğyan (bak: feyezan)

Tuhafiye — törlüç

Tuhaf — tahaf (T. kö.)

Tuhfe. — urmağan, (fr.) sou-
venİr, cadesu

Töl — boy, uzunluk, (fr.)
longucur

Türbe — törbe (Yakutçe
tüörbe)

Tür, — ekşi (fr.) sigre

Türrühat — obuk sabuk

Tütuk — börgü, duvak (fr.)
volle

Tüvan (bak: takat)

Natüvan — halsiz

Tüveyç — tümek (fr.) corolle

U

Ubudiyet — kulluk, kölelik
ga”

latmak İçin O tallmatnamesine
göre halk batipleri teşkilât
yapar. Fayda görülen yer ve

zamanlarda balk (kürsüleri
açar.

Spor, gençlik, radyo, sinama
ve İakılâb müzesi (işleri ile

uğraşır.

Parti teşkilân olmıyan yerde
üye kaydı, heyetler teşkili sa-
lâhiyetl ile müteşebbis bir zata
veya bir heyete teşkilât kur.
mak ödevini verebilir.

Ayni kısmın 49 uncu mad
desine: “Parti teşkilâtının ve
Halkevlerile partiye bağlı ol.
dukları umumi relslik diva
nınca tasdik edilmiş bükmi
şahsiyetlerin teftiş ve muraka-
besine memur olunabileceği,,
böleği ilâve olunmuştur.

Ayni kısmın ( Sağışmanın
ödevini (gösteren ) maddesi
şöyle olmuştur:

51 — Genel yöntemin ku-
rula üyelerinden birini partinin
sağışmanlığına ayırır. Sağışman
#arfiyatın büdeeye uygunluğunu
temin ve besah İşlerine ald
bütün evrakı İmza İle tasdik
eder. Partinin tasarruf ve mül-
kiyet İşlerini takib eder.

( Taslağın diğer kısımlarını
yarın yazacağız.)

Bir Köprü
Maden Yüklü Kam.
yonet Geçerken Çöktü

Cumavasına yakın dereköy
köprüsü vıkılmıştır. Bu köprü
tehtadan idi Antrasit kömürü
ocağı sahibi Bay Osman'ın ma-
den kömürü yüklü kamyoneti
geçerken ağırlığa dayanamamış
ve esasen çürük olduğu
için çökmüştür. Otomobil, köy-
lülerin yardımı #le çıkarılmıştır.
Başka kaza ve zaylat yoktur.

mek (fr.) passer, franchir

Ubuset — somurtkanlık, yüz
asıklığı (fr.) refrognement

Ucube — danak (fr.) mon.
sire

Udhuke — gülencek, gül
mece, gülence (fr.) comedie

Udul etmek (bak: nükül
etmek) vazgeçmek, geri dönmek
(€r.) se retracter, reprendre

Ufuk — 1 ufuk (T.Kö.) (fr.)
horizon 2 gözerim (uf ka mer'i)

Ufki — 1 ufkiğ (fr.) horl.
zonlal 2 düz

Uful etmek - batmak, do.
lanmak, sönmek, inmek (fr.)
courchler, #'etedre

ufunet (Bak: Taaffün)

uhde — üste (fr.) charge

uhuvvet — kardeşlik ( fr.)
fraternite

ukab — karakuş, tavşancıl

ukalâ — bilgiç

ukde — düğüm,
ilini (fr.) noevd

ukubet — (Bak; Ceza, eziyet)

ulübiyet ( B.k: Mâbüd ) —
tanrılık (fr.) dıvinlte

ulüv — yücelik (fr) gran.
deur

ulüvvü cenab — (fr.) mag-
nanimite

ulvi — yüce (fr.) sublime

umde — kök, dip prensip

umk — derinlik (fr.) pro.
fondeur

umman — dolay (fr.) ocean

umran — bayındırlık (fr)
prosperitle
nmum — kamu
umumi — genel, kamusal
umum müdür — genel di.

boğum,

Balkan

Andlasması..
—— a0. ——

— Başı 1 İnel yüzde —
“ramda oranlamış olan uzarı get
tiğini ve dört saat sürdüğünü
belirterek kaydetmektedir.

Dimicata o gazetesinin dediği
gibi dört balkan, çalışmaları
bitinceye kadar tam bir gizlilik
göstermiye karar vermiş olduk-
larından dolayı çalışmalar hak-
kından biçbirgey (osızmadığını,
yalnız konseyin Küçük undlaş
ma İle olan «kı dayanışmayı
berkitmeye yarıyscak kararlar
alacağı, yakında Roma'da top
lanacak olan konferansa karşı
durumunu ve mnirları İnanca
altına alan Avrupa misakları
ile Bulgaristan, Macaristan ve
Avusturya'nın tekrar ellâhlan.
mak İsteği karşısındaki tutumunu
ilendireceğini o oranlamaktadır.
Ayni gazete dört Balkan dev.
letl urasında tam bir andlaşma
olduğunu ilâve etmektedir.

Üniversel ( gözetesi Balkan
andlaşması, devletlerinin bu mü-
nasebetle de aralarındaki tam
görüş birliğini her ihtimal kar-
şısında ve Roma konferansina
aid olan arsıulosal mes'ele üs:
tünde bir birinden varlık ol.
duklarını berkiteceklerini söy-
lemektedir. Bu gezete uluslar
kurumu konseyinin 20 mayıs
tarihli toplanma devresinin kü
çük anlaşma ile Balkan andlaş-
ması (aruntaklarına yeniden
toplanmak ve bay Laval İle
görüş teatisinde bulunmak fır.
satım verdiğini yazmaktadır.

Bükreş 11 (A.A) — Bugün
öğleden sonra toplanan Balkan
antaptı konseyi ruznamesindeki

meseleleri konuğmuştur. “Yarın.
ki son toplantıdan sonra varı:
lan bitimler hakkında bir teb.
liğ meşredecektir. Saat 20 de
Balkan antantı dışarı İşleri
bakanları şerefine bir ziyafet
verilmiş ve bu ziyafette hükü-

met erkânı İle elçiler heyeti
bulunmuşlardır. Seat 22 de
Menfaati umumiye — ka:

muğasi (fr.) interet public

Ef kârı umumiye — kamoy
(kamu oy) (fr.) opinion publigue

Reyi âm — genoy (genel oy)
(fr.) pleblacite

Umur (bak; maslshat) — İş,
İşler (fr.) affelre

Umuraşina — İşbilir

Umurdide — görgülü (fr.)
experİmente

Unf — kabalık, sertlik (fr.)
vlolence

Ünf ile muamele etmek —
terslemek, kaba davranmak (fr.)
tralter avec vlolence

Unsur — ilke (fr.) element

örnek; Anasırı erban, dört
ilke

Unsuri, iptidai — ilkel (fr)
elementalre

Unvan, 1 başlık (fr.) titre,
2 (bak: Lâkab, şöhret) (fr.) re
putatlon

Urnç — usğmak, yükselmek
(fr.) ascenslon

Usnre — sıkta (fr.) en:

Usul — usul (T.Kö.) methode

Uzuv — örge (fr.) organe

Uzvu his — duyak

ü

übüvvet — babalık,
(fr.) paternlte

ücret — aktı, (fr.) salafro

öcret (hekim, avukat Gcretl)
onurluk, (fr.) honorafre

ücreti mektua — kesenek

üftade — düşkün, düşmüş

ükvum (bak: umde, rüku),

(fr.) prlacipe, hypostase
ülfet etmek — Weokulmak,

atalık

-İ (6) #regueniter. 2 alışana, (Er).

“ epiyce

İs
»

Bayan C. İsmail il Söylüyor.

— Başı 1 inci yüzde —
çekiştirilmiştim. Gene
bir defasında da, mes'ul mü
dür Bay Süleyman'la ben, 80-
loğu ağırceza mahkemesinde al.
dık. Beraet kararı ile çıktık
amma, epiyce de ter döktük
doğrusu..

Bunlar şimdi, hafızamdu ka-
lan vzak, fakat çok tatlı hatı-
ralardır. Bayan Cevriye İle ne
zaman karşılaşsak, syni mevzu
üzerinde biraz derdleşiriz. Mazi
uzakta mütemadiyen yanıp sö-
nen bir deniz feneri gibidir.
Geçmiş günlerin karanlığına
uzu», sarı huzmelerini döker,
durur. Hayat ta, bazan sükü-
metle, bazan çağlıyarak akip
giden bir nebir gibidir.! Hiçbir
kuvvet onun karşısında dur.
msyor.

— Neydi o günler değilmi?

Dedi..

— Yab, yab, fakat hepel de
hayal oldu.

Dedim.

— Hayal değti,
yalan!,,

Ve gözlerini, masanın üstün
de bıraktığı beyaz güderi el.
divenlere dikti, düşünür gibi
oldu. Sırtında siyah bir manto
var, Saçlarını arkaya taramış,
tıpkı tıpk:, yedi sene evelki
yazı arkadaşı. hiçte değişmemiş.
Başladık; anketlm üzerinde ko
nuşmıya.. Hayatında geçirdiği
en büyük korkuyu sordum.
#ualimin tam karşılığını ver.

medi, Heyecan ve ıstırabını
anlattı;
— En büyük heyecan ve

yalan oldu,

—— — — ———-——— —
kralın sarayında bir kabul res-

mi yapılmıştır.

Bükreş, 11 (A.A) — Romen
basım bürosu direktörü bay
Dragu, basım beraberliğini ar-
tırmak imkânlarinı görüşmek
için Balkan anlaşması gazete.
cilerini bugün toplantıya çağır-
mıştır,

#'habituer, 3 görüşmek, konuş.
mak

üm — ana

ümera (askerlik, terimi) —
üssubaylar

ümid — umut,
espolr

Naümid
deseapere

ümmet — ömet, (fr.) peuple

ümmi — okusuz, okuma
yazma bilmez, (fr.) illetre, Ig.
Dorani

Örnek: memleketten ümmi.
liği kaldırmak için, (oyurddan
okusuzluğu kaldırmak İçin

ünsiyet (bak: ülfet)

ürcüfe (bak: eracif), (fr.)
fausse nouvelle

üryan — çıplak, cavlak, ya:
lın, (fr.) nu

üsbul — baftalık, (fr.) heb.
domadalre

üslüb — üslâb (T, K.) ((r.)
siyle

üstad — usta,
(1. Kö.)

üsture — mit (T. Kö) sür.
çek

Üstüvane — yuvak

üstüvanevi — yuvul

özlet (bak: inziva) (fr.) ret.

rajte
V

vabeste — bağlı

vacib — gerekli, (fr.) obli.
gatolre

vâd — adanç, fr.) (promesse

Nerz — üdek, (fr.) vocu

vâde — ödel, gün (fr.) delal

vadetmek — adamak, söz
vermek, (fr.) kromettre

umaç, (fr.)

— umutsuz, Çfr.)

önüt metat

ıstırabı, gal günü günü “duydum. | recek vak'alar
Onu — gördükten #onra artık
ondan büyük birşey beklenir.
miydi? O, his, bir dehşeti de
andırıyordu, Siz enali sorunca
derhal bu hatırıma geldi. De-
mek oluyorki, bende en derin
iptiba bırakan, o hâdise olmuştu.

— Peki, en büyük sevinci.
nizi ne vakit, hang! hâdisede
duydunuz?

— İstirdadda... O ne büyük
sevinçdi? Askerlerimizin kapı
önünden geçdiklerini görmüş
tüm, İçimden gelen bir sevinç
çılgınlığı ile ellerimi çırparak
fırladım ve onların O yorgun,
terli atlarını okşadım. Vatana
ve memlekete ald umumi heye-
can ve sevinçler, şahsi mahi.
yette kalan sevinç ve duygulara
hiç de benzemiyor. O, tamamen
başka bir hle, başka birşeydir.

— Saadet hakkındaki telâk-
kiniz?

Bayan Cevriye dudaklarını

bükdü, kaşlarını, omuzlarını
kaldırdı;
— İsmi ver, elemi yok.

Zümrüd anka kuşu gibi görün-
miyen, bilinmiyen birşey.. Öyle
değil mi, rica ederim, söyleyin?
Onun ne varlığına ehemmiyet
vermiyecek, ne de yokluğuna
esef etmiyecek kadar metin bu-
lunuyorsak, mes'uduz,)demektir;
işte saadet!..

Biraz susduk. Aşağıdan sesler,
makine sesleri geliyor:

— Tak, tuk, tak, tuk!

— Müsaadenizle sorayım; ya-
lanı, en çok erkek mi söy'er,
kadın mı?..

Gülerek ve birdenbire cevab
verdi;

— Erkek söyler, erkek -Dedi-
çünkü yalan söylemek İhtiyacı
onda pekçoktur.. Hayat ve hâ-
diseler, işi, çalışma şartlan onu
mütemadiyen yalana sevkeder,
Fakat kadının muhiti çok dar.
dır. Yalan söylemeği icab etti.

vadettirmek — söz slmak,
(fr.) falre promettre
vadi — dere

vafi (bak: kâfi) — suffisant

vafir — bol, (fr.) abondant |hallinin uluslar le

vahamet — ağırlık (fr.) cra-
vite

vahdet — birlik (fr.) Unlon

vahi — boş (fr.) valn, futlle

vahid — bir, tek

vahim — ağir, korkulu, teh-
keli (fr.) grave

vahşet (bak: gadr) yabanlık,
yabanilik (fr.) solitude, sanva-
gerle.

vabşi (bak: gaddar) yaban,
yabani (fr.) sauvage

vahy (bak: ilham) — (fr.)
İnepiratlor

Vaz — öğütçen (fr.) predi.
cateur i

Vak'a — olgu, olga (fr.) fatt

vakfe — durgu (İr.) erret

vakfı nefsetmek — özvermek -

(fr.) se consecrer

vakf — bekit

vâki (vikaye'den) korur (fr.)
pretervatit preventlf

vaki olmak — olmak (fr.)
arriver, avoir İleu

emri vekil — olut (fr.) faft
accompli

Vakt — vakıt (T. Kö.)

OPERATÖR

D" Kâmil Ahmed

Merkez askeri hastanesi
operatörü
İkinci Beyler sokağı Beyler
hamamı karşısı No. 41. Her
gün üçten sonra hastalarım
kabul eder.
Telefon 3686

Italya
Ve HabeşistaP

Mussolini
Floransa'd#" ,

| 13 Mars

recek vak'alar az bulunur:
nacnal-yh. yalan söylemeği
zum hissetmez. Amma, bu"
lerimle, kadın yalav. söyle
demek istemiyorum, O da
duyunca, söyler. Ben
ayırmam..
— Hayatta yalana
var mıdır?.
— Var, malesef var»
sözlü, maskesiz bir insan
er içinde barınamaz,
İçinin hakiki dili e
nuşan bir İnsan için, ©“
derler, birçok geyler 8öy!©
Bu sebepledir ki, yalan, “
lüzumlu birşey oluyor.
başkalarına ıstırep vere e
lık tevlid eden zararlı
dan iğcenirim. Bence, bu
yalan söyleyenlerin mk
pilen bu camla İle hiçbif h
kaları yoktur.. Çok çirkir
şeydir bul. Kısa kısu 8Ö”
kâfi değil mi? :
— Kafi, teşekkür ©64©
Şimdi nasılsın, yeni
ların var mı?.
— Şöyle, böyle., çete
diyoruz.. |
Dedim ve sordum:
— şAhenk* if tekrar
mağı düşünüyor musuö
İçini çekti, dudaklar"
zin bir tebessüm t
cevab verdi:
— Bana öyle geliyo”
bie daha dirilmemek ir
müştür. Görüyor m
oda bir yalan oldu.
yalan!.

— Başı linci
yetinin ince olduğu
da İtalya'nın sonu
Afrika macerası İçi9
lerini Ofsraf etm ”
etmektedir. UL

Koloni işlerile |
İtalya'nın, bir Alma “ye
karşısında, Avasiurya'” af
yamamak durumunu

sinden e
tere, İtalya Habe

ZA

fakat bizzat İtalya'y# ©
dalr olan İtalya şad”
bul etmemektedir.
Londra, 11 (A. We
Ajansının duyumun ;
sz ve İngiliz mel
temel bir İtalyan —
savaşına karşı e
aramak İçin konv
lamışlardır. g
Fransa ve ag
kında İtalya bükün gi
her iki tarafın kab gile
uzlaşma komitesi (6
rışın devamı İçin ele
gunu bildirmeleri ©
Şimdiye kadar Lo”
kararının çiğneme (
tan'a silâh yollan |
hiçbir İtalyan protes' gr
ünliştir. Söylemdiği” yy
karar Habeşistan? ra i
çılığını yasak et gin! liyy
bu memleketin ©”
mak için sllâb agır
serbest bırakanaktsÖ'

Lloransa 11 (A
Mussolini ober8
bakanı bay Seve
bakanı genera çalı
balde Floransa “ İ

na inmiş ve A““ le
kanı bay Şuşin$

elçisi ve yüksek
rafından karçıla9””



Bu sayıdaki diğer sayfalar: