Özet
İşiklar Köyünde Cinayet Nasıl Olmuş?
Pala İle Barsakları Fırlatacak Şekilde Yusuf'un Karnım Yarımış.
Abdülhamid'in Cariyele-rinin Toplandığı Sarayda.
20 Yıllar Sonra Kadın Kongresi Toplanıyor. Ne Değişiklik?
Roma Konferansında Almanya-İtalya Çarpışacak.
Fransa, Küçük Itilaf He İtalya'ya Yardım Edeceklerimiz.
Borsada Arpa Satışı Biraz Hararetlendi.
Pamuk Yükseliyor, Üzüm Satışında da İyilik Görülmüşür.
Osmanlıcadan Türkçeye Karşılıklar Kılavuzu No. 32.
Diğer Gazeteler
Tam metin içeriği
ll 2 Mayıs |
ir “m
-
İnkar
ng köyünde oturan Ah
Ma Oğlu Yusuf ile Pınarbaşılı
i oğlu kasab Hüseyin
nda çıkan kavgada birbirini
UN klarını ve Memleket has:
| © Yatırılan Yusuf'un al:
la yüzünden öldüğümü
Kiyyç Adliyece yapılan tab-
dn, göre olnayetin sebebi
Muş namile anılan kasab
İ ağ İle maktul Yusuf ara:
Bi; : eski bir mes'ele vardı.
İkş Sa karısı Bayan Ümmehan
“ayy Şin'in evvelce alâkadar
m bazı şayfalar
i etmiştir. Hattâ bu yüz-
İ, , “suf'la Hüseyin arasında
iz, 28 kavgası olmuş ve bu
İ yp, “a sonra Hüseyin; Ya:
ta MA evinin bulunduğu sokak.
geçmez olmuştur.
hayal gecesi, kasab Hüseyin
taüy, bir mikder koyunu
! katmış olduğu halde
| lerden Pınarbaşı köyüne
Yang, diyormuş. Yol darmış.
alm Üwmehan ve
ndan birkaç kadın
de olduğu halde bir
e
>
KL SİRA
a
5x
ZU
be tada bağdan köyüne
ey iy uş. Yol dar olduğu
ih ayvanların o geçebilmesi
w k,, Wabanın durdurulması
g MU gevra çekilmesile ka.
yet n Mar, Aksi takdirde hay.
ai, *D bir kısım araba sl
iy ezilecekıniş. Kasab Hü.
iv Mu görerek;
ani, bayı kenara çekte
taş, a T geçsin! Diye bağır.
İ iü Yusuf önce srala-
Yağı “çen mes'eled:n zaten
My, * bulunduğu için Hüse-
f U teklifine red cevabı
beraber;
SALA
ii
çi
>
3
5
ve
zi
©
pe
a
şa
>
m
m
ar
z-
“Co
©
A
— türbe (T. Kö.)
— merkez (T. Kö.)
“ yürür
Yet — yörürlük
— atıç
> koy, liman
Ye ağıt
— berk
— aşama
t (bak: sandet)
ıraklık, (fr.) dis.
LA
Fy
KARALARLI ZE
EEEŞİİ,
j
/
Tü
— ölçüm
etmek — ölçmek
> iş, çalışma
— gözenek, delçe
— kapalı
di Saz (imselmekten)
£,
ZE
/
-
2
— nitekim, örneği,
> “orum, İş, mesele
Sah, , > Sevinç
hye — büyülenmiş
Bine
" Mazir, i
ne şebih o müşa
>
Meme, r
iy /— :* have, ikamet.
lapa
miclile, demeure
ek ih — uyuntuluk
MN Geçmek — sup geç:
AARRAR LE
ai
4
—.
e ertik, (£r,) carrlere
> 1 duyuk, 2. din.
ak ı— Mesmna:a na:
Mi lara göre,
Neg, mesmü olacağı
sözü dinleneceği
;
w
kıklar Köyündeki
Ünayet Nasıl Olmuş? o (rininToplandığı Sarayda
Pala ile Barsaklarını fırlatacak
Şekilde Yusufun Karnını Yarmış
Sen kime söz söylüyorsun?
Diye bağırmış ve arsbanın kol
demirini çektiği gibi arabadan
yere atlıyarak kasab Hüseyin'in
başına, kollarına ve omuzlarına
müteaddid defalar indirmiştir.
Bu hücum karşısında Hüseyiu;
yanında bulundurduğu bir pa-
layı çekerek ani bir hareketle
Yusuf'un karnına snplamış ve
hizla göğsüne kadar karnını
yırtmıştır. Bu darbe yüzünden
Yusuf'un barsakları dışarı fır.
lamış ve Hüseyin bıçağı bir
defa da Yusuf'un kalbine ya
kın bir yerine sapladıktan son-
ra kaçmıştır. Yusuf; yere dö
külen barsaklarını
karnına sokmuş, sürüne sürüve
toplıyarak
ayni sokaktaki evine kalar
gidebilmiştir.
Arabada bulanan Yuşuf'un
karisi ile konışuları daha evel
kavga sırasında evlerine kıç
mışlardır. Yaralı vak'adah son-
ra memleket hastanesine götü
ölmüştür.
tutulmuş . ve
rülmüşse de orada
Kasap Hüseyin
vak'ayı olduğu gibi anlatdıktan
sonra kendisinin kebabatı ol-
madığını, hücum karşısında nef-
müdafaa
kaldığını söylemiştir.
Hattâ yere düştükden sonra.
da eline geçirdiği bir taşla da
sini mecburiyetinde
Hüseyni başından yaralamıştır.
Kendisi hastanenin mahküm ve
mevkuflara mahsus kısımna
yatırılmış, tedavi altına alın.
mıştır. Hâdise talıklkatına müd.
del umumi muavini bay Âli
tarafından devam edilmektedir.
bellidir.
Mesned, destek — dayanak
Mestur — örtülü
Mesul — soruk, soravlı,
yükümlü, (fr.) responsable
Mes'uliyet — sorav
Mes'uliyetli (iş) — soravlı
Mesut mutlu, bahtiyar
bahtı yar), (fr.) heureux
Meşale — ışınak
Meşcer, meşcere — ağaçlık
Meşgale — İş, iş güç
Meşgul etmek — oyalamak
Meşgul olmak, Iştigal etmek --
uğraşmak
Meşher — sergi (fr.) expo
sltion
Meşhun — dolu
Meşhur — ünlü, tanınmış,
belgin, angın (fr.) celebre
Meşime — dölyatağı
Meşreb — gidiş
Meşrubat — içecek
Meşrut — şartlı
Meş'um, menhus — uğursuz,
şom
Meşveret — danışım
Meşy — yürüme
Meta — Mal
Metanet — pekinlik, berki,
direnim, sağlamlık (fr.) solldite,
resistance
Metin — berk, pekin (fr.)
golide, resistant
Methetmek — öğmek
Metot, usul — Yöntem, usul
(£r.) Methode
Meva — barınak
Meveddet — dostluk
Mevaşi — davar
e e e e me
Abdülhamid'in Cariyele-
20 Yıl Sonra Kadın Kongresi Top-
lanıyor. Ne Değişiklik?
Geçenlerde İstanbu'da büyük feminfst kongres toplanmıştı.
Pari#'te çıkan ere Nauvelle, kongre hakkındaki bir yazısında,
Türkiye'nin kaydettiği tekâmüilleri kadınlarımızın hak bakımın:
dan bugünkü
ileri vaziyetlerini yazdıktan
ve Büyük Şefi-
mizin idaresinde mükemmel bir demokrasi yulunda yürüdüğü.
müzü, modern bir memleket kurduğumuzu yazdıktan sonra:
— Kongre, Yıldız köşkünde, kızıl saltean Abdülhamit'in deb
debeli sarazında toplandı.
Diyor ve makalesini şöyle bitiriyor:
— Sultan Abdülhamid'in dörtyüz cariyesinin
aradan yirmi
lunduğu yerde, bugün
uluslararası kadın kongresi
toplanmış bu:
yıl geçtikten sonra, bir
toplanıyor, ne değişiklik?
ozmmaammmemmenman -— — ——
Roma Konferansında Al.
manya-İtalya Çarpışacak
Fransa, Küçük İtilâf Ile Italya'ya
Yardım Edeceklermiş..
Larepubligue, Fransız gaze
tesinin yazdığını göre Streza
konferansı, garb tesanüdünü
bir daha ortaya çıkarmıştır.
Ayni zamanda oAlmanya'ya el
uzatmış, Franz : Rus yeni
snlaşmalarına yol açmıştır.
Avusturya İstiklâlinin muhafa.
zası İşi İle de meşgul olmustur.
Şimdi de 20 mayısta Roma'da
Avusturya ve komuşlarıuı top-
liyarak bir konferans İn'iked
edecektir.
Almanya silâhlandı. Mussolini
Avusturya, Macaristan ve Bul
garistan'ı hlmays ediyor, bak
sızlığa uğradıklarını söyliyor.
Küçük ihtilâf, Avustorys ve Ma:
carlstan'ın, eski İmparato.luğu
diriltmelerinden korkuyor. Bay
Benes, bunu görmedense Avus-
turyamın Almanya'ya iltihakın:
tercih ediyor.
Bulgarlatan da komşularınca
mürakabe ediliyor. Küçük iti
lâf ve Balkan andlaşmasının
Mevç, mevce — dalga
Mevcud — olan, var
Mevcudiyet — varlık
Ademimevcudiyet — yokluk
(fr.) Non-exletance
Mevduat, tevdist — konan
Mevhibe — vergi
Mev'idi mülâkat — bulcay
Mev'ıza — öğüt
Mevki — yer, orun
Mevkii iktidar — erke (fr.)
pouvoir
Mevkif — durak, uğrak
Mevkuf — tutak
Mevkut — devrel, çağlık
Mevlid — doğum yeri
Mevsuk — doğru, belgin
Mev — ölüm
Mevta — ölü
Mevzu — konu, (fr.) sujet,
objet
Mevzun — tartılı, ölçülü
Meyelân, temayül, meyl —
eğilim
Meyletmek — eğilmek, akın-
mak
Meymenet, yümün — yöm,
uğur
Meyus, naü'nit,
umutsuz
Meyyal — eğgin
Mezak — damak
Mezar, kabr, medfen — ka-
bır, sin
Mezbaha, salhane — kesme-
lik, kamara
Mezbuh — boğazlanmış
Mezbuhane — boğazlanır-
casıva
Mezbele — çoplük, süprün-
nevmit —
ii
endişelerini yatıştırmalıdır. Ma-
amaf ih, Avusturya, kendini
koruyacak bale getirmelidir.
Mussolini Streza'da, Avusturya,
Macaristan Bulgaristan'ın
askeri şartları İçin müsaade İs
tedi, Laval, alâkadarların mü-
talealarının iştiraki zaruri ol-
duğunu söyleyince, bu yeni
Roma konferansı çıktı, Konfe
ransta 3 devletin silâhlanma
işi belki halledilir. Fakat Avus
turya İstiklâlinin dohilden veya
heriçten tehlikeye düşmesi mes
ve
el.sf konferansı haklı zorluk çıka
racaktır, Bu zorluk, Almauya,
Malya arasında çıkacaktır, Bu
takdirde küçük itilâf ve Franea,
İtalya tarafında bulunacaklardır.
Vali Döndü.
Torbalı'da bulunan ve köy-
leri teftiş eden Veli General
Kâzım Dirik dön şehrimize
dönmüştür. :
tülük
Mezcetmek — katmak, ka
rıştırmak
Mezemmet (bak: zem)
Mezkür — adı geçen, ayı
tılan
Mezwum — çirkin, kötü
Mezraa — ekelge
Mezrvuat — ekin, ekinler
Mezun — 1 İzinli, 2 çıkmış
örnekler: 1 — Üç gün me-
zunsunuz, üç gün izinlisiniz.
2 — Gaulatasaraydan mezun
bir gen, Galatasraydan çıkmış
bir genç.
Mıntaka — kurşak, çevrek,
manay, bölge
Miğfer — başlık, tulga, bölge
Miad — vakit
Miğfer — başlık. tolga
Mihman — konuk
Mihnet — çile
Mihr — güneş
Mikyas — ölçet, kıyaslık
Milâdi — doğum, doğumuyılı
Millet — ulus
Mingayri kasdin, bigayr! kas-
din — fstemiyerek, irdesİzce
Minkar — gaga
Minnet — minnet (T. kö).
Minval — gidiş.
İrs — ire (T. kö).
İrei — irelğ.
Miralay — Albay, ( fr.) Co-
lonel.
Mir'at — Ayna,
Mirfak — Dirsek.
Miri — Beylik.
Mirsad — Bakıt.
Misafir — Konuk.
Borsada Arpa Satışı
Biraz Hararetlendi.
Pamuk Yükseliyor. üzüm Satışın-
da da Iyilik Görülmüştür.
Son hafta içinde
müamele gören maheullerimiz
hakkında borsa İdaresince bir
rapor hazırlanmıştır. Bu rapora
göre son hafta içinde borsada
3,5 3,6 koruştan 1280 çuvel
Uşak malı arpa satılmıştır. Bir
ihracatçının harice yapacağı,
arpa satışı yüzünden piyasa
biraz Ohararetlenmiş ve satış
tutarı geçen baftadan deha
fazla olmuştu.
Pamuk satışıda
içinde hararetli geçmiştir.
Geçen hafta 3940 ku-
ruşa gatılan pamuklar bu hafta
47 kuruşa kadar çıkmıştır.
Umumi satış 403 balyedir. Bir
tüccar piyasadan mühim mik.
darda pamuk eldığı gibi şebri.
mizdeki mensucat fabrikala'ı da
bu bafta
piyasadan mübayaat © yapmış
lardır.
Son hafta içinde Borsada
2424 kental palamut satışı ol.
muştor. Fiatler 180 450 kuruş
arasındadır. Zeytinyağı satışı da
75 bin kiloyu bulmuştur. Fiat
23,75-25.50 kuruş srasındadır.
İtalyanlar piyasadan zeytinyağı
almışlardır. Bununla beraber
tüccar teklifleri kıymet itibarile
yüksektir. Piyasa isteklidir.
Uyuşturucu maddeler İnhisarı
sön hafta içinde tüccardan 300
kilo afyon satın almıştır. Bun
ların morfin derecesi yüzde
11,5 dır. Flat .43 kuruştur.
İncir üzerine biç muamele olma
mıştır.
4408 çuval üzüm #atışı ol-
muştur. Fiatler 9. 15,55 kn
ruştur. Mahsul mevelmi İibti
dasndan şimdiye kadar bor-
sada 5 - 25 kuruştan 310,478
çuval ve 1161 torba üzüm
Misak — Pakt (T. kö).
Misal — örnek.
Mis'ara — Sıkmak.
Misak — tır,
Miskab — Burgu.
Miskin — Uyuntu.
Mizl — Eş, kat.
Mizma — iştilik.
Mismar — çivl
Mistara — çizgiç
Misyar (bak: minval)
Miyan — ara
Miyar — ayıraç
Mizaç — huy, doğu
Mizah — Mizah (T. Kö)
gülencek
Mizan — ölçek
Mizmar — düdük
Maabbir — yoracı
Muacciz, müzs'iç — sırnaşık,
sıkıcı (fr.) İmportun d
Maadat — düşmenlik O(fr.)
#nimitle
Muaddel — değişlek ((fr.)
modifie
örnek: iskân (kanununun
muaddel maddesi, yurdlaştırma
kanununun değişlek maddesi
Muaddid (hesab makinesi,
kontör) — sayaç
Maaddil — değişliyen | (fr.)
modificateur
Muadil — Dendeş, (fr.) Egu:
ivalent,
örnek: Bu sözünüz bence
itaba muadildir — bu sözünüz
bence darılmaya dendeştir.
Muaf — Bağışık, (fr.) Exempt,
örnek — gümrükten muaf,
gümrükten bağışık.
boranda | satılmıştır.
Hafta o ortasında
üzüm satışı hararetli olmuştur.
İnhisar idaresi son hafta içinde
piyassdan üzüm sstn alma
mıştır.
Film
Talebeye Gösterilecek
Maari müdürlüğünün teşeb-
büsile Sıhhat ve İçtimai Mun-
venet Bakanlığından getirtilmiş
olan sağlık filimlerinden (Fi.
rengi) ye ad olanı 4 mayıs
cumartesi gününden İtibaren
talebeye gösterİlmeğe başlana-
caktır. Bu film maarif müdür.
löğünce tetkik ettirilmiş ve
orta okulalar telebesinin bu
filimi görmelerinin faydalı ola-
esğı anlaşılmıştır. Film perşem-
be günleri suat 9 ve 10,30 da
cumadan başka günlerde de 9
10,30 ve 13 te olmak üzere
hususi senmelarda talebeye beş
kuruşa gösterilecektir. Ayrca
yüzde 10 nisbetinde fakir ta-
lebe parasız kabul edilecektir.
Halk Sigaraları
Küflü Çıkıyor..
Bir okurumuz, dün, matba-
amıza İki paket halk < sigarası
getirdi ve küflü oldukların
söyledi. (o Sigaraları (oObiz de
gördük, hakikaten küflüdür.
Halk sigaraları İzmir'de yapıt
dığı hulde küf lerinin görülme-
mesine şaşdık. O Anleşılüığıne
göre İşin içinde bir dikkatsizlik
vardır. İnhisarlar o başdirek. ör.
löğürün dikkat gözürü çekeriz.
Dairelerde Maaş
Resmi daireler memurlsrise
dün mayıs peşin mesşları def
terdarhkea dağınılmışlır.
ye Karşılıklar Kılavuzu No. 52
Muuliyet — brfışıkbık.
Munhaze — çıkışma, ( W. )
Reproche.
Mushaze etusek — çıkışmak.
Mnabede — Andlaşma.
Muakhar - Sonre, (fr.) Pos
terleur,
Mualece — ilâç.
Muallâk — bırakılmış, sâde,
(fr) En suepens.
Munsllâkta bırakmak — asıds
bırakmak.
Muallim,
relmen.
Muallim mektebi — öğretmen
okulası.
Orta muallim mektebi —
orta öğretmen okulusı.
Yüksek muallim mektebi —
yüksek öğretmen okulası.
Muamele — 1 — Eylem,
2 — davranma, hareket, 3—İş,
slveri,
örnek: | — gümrük mus:
amelâtını O eâdeleştirmeliyiz —
gümrük eylemlerini sâdeleştir-
meliyiz.
2 — Bana karşı iyi muâmele
etmedi — bana karşı iyi dav-
ranmadı (iyi hareket etmedi.)
3 — Borsa muamelât — bor-
sa siverisl.
Muamma — Bilmece, ( fr. )
Enigme, devinette.
Munnaka — sarmaşma (fr )
accolade
Muannid (anud) — inadı
(6r.) tetu
Muarazna — çekişme (fr.)
müderris — Öğ
-ş-
sağ
a