Özet
Ankara kalesinde bir abide yapılması mutasavvet.
Mesajlar üzerinde barışmak saati hali etmiştir.
Ankara'nın imarı için yapılan üç planı, Alman mühendis Yansen'in hazırladığı jürileri kabul edilmesi gerekiyor. Bu planla, Ankara kalesine büyük bir emmeyi verilecektir.
Heriot, nun nutku Fransa artık Almanyaya ile barışmalıdır.
Ankara'da yeni düzenlemeler görüşüldü.
Diğer Gazeteler
Tam metin içeriği
“Ecnebiler hangi
ri yapamıyacaklar?
edilen bir lâyihaya göre
Yere ede ecnebilerin ifa edemi-
&kleri san'atler şunlardır :
İ Kmyakertik, baytarlık, şoförlük,
ir muavinliği, ayak satıcılığı,
iğ
ecektir *
paralar”
e değiş'jii 9Ftacılık, sergicilik, kundura
Yacılığı, hamallık, < fırıncılik,
İ, Surkarlık... Garsonluk ve metr
dü Stellik, O müstesnadır. Bundan
edir.
'nkarağ h Sâitinde su tenvirat ve muha-
İl. at işleri, gümrük komisyoncu-
yua MİSU ve zahire mübayaacılığı
İş enuyacaklardır. Ecnebiler me-
Mİ. müessesat ve kumpanyalar-
öd .bekçilik, o kapıcılık, odacılık,
f! Mlabasılığı, seyyahlara tercüman-
(tı tel), Ve rehberlik oOyapmak' için
ününe a a, eti Vekileden ruhsat alacaklar-
lan Pe? Hi
(0 ecnebiler bilümum nakliye
K. insan)'a
na ta
creti Şu i —
sam'atlerde ecnebiler tara-
zaruriği İnta ni yapılamaz: Tayyare maki-
r komili “liği ve pilotluğu, Devlet ve vi-
lir. yere merbut müesseseler ve
b: belediyelerle bunlara mensup
“Sat hizmetlerinde, telsiztelgraf
. telsiztelefon muhaberatında
assislik.
arici), Bu kanun mer'iyeti tarihinden
nut a ay sonra ecnebiler mezkür
ar v5 tin, atları terkedeceklerdir. Bunun
y , nda hareket edenler mahalli
dil İn e mülkiye memurunun
sek olaf
ram
omisyf
iyeye tevdi edileceklerdir.
| Damga pulu talimatnamesi
Ankara 26 (Hu. M.) — Hazır-
ân damga pulu talimatnamesine
e Damga kanununda mevzuu
Msedilen evrak ve senedattan
, Pul ilsakı suretile damga res-
alınacaktır. Merkezi İstsnbulda
Ut maliyece tayin edilen ma-
lerde bulunan umum sigorta
li p, <tleri ilânlarından damga res-
| Mİ makbuz asi suretile tahsil
a 100 Jin
lecektir. Matbu damga, İstan
n
ıda damga matbaasında. kole
5,5 esl “taktır.
Matbu damgaların 10, 20, 60
m yaralikları kırmızı, 2 kuruştan 50
me İŞZ Kadar olanları mavi, 25
ısatt8” hay 2 kadar olanları mor olarak
temeV” | “bit edilmiştir. Matbu damga
aci vi mecburi biri ihtiyari olmak
anstufiğ © ikiye tefrik olunmuştur. Bu
ye ve
ak adı
'ak b4
kuru
t
ne bi
lya sinema, tiyatro ve Sair
le erin biletleri için mecburidir.
unun otuz yedinci maddesinde
rap aş olunan ilânata ya pul yapış-
cak, yahut ihtiyari damga
İ “üilsak edilecektir.
iyan | İla, arc ikinci talimatname-
oğkağ sonra damga resminin
€ ait olduğu, şirketlerin hisse
biri Medatından
3 İeve ibtal
intizaf Aktadır,
lom İtyiz Mahkemesinin
cl Ankaray nakli
yiikara 27 (Hu. Mu.) — Eski-
ire bulunan Temyiz mahkeme-
İh Ankaray nakli için adliye
inde bir tasavvur mevcut-
“ Bu hususta yapılan muhabere
d
«ep b damga resmi me
edileceği Zzikrolun-
Z
Ad
4
“Rig y İcesinde mahkemenin nakli için
k e iğ Odalı bir binaya ihtiyaç görül-
d i bildirilmiştir.
la İna buraca temin edilince
| ik eme naklolunacaktır.
j Hariciyede ziyaretler
y Alkara 27 ( Hu. Mu.) — İran
, 'ansız sefirleri Hariciye Veki-
ği ayrı ziyaretle görüşmüş-
gi
LE >
kledf
İk buğday mahsulü
dü Antalya 27 (A.A.) — Yeni buğ-
y vor mahsulü bugün merasimle
> getirilmiştir.
e
Ve edebi tefrikamız : 19
ağrı yanık
mer
A a, ii Bmineye s sorarsan, Konakta diyor.
Mahmut Yesari
Yeti İ€ ummuyorum... Bakır. efenin
Muharriri ri:
ne$”|
ul Ay Mİ bilseydim, Ömerin nerde oldu-
İ kin, erdim Şimdi yapılacak işlere
kire efe, Emine, Bakır Efeden ayrılacak
ta » boş kâğıdını göndermese bile
“ği bağlı duramaz. Kadıya gi-
de"! Ali efe N sonunda...
pa” | ge ©, homurdandı:
bip mollaya mi?
; pi > da Mansıza...
Zi AYrı ona gün doğdu...
i #N! kanla yumazlar, kanı su ile
el
mama NO
gm
İ ile icrayı sam'attan men ve
rw yıkar ar.
mm
Yapışmış ve kirli
paralar geçebilecek
Ankara 27 (Hu. Mu.) —
Fersude evrak nakdiyenin su-
reti mübadelesi hakkındaki
talimatname bitmek üzeredir.
Talimatnameye göre paralar-
daki imza ve numaralar eksik
veya 'gaip olursa onlar değiş-
tirilmiyecektir. Parçası noksan
olan paralar “ kare ,, usuliyle
yüzde nekadar parça noksan
ise kıymetinden okadar ten-
zil edilerek değiştirilecektir.
Üzeri kirli veya yırtık oldu -
gundan yapıştırılmış veya le-
kelenmiş paralar tamamen te-
davül edecek ve ancak gayri
kabili istimal hale gelince
tebdil olunacaktır.
mm
“Herriot,, nun nutku
Fransa artık Almanya ile
barışmalıdır
Mezarlar üzerinde .barışmak
saati hulüi etmiştir
Zürih 26 (A. TER — M. Herriot
. Frawsa ile Almanya arasında si-
yasi, fikri ve iktisadi sahalarda
mukarenet husulü hakkında ver-
diği bir konferansta, şimdiye ka-
dar'alınan neticeleri tahlil etmiştir.
M. Herriot bu neticelerin daha
ileriye götürülebilmesi için takip
olunacak yolları göstermiş ve mu-
azzam temdin işine tekrar müş-
tereken başlamak zamanının artık
gelmiş olduğunu söylemiştir.
M. Herriot nutkuna devamla
demiştir ki: “Descartes ile kantı,
yetiştirmiş olan memleketler artık
birleşmeleridir. Mezarlar üzerinde
barışmak saati hulül etmiştir.
© Yalnız. kendilerini değil (fakat
tabilik ile ittihat şıklarından birini
tercih vaziyetinde bulunan Avru-
payı da kurtarmak için birleşmek
ve en büyük mütefekkirlerinin en
yüksek düşüncelerini mezcetmek
zil
eder.n
Feci bir otomobil kazası
Berlin 26 (A: A.) — Beynelmi-
lel sahil yarışlarında Mohala Mor-
chastern in otomobili freni tutma-
dığından dolayı üç ağaca çarpmış
ve ahalinin içine girmiştir. Şimdi-
ye kudar 4 telef ve 14 mecruh
tadat edilmiştir. Mecruhlardan al-
tısının yarası ağırdır,
Tayyare irtifa rökoru
Desso 26 (A. A.) — Tayyareci
Nainhaefer cihan irtifa rökorunu
kırmıştır,
Katil “ Pasiç ,, İ 3S avukat
müdafaa ediyor
Berlin 26 (A.A) — Belgrattan
bildiriliyor : 1928 Haziranında sa-
bık Hırvat firkası reisi Raditch
ile iki hırvat meb'usunu katletmiş
olan sabık meb'uslardan Pasitchi
36 avukat müdafaa edecektir. Muha-
keme Pazartesi günü başlıyacaktır.
Fransada komünistlerin
çıkardığı yeni bir arbede
Paris 26 (A. A.) — Komünist-
ler, 187i tarihindeki komün ilti-
lâli günlerinin yı! dönümünü, bugün
tes'it etmişlerdir. Pere - Lachaise
mezarlığında toplanan alay dağıl-
dığı sırada bir iki arbede vuku
bulmuştur. Bir polis yaralanmıştır.
On kişi tevkif edilmiş, sükün ve
intizcm çarçabuk iade olunmuştur.
Yüksek tedrisat U. Müdürlüğü
Ankara 27 | Hu. Mu.|J — Yük-
sek tedrisat Umumi müdürlüğüne
Konya maarii emini Abdüllâtif B.
tayin edilmiştir.
. Ben, Habip “molayı göre-
ceğim. Ne yaparsın, köprüyü geçinciye
kadar..
Sen bügün şehre in. Habip monlanın
ne Zamanlar yalnız bulunduğunu, kim-
seye sezdirmeden bir öğren.. - Bakır ii
de nerelerde onu da bir öğren. .. Ben,
Kadıdan sonra Bakır efe ile konuşu.
rum. Seni gönderirdim emme, geçtim,
kurayım derken tanburanın tek telini
de kırarsın... Bakır efenin damarına
basmıyalım, suyunca gidelim. Baska
yol yok... Âlemin diline düşmek var..
O vakit temizliyebilirsen temizle... İyi-
si mi tatlıya bağlamalı... Kol kırılır yen
içnde...
Hacı Hafız, keyfinden kabına sığa-
mıyordu. Dakikada bir, dış avluya
koşuyor, yanaşmalardan birini çağırıp
soruyordu:
— Ağa geldi mi?
a
m RL a EŞ. Eğ Bg acele ideler PöyeakddbSe
MAKAMI
Fransa ile Almanyaya teredtüp
i
|
M———ğ—ğğ—— —ğ—— >< İİ
Ankara kalesinde bir
abide yapılması
mutasavver
Ankara 27 (Hu.Mu.) — An-
karanın imarı için yaptırılan üç
plândan, Alman mütehassısı
Yansenin hazırledığı proje jüri
heyeti tarafından kabul edilmiş
gibidir. Bu plânda, Ankara ka-
lesine büyük bir: ehemmiyet
veriliyor.. Kalenin etrafındaki es-
ki, viran mahaller yıkılacak, ve
kalenin üzerine, çok uzaklardan
görülecek tarzda, gayet muazzam
bir abide konacaktır.
Alman mimarının “en mukad-
des abide ,, namını verdiği bu
heykelin: neyi temsil edeceği
henüz belli değildir. Bazı me-
hafilde mevcut olan tasavvura
göre bu abide, Türkiyeyi tem-
sil eden bir heykel olacak, ve
bunun inşa masrafına bütün vi-
lâyetlerimiz iştirak edeceklerdir.
Dünyanın en meşhur sen'at-
kârlarından birine yaptırılacak
olan bu abidenin alt tarafı, ih-
timal-ki, büyük insanların, Türk
meşahirinin Panteon tarzında
mezarı olacaktır. Buraya, büyük
ölüler, Millet meclisinin kararile
gömülecektir.
“Fakat bunlar, bazı zevatın
şahsi tasavvurlarından ibarettir.
Bunlara ancak plânın tatbikine
başlandıktan sonra karar veri-
lecektir.
Ankaranın plânı
Ankara 27 ( Hu. Mu. ) — Va-
limiz Ankaranın imarı için jüri
heyetince kabul edilen plânları
Dahiliye Vekâletine bildirmistir.
Dahiliye gerek bu hususa, gerek
plânın tatbiki icin icap eden '
istimlâkin yapılmasına dair lâyi-
hayı Meclise gönderecektir.
Para Sul istimali.
Ankara 27 (Hu. Mu.) —
Maliye hukuk müşavirliği düyu-
nu umumiye sui istimali hakkın-
daki evraki tetkik etmektedir.
Esasen sui istimal tamamen
sabit olduğundan gerek düyunu
umumiyedeki alâkadar memur-
lar gerek o zaman maliye.neza-
retince bu işe memur edilen-
lerin mes'ul olmaları muhtemeldir.
— Gelmedi, efendim...
İnegölde feci cinayetler
İnegöl 27 (Hu.Mu.) — Mesa-
riye köyünde köylüler arasında
bayram gecesi bir münazaa
olmuş neticede Nuri Bey oğlu
Ahmet ve biraderi Abbas ve
Hasan namında üç kişi katle-
dilmiş, maktul düşen Abbas
balta ile parçalanmıştır. Aynı
gece de Bedre köyüne ait Bo-
ğazovada iki hizarhane ihrak*
ve Kola Mustafa ismindeki bek-
çisi de kama ile parçalanmak
suretiyle katledilmiştir.
Müddeiumumi Behçet ve
müstantik Refik Beyler tarafın-
dan şimdiye kadar yapılan tah-
kikatta cinavetin failleri mey-
dana çıkarılamamıştır.
Ahmet Nuri
Çeşme plâjları
İzmir 27 (A.A.)— İzmir hi-
lâliahmerine teslim <— edilmiş
“olan Çeşme plâjlarının belediye
ile olan mukavelesi yapılmak
üzeredir. Çeşmede asri tesisat
emi getirilecektir.
Hacı Hafız, gelmedi... Cevabını al-
maktan usanmıştı. Biraz -sonra başka
bir yanaşmayı çeviriyordu:
— Göz kulak olun... Ağa gelince tez
bana'haber iletin.,
— Olur, efendim..
Belki ellinci, altmişıncı suruşunda
idi, Bakır efe, attan inmiş, dış avluya
giriyordu:
— Ne o, Hafız? Beni ne diye soruyor-
Sun?
Hacı Hafız, lâtasının etekleri uçarak
ona doğru seğirtti:
— Ağam, gelsin diye (sabahtanberi
dokuz doğuruyorum...
— Ne var? Ömere bir şey mi?
— Çok şükür, çocuk iyidir maşallah..
Bakır efeye sokulmuştu. Sıçrar gibi
yerinde kımıldanıyor, fıldır fıldir göz-
leri kıvılcımlana kıvılcımlana gülüyor-
du.
Cumhuriyet
İRAT
'müsahabeler
Okrayna müsteşrikler kongresi
————— 0 0 0g:
— 2 Haziranda “Harkof, ta içtima
edecek olan kongre münase betile—
sey amp mn
1929 haziranının iknci günü, Okray-
na cumhuriyetinin merkezi olan Har-
kof Merkezinde Ukrayna müsteşrikleri
kongresi toplanacaktır. Ukraynalılarla
Türkler arasında o asırlardanberi çok
sıkı münasebetler, dostluklar mevcut
olduğu gibi, inkilâpçı “Türkiye ile Ok-
rayna cumhuriyeti arasında da daha
istiklâl harbimizin ilk günlerinden iti-
baren samimi rabıtalar teessüs etmiştir.
Türkiye ahvalini ve Türk inkilâbını
samimi bir hayırhahlıkla takip eden
Okrayna, 1928 senesi sonlarmda Tür-
kiyedeki ilmi müesseselerle Okrayna
ilim müesseseleri arasında münasebet
ler kurmak için memleketimize husüsi
bir heyet te göndermişti. İşte bu itibar
ile, Okraynada toplanacak olna bu mü-
him kongre hakknda yalnız münevver
ve mütefekkirlerimize değil bütün hal-
kımıza biraz malümat vermeği faydalı
buluyoruz.
Bu kongreyi toplıyan müessese,
“Ukrayna Şark tetkikleri cemiyeti” dir.
1926 kânunusanisinde kurulmuş olan
bü cemiyet, Şark memleket ve milletle-
rini ilmi bir usul ile tetkik edip öğren-
mek ve bu husustaki malümatı geniş
işçi kitleleri arasında yaymak maksa-
dımı takip eder. Cemiyetin Şark ile alâ-
kadar âlimlerden, profesörlerden, mu-
harrirlerden mürekkep 300 kadar azası
vardır.
Çarlık idaresi zamanında Ukraynada
Şark tetkiklerile uğraşan hiç bir hususi
müessese yoktu. Son Bolşevik ihtilâlin-
den sonra, eski Çarlık enkazı üzerinde
kurulan bütün yeni cumhuriyetler gibi
Ukraynada da Şark tetkiklerine büyük
ehenımiyet verildi; ve onun meticesi
olarak bü müessese kuruldu. Burada
yalnız eski Şark kavımarının lisanı, ta-
rihi, arkeolojisi değil, bu günkü Şark
milletlerinin lisanları, hukukları, tarih-
leri, iktisadiyatarı, bütün maddi ve ma-
nevi hareketleri de tetkik ve takip olu-
nüyor.
Cemiyetin idare merkezi “Harkof”
tadır. “Kiyef” ve “Odesa” da da şube-
leri vardır. Cemiyetin mesaisi başlıca
iki şubeye ayrılmıştır: İktisat şubesi,
Tarih ve etnoloji şubesi. Cemiyetin fa-
aliyeti şu beş noktaya müteveccihtir:
1 — İlmi tetkkler
2 — Halka mahsus konferanslar
3 — Nesriyat
4 — Müsteşrikler yetiştirmek
5 — Ecnebi memleketlerle ( fikri ve
ilmi münasebetler kurmak
Bu cemiyetin bizim noktai mazarı-
i mızdan en büyük ehemmiyeti de, Tür-
kiye-Okranya münasebetlerine büyük
ehemmiyet vermesindedir. Çünkü Ok-
,
İ
İ
toplanacak olan büyük kongreyi,
rayna a ile Türkiye arasında çok sıkı si-
yasi, harsi, iktisadi münasebeter mev-
cut idi. On yedinci ve on sekizinci asır-
larda Ukrayna tarihi Osmanlı impara-
torluğu tarihi ile sıkı sıkıya alâkadar-
dır. İşte bundan dolayıdır ki cemiyetin
içtimalarında Türkiyeye (o dair.verilen
ilmi konferansların yekünu yirmi beşi
bulmuştur.
Cemiyet bu ilmi tetkikeriyle ve kon-
feranslariye müvazi olarak, halka mah-
sus ve tamimi mahiyette konferanlar
tertibine de büyük ehemmiyet verniek-
tedir. Mekteplerde, her nevi tedris mü-
esseselerinde, amele kulüplerinde Şark
memeket ve milletlerini tanıtmağa
mahsus konferans silsileleri tertip et-
miştir ki, bunların < sayısı da üç sene
zarfında 400 den aşağı değildir. İlerde
Şark tetkikleriyle meşgul olacak alim-
ler yetiştirmek üzere “Harkof” ta bir
“da bir” canlı şark lisanları omektebi
açılmıştır. Burada şark lisanlariyle İn-
İsilizce ve Fransızca öğretilmekte; ay-
rıca, Şark milletlerinin coğrafiyasına,:
tarihine, idari ve siyasi teşkilâtıma, hu-
kuki ve iktisadi müessesatına ait ma-
lümat ta verilecektir. 1929 senesi zar-
fmda bu mektep ilk mezunlarını vere-
cektir.
Cemiyetin “Şark âlemi” atlı bir de
mecmuası vardır. Siyasete, iktisada, ta-
rihe, Etnografyaya, Filolojiye, Edebi-
yata, Arkeolojiye, San'ata, Bibloğraf-
yaya ait ve münhasıren şarktan bahis
makaleleri muhtevi olan bu mecmuanımı
şimdiye kadar beş nüshası basılmıştır
ki bu nüshalarda Türkiyeye ait kıymetli
makaleler mevcuttur. Cemiyet bu
mecmuadan başka Şarka ait müstakil
eserler neşrine de hazırlanmaktadır.
Bu eserler arasında “Müstakil Türkiye-
nin beynelmilel muahedeleri”, “Muasır
Türkiye”, “Türk Ukrayna”, grameri de
bulunmaktadır. Bütün bunlardan baş-
ka, cemiyet muhtelif sahalara tetkik
heyetleri göndererek mahalli tetkikler
de yaptırmaktadır.
İşte bu haziranın 2 sinde Harkofta
bu
çok faal cemiyet toplamaktadır. Kon-
grenin proğramını ve orada mevzu
bahsedilecek meseleleri de ikinci ma-
kalemizde arzedeceğiz.
Köprülüzade
Mehmet Fuat
Cumhuriyet— Fuat Beyefen-
dinin ikinci makalelerini yarınki
nüshamızda dercedeceğiz.
Macar harp ölüleri abidesi
Budapeşte 27 (A.A.) — Maca-
ristanın sivil ve asker erkânı, se-
firler heyetinin ve halk kitlesinin
iştirakile harp ölülerine tahsis edi-
len mayısın sonuncu pazar günü
ne tesadüf ettirilen ve harp ölü-
lerinin hatırası için dikilen abide-
nin merasimi yapılmıştır. Naibi
hükümet at üzerinde olarak kıta-
atı abide önünden geçirmiştir. So-
kaklar donanmış, kiliselerin çan-
ları çalınmış vo toplar atılmıştır.
Başvekil kont Betelen: memle-
ketin müdafaası uğrunda yarım
milyondan fazla Macar cihan Har-
binde kurban gitmiştir.
Şn dakika da merasimi yapılan
taş bir granit temeldir ki Macar
çocuklarının kahraman evsafı nis-
betinde azametli, kudretli ve de-
vamlı bir yeni Macaristana aittir,
demiştir.
Bir Vapur battı
© Seattle 27 (A.A.) — “ Aleu-
tian,, vapuru, Kodikadasi. sa -
hilinde Yuak körfezinde bir
kayaya çarparak batmıştır. 291
kişiden ibaret olan tayfa ve
yolcular başka bir gemi tara -
fından toplanmıştır.
Üzüm ticaretimiz
İzmir 27 (A. A.) -— Evvelce
17 kuruştan satılan üzüm bu
günlerde asgari 30 kuruştan
muamele görmeğe başlamıştır.
| Yevmi sarfiyat, 350-400 çuvaldır.
Su şehrinde zelzeleler
Ankara 27 (A.A) — Alınan ma-
lümata nazaran zelzele Su şehri
ve havalisinde hafif surette ve
fasıla ile her gün devam etmek-
tedir. Felâketzedelerin iztirapla-
| rım tehvin için hükümetçe ve Hi-
Iâliahmerce yapılmakta olan yar-
dım tedbirleri tevsi edilmiştir.
İzmir tüccar kulübü
İzmir 27 (A. A.) — İki kat
olarak yapılmış olan İzmir tica-
ret sdası binasının üstüne25,000
lira sarfile üçüncü bir kat yapı-
larak asri bir tüccar kulübü
tesis edilecektir.
172 saat havada
Forthworth 27 (A.A.) —
“ Forthwoth ,, otayyaresi 172
saat 32 dakika İ saniye uçtuk-
tan sonra karaya indiği zaman
yirmi bin kişiden mürekkep bir
halk kütlesi Polis kordonunu
yararak tayyare meydanını istilâ
etmiştir. Tayyareciler “ uskur
hasara uğramasaydı daha fazla
müddet havada kalacak idik .
demişlerdir.
9 eylül serkisi
İzmir 27 (A.A.) — Üçüncü
İzmir 9 eylül sergisi 1931 se -
nesinde açılacaktır. İzmir tica-
ret odası bu bapta tanzim et-
tiği sirkülerleri dahili ve harici
bilimum müesseselere gönder-
meğe başlamıştır.
“Bakır 'efenin “de gözünden kaçma - onun keskin zekâsına emniyeti ziyade i kulak asma.
ve damaş Ol ni
mıştı;
— Keyfin yerinde bugün Hafız?
idi:
— Hafız, mollaniın ayağına ipi taktın,
— Ağam bugece düşünürken uykum korkarım...
kaçtı... Ortalık ağarâna kadar şundan |
— Eh... Ne yaparsın ağam... Her yı-
bundan, gelmişten geçmişten, hep dü- | lanın şerbeti ayrıdır.
şündüm... Habip mollanın damarını
buldum ağa...
— Anladım...
— Mollanın aksiliğini, sana demiştim
ya... Onu yola getirmek için bir çare
buldum... Habip molla ile bozuşmak...
Bakır efe, isteksiz bir kahkaha attı:
Hafız?
— Beğenmedin mi ağam?
— Insan durup dururken nasıl kavga
i
— Bulduğunu söyle.
i böyle ticaret
Tayyare Cemiyeti
BB iki gün evvel gazetelerde
Tayyare cemiyetinin kon-
gresi hakkında Ankaradan gelen
bir telgrafnamsz vardı ki cemiyetin
mesaisinden bahisti.
Beş ayda 2,234,000 lira topla-
mış olan cemiyetin piyango vari-
'datı haricinde temin ettiği bu pa-
ra cidden şayanı takdirdir. Fakat
ben muhterem cemiyetin para
toplamaktaki gayret ve faaliyetin-
den ziyade muhtaç köylülere para
vermekteki yüksek görüşünü tak-
dir ve teşekküre daha lâyık sö-
rüyorum.
Tayyare Cemiyeti, kurak saha-
daki -muhtaç halka 300,000 lira
ikraz etmekle, altın yumurta yu-
muttıyan © tavuk hikâyesindeki
yanlış zihniyetle hareket etmedi-
ğini göstermiştir.
Eskiden bu gibi cemiyetler
halktan sadece almağı düşünür-
lerdi ve bazen de halka vermek
lâzım” geldiğini hatırlarına bile ge-
tirmezlerdi. “
Memleketin hakiki kuvvet ve
kudret menbai halk olduğuna göre -
Tayyare Cemiyeti
müteessir olan halka tohumluk
tevzi etmekle kendi; kuvvet ve
kudret menbaıı da takviye et-
miştir.
Bu çok basit 'bir hakikattir,
iakat bunu görebilmek için zihni-
yetlerin değişmesi lâzımdı. Tayya-
re Cemiyeti, bu yardımiyle tam
bir Cumhuriyet ve halk hükümeti
müessesesi olduğunu isbat etmiş-
tir ve işte bundan dolayidır ki
köylüye 300,000 lira dağıtması,
2;300,000 lira toplamasından daha
güzel bir iş olmuştur.
#
e, e
Öyle ise
Angiliz lirası, bütün safrasını
I atmış boş bir balon gibi yük-
seliyor. Borsa rüesasından bir zat
“İngiliz. lirasının yükselmesi tabii
sebeplerle vaki oluyor,, diyerek
bu yükselişi pek tabii görüyor.
Demek ki bizim borsada İngiliz
lirası ebedi bir met dalgası gibi
daima tabii olarak yükselerek ve
ancak inmesi gayri tabii bir ha-
dise teşkil edecek!
İngiliz lirası:
Yüksel ki yerin bu yer değildir!
> e İç z
Öyle ise ey
diyip geçelim!
kuraklıktan -
- Rusya ile
münase batımız
——..
(Baş mekaleden “mabajt)
münasebat zaman zaman Şiddetli şikâ-
i yetileri mucip olan keşmekeşler içinde
, yuvarlanıyordu. Biz ticaret muahede-
sinin aktiyle bir an evvel bu vaziyete
bir nihayet verilmesini istiyorduk. Ni-
, hayet ticaret muahedesi Ooaktolundu,
I onu alkışladık, fakat ne garip ki işte
kâyet ediyoruz. Nerede ise:
— Kaldırın ortadan bu ticaret mua
Diyeceğimiz geliyor. Bu son Sözleri
| şimdi onun tatbik olunmamasından şi-
-
kedesini, çünkü şimdi de onun vücudü
dostluğa zarar veriyor.
ei
mizde de kat'iyyen samimiyiz. Rusyada
muahedesinin
olunmaması gibi işler Sovyet
murların ellerinde mi böyle hırpalanı
ve darbalanır?.. Bu hakikati bilmek bi
zim için çok faideli olurdu
ret muahedesinin tatbik
Rusvayı görmeğe mecburuz.
tatbik
idaresi
âliyesinin, yani “Kremlin”in emirleri ,
j ve kararları müktezasındandır. Yoksa
i bu işler ikinci üçüncü derecedeki me
r
amma ne
çare ki dost ta olsa başka bir devletin
dahili işlerine bu kadar alâka göster-
İ meğe mezun olmadığımız için biz tica
olunmamaşı
bahsinde karşımızda kısaca ve sadece
-
İşin nazik veya kaba noktası şudur ki
bu türlü işler böyle milletten millete
çiştirilecek şeyler değildir. Rusya ile bü
kadar dost olmasaydık bile muahede
gene tatbik olunacaktı. Nihayet mua
hedenin tatbik olunmamasını dostluk
alâmeti diye almağa da imkân yoktur.
Bu vaziyetin içinde bulunduğu keş-
mekeşten çikarılarak bir an evvel ten-
vir ve takriri Türk- Rus dostluğu namı-
Ea dostluk sözleriyle ge:
l
na dahi elzemdir..
“üns Nadi
Efe, ağır ağır kaşlarını kaldırdı:
— Yalan...
Hacı Hafız, gülümsedi:
— Yalan olduğu iyi...
çabuk inanır..
Kadı,
Işimiz bitene
z Yeniden bir istekli çıka
daha
kadâr
Hacı Hafız, yutgundu, parmaklarile | doğruya dargın duralım, ağam... Ak-
sakalını tarakladi:
— Senin Aktaştaki değirmen Sa Yü.
— Var.
— Geçen yıl sâtacak oldundu da; va- | pürüzü olmasaydı,
kıf, sahip çıkmağa kalktiydı. Bundan
— Bula bula bulduğun bu mu belötürü, isteklisi de cayıverdiydi...
— Bunlar geçmiş şeyler be Hafız...
Bugün bir faydası yok...
Bakır efenin ümitsiz ümitsiz baş
çıkartır? Ne kadar 'saklasan eki belli | sallayışı, Hacı Hafızın sinirlerini iğne-
lemişti, İakat renk vermemeğe çalıştı:
olur... Bir sebep bulmalı...
— Onu da buldum...
— Ağam, böyle deme... Bu yıl karnı-
Hacı Hafız, pek boşuna lâf etmez, |mızı ağrıtan, hep bıldırki hurmalardır..
kolay keyfe gelmezdi. Bakir efenin ona, | Sen bir yol beni dinle de, istersen gene
taştaki değirmeni almak istiyen vürdi
»
amma vakfın sahip çıktığını neredense
duymuş, bu da, öteki gibi cayıverdi. Bu
değerinden
verecekti.
Bakır efe, biyiklarının ucunu
— Bundan kadıya ne?
— Kadı, vakıftan tarafa ya...
fazla
kâh
çekerek, kâh çiğniyerek düşünüyordu:
O is-
temiş olsaydı, işi süründürmez, senden
yana, yapar, yakıştırırdı...
— Bunun için Kadıya gidip takaza mi
edeyim?
| Mabadi var |
7
b e ai
a
gi
ÇE
adi!