Özet
Hikâyeler.
Ben... Ben de bitmişim!
Kerim Cavit Bey gümüş renkli saçlarına rağmen hala güzel adammı. Uzun bir boyu, zarf karınaz güçü vardı. Zarin hatları kibar ve sevimliydi.
Masanın başına geçmiş çalşırıyor. Kendisine bir mektup getirdiler. Zarin üstündeki yazayı darp edip sevgilisini baktı. Bu, itiyar bir kadını, hiz tannamadı. İhtiyar bir kadın. Kadın yüzdü bir harebe... Her ikisi de birbirlerine bakarken ağlamak istiyorlar, fakat güldüyorlardı.
Daha fazla düşünmede zarf yrttı.
Şöyle bir mektuptu:.
Sergili Cavit:.
"Hiç giphe yok ki beni umut muşugur. Avrupa 25 senere gibi uzun bir zaman geçtikten sonra baki beni hatalamama da bile umut yok.".
Bundan 25 sene evvel, hâkimin parça keserken, senden aydınlık kocaman yanna dönüyordu. O zama man gecen, belki de biraz güzel dim... Habırların nasusun benim.".
İşte Cavit'in mektubu:.
"Kerim Cavidin kalbi acı acı carıpoyorudur. Gözleri, biraz yağla nemli gözleri, uzaklara daimıs düşüyordur.".
O bitkin hayatta bir tak tak kadım sevmisti. Sağlamdan acıpay bir rengi, gözlerein derin ve carik bir manas olan bu kadın, Ferhunde'nin sevğini. Ne içince ne sırhı kadını.
Simdi bir çok hatara, tataf ve huzulunu bir sırrı eski hayal rubunu kaplamış...
Bir gece Ferhunde evinden çıkınca ona gelmişti...
İlk bir bahar geçeciydi. Cavidin Erenkuyundeki köşeleri in bahçesinde satlere doluşulardı. Ne nefis geçeci! Ferhundenin sahalarından te ninen sarhoş edici bir lokom geiyordu. Birdenbire, ay ışığından güzel sevgilisinin ağladığını hissetmişti. Cavit hayret ve merakla sebebi sevindii. Penbe dudaklı güzel ağı bilikte bikiyile:.
— Bu gece bir daha ele geçemeyce diye aghayorum de mişti...
Cavit bu aslak ve kuvuk du- dakı minicin ağız uzun bir öprüle kapatmuştu.
Cavit dâşiyarıyordu, bu güzel geçeden sonra avlamışlardı. Ne çok göz yasi dökmiş, ne çok ışırap çekmişti...
Birden birde kalktı. "Bu gece pek ada giderim," dedi.
Acaba çok itiyarladım mı? Benim kadar adama ve daha çok itiyarladı mı?
Bütün gün buunu düşündü, Simdi Ferhunde nasıldı. Ne tahaf seydi 25 senen sonra karşısınak...
İtina ile giyindi, tras oldu. Eski sevgilisinin evinin yolunu tuttu.
Kendisi için iyi düşenmiş bir salonla aldatlar. Oturdu ve bek-.
Hendeğe içme suyu getirildi.
Diğer Gazeteler
Tam metin içeriği
Kerim Cavit Bey gümüş
— orerikli saçlarma rağmen hâlâ
bi
— uŞimedilik sallahaı sesmanladik .
—
güzel adamdı. Uzun bir boyu,
Dani 'karınsız vücudu vardı, Cü-
zümün hatları kibar ve sevim-
İliydi.
Masanın başina geçmiş çalışı-
yordu. Kendisine bir mektup
İZekirdiler Zarın üstündeki yazıyı
tanıyordu, fakat kimdi? Onu
.hatırlıyamıyordu.
Daha fazla düşünmedi zarfı
yırttı,
Şöyle bir mektuptu:
< Sevgili Cavil :
< Hiç şüphe yok ki beni unut -
muğşumdur. Avalan; 25 sene gibi uzun
İbiranman geçliklen sonra bölki beni
hatilamana bile imlâ yok.
© Bundan 25 sene evvel, halbini
parça parçe keserek, senden ayrılmış
“kocamın yanıma dönimüglüm. O za-
"anan gençtim, belkide biraz güzel -
dim... Halırlıyor. Msrouz “benmi,
iFerhandeyi 2...
Okadar uzumseneler içinde biri-
"birimizi hiç görmedik... Şimili İzı-
iman düğünü için İstanbıda geliyo-
rum, Bize eski bir dost gibi yardan
leder şiyaretimize “gelirsin değilmi ?
Blini
"skar sevgili Cavit .
Förmuile.,
Kerim Cavidin kalbi acı acı
- çarpıyordu. .Gözleri, biraz yaşla
E
Z
Bi.
“mind
Sİ meme
nemli gözleri, üzaklara “dalmış
üye sayi
kadın sevmişti. Saçlarınınsacaip
bir rengi, gözlerinin derin ve
karışık bir manaswolan bu kadirı,
'Ferhundeyi «sevmişti. Ne. ince
ne sihirli kadındı.
Şimdi bir çok hatıra, tat
ve hüzünlü bir sütü eski hayal
ruhunu kaplamıştı.
“Bir gece Ferhunde evinden
çıkınış ona gelmişti. ;
lik bir bahar gecesiydi.
Gavidin Erenköyündeki köşlde
rinin. e ni pie m İp
dı. Ne nefis ere
Ferhundenin saçlarından
denbire, ay ışığında
“Cavit hayret ve
merakla sebebini sormuştu.
- Penbe dudaklı güzel ağız
- büküle büküle:
— Bu gece bir daha ele
geçmiyecek diye ağlıyorum de-
mişti.
- Cavit bu uslak ve kıvrık du-
ii miniçik ağzı uzun bir
öpüşle kapatmıştı...
Cavit düşünüyordu. bu gire
len «sonra ayrılmışlar:
Ne vçok. ,göz ıyaşı dökmüş,
me.çok ıstırap çekmişti
Birden bire kalktı, “Bu gece
pek âlâ giderim, dedi...
Acaba çok ibtiyarladı mı..
Benim iri we ya daha çok
âhtiyarladı mı :
Bütün gün bunu düşündü,
imdi, #Ferbunde “nasıldı. Ne
tahaf şeydi. 25 .sene sonra
“karşılaşmak...
"İtina ile “giyindi, tıraş oldu.
> sevgilinin evinin yolunu
lendi âyi döşenmiş bir
salona aldilar. Oturdu ve kek
Ben... Bende bitmişim!
<1 ledi. Arkasından bir.kapı açıldı.
Ayak sesi duyuldu.
Kerim Cavit tirtir ayağa
kalktı. Beyaz saçlı ihtiyar bir
kadın ikiielini'birden uzatıyordu.
Kerim “Cavit bunları “uzun
uzun öptü. Sonrada başını kal-
dırıp eski sevgilisine baktı.
Bu, ihtiyar bir kadındi, biç
tanımadığı ihtiyar bir kadın.
Kadın yüzlü bir harabe... Her
ikiside birbirlerine bakarlarken
ağlamak istiyorlar, fakat gülü-
yorlardı.
Cavit kendini menedemedi.
— Senmisin Ferhund:? dedi..
— Benim, benim dedi. Beni
tanıyamadın değil mi? Ne kadar
degiştim, bozuldum değil mi?
Baksana ne hale geldim, yok
yok bakma daha iyi... Sen pek
az değişmişsin Cavit...
“Kerim bir kelime söyleme-
den, söyliyemeden dinliyordu..
Bu ihtiyar kadını sanki hiç
bilmiyordu. Hiç görmemişti. Bu
kadına ait hiç bir hissi hiç bir
düşüncesi olamazdı. Yan yana
sessiz hareketsiz duruyorlardı..
— Sana kızımı tanıtayım.
Tıpkı bana benzer.. Şimdiki
“bana,, değil, seski (bana)..
önce onunla beraber içeri
girmeğe korktum. Seni ilk
görmemin heyecanını kızıma
göstermek istemedim. Fakat
ii ,geçti, Şimdi çağırabilirim..
htiyar kadın kalktı, yavaş ya-
ivaş'kapıya gitti we talazlı bir
sesle kızını çağırdı...
Genc kız gelinceye
ihavadar,.sudan.konuşmağa baş-
iladilar...
“Kapmın
-açildiğı “duyuldu ,
sopa tafta bir seteğin fışırtısı |
İ öşitildi..
“Kerim “Cavit genç (kızın elini
isıktı, sonra annesine:
- — Küşük Hanımefendi tama-
emen siz... dedi.
Hakikaten benzemek bu ka- *
dar alurdu.
'kadar
e sevgili, kaybulan a l
tekrar güzünün önündeydi.
taze vücudü eskisi
lamak için deli gibi bir arzu
duydu.
“Gözlerini “bir saniye bile bu
iki kadından ayıramıyor:
“Benim olan hangisiydi, di-
yordu...
Genç kız gevezelik ediyor,
soruyor, oturuyor, “kalkıyor her |
© ime annesine “benziyor-
Kerim *Cavit birdenbire için-
de büyük bir korku İde.
Eski sevgilisini tamamen ken-
dine benziyen kızını sevmek
korkusu onu hemen ayağa kal-
dırdı..
Şapkasını giydi, çıktı...
“Evine -girdi... Aynanın önün-
den geçerken gördü: Ne “kadar
sürül,
yüzüne daha Lg
— Ben ben de bitmişim di-
ye uzaklara baktı.
Nahkleden
Mümtaz a
Hendeğe içme
suyu getirildi. .
Hendeğe getirilen suyun bir çeşmesi
Hendeklen yazılıyor:
Hendeğin “maişeti “tütüne mün-
hasırdır. Halk “tütün satışlarının
“yüzde birlerini ötedemberi, kasaba-
inin menlaatlerine basretmiştir. Son
Seneler yüzdelerinin otuz bin lirası
ile ve beş ay mütemadi çalışmak-
Ja mükemmel ve fenni'bir suret
getirilen içme suyuna sahip olmuş
tur.
Bu su: Flendeğin altından geçen
yeraltı bir ırmağın Uludere kena-
rından yukarıya fışkırmış meriba-
larından alınmıştır. Alınan su mev-
ibi rim
Limanda
Limanda bir kaza
Evvelki sabah . dimanımızda sis 7
yüzünden Yunan “bandıralı “Dimitriyos
Pandelis vapuru limanda demirli bulunan
Belçika bandıralı “ Veto, vapurunun
üzerine düşerek vapuru sancak cihetin-
den İrasar “uğratmıştır.
— Cumhuriyet —————
YAT
Bir aile faciası
Genç bir erkek karısını öldürdü,
Kotra ile bir Alamn muharririlkendisini de ağır surette yaraladı
“Veto,, vapurunun hasarı hafiftir.
geldi
Dün Künter Verg Mayister
isminde bir Alman müuharriti dört ton-
luk yelkenli bir kotra ile limanımıza
gelmiştir.
Bu “muharrir , bundan bir buçuk
evvel yelkenli kotraile İspanyadan ha-
Milano, Sicilya,
ay
reket etmiş ve Palermo,
Korent kanalı ve Pire tariki ile altı haf-
tada limanımıza gelmiştir.
M. “Künter, şehrimizde bir ay kadar
kalacak ve şehrimizin ahvali içtimaivesi
hakkında tetkikat yaparak
Zacaktır.
Poliste
Polis mütehassısı
Dahiliye Vekâletince, ahiren Ankaraya
celbedilmiş polis smütehassısı -Avustur-
yalı M. Hayden Pelt, Ankarada Imni-
bir eser ya-
yeti umumiye erkânı ile temas etmiş
ve şehrimize gelmiştir.
M. Hayden Pet Polis M. Şerif
B.'le birlikte bazı polis merkez ve .mev-
kiletini “Ziyaret etmiştir. Mumaileyh dün
de, polis M. inde kendisine tahsis edilen
büroda meşgol olmuş, bir aralık polis
M. muavini Hüsnü B.le görüşmüş ve
şuabatın teşkilâtına dair malâmat almıştır.
Davetler
ve Içtmalar
Davet
Tıp talebe Cemiyetinden: o Senelik
2'inci kongramız “2.mayıs “perşembe
günü saat 14te Türkocağında <akto-
lunacağından bilümum azanın teşrifleri.
Mütererrik
Süreyya eperetinde amatörler
Süreyya opereti; kadrosuna ilâveten
yeni «bir “amatörler, heyeti teşkil o et-
miştir, Bu heyete dahil hençlerden ek-
serisi Güzel san'atlar bitliğı temaşa “Şu-
besi telebesindendir.
Ağaç yetiştirme cemiyeti
MerkeZi umumisi *Kemâhta 'bülunan
himayei eşcar cemiyeti bilümum Vilâ-
yetlere «makasıdı teşekkülüne ait bir
beyanname göndermiştir.
Bunda her wwilâyette bu cemiyet şuaba-
tının steşkilindenve ağaç “yetiştirmenin
fevadinden bahsedilmektedir.
Viyana Setfirimiz
Viyana Sefirimiz Hamdi Bey Anka-
raya. gitmiştir.
Ermeni katolikler aresında
Papaslara. taraftar, ve Ermeni Patrik
kaymakamı Nazlıyan zamanındaki heyeti
idareye -mensup Olan .bazı kimselerin
evvelki gün Patrikhaneyi “basdıkları yazıl-
mış isede mes'elenin “hakikati şundan
ibavettir :
Eski heyeti idareyi teşkil seden ve
iğlerindespapas taraftarlarından Kuyum.
cu Papayan, Hisatliyan ve “Azizyan
Efendiler bülunan “bazı kimseler *Vilâ-
yete..müracaatla dayik idare taraftarları
tarafından teşkil sedilen heyeti idarenin
feshile “yeni öntihabat icrasını «talep et-
mişlersede vilâyetçe “kendilerine “hiç bir
cevap verilmemiştir.
Bunlar evvelki gün patrikhaneye
giderek, Başpapas Rokosyan Efendinin
mumancatına orâğmen içtima etmek
istemişlerdir. Taksim Polis merkezine
vakıolan ihbar üzerine bunların içtima
ve üntihabat icrasi için vilâyetten ruh-
sat almadıkları . anlaşıldığından dağıtıl-
mışlardır. “
irtihal
Vakır otabrir ailesinden A. Sırı
Beyin büyük valdeleri Münire Hi. dün
vefat etmiştir. Cenazesi bugün Saraçane
başındaki evlerinden kaldırılarak Edirne
kapı mezarlığına defnedilecektir.
Kıymetli o arkadaşımızı
görmüş ailesini “taziye
ve keder
ederiz. “Allah
| gani gani rahmet eyliye.
——.
Sabık şehzade
Bürhanettin
Avrupa gazetelerinde okunduğu-
na göre, Abdülhamidin oğlu Bür-
hanettin 75 milyon dolar mirasa
konmuş olan ve bir lordun boşa-
dığı zevcesi bulunan bir kadın ile
izdivaç .etmiştir.
İl aa
cudun beşte biri olup saniyede
4-6. litredir.
Su aynca sekizbin liraya mâlolan
tasfiye havuzunda filitceden geçi-
rilmektedir Umumi nüfusumuza
göre yevmiye vyasati sarfiyatı nü-
Mus aşıma 125 Jitreye baliğolacak
vechile maklolunan “kısmı, mevcu-
dunun “beşte biri olmakla beraber
mütebaki kısmından elektrik kuv-
veti istihsali kabildir. Su hazinesi-
nin terşih kutreti 2-4 metro mik-
tarında hesap edilmiş olup .en. müş-
kül hallerde :meselâ “yangın vuku
unda orta kıtada ibir motopompi
altı saat çalıştırabilccskir.
!
l
l
|
Dün 'Topkapıda bir aile faciası
olmuş, genç bir erkek zevcesini
tabanca ile öldürdükten sonra
kendisinide ağır surette yarala-
mıştır.
Bu facia
tahkikatın verdiği
yanı dikkattir. Katil ve müntehir
'Topkapıda Kenikli burun sokağın-
da 4 numaralı
Şehremini tütün deposunda ekis-
bulunan Necati Ef.
hakkında yaptığımız
netice çok şa-
hanede oturan ve
per muavini
isminde bir adamdır.
Necati Ef.nin Zehra H.
genç bir zevcesi vardır.
Verilen -malümata göre Necati
E. 'bir müddetten beri genç zev-
isminde
cesinden “şüpheleniyor,
başka birisi ile düşüp kalktığını
hissediyormuş. Necati Ef. karısının
hiyanetini tesbit edebilmek için
bazı çarelere baş vurmuş, anlaşılan,
gördüğü “ve işittiği şeyler şüphesini
takviye setmiştir.
Necati 'E. dün saat ikide evine
gelmiş, 'karısırile kavga-etmiye, ga-
yet sacı şeyler söylemeğe başlamış
tır. Karı ve koca arasında ceryan
eden bu kavga esnasında neler
söylendiği, ne gibi “hadise ceryan
ettiği malüm değildir. Yalnız bu
kavga “bir “saatten fazla devam et-
miş ve facia ile 'neticelenmiştir.
Anlaşıldığına göre Zehra H.
kocasına çok mühim şeyler söyle-
miş, bu acı sözlerden fena halde
müteessir olan Necati E. tabanca-
sını çıkararak genç karısının üzerine
dört -el ateş etmiştir.
Zehra H. aldığı yaranın tesirile
derhal. vefat setmiştir. Necati E.
karısını öldürdükten sonra taban-
cayı kendi .kalbine tevcih ederek
intiharlar
İki intihaz teşebbüsü
Ustasite kavga eden |
bir çırak kendini denize
attı, bir bekçi de tabanca
ile kendini yaraladı
yine
ol-
şehrimizde
hadisesi
gun
iki intihare teşebbüs
Evvelki
muştur.
Bir
biraz asınması üzerine
kaç günden beri havaların
intihar ha-
çok
mevsiminde
badayı -çık-
madığı halde son günlerde'ki bu
intibar mimayişleri bir moda-hük-
müne girmiştir.
Yeniden ântihare teşebbüs eden-
lerden birisi Valde hanında kâgıtçı
İsmailin yanında çalışan 40 yaşında
Kerim isminde bir İranlıdır. Kerim,
diselerinin çoğalması
dikkattir. Alu ay kış
camına kıyacak bir ka
şayanı
ustasının “kendisine Jena &öZ söyle-
mesinden «müteessir olarak Kum
kapıdaki deniz hamamının yanından
kendini denize “atmıştır.
Orada “bulunan çocuklar Kerimi
denizden O çıkarmışlardır. Zabıta
marifetile hastaneye (gönderilen
karısınm ;
Kerim .dün hastaneden çıkmıştır.
İntühare teşebbüs (edenlerden
ikincisi de Yedikulede bir fabrika-
da bekçilik eden Murat isminde
bir adamdır. Muradın, birisine 100
lira burcu varmış, burcunu ödeye-
memiş, bundan müteessir olarak
intihare karar vermiş ve tabanca
ile iki yerinden kendini yaralamış-
ur. Murat hastaneye kaldırılmıştır.
Kazalar
Silihtar ağa fabrikasında
hir kaza
Evvelki gün Silihtar ağa elekti-
rik #abrfikasında bir kaza olmuştur.
Fabrika .dahilinde bir mahalden
diğer mahâle bir boru nakledilir-
ken “bu «boru “ameleden Necati is-
minde /birinin 'üstüne düşmüş,
zavallı adamın kaburga kemiklerini
kırmıştır. Necati E. hastaneye
kaldırılmıştır.
iki el daha ateş etmiş, yere seril-
miştir.
Hadiseyi: haber “alan polis -me-
murları Necati E. yi ifadeye gayri,
muktedir “bir halde hastaneye kal-
dırmışlardır.
Tahkikata devam
edilmektedir.
Şair Eşrefin
memleketinde
Kırkağaç bugün çok
harap bir vaziyettedir
Kavunlariyle meşhur
olan Kırkağaçta halk
bugün işi tütüncülüğe dökmüştür
Kırkağaçta yeni açılan Belediye caddesi
Kırk ağaç 18 (Hu. Muj— Şair Eş-
relin şiralüt memleketindeyim. Soma-
dan gelirken otomobilimiz yem yeşil
bir çamlığın koyu yeşil gölgeleri içinde
Somadan
seyaha-
bizi cennetlere götürüyordu.
yirmi dakikalık bir otomobil
tinden sonra bu zümrüt sahanın kuytu
bir köşesindeki viran şehre girdik.
İsmail Hakkı Bey ismindeki biricik bir
Kaymakamın eseri himmeti olan büyük
bir belediye ve bir kaç ulak telek yeni
başka
Bu kadar güzelilkler içinde bu
derece metrukiyyete doğrusu acıdim.
Ky
Kırkagaç; kavuniyle marultur. Senede
2000 vagon kavun
Çeoprağa üç dört
binadan her, tarafı harap bir
şehir.
çıkaran bu Teyizli
senedenberi büyük
mikyasta tütün ekiliyor .
1,500;000 kadar istihsal
lerini. çok iyi “iatlarla satan Zürra bir |
senede kilosunu kırk, elli Kuruşa mal
ettikleri tütünlerine müşteri bulamıyor.
Geçen sene
olunan tütün-
Otelin gazinosunda gözümün önünde
bir kaç İzmirli smusevi tüccar kilosunu
18-20 kuruşa alıyorlardı :
Bu 'azim zararın salunda inleyen
Zürra ayni zamanda muhtekir faizcilerin
demir pençeleri alunda da kahroluyor...
Ziraat Bankasının bu kazada Züraa
faydası olmayormuş .
*
..
Bugün şair Eşrefin hanesini, kendisi
gibi şair oğlu Mustafa Şatim Beyi zi-
yaret ettim. Merhumun ,pek çok haki- |
mane şiirlerini ezbere bilen oğlu bu
28 Nisan 1929 sem
Haridi haberler
Büyük devletlerin
—immemm —
Londrada Hint
istiklâli için
nümayişlar
Londra 96 ( A.A. ) — Mint emiğlt
konğresinin Londradaki gruplarının azas
siyah “bayraklar çökmişler ve “Hindistan
için hurriyet istiklâl, “yazılı Jevhalar as-
mışlardır. Hint milliyetperverleri bir ta-
kım risâleler dağıtmışlar ve Simor ko-
msiyonu istasyöna * geldiği
nümayiş yapmışlardır.
Pamuk ameflesinin grevi
Bombay 26
zaman “bir
(A. A)— Bombay: pa-
muk imalâtkanelerinin' umumi - grevi
başlamıştır. 84 imalâthaneden 38'i ka-
panmiıştır. 100 bin kadar amele işini
terketmiştir.
Hint kanun esasisi komisyonu
azaları Londrada
Londra 27 ( A.A.) — Sir John
Simonun -riyaseti altında Hint ka-
nunu esasi komisyonu azası bugün
buraya gelmişlerdir. Sir John Simon
bayanatta bulunarak Hint merkezi
komitesindeki arkadaşlarının tekrar
müzakeratta “bulunmak üzere Ha-
ziranda İngiltereye (geleceklerini
ve bu -müzâkeratın bilhassa İngiliz
ve Hint. hükümetleri arasındaki
münasebetler mes'elesine ait olaca-
ğını ei ie sen
CumhuriyelE3i
Halk sütunu
——.——
(Her karilmizin vazih imzalı şikayet
ve müracaatı bu sütunde mutlâka
mevzuu bahs olur. Ancak mektuplar
geldiği tarlhe nazaran sıraya tabi
tutulur. Mektupların muatfâka kısa
olması ve Kâğıdın yalnız 'bir tarafına
yazılması NAzımdır.)
Ben yüksek mühendis mektebinde
Topograf şubesinde bulunuyorum. Aile-
vi vaziyet icabı ile İstanbulda ve ya
taşrada her hangi bir şirket nezdinde
Ressam ve Topograf olarak çalışmak
istiyorum.
yüksek mühendis mektebinde “7 şubesinde
BŞ He
Muktedir Muhasip
Bir çok müessesci tüçcariye ve şir-
ketler muhasipliğinde bulunmuş mükte-
dir ve tecrübeli bir muhasibe hesabatını
tanzim ettirmek arzusunda “bulunan
ticarethaelerin; Maksudiye Han 8 riuma-
rah mağazaya tahriren müracaatları.
Telefon İstanbul 804
A
bildiğimizden büyük şairin yüzlerce
şayanı nakil ve şayanı ibret menkibe-
lerini anlattı. İstasyon caddesi üzerin-
deki kitabeyi işte aynen yazıyorum:
Kabrimi kimse ziyaret “etmesin allah için ..
Gelmesin reddeylerim billahi öz kardeşimi...
Gözlerim ebnayi sademden o rütbe yıldaki...
İstemem ben fatiha tek çalmasınlar taşım ..,
Eşref; yalnız;şair değil hem de zama-
rin sen nafiz nazarlı bir hakimi imişl o
zamanın büttin şenayiini karikatlirize
Şair Eşref
j ederek işi alaya vurarak, cesaret ve
metanet ile tenkit etmiş..
Lİ
.#
Kırkağaçta Hakkı Bey namında bir
zat büyük bir pamuk ve zaytinyağı
fabrikası yaptıracakmış... “İşittiğim doğru
ise ekser yapılan #abrikalar «gibi bu da
mazot ile işleyecekmiş.. Memleketimiz
de mazot yok iken, gene memleketi-
mizin meselâ Zonguldâk kömürlerini
satacak mahreçler ararken harice müra-
caat etmekte nc mana ve ne Tâide
vardır?
İktisadiyattmızı düşünüyorsak Jha-
riçten az mal alalım, hatice çok mal
satalım.
A. Fuat