language

ustmenu

searchbar

Cumhuriyet 1929-05-28 Sayfa 4

 



Özet

HikâyelerÇocuktan al haberi.

Naciye Hanımın oğlu Vactı kapının yapmağı calısarak cevap verdi:.

- Anne Pevine söyler de beni biraz sokakta kıkarım.

- Dur oğlum, şimdii Zelilha teyzen gelecek. Bilyorsun ondan da senden altı ay kükür bir kız var. Ferita... Vaka ben de dort beş senedir göremedi ama her hava daha sana arkaşda olacak kadar serpilip yetersizim. Evde oturup onuna oynaması daha iyi değil mi?

- İstemem anne ben sokakta gideceğim.

O sırada keskin bir zıd sedarı da ve uzun koridorda aklış aldılar.

Pervine haberleri ona oğlu da kapıyı koştu. İçeri hafif toprakla başı mavi kreple bağlı, mantosunu yanları dükün geçirin beni girdi, yandağı ge- nis hasap sapkaz, haniye bez elbisesi Va- cıt boyunda bir kız vardı...

Biyikler:.

- Zelilhaçım.

- Naciyeğidim.

Diğer birbirilerinin boynuna atılıkları arada kükürleri de soğuk soğuk bakışıyorlardı...

Misafir odasına doğru yürüdüler.

Naciye Hanım Ferihan, Zelilha Ham- nim da Vactın elinden tutuşmaya bir iki kız kardeşi aralarında çocukları için kompliman yapmayaardi:.

- Ayol senin Vactı masalına koşaca bir delikanlık olursun...

Ya Ferihatçım oye güzelişmiş, oyle şirinsel mi ki?

Naciye Hanım Zelilha Ham uzun zamanandan beri görüşmelerini gibi rikmini havadilerini haberlerini kabul ama bir ortaya döküp sacmak istiyorlardı.

Zelilha Hamız Ziraat bankası me- murlarından biriyeye evendi. İzmır ar- ferilerinde sonra vilayetlerinden birindeki şubeyle miyede olan kocasına birlikte Anadolu'da gitti. O zamandan beri Naciye ile görüşmelerini, birbirleri- anlatanca da çok lakikardırdı vardı.

Ferihan bir kenara biziştiştü, fakat Vact:.

- Anne anne...

Diye Naciye Hanımın eğiğini çekiş- hipi duruyordu. Annesi bir daha parla- yına sokaktan imini kesen Vact:.

- Eh, öyleyde dedi, biz Ferihatya ye- mek odasında oynamış.

Aferin benim biri oğum, bak ne güzel de aklı etkin. Sakın, kavga etme- yin. Kardeş kardeş gözüze oturun.

Biz de burada tezeyen konuşmasını bitirince her beraber sıkıştı.

Vacti kolundan tutup bittiirdi.

Oh, dedi, dünya yarımıs. Sabah- tan beri başınım etkin yedi bitirdi!

Neyse simdi Ferihatya belki avurun?

Deminden beri Konuşuyor, hiç bir kuğalığa girmiyd. Eyi... Nası locanca aran iyi ya?

Zelha, gözyerde inece parmak- laryla robunu etkilemece kıvrım.

Sihhat İşleriÜçüncü tp kongresi sonbahara toplanacak.



Diğer Gazeteler



Tam metin içeriği

TER iy
yiv t
N

N

ME AE GT Şi YE

ni.

Me m

Ç

Çocuktan

“Naciye Hanımın oğlu Vacit kapının yapmağa çalışarak cevap verdi:

yanında sızlanıp duruyordu.

— Anne Pevine söyle de beni
Sokağa çıkarsın.

Naciye Hanım yarı öfkeli, yarı şei-
katli cevap verdi:

— Dur oğlum, şimdi Zeliha
gelecek. Biliyorsun onun da senden altı
ay kücük bir kızı var, Feriha...
ben de dört beş Senedir görmedim am-
ma her halde sana arkadaş olacak ka-
dar serpilip yetişmiştir. Evde oturup
onunla oynasan daha iyi değil mi?..

— İstemem anne ben sokağa gidece- *

gim...

O sırada keskin bir zil sedası dar ve
uzun koridorda akisler yaptı.

Pervinle beraber ana oğul da kapıya
koştular. İçeri hafif tombulca (başi
mavi kreple bağlı, mantosunun yanları
düşük genç bir kadın girdi. yanında ge-
niş hasır sapkalı, hazır bez elbiseli Va- /
cit boyunda bir kız vardı..,

Büyükler:

— Zelihacığım......

— Naciyeciğim......

Diye birbirlerinin boynuna öatıldık-;
ları sırada küçükler de soğuk o soğuk
bakışıyorlardı......

Misafir odasına doğru yürürlerken
Naciye Hanım Ferihanın, Zeliha Ha-
nım da Vacidin elinden tutmuşlar iki.
kız kardeş aralarında çocukları için
kompliman yapıyorlardı:

— Ayol senin Vacit maşallah koskoca
bir delikanlı olmuş......

—yYa Ferihacığım öyle güzelleşmiş,
öyle şirinleşmiş ki......

Naciye Hnımla Zeliha Hanım uzun
zamandanberi görüşmemişler gibi bi-
rTikmiş havadislerini, haberlerini kabil
olsa bir anda ortaya döküp saçmak
istiyorlardı. 5

Zeliha Hanım Ziraat bankası me-
murlarından biriyle evlendi. İzmir za-
terinden sonra vilâyetlerden birindeki
şubeye müdür olan kocasile (birlikte
'Anadoluya gitmişti. O zamandariberi
Naciye ile görüşmemişlerdi. birbirlerine
anlatacak ne çok lâkırdıları vardı..

Feriha bir kenara büzülmüştü, taka at |
Vacit;

— Anne anne...

Diye Naciye Hanımın eteğinni çekiş-
tirip duruyordu. Annesi birden parla-
yınca sokaktan ümidini kesen Vacit:

— Eh, öyleyse dedi, biz Ferihayla ye-
mek odasında oynıyalım...

,— Aferin benim cici oğlum, bak ne
püzel de akıl ettin. Sakın, kavga etme-
yin. Kardeş kardeş, güzel güzel oturun.
Biz de burada teyzenle (konuşmamızı
bitirince hep beraber çıkarız.

Vacit oFerihayı kolundan tutup
götürdü. >

Naciye geniş bir nefes aldı:

— Oh, dedi, dünya varmış... Sabah-
tan beri başımın etini yedi bitirdi.
Neyse şimdi Ferihayla belki avunur...
Deminden beri ne konuştuk, hiç biri
kulağıma girmedi. Ey... Nasıl kocanla
pran iyi ya?...

Zeliha, gözleri yerde, ince parmak-
lariyle robunun eteklerinde kıvrımlar

amed

Hele bir acı lâkırdı söylesin, vallahi ço-
cuğum varmış filân diye de düşünmem.
Alınca başımı giderim...

Bu hararetli mevzua kendilerini biraz
fazla kaptırmışlardı. Onun icin yan-
daki odada ne oluyor, ne bitiyor birden
farkına varmadıar. Yalnız bir zaman
gelip ikisi de susunca çocukların sesle-
rini git gide yükselmekte olduğunu
duyuyorlar...

— Acaba kavga mı ediyorlar?

Diye merakla koştular.. Fakat içeri
girmeden bir müddet kapının yanında
durdular, iki çocuğun konuşmasına
kulak verdiler. Feriha:

— A.. kaşım, diyordu, sen atlık oyna-
mak istiyorsun amma; o hiç iyi bir oyun
değildir ki... Biz hep gelin güveylik oy-
narız... Öyle güler eğleniriz Ki...

Şimdi sen koca ol, ben de karın ola-
yim... Bu bebek te çocuğumuz olsun...
sen işinden geliyorsun, ben sana ka-
piyı açar açmaz soruyorum...

— Herif, benim mantomun kumaşını
almayı gene unuttun galiba... Ayakka-
bim nerede... Hani? Bıktım illallah bu
hayattan hir dakika bile otur&mıyaca-
gım ama, ne yapayım ki çocuğum var...

Nasıl iyi yapabiliyor muyum?

— Eh. Benzetiyorsun...

— Peki öyleyse sen de bana Çıkış...

— Cancağızın isterse otur.. Benim
elimden gelen bu... Hangi birine yetiş-
tireyim'şaştım... Zarphanem yok, para
basmiyorum... Al piçini defol git...

Zeliha Hanım hemen odasına girdi.
kızını payladı:

— Şimdi ağzına büber koyarım senin
ne pis lâkırdı bunlar böyle kimden öğ-
/ rendin bilmem...

Feriha duvara dönmüş dargın ve
küskün mırıldanıyordu:

— Kimden öğreneceğim babamdan,
seninle kavga ettiği zamanlar hep böyle
bağırıp çağırmıyor mu?...

— Sus yalancı...

O aralık Vacit eşikte hiç bir şey söy-
lemeden kollarını kavuşturup kardeşile
kızının konuşmasını -dinlemekte olan
annesine hırsızlama bir nazar fırlattı.

Gitti masanın üzerinde duran vazo-
yu kaptı, Ferihanın başına atıyormuş
gibi yaparak bağırdı:

— Ben de kavgada babamı o taklit
edecek olursam bunu kafanda kırmam
lâzım gelir,

İki Kız kardeş Vacidin elinden vazo-
yu güç halle alırken:

— Demin birbirimizi aldatmaya çalış-
tık amma, işte aile hayatımızın iç yüzü.
Der gibi bakıştıar... z >

Nakleden
.Ahmet Hidayet

Üçüncü tıp kongresi
sonbahara toplanacak

Üçüncü Türk tıp kongresi
sonbaharda Ankarada toplana-

“ caktır. Bu hususta Sıhhat ve
içtimai Muavenet Vekâleti ta-
rafından bütün sıhhi müessese-
lere bır tamim gönderilmiştir.

Bu seneki umumi kongrede
bilhassa firengı, kanser ve kızıl
hastalıkları mevzu bahsolacaktır.
Firengi raportörleri berveçhi
atidir:

Firenginin laburatuvar ove
hayatiyatı; Dr. Osman Şera-
fettin ve Şükrü Beyler.

Firenginin seririyatı; müder-
ris Hasan Reşat, Dr. Hulüsi
Behçet ve müderris muavini
Fahrettin Kerim Beyler.

Firenginin tedavisi; muallim
talât Bey, Kanser raportörleri;
müderris Hamdi, muallim Lütfi,
Saim Ali Beyler.

Kanserin tedavisi tezi; Ope-
ratör Ahmet Bürhanettin,Tev -
fik Remzi ve Salâhattin Beyler.

Kızıl hastalığı için de müder-
ris Server Kâmil ve Dr. Vasıf
ipi raportör tayinedilmişler-

r.

Verem Dispanseri tahsisatsızlıktan

Dolayı Açılamıyor
Ayasofyada (O Yerebatanda Vilâyet

'Muhasebei hususiyesi tarafından mü-

ceddeden inşa edilen Verem dispanse-
rinin tamamen ikmal edilmesine rağ-
men küşadı tahsisatının kalmamasın-
dan dolayı taahhür etmektedir.

© Bu husus için 929 bütçesine vazedilen

ara tasdik edildikten sonra dahili
ımatı temin ve tedarik edilecek,
anser ancak temmuz nihayetinde

Sınhat işleri|

İhakkındaki davanın reddine,

| Zadelerin

” e — Tani > 5 ;
in m SİN yy el ee rn Ga İİ ei

Adliyede
(Vü - nü) Beyin Fadime kızı
Fadime Kız unvanlı bir hikâyeden
dolayı Akşam Tefikımiızın. mes'ul mü-
dürü Senih Muammer Beyle kikâye
muharriri Vâlâ Nurettin B. üçüncü ceza
mahkemesinde birer ay hapse mahküm

olmuşlardı.
Temyiz mahkemesi bu kararı bazı

İnoktalardan nakzettiğinden dün bu

davaya yeniden devam edilmiştir.

Dünkü muhakemede Vâlâ Nurettin B.
Senih
Muammer Beyin de beraetine karar
verilmiştir.

Kadriye H. mes 'elesi

kadriye H. hakkindaki müstantik
tahkikatını tetkik etmekte olan müd-
detumumi muavinlerinden Cemil B.
henüz tetkikatını bitirememiştir. Bu
tetkikatın bir kaç gün devam edeceği
zannedilmektedir.

Avunduk Zadelerin konkurdatosu

Manifatora tacirlerinden Avunduk
alacaklılarına karşı teklif

ettikleri konkurdato muamelesi bit-

miştir. Tarafeyn vekilleri dün toplana-

rTak bu husustaki evrakı imza edecek-

“lerdi. Fakat bazı eksiklikler itmam edil-

mediğirden imza kiyfiyeti teahhur

etmiştir.
Maarifte

Erkek Muallim Mektebinin 83 üncü
Yl Dönümü

Erkek muallim mektebi son sınıf ta-
münasebitile bir müsamere tertip ede-
ceklerdir, Bu müsamerede davetlilere
kendi aralarında teşkiline muvaffak
oldukları salon orkestrası ile bir konser
verecekler, manzume ve de
ile bir piyes temsil edeceklerdir.

İlk Mektep İmtihanları

Haziranın haftasında başlıyacak olan
ilk mektep son sınıf imtihanlarına ait
hazırlklara devam edilmektedir. İnti-
hap edilen mümeyizlerin isimleri ve
tesbit edilen imtihan günlerinin cetvel-
leri tasdik “darma üzere Maarif idare-
sine gönderilmişti

Ecnebı mehafilde

Monsenyör Zaypel

Şehrimizde bulunan Avusturya Baş-

kime sabıkı M. Zaypel yarın Viyanaya

RP PT ei GAR AŞ,

— Cumhuriyet *

Yar n gı n f a F
5 Yangın başlangıcı
al haberi Pangaltıda Şafak
sesiz Yil sokağında Şafak ğ
alış apartımanının bod-
— Çok şükür... O İstanbuldaki huy- i © WE
biraz suzlukları geçti. Bana çok iyi bakıyor. um. katında ka-
Öyle nazik davranıyor ki görme... Sen| PIcı Alsazı çaima-
nasılsın?... Ğ şir yikamakta iken
Naciye bu suali zaten o bekliyormuş sieriyan atesler-
teyzen İgibi birden yerinden doğrularak atıldı: d Gi” SE
— Nasıl olacak bal gibi, şeker gibi...) “<7 yangın çik-
başka kimseden korkmam, çekinmem. Hi rsızlıklar

Bir sabıkalının marifeti
Sultanhamamında
Yusufyan haninda
25 numarada tica-
ret eden
isminde

Anjelo
birinin
yazihanesine giren
sabıkalılardan - İh-
san bir palto ve
bir ceket çalarak
kaçarken yakalan-
mıştır.

..——.—— —

Memleket
naberleri

Ankaraya bir heyet gitti

“Konya kuraklık saha halkının teh-
vini ihtiyacatına medar olmak ve da-
bili memlekette inşaatı nafia vücude
getirmek üzere muktezi beş yüz bin
lirayı istikraz için meclisi umumi Vvi-
lâyetin içtima fevkalâdesinde Anka-
raya izamı karargir olan heyet. ni
rTaya gitmiştir.

Kasa Hırsızlığı

Çankırı postahanesindeki kasa bir gece
içinde açılarak içinde bulunan 1329 lira
çalınmış ve failin Ali isminde biri olduğu
anlaşılarak kendisi tevkif edilmiştir.

Beraet Kararı

Mersinde çıkan Halk gazetesi (osahibi
M: Rasim B. kendisine isnad edilen komü-
nistlik cürmü sabit olmadığı cihetle be-
raet etmiştir.

Feci Bir Ölüm

Edirne lisesinden yıkanmak üzere ne-
hire giren üç genç arasında Bulgarista-
nın Filibe kasabasından Yakup isminde
bir talebe kendini suyun cereyanına kap-
tırarak muvazenesini kaybetmiş ve neh-
rin bataklıklarına batarak boğulmustur.

Vazife Kurbanı

Islahiyede Cenuptan gelen şakilerden
Kürt Fahri çetesi, gece yarısı evinde bu-
lunan Jandarma mülâzimi Rıza Efehdiye
taarruz etmiştir.

Riza Efendi, şakilerle son dakikaya ka-
dar mücadele etmiş ve Kürt Fahriyi öl-
dürmüş iki şakiyi de yaralamış fakat bu
esnada kendisi de şehit düşmüştür.

Dahiliye Vekâleti vazife şehidinin aile-
sine Kanunen verilen 1000 lira tazminat-
tan başka ailesinin müreffehen yerine
gönderilmesi için 300 lira göndermiştir.

Müvezzi Hikmetin Marifetleri
izmir hapishanesinde bulunan komü-
nist maznunlarından Bornuvalı (Yakos
Harinos) a komünistlerin o naşiri efkârı
olan gazeteleri götüren gazete Mmüivezzii
Ali Hikmet namında biri derdest edimiş-
ti;

Yakos Harinos Yunan tebaasındandır.

86 numaralı posta kutusu ile namma
gelen gazeteler Hikmet tarafından alına-
rak daima kendisine getirilmekte imiş,

Gelen “gazeteler Rusyada ve Yuünaniş-
tanda çıkan komünisi gazeteleridir,

Hikmet hapishaneden içeri girmek iş-
terken üzeri araştirilmış, gazeteler bulun-
muş, kendisi tevkif edilmiştir.

Bir Aileye Bin Lira

Koçhisarın Kaman nahiyesinde bir kati-
lin yakalanmasında Jandarmaya yardım
ederken şehit düşen köylüerden Musalar
Obadan İhsanımn ailesine hükümet “1000”
lira yollamıştır.

Tokatla katil

Trabzonda hamallar arasında çıkan
bir kavgada hamal Hüseyin Erzincanlı
bir hamalı tokatla öldürmüştür.

Gazi abidesi

İzmirde Gazi bulvarında rekzedilecek
olan abide için belebiye bir müsabaka
açacaktır. Abidenin M. Kanonikaya
yaptırılmıyacağı muhakkak gibidir. A-
bide için vilâyet bütçesine 100,000, be-
lediye bütçesine de 50,000 lira konul-
muştur. Açılacak müsabakaya bütün
dünya san'atkârları davet edilecektir.

250 bin okka kömür

Kış günlerinde mahrukat yüzünden
çok sıkıntı çeken fakir ahaliyi düşünen
İzmir belediyesi şimdiden 250 bin okka
kömür satın almıştır. Belediye bu kö-
mürleri okkası 5 kuruşa olmak üzere
muhtacine satacaktır. Izmir belediyesi
bu suretle bir kış mücadelesine atılmış
oluyor.

Kurban derileri
İzmirde kesilen 6300 kurbanın deri-
leri Tayyare cemiyetine verilmiştir.
Bir milyon verilecek
Ziraat bankası İzmir bağcı ve tütün-
e 1 milyon lira ikraz edecektir.
Banka bu parayı yakında tevzi edece-
Binden halk muhtekir faizcilerin elin-
den kurtulacaktır.
Tuzlu zeytinler
Bu seneki zeytin mahsulümüz geçen
seneye nisbetle bir misli fazladır, Ana-
doluda 20 senedenberi bu kadar bere-
ketli zeytin olmamıştır. Tuzlanan zey-
tin mıktarı 10 milyon kilodur.
İpekli fabrikaları

Bursa mnhabirimizden:

Japonlar; Bursada elektrikle işliyen

i

| kaleler yazmıs idim.

ram mlm mmm mmm mimik,

—mmmm——-- tt

Sıhhi nailtiinelieiie

Çocuk ve emrazı

sariye |

— 0 0.

Takriden on üç on dört sene mukaddem
Darülfünun fen fakültesi (o mecmuasında
nesil ve hıfzıssıhha hakkında bir seri ma-
Maksadım nüvesi
Kuvvetli ve inkişafa müstait Türk nesli-
nin sıhhi şeraiti iâzimeyi bulduğu takdir-
de sür'atle kesbi küvvet ve tezayüt edece-
ceğini isbat etmekten ibaret idi. Türk
köylüsü, gerek orduda ve gerek her gün
hastanelerde vaki olan “müşahedatımıza
göre gayet kuvvetli sari hastalıklara mu-
kavim, iyi bakıldığı takdirde gürbüzleşen
bir bünyeye maliktir. Bir çok defalar en
ağır tifoya mukavemet ettiğini müşahede
ederiz. Bağırsağı kanar, ciğerinde bir
Zatürree husule gelir ve nihayet başkala-
rını telef etmesi muhakkak olan bu has-
talıktan kurtulur. Grip te, dizanteri de
böyledir. Sonra memleketinden zayıf ve
cılız gelen bir neferin orduda biraz bakil
ma ve beslenme sayesinde gürbüz, kırmızı
yanaklı, kuvvetli bir genç oluverdiğini
daima görürüz.

İşte böyle bir hayat cevherine (malik
ölan Türke inkişaf eylemek çaresini te-
min lâzmdır. Bu da ancak onu çocuk
iken muhafaza etmek, hayatını o tehdit
eden hastalıklardan korumak ile kabil
olur. Bekârlık vergisinden balhisediyoruz.
Nüfus arttırmak icin uğraşıyoruz. Bu pek
muvafık bir fikirdir. Fakat iptida evlen-
mezden evvel, evlenebilecekleri ayırmak
iktiza eder. İşte ilk cocuk bakımı bu şekil-
de tezahür edecektir. Yetiştirilecek nüfus
hem fazla olmalı ve hem sağlam olmalı-
dır. Vazifemiz belki çok çocuk yetiştirmek
değil ayni zamanda sağlam, zinde, muka-
vemeti hayatiye ve kabiliyeti istihsaliyesi
fazla bir unsur yetiştirmektir.

Çocukları korumak ana ve babalarını
sağlanı bulundurmak ile kabil olacağın -
dan veremliler, tedavi edilmemiş İrengi-
lilerin, ailece emrazı akliye ve asabiyeye
ducar olanların, sarhoşların izdivacına
müsaade olünmamalıdır. Sıtma çekerek
siska bir hale gelmiş, fakrüddem gibi
hastalıklar ile malül olanların evlenme-
sine tedavileri ikmal edilmeyinceye kadar
müsaade edilmemelidir.

Sonra izdivaca teşci olunan ve çocuk ye-
tişdirilenlere dahi hayati bazı fevait ve mü
saadat temin etmeliyiz. O halde çocukla-
rın hayatını muhafaza etmek için evvelâ
aile ocağı sağlam, makul esaslar üzerine
müstenit, israf ve sefahetten uzak bir
aile ocağı temini lâzımdır. İşte böyle bir
aileden doğan çocuklar zinde olur ve
böyle bir ailede fazla çocuk vücude gelir.

Bu gayeye vasıl olmak ve nesli ıslah ve
nesil hıfzıssıhhasını temin için hali ha-
zırda yeni bir fen meydana çıkmıştır. Bu
fenhin ismine « Eugenik» tabir ederler ve
bütün gaye sağlam insanlar, faal ve müs-
tahsil insanlar vücude getirmektir. Peder
ve valdenin sıhhat ve kuvveti temin edil-
miş olmakla beraber çocuk Oo bakımı ana
karnından itibaren başlıyacaktır. Valde-
nin takdisini muntazam surette. temin

etmek, kadını gebelik esnasında fazla iş
görmekten muhafaza etmek ve valdeyi
muhtelif hastalıklardan korumak yapiıla-
cak ilk iştir. Sonra doğan çocuğu, gayet

hassas ve harici tesirattan kolayca müte-
essir olan yavrucuğu muhafaza etmek,
ve büyütmek lâzımdır. Burada ise iki mü-
him: vazife vardır. Bunlardan biri çocuğu
beslemek ve diğeri de sari hastalıklardan
muhafaza eylemektir.

Çocuk beslemek bir fendir ve ayni Zza-

manda bir hünerdir. Bunu mütehassıs
arkadaşlarımız mükemmelen ifa ettikleri
cihetle yalnız sari hastalıklardan - bah-
seylemek arzusundayız.
Meselâ kızıl, bu hastalığın son zamanlarda
hem aşısı ve hem de seromu keşfedilmiş-
tir. Difteri, seromu evvelden beri malüm
olan hastalığın hali hazırda aşısı dahi
keşfolunmuştur. Çiçek bu verheş marazın
tesirini şimdi takdir edemeyiz. Çicek aşısı
keşfedilmezden mukaddem yüzynde bu
marazdan mütevellit nüdbeler bulunımuı-
yan insanlar pek az idi. Aşı sayesinde çi-
çek eski kuvvet ve şiddetini kaybetmiştir.
Grip, teneffüs, yolları ve ciğer iltihabatı
ki çocuklarda pek tehlikeli bir ihtilâttır,
hali hazırda bazi aşı ve seromlar ile tedavi
edilmekte ve biçare çocuklar bunlardan
kurtarılmaktadır.

Dizanteri, bağırsak iltihapları dahi ço-
cuklarda vehamet gösteren hastalıklar
meyanındadır. Fakat bunların dahi mü-
essir tedavileri mevcuttur.

Kabakulak, kızamuk gibi nispeten teh-
likesi az olan hastalıklardan bahsetmi-
yorum.

Görülüyor ki sari hastalıklara karşı ço-
cuklarımızı muhafaza edecek bir çok va-
sıtalara malikiz. Bunları tatbik eylemek
suretile hem hayatlarını kurtarmak ve
hem de kendilerini bu gibi hastalıklardan
vikaye eylemek kabildir.

Burada gayet mühim bir mes'eleyi de
biraz izah etmekten men'i nefsedemiyo-
rum. Bu mühim hastalıkta veremdir. Ve-
remin çocuklara savlet ettiği ve en evvelâ
çocuklardan başladığı hali hazırda herke-
sin bildiği bir hakikat haline gelmiştir.
Fakat bilinmiyen bir mes'ele var ise O da
verem aşısının mevcudiyetidir. Veremli
peder ve valdeden doğan ve yahut ailesi
içinde veremli bulunan çocuklara ağız ta-
rikile bu aşı verilir. Yapılan tecrübeler ço-

cuklara bu tarzda emin bir muafiyet ita

edildiğini ispat eylemektedir.

Frengiden bahsetmiyorum. Frengilileri
muntazaman tedavi ederek hayatlarını ve
sirayet tehlikelerini tahtı emniyete aldık-
tan sonra ancak evlenmelerine müsaade
edilmelidir. Fakat kazara Frengili bir aile
de kadın gebe kalır ise hemen tahtı teda-
viye alınmalı ve çocuk doğmazdan evvel
muntazaman tedavi olunmalıdır. Cocuk
doğduktan sonra dahi bu tedaviye devam
olunacaktır. Bu suretle mütereddi, içti-
mal vazifeleri ifadan aciz insanların ço-
galması menedilmiş olur.

Görülüyor ki sağlam bir çocuk yetiştir-
mek'için ana ve babaya bir çok vâzife

terettüp etmektedir. Bu vazaifin ifası ken-

dileri için bir borçtur. Ve hali hazırda iç-
timai hayatta haklarımızdan bahsederken
ifasna mecbur olduğumuz vazifeleri
unutmamalıyız.

Dr. Osman Şerafettin

Limanda,

Seyyahlar

İtalya bandıralı “Stellâ Ditalya” ve
İngiliz bandıralı “Brzilya” vapuru ile
dün limanımıza 150 kadar seyyah gel-
miştir.

Mersin Vapuru Tamir Edildi

Seyrisefain idaresinin “Mersin” va-
puru tamir edilmiş ve kamaralarında
bazı tadilât yapılarak fabrikadan çık
mıştır.

mübadele

|

Müterferrik
Mardin Meb'usu Nuri B.

Haziranda Bükreşte Ziraat. kongresi

toplanacaktır. Bu kongreye tarafımız-

dan Mardin meb'uu Nuri Bey tayin

edilmiş ve hareket etmek üzere şehri-

rimize gelmiştir.

Bir Meb'usumuzun vefatı

Bir müddettenberi İngiliz has-

tanesinde tahtı tedavide bulunan
Maraş meb'usu Nurettin beyin din
gece saat bir buçukta vefat ettiği-

ve is kânda ni kemali teessirle haber aldık.

Mübadele komisyonu

lâğvedilecek

Muhtelit Mübadele komisyo-
nu, Ankara müzakeratının ne-
ticesinde tasfiye edilecektir.
Tasfiye için komisyonda küçük
bir büro kalacaktir.

Atinadan gelen telgraflar ,
bitaraf mübadele azasının tek-
lifatı Yunan hükümetince ka-
bul edilmesi üzerine Ankara
müzakeratı hakkında Yunan
gazetelerinin pek nikbin bulun-
duklarını bildiriyor.

24 tezgâhlı bir ipekli kumaş fabrikası
açtlar. Burada, Japon işi ipekli mendil-
ler, ve az ipek sarfedilerek tok bir hale
getirilen ipekli kumaşlar dokunacaktır.
Fabrikanın inşaatı bitmiş ve dün faal-
iyete geçmiştir.

Fabrikanın dokuma, boyahane, ütü,
ve ambalâj daireleri ovardır. Günde
1800 metro kumaş dokuyabilecektir.
Fabrikanın yari sermayesini bir Türk
vermiş ve Japonlarla ortak olmuştur.

üç aydanberi inşaatı devam eden
diğer bir Türk müessesesi de faaliyete
geçmiştir. Ayni teşkilâta malik olan bu
ipekli kumaş Fabtikasında 25 tezgâh
vardır. Günde 2000 metro kumaş dok-
uyor. Elektrikle müteharrik 929 mod-
eli son Sistem makineleri mevcuttur.
Ayni zamanda bu Fabrikanın büyük
bir hususiyeti müşahede edilmektedir.
500 liradan 1000 liraya kadar muhtelif

kıymetlerde (İpekten Şark halısı) do-
kumak... Vaktiyle hırıstiyanlar elinde
bulunan du san'a ihya edilmiştir.
Müsa

———

Cenazesi mezkür hastaneden
bugün saat l15te kaldırılarak
Mackaya defnedilecektir.

Damat Ferit Yalısı
Damat Ferit yalısı evvelâ otel ittihaz
edilmek üzere Vilğyet Muhasebei Hu-
susiyesi, bilâhere de Enstitü ittihaz

tarafından talep edilmiştir. Defterdar-
lık bu binanın emlâki milliyeden oldu-
gunu beyan etmiştir.

Darülfünun Emaneti binayı hükü-
metten talep etmiştir.

z Refedilen Kararlar

Ali Karar Heyeti, sabık Kilis rüsu-
mat muhasebe kâtibi Rafet, Kilisli Ha-
san Tahsin Ef. Oğlu Ali Rıza, Emet
Müftisi Osman, Ceyhan Ziraat Bankası
memur muavini Hacı Ali B. Oğlu Hamit,
topcu mülâzımı sanisi Faruk, Zabit
vekili Karslı Necmettin, polis memuru
419 Bilâl oğlu Hayrettin. Efendilerle,
sabık Çatalca mahkemesi azasından
Ahmet Hamit, Kilis rüsumat muha-
faza memuru mustafa Sabri Beyler
hakkındaki ademi istihdam kararlarını
ittifakla refedilmiştir.
Ziraat Müsteşarı Ankaraya Gitti
Ziraat V. Müsteşarı ihsan Abidin

ederek şehrimize gelmiş ve dün akşam-
ki trenle Ankaraya gitmiştir.
İKTİSADİ MAHAFİL
Mükerrer Sigorta Hakkında Ankaraya

Kadınlar ve Belediye intihabatı
Türk Kadın Birliği binasında 30 ma-
yıs perşembe günü saat 15 te kadınları-
mızın Belediye intihabına iştiraki hak-
kında İffet Halim Hanım tarafindan
bir konferans verilecektir.

Doğum
Gazeteci arkadaşlarmızdan ressam
Ratip Tahir Beyin dün bir erkek çocuğu
dünyaya gelmiştir. oNevzada uzun
ömürler temenni eyler ve ebeveynini
tebrik ederiz.
, Davet Edilenler

Dün Iktisat Vekâletinden gelen bir
telgrafta mükerrer sigorta hakkında
malümat ve ilmi izahat alınmak üzere
Sigorta komisyonu reisi müderris Züh-

tezgâhlar

edilmek üzere Darülfünun Emaneti'

Bey, Trakyada “Zirai vaziyeti tetkik

28 Mayıs 1999 em

Muvazaalı un satışlar
ekmek fiatına tesir
ediyor

Bu satışlar atın düş
sine mâni oluyor
Sehremaneti, un ucuzlarsa € :
meğin ucuzlayabileceğini ileri süt
mektedir. Filhakika, ekmek maf
İnin tesbitinde, Zahire Borsasımi
alım satım fiatiarını muhtevi bük
tenleri o esas tutulmaktadır.
sürüldüğüne göre, Borsadan £ li
un alım satım yapıldığı gibi Bor
dahilindeki alım satımlardan
kısmında da münazaa vardi
Meselâ, filân tacir, filâna 1000
çuval un 13 liradan, bir ay mi
hayyer olmak şartile satmaktadifı
alıcı, bir ay zariımda isterse, mü
bayaadan vaz geçebilir. |
Satıcı, diğer mallarını 13 Tirâ z
dan piyasaya arzederek istifad€ |
etmektedir. Borsa bültenleri VE
muhayyer satış fiatları da ith&
edilmekte olduğundan esasi muv&
zaaya müstenit olan un fiatı d#
ekmek narhına esas * tutulmaktâ&“
dır. Borsada daha siki bir mür&
kabe ve muhayyer satışların bük
tenlere ademi ithali, ekmek fiatın
ucuzlamasını mucip olacaktır. o

Yunanistan haberleri

Yunanistanda bankalar
ve çiftçiler

Yunanistanda çiftçiye en büyül
yardımı yapan Milli bankadıf.
Banka 1915 senesinden sonra Kef
sene tedricen yükselmek sureti ğ
çiftçiye para vermiş ve müstahısi”
leri faizcilerin elinden kurtarmıştif"

1929 senesinde çiftçiye 7.bugi >
milyon dirahmi vermiş olan Ba
krediyi o lâyenkati üre |
1928 ikrazatı 1 milyar 345 milyonü
geçmiştir. Banka çiftçilerden
12 faiz ile komisyon ve saire ol#
rak faizi yüzde 16 dan 18 ze k#
dar iblağ etmektedir. >

Yunan halıcılığı

Yunanistanda halıcılık (ye
başlamış bir sam'attır. İlk zama”
larda “Türk halıcılığına karşı bi
rakip gibi ortaya çıkmış ols”
Yunan halıcılığı son sene zarfınd”
büyük bir sukuta uğramıştır. 19 ;
senesinde 166000 kilo hali dokuy#”
1927 de azami İstil

ika

ti

il

olan 219
ve geçen sene ancak
halı yapabilmişlerdir.

- Yunanistanda çimento
Yunanistan evvelce diğer mef”
leketlere çimento ihrac eder
şimdi hariçten çimento almağ'
.başlamıştır . Sebebi muhacirini”
vürudü üzerine inşaatın artma
dır. 1927 de 44 bin ton çimeni”
almış olan Yunanistan 1928 ©
71 bin ton almıştır.

Davetler ş
ve kli

Edipler kongresi ;

Güzel san'atlar “birliği Edebiy#
şubesinden:

30 Mayıs perşembe günü
on birde fevkalâde heyeti umumi
içtima aktolunacağından şübe 4
sının birlik merkezine teşrifleri.

Darülfünund g?

pi Tıp Mezunlarının S

Tıp Fakültesi müdertisleri mez
rın hastanelerde ge jirecekleri
müddetinin Fak “geçirmek üZ
tahsil müddetlerine bir sene ilâvesi
müttefik bulunmaktadırlar. Müdef
ler bu hususta yeni yapılacak
ramın pek mühim neticeler ve
kanaatini izhar etmektedirler.

tü ve komisyon azasından Ali Ri

ler Ankaraya davet eğilmiişlerdir.

tü ve Ali Rıza Beylerle beraber bir
dettenberi şehrimizde bulunan şirke”
müdürü Hamit Tahsin B, de Ankar
gitmiştir.

Gazi Hazretlerinin yağlı boy
resimleri

Tayyare cemiyeti tarafından #
reti mahsusada celbedilen, Ber
sanayii nelise akademisi reisi
sam profesör Artör Kampi tarafi
dan . yapılan, Gazi Hz.nin yâ
boya resimleri Viyanada pek
bir surette bastırılmıştır.

Bu resimler bir. kaç güne
İstanbul Vilâyet ve kaza şubeleri

satışa çıkarılacaktır. Cinsi, eği
ve fiatı aşağıda yazılıdır.

cinsi büyüklüğü
Müşür elbiseli 1905470
- Z 50X85
ra, 914
Fraklı 104781
z 58X81
». 914, va



Bu sayıdaki diğer sayfalar: