Özet
12 Mayıs 1935 tarihinde Anadolu gazetesinin 6. sayfasında yer alan haber metinde, "Hatun Hakan" adlı bir tefrika metni yer alıyor.
Diğer Gazeteler
Tam metin içeriği
EE ağ pe a
e 2A
Safali T Hey
Tanrım, Dedi, Insan Oğul-
Tefrika No. 42
M. AYHAN
ları Neler Yapıyorlar, Dedi...
|
özür dileriz
Tefrikamızın dünkü kısmı,
bir yanlışlık eseri olarak yan:
İıg sıralanmış, altı üstüne gel-
miş bugün ayni kısmı tekrara
mecbur kaldık. Karilerimizden
özür dileriz.
i
— Haydi bakalım babalık,
şimdi de yemekleri getir. Biz
onları yerken, #en de tokatları
bazmederâin.
Aşçının eli ayağı titriyordu.
Bir aralık :;
— Kahramanımın elleri, deve
tekmesinden daha zorlu!
* Diye seslendi. Beş dakika
sonra ahbap olmuşlardı. Salak,
hiç durmadan yiyordu. Aşçı,
bayretle ona bakıyordu :
Bu ne adamdı? Beş altı ki
şilik yemek yimişti, hâlâ da
yiyor ve gevezelik ediyordu.
Fakat çok para vermişlerdi.
Sea çıkarmıyorda. Memnundu.
Salak biraz sonra şarap ta
istemişti Aşçı, dükkânın dibin.
deki küçük, dar bir delikten
içeriye girdi. İki büyük bakır
tasla çıka geldi :
— Şarabım eşsizdir, gül ko
kuludur. İçe ferahlık verir be
nim namlı kahramanlarnm. El
bette bunu içtikten sonra be.
nim de gönlümü okşarsınız.
Salak, dilini şapırdata şapır-
data birkaç yudum İçti :
— Ben yüzünü bile okgarım
senin.. OYıl geçer hatırasını
unutmuzaın, Hele metbettiğin
şarap ekşi olursa!.
O akşam neş'eliydiler. Hele
Salak,
— Sebebini bilmiyorum am-
ma -diyorda. İçimde büyük bir
sevinç var.
Çıkarken aşçıya birkaç para
daha verdi ve iri iki parmağı
İle aşçının burnunu yakalıya.
rak var kuvvetile bağırttı.
Ertesi gün, tanyeri henüz
ağarmadan uyanmıştı. Aybeyin
elbisesini temizliyor, kılıcını,
hançerini parlatıyordu.
Aybey gözlerinin aralığından
baktı :
— Ne oluyoruz Salak!
— Hiç!, O bahadırın kıya-
feti belki seninkinden düzgün-
dür, Madam ki o kadın bu ka-
dar güzel ve,. Hanl.. Şöyle,
böyle: Sen de daha temiz bir
kılıkla meydena çık..
Odanın içinde, kocaman göl-
gesi ve ağır hareketleri ile do.
laşıyor, ıslık çalıyordu. Bu ne
tuhaf adamdı böyle?
Aybey de kalkmıştı. Salak
bir aralık durdu :
— Sen zora gelirsen, ben
kazık gibi kalacak mıyım?
— Tabli.. Benim canımın
çıktığını bile görsen hiç yerin
den oynamıyacakan, Ancak ben
geberdikten sonra, sen de kı.
lıcını denersin..
— Amma zor İş ha!
— Hazır mıyız?
— Biraz daha!.
bazırlıyayım.
Salak odadan çıktı, Aybey
birkaç defa kollarını, bacakla.
rını oynattı, büktü, uzattı, kı.
vırdı. Kuvveti yerindeydi. İçi
de sağlamdı. Bir aralık, Sala-
ğın ıslığını duydu ve çıktı.
İki arkadaş, atlarını oynata-
rak yürüdüler. Atların da key-
fi verdı. Sabahın temiz serin-
lğinden hoşlanmışlardı. Şehir-
den çıktıktan sonra, sağ tara
fında dere bulunan bir yolu
tuttular.
— Çok uzak mı Aybey!
— Yok değll.. Şimdi yolu
döneceğiz. Dikkat et, orada ka-
balık etme.. Çünkü orası, bi.
zim bildiğimiz gibi değil, İn.
sanları, âdetleri bambaşka.
— Ne olursa olsun, bana
lâzım değll..
Ben' atları
Ben yalnız o herifi düşünü
yorum.
Hasbabçeden girerken karşı:
İsrına iki kişi çıktı.
— Yiğitler .dedi-
Aybey kim?
— Benim.
— Öyleyse şuraya gel, haka-
nımızın selâmı var. Senin İçin
hazırlanan zırhı, tolgayı al, giy!
Salak, Aybeye baktı. İçinde
bir şübhe çakmıştı:
— Arslanım dedi: şu marl-
fetleri bir de ben göreyim. Biz
canımızı, binbir belâdan kur.
tarmış İpsanlarız.
Bunu yavaş yavaş fısılda-
mıştı. Aybey attan İndi. Ora.
cıkta bir ağacı siper aldı, zir.
hını çıkardı.
Salak yaklaştı. Saray uşakla-
larının tuttukları zırhı ve başlığı
uzun uzadıya gözden geçirdi:
— Sağlam -dedi. dayanıklı
birşey. Fakat bunun içinde zor
kımıldanır gibi geliyor bana.
Biz, inceye alışmışız. Neyse,
giy delikanlım, geçir sırtına,
başına.
Salak, Aybeyin eski zırhı
ile başliğını, kendi atının arka.
sına beğladı ve gene yan yana
ilerlediler,
Salak, daha şimdiden sptal-
laşmıştı:
içinizde
— Hey tanrım; İnsan oğul.
ları bak neler yapıyorlar? Üşen.
meden sğaçları temizlemişler,
budamışlar, meyvalar, yapma
şeyler gibi, sarkıyorlar.. Koku:
dan insan bayılacak... Suların
aktığı şa yerlere bak!
Hele dur, daha neler göre-
ceksin!
Belli, belli.. Kimbilir
neler göreceğiz!
Artık saraya yaklaşmışlardı.
Bir kalabalık göründ. Sıra
ağaçlığın Iki tarafına dirildiler.
Bunlar mızraklı süvarilerdi.
— Sonu var —
daha
umunmak (fr.) souhaiter
Temerküz etmek — merkez
leşmek (fr.) se concentrer
Temerrüd — direnç (fr.) en.
tetement
Temerrüd etmek *—
mek (fr.) s'enteter
Mütemerrid — direngen, di.
renik,
Temessük etmek—tutunmek,
yapışmak, (fr.) se referer a
© Temessül etmek—benzeğmek,
sinmek, (fr.) s#'assimller
Temettu — kazanç, kâr, (ir.)
profir, gain
Temevvüç etmek —suyumak,
sulaşmak — (fr.) se Ilguefier
Temeyyüz etmek ( bak: te.
mayüz)
Temhir etmek — mühürle-
mek, (fr.) sceller, cacheter
Teminat — inanca, (fr.) ga
raptler
Teminat skçası — tutak, (fr.)
cautionnement, garantle
Temin etmek — Inançlamak,
inan vermek, sağlamak, elde
etmek, (fr.) masnrer, garantir
Temkin — ağır başlılık, (fr.)
dignite
Temkinli — ağırbaşlı
Temrin — yumuş, (fr.) exer.
cice
Temyiz — ayırd, ( fr. ) dis.
tnetlon
Temyiz etmek — öyırdetmek
ayırtmak, seçmek, (fr.) dinstin.
guer
Mabkemel temyiz— yargntay
(fr.) cour de casentlon
diren.
Divanı temyizi askeri — sü:
el yargutay
Divanı muhasebat — sağış
kur, (fr.) cour des comptes
Tenakus etmek — szalmak,
eksilmek
Tedukuz — tutmazlık
Tenasuh — tondeğişimi (fr.)
metempsychose
Tenasüp — uygu, yakışık,
nisbetleşme (fr.) coonavenance,
proprortlon
Tenasül — dölerme (fr.) proc-
reatlon, generatlon
Tenazur (bak: mütenazır) —
uyka (fr.) eymetrle
Tenbih etmek — 1 uyarmak,
uyandırmak, 2 (bak: ihtar)
Tendürüst — sağlam fr.)
robuste
Tenebbüt etmek — bitmek.
çimlenmek (fr.) vegeter, pousser
Teneffür etmek — iğrenmek,
soğumak
Teneffüs etmek — nefes al.
mak, solumak, nefeslenmek
Tenevvü etmek — çeşltlen.
mek, türlenmek (fr.) varler
Tenevvür etmek — aydınlan.
mak, ışımak
Münevver (entellektüel anla
mına) İdemen (fr.) intellectuel
Tenezzük — gezinti, seyran
(fr.) promenade, excurslon
Tenezzül etmek — 1. in.
mek, düşmek, alçalmak 2
.wa kadar ulçalmak, ,....n ka:
dar inmek, ,....n kader düşmek
(fr.) s'abalsser, dalgner
Ademi tenezzül —
mezlik (fr.) dedaln
Tenfir etmek — soğutmak,
iğrenmek (fr.) degoüter
Tenk — dar
Tenkid etmek — tenkid et-
mek (T.Kö.)
Tenkih etmek — ayıklamak,
kırpmak (fr.) nettoyer diminuer
Tenkil etmek — tepelemek
(fr.) reprimer chatler
Tenmiye etmek — büyütmek
yetiştirmek, ürelemek
Tenaib etmek — beğenmek,
onamak (fr.) spprouver
beğen.
Tensik etmek — tevil etmek
(fr.) reformer
Tenvim etmek —
(fr.) endormir
Münevvim — uyutucu (fr.)
soporif igue, ennuyex
uyutmak
Tenvir etmek — aydınlar.
makj ışıtmak (ir) O ecisirer,
eclaircir
Tenzil etmek — indirmek,
aşağı düşürmek, azaltmak, çı.
karmak (fr.) abalsse, sorrte alre
Terahi (bak:tekâsülu
Terakki — İlerleme (fr)
progres
Terakki etmek — ilerlemek
(fr.) progresser, falre des progres
Terakkiperver — ilerel, iler.
cli, (fr.) pogressiste
Terakkuü (bak: intizar)
Teraküm etmek — birikmek
(£r.) S'acedmuler
Terane — 1 ötü, 2 (bak:
nağme), (fr.) chant
Terazi tarafeyn — onaşma
Terbiyo — eğltim, yetişki
(fr.) eduentlon, dressage
Terbiye etmek — eğitmek,
yetiştirmek, (fr.) edupuer elever
Tercih — üsterim, öneyle,
(fr.) preference
Tercih etmek — üstermek,
üstün tutmak, beğenmek, (fr.)
preferer :
Tercümsn — dilmaç
Tercüme etmek (bak :müter-
elm) — çevirmek, (fr.) tradorle
Tarif etmek — ardamak (fr)
falre accompasgner
Tereddi — yozlaşma, fr.)
desngrentlon, degenerescense
Tereddi etmek — yozlaşmak,
(£r.) desagreger, se degenerer
Tereddüd (bak: şüphe) ikir.
cim, (fr.) hesitatlon
Teref fu etmek — yükselmek
sğmak, yücelmek, (fr.) #'elever
Terfi etmek — geçmek, yu
karlamak
Tereke — bırakıt, (fr.) heri
tage
Terennüm etmek (bak: tegan-
ni etmek)
Teressüb etmek — çökmek,
dibe çökmek
Tereşşah o etmek — sızmak
(fr.) sulnter
TTereşşuhat — sızıntı
Terettüb etmek — düşmek,
(fr.) inconber
Terfih etmek — ondurmak,
genlik vermek, genlemek, gö.
nendirmek, (fr.) amellorer
Terfik etmek — yandamak,
yanına katmak, yanına vermek,
(fr.) fare sccompagner
Tergib etmek (bek: teşvik)
(fr.) encourager
Terhin etmek — tutğlamak
(fr.) engager, hypotheguer
Terhis etmek — izin ver.
mek, boşarmak, salıvermek, ko-
yuvermek, (fr.) congedler
Terketmek — bırakmak, (fr.)
abandonner
Terkib —.
katım, somtöz,
(fr.) compoeltilon, eynthese
Terkibi — somtözel
Terkib etmek — somtözlen-
mek katımlamak, (fr.) composer
Terekküp etmek — katım-
lanımak, (fr.) se composer
Terkim etmek — yazmak
Tersane — gemlik, gemilik
Tersim etmek — çizmek,
resmini yapmak
Tertib — sıra, dizi, düzgü,
düzem, düzemeç, (fr.) serle,
ordre
Tertib etmek — sıralamak,
dizmek, sıraya koymak, düz
mek, (fr.) serler, mettre en
ordre
Tertibat (buk: tertib, tedbir,
ibzarat)
g"
Banco di Roma
Banco İtalo egizlano :
LL LTE
yon reisliğine vermeleri.
Istanbul Deniz Levazım Satın Alı k
Komisyonundan:
Tahmin edilen bedeli 100,000 Ilra olan 2000 ton mas
günü saat 15 te
mayıs 936 çarşamba
binasında kapalı zarfla eksiltmiye i
lira mukabilinde hergün komisyondan alınabilir. Muvakks
nat 6250 liradan ibarettir. İsteklilerin muyakkat temi9*
buzu veya mektublarile kanuni belgelerini havi teklif
larını belli saatten bir saat evveline kadar komisyon 1300,
12
vermeleri,
Tertibli — derilgen, derli
toplu, yerli yerinde, (fr.) or.
donne
Tertibslz — savruk, bozuk
düzen, (fr.) malordoune, de:
sordonne
Terviç etmek — öşürtmek,
(fr.) sontenir, sppuyer
Tervlel ef kâr (bak: mürevviç)
— önürtge
Tesadüf — Rastlama, (fr.)
renconire
Tesadüfen rasgele, (fr.) par
basard
Tesadüf etmek — rastlamak,
rasgelmek, (fr.) rencontrer
Tesadüm — çarpışma, to:
kuşma, (fr.) collisfon
Tesahub etmek — kayırmak,
benimsemek (fr.) proteger, s'ap-
proprler
Tesamuh (Müsamaha) — hoş
görme, hoşgörürlük, hoşgörü,
göz yumma (fr.) tolerance
Tesanüd -— dayanışma (fr.)
solidarite
Tesbit — sapta
Tesbit etmek — saptamak
(6r.) fixer
Tescil etmek m— kütüğe ge:
çirmek, deftere geçirmek (fr.)
enregleatrer, İnserire
Teselli — avunç, svuntu (fr.)
consolatlon
Teselli bulmak — svunmak
(€r.) se consoler
Teselli etmek — avutmak,
avundurmak (fr.) coneolsr
Teselsül etmek (bak; tevali)
dizilenmek, dizilip gitmek, zin-
cirlenmek . (fr.) se succeder,
8'enchafner
Tesettür etmek — bürünmek,
örtünmek, kapanmak (fr.) se
voller se couvrir, #enfermer
Teseyyüp (bak: ihmal, terabi)
(fr.) negligence
AAA
BANKO di ROMA
Anonim şirketi — Sermayesi Lit 200,000,000 tas”
tediye edilmiştir. Merkezi ve umum müdürlüğü
Roma — Tesis tarihi 1880
—a* 0s m — 2
Harici teşkilât)
' ŞUBELERİ
İsviçre Klasso - Lugano
Türkiye : o İstanbul - İzmir
Suriye Halep « Beyrut - Şam
Humus - Antakya -. Trablus
Fillstin Hayfa - Kudüs - Yafa Tel aviv
Malta Valeta
Müntesip Bankalar
(France) Paris
İskenderiye
Mümessil Daireler
Berlin kurfürstendamm, 28 berlin VV 15
Londra : Gresham House, 24, Old Broad Str, London
Nevv York: 15, VVilllam Stree
By
Istanbul Deniz Levazım Satın A”
Komisyonundan:
Tahmin eğilen bedeli 75,000 lira olan 5,000 ton Res“ a0
kömür 28,may18,935 salı günü saat
yon binasında kapalı zarf usulile eksilimiye konulmu
»amesi 375 kuruş bedel mukabilinde hergün komleyondu!
bilir. Muvakkat teminat 5,000 liradır. İsteklilerin ©”
te:ninat makbuzu veya mektubunu ve kanuni belgeli”, Wi
teklif mektuplarını belli saatten bir sast evveline kadar gg ,
12 17 /
12 Mayıs İli
15 te Kasımpaşsdt ”
tar *
“
22 2i
Kasımpaşada ©"
konulmuştur. Şart
17 22 27
i
Teshil etmek —
mak (fr.) faciliter
Teshin etmek — İh
chauffer #
Teshir etmek — ale j
geçirmek, büyülemek ( j
guerir, ensorceler 8€d”” yi”
Tes'id etmek —
fr.) feter j
Te'sir — etki (f6) di N
Tesls (bak: Müessese) kof hi
Tesisat — 1 Koyf“ ef
2 (bak: Müceseesat) (6)
tutfon
Tesis etmek per” sü”
Teskin etmek ( ,
— yatıştırmak, sekel i
dindirmek, sükün “©”
akalser, calmer aa”
Teslih etmek — *
Ül
(fr.) livrer i
Tesellâm etmek “
almak (fr.) evrer dm dl
Teslimiyet — yerin p
selik (fr.) capitalat!0"”
nation
Teslim tesellüm
rece (fr.) formalit
ix
â
yi
de reçu gs) k
Tesliş — üçlem? ( N
ler, trinlle elan! i
Tesmiye etmek —
adlamak, ad koymak:
mek (fr.) nommef” ooOFi
Tesmlyo olunmak A |
lenmek, adlanmak: 4 İk
mak, İsim verim el y
(&r.) se nomwer, * diği
Örnek: Anadolu * /
yerlerlude verme 1 yi
tesmiye olunur: vere
birçok yerlerinde ”
hastalık denir.
Tesri etmek —
mek, hızlandırmak»
mek (fr.) seceleref
114