language

ustmenu

searchbar

Cumhuriyet 1929-05-27 Sayfa 3

 



Özet

Karilerimize tenzilat yapan müessesesel 3 inci liste.

Ticaret muvazenemizdeki açık tehlikeli midir?

Muharremin bir yıl dönümü.

İşte haberler:.

1. İzmirdeki komünist tahkikatı bitiyor.

2. Karşılaştığımız müesseselerin 3 inci listesi.

3. İktisadi bahsiler: Ticaret muvazenemizdeki açık tehlikeli midir?



Diğer Gazeteler



Tam metin içeriği

Tayıs 1029 Se

uriye”2

7 Mayıs 1929 | yi e

i dani Yi vg

evteiii lin balonu 75 güne kadar
sasi Amerikaya gidecek
ilimi : (A.A.) Grafi
e nal in balonunun 15 gün zarfında
m beyan? Tika seyahatine (o çıkacâğı
hmut EsatB.

» ichshafenden bildiriliyor
ani iye
ki olan bey “hk €rlin 26 (A.A.) — M. Ecke-
nların faydasi" Bi
azaları tecil GENE MİSafir olan fransız bahriye-
< : t : , imi
etmedik i çak i âyyare (o imalâthanelerini

dili Sisler, M. Yunkersin evinde
eza görecekleri Yemeğini yemişlerdir. Bahri-

a
5 4” ler Almanyanın her tarafında
Dahi” kkleri hüsnü kabulden çok
,. 48sis olmuşlardır. Almanya
ala
pa Pep imc müsafirlerinin o bütün
hart ve Rig ii toprağında resmi kıya-
İSİ el € serbestçe dolaşabilecek-
ariniza > SERİN bildirmiştir
olduğu takd R eğtim
inde şehrimiZ* 8s'ut bir yıl dönümü
klerdir. İsa o5 ( Hususi ) — Gazi

iği muamele — etleri Havsavı ilk defa olarak
resmi alınmam 1 Mayıs 335 te teşrif buyur-
Kargı ee “ yardı, Havsalılar bu tarihi gü-
yet gönderiy i adan ve yürekten kopan em-
Ri Üzerine | a tezahürat ile tesit ettiler,

tmekte fakat
iye sabıkalil ve “ime bir topçu alayı; bütün
“€pler kasaba halkı, ve etraf-

arından yenii ei
Belen bir çok köylüler iştirak

ektedirler. KL, — dei
ümeni 23 mek l 4 Serdir. Gazi Hazretlerinin oda-
ihalesine "Önüne tak ızaferler yapıldığı

İh di sada baştan başa donan-
ip heyeti umü pir.

miniş ve hey€iğ “İerasim alayı mektep meyda-

etmiştir. | adan hareketle hükümet konağı
Hari i İder ge zerek Gazi odasının
15 güne kaf. hana gelmiş ve iki hanım ta-

ahatine çıka
ö $ dan taşman halâskârın büyük

“aki resmi bir mevkii hürmete
ilmuştur. alayı bu
p, İn önünden geçmiştir. Bundan

Hanın italyölik,
verilmekte İSG
i haberler he”

Merasim

ir, İİ “istiklal marşı çalınmış, badehu
tayyaresi gel€€ diye namına Hazım ve C.HLF
elecektir. .. Ma Yusuf, mektepliler'namına
2 et! ydi hi beyler birer nutuk irat etmiş-
meşgul olani#j, gi), ece asker ve mekteplilerle
larında topla “hi Tarafından fener alayı tertip
keci gibi MİŞ, sabaha kadar çok güzel

uz et sattırmö? ii it geçirilmiş, topçu alayı tara-

dir. Bu teşek an da mükellef bir Ziyafet
ile intikal edib miştir, yay
Zebir -oğlu

— 001
Havai Yunan bahriyesi

» yapılacak ledâfüş maksatlarla
ilâyet “dün vale Viye ediliyormuş
ıde toplar ,N Atina 96 (Hususi) — dönanma-
ak 23 mekt€ takviyesi hakkındaki. program
ihalesine mil edilmiştir. En ziyade hafif
a tutulan mÖğ)üh siparişine meyledilmektedir.

larının da tec&i
ve yeni yapi
eti inşası gö”

ram kati şekli İngiliz tensik
“nin muvasalatından sonra ya-

ak istişareler neticesinde tesbit
âtbik edilecektir.

kçi mektebi he heyeti babriyesi yarın
lduğu anlaş! 1 “Ya muvasalat edecektir.

ki sabık Çar Ahi yertar mehafilde Yunanis-
unduğu bin&” teslihatı bahriyesi başka dev-

Iduğunu yaz!
ve neşriyatı
lan Defterd:

TİN sefaini bahriye sipariş et-
nden. ileri geldiği ve teda-

İr maksatla: yazıldığı beyan

nıştı. Defter&” ektedir.
ıda Tapu id8'İ Vatikan ile aktolunan
evrak gönde" muahedeler

ka göre bin4 Bükreş 26 (A.A) — Âyan mec:
duğu hakkın pal ık makamiyle aktolunan
cuk etmekt€' j “Ordatoyu 9 muhalif reye karşı

na göre W Te ile tasdik etmiştir.
uni bir sur ir 25 CA. A.) — Âyan
itir. Sİ 6 reye karşı 315 rey ile

yl yi ile Vatikan arasındaki mua-
Neyi kabul ve tasdik eylemiştir.

kara şehrinin plânı

vhidi kanuf!
edildi

ye mz ği Ee ehirinin ülüğei tetkik
lunacaktır. ö& Jüri heyeti Yunus Nadi
a iri gn riyasetinde toplanarak

1 ârı tetkik eden heyetin
» imtihanla Ny, in raporunu dinlemiştir.
ise ve Musti, tin jansenin plânını kabul

uniyet imti Si muhakkak gibidir.

zmirdeki komünist tahkikatı
bitiyor

İzmir 26 (Hu. Mu.) —

Komü-
nistlere ait tahkikat ilerilemek-
tedir. Maznunlar bir haftaya
kadar mahkemeye verilecek -
lerdir.

B. M. M. inde

Ankara 26 (Hu.Mu.J— Mec-
liste Türkiye - İngiliz seyyar ti-
caret memurları mukavelesinin
tasdiki ve bir münakale lâyihasi
müzakere edildi.

Celse yarına talik edilmiştir.

M. Muhtar Paşa mes'elesi

Ankara 26 | Hu. Mu.J — Muh-
telit encümen Mahmut Muhtar
Paşanın Divanı Âliye sevki maz-
batasını heyeti umumiyeye sevket-
miştir. Yarın mazbata ruznameye
ahnacaktir.

Gümrük tarifesinin müzake-
resi son içtimalarda
yapılacak
Ankara 26 (Hu. Mu.)— Tahkika-
tuma nazaran yeni gümrük tarifesi
meclisin son içtimalarında müza-
edilecektir. Çünkü bütçe
mezkür tarife üzerinde
tetkikat yapmaktadır.

Tarifenin mecliste mizakeresi
esnasında maddeler müzakere
elundukça bütçe encümeni lüzuni
gördüğü maddelerin tadilini isti-
yecektir.

Tedris ile meşyu! zabitan
hakkında

Ankara 26 (Hususi) — Yüksek
ve orta mekteplerde askerlik dersi
veren zabitana 15 liradan 40 lira-
ya kadar üçreti tedrisiye verilmesi
hakkındaki lâyiha Heyeti Vekileco
meclise gönderilmiştir.

Hamburgta yangın ve dolu ile

karışık bir fırtına çıktı
Hambürp 25(A.A.) — Dün
yangın ve dolu ile karışık fırtına
çıkmış, şehrin şimali şarki kısmın-
da büyük hasarata sebep olmuştur.
Ekinler pek çok hasara uğramış
telgraf ve telelon telleri harap ol-
Müteaddit
etmiştir. Bir kişi ölmüştür.
Ecnebiler hanği işleri
. yapamıyacaklar ?
Ankara 26 ( Hu. Mu. ) —
Türkiyede ecnebi devletler ta-
baasının hangı san'atları yapa-
mıyacaklarına dair hazırlanan
lâyiha meclise gönderilmiştir .
Bu devrede intacı muhtemel-
dir. Bu lâyihaya göre ecnebiler
doktorluk, ebelik, diş tabipliği,
kaptanlık, şoförlük, aavukatlık
deniz esnaflığı, gazete müdürü
mes'ullüğü, davlet inhisarına tabi
bayilikleri yapmıyacaklardır.
Japon askeri heyeti
Ankarada

Ankara 26 (A.A.) — Şehri-
mize gelmiş olan Japon askeri
heyeti bugün büyük erkânı
harbiye reisi müşir Feyzi Paşa
Hazretlerini ziyaret etmiştir.
Maliye Vekili İstanbula

gelecek mi?

Ankara 26 (Hu. Mu.) — Ma-
liye Vekili Saracoğlu Şükrü
Beyin İstanbula gideceğinden
burada malümat yoktur. ken-
disine sordum. İstanbula gide-
ceğim haberi olmadığını söyledi.

Maliye Müsteşarlığı

“© Ankara 29 (Hu. Mu.) — Ma-
liye Müsteşarlığına kimin tayin
edileceği, şimdiki müşteşarın
dainler vekâletine tâyininin ta-
hakkukundan sonra anlaşılacaktır. !

muştur. yandın zuhur

da başlıyacâ) / ği Mü ye edebi tefrikâmız : 18
di verecef Oğrı yanık

u
rında pe / Ya Hariri: Mahmut Yesari
delerini “ et lana yürümeğe başladılar. Meh-
kupon ! i 40) elleri arkasında, Kuka tesbihini
Nü Seviş getirir gibi çenesini oyna-
İ Ep Ali efe, büyük kardeşine göz
armayrı İl 'ik yordu. Tekeli Mehmet efe,
ırları gd NN üği ühim ve karışık, nazik şeyler
de mü ge akin Ü zamanlar, bu hali alırdı.
j üç mu ” e Alt başına gelmişlerdi. Ali efe,
aibraz 99 dah ala Yürüyelim mi?
âta az” di p tfe, etrafına göz gezdirdi.
Ee Göyg deli ceviz ağacını gösterdi:
gi “liğe oturalım.,.

“İİrmik

Karilerimize
tenzilât yapan
müesseseler

8 inci liste

Kasap Naum, Galata, Karaköy,
18

Şubesi: Beyoğlu, Tiyatro Sok, 27
Her nevi et üzerine

Haas (5), (Tüccar terzi) Beyoğlu,
Teke Sok. 436 Ismarlama kostüm
ve dikiş üzerine T
Senih Saip ve H. Hüsnü «Eman»,
Elekirik tesisat mağazası Beyoğlu

Surye Çarşsı 33 Şubesi: Kasımma-

şa, Camii kebir 15

Elektrik tamiratı 4010

Elektrik edevatı e 5

Elektrik tesisatı (nakten) oi
> > (veresiye) 9g 5

Avizeler p10

<p10
op 5
dp 5

Radiyo ve aksesuarları

Her nevi motör ve tesisatı
Ampul

| Mezeci «modern» (A, Bilinkof),

Beyoğlu, Tünel pasajı yanında
Sofialı Sok. 14
Mezeler Ya 3

Yerli ve ecnebi müskiratı
Necat ticaretanesi, Istanbul Bor-

sa karşısında 6İi

Göbek, kasık bağları ve (Fenni
korsalar 4510
Fenni gözlükler 9,19
Lâstik çoraplar ge 5

Jilet takımları e 5
Sıhhi Banyo (ML. Sarkisol), Beya3-
lu, Bursa Sok. Yeni yol 13

Abonımanlar üzerine 7,10
Komple banyo üzerine İp 5

Pedikür ve kükürt banyolar. ğg10
Norayr (Diş doktoru) o Beyoğlu,

Ağa Camii karşısında Bursa Sok, 1

Takim ve kauçuk işler 9515
Bilümum tedavi ve altın işleri 010

Demosten Korpi ve Şürekâsı
(Makarna fabrikası), Cibali De-
girmen

Şube: Galata, Hıdıroğlu
N. 9, Zemin kat
Makarna ve kesme makarna
Muhtelif şehriye

Han,

KAR
daa

Foto Femina, Beyoğlu, oIstiklâ!
Cad. 397

Tarife fiatları üzerine

Davit Molho, Galata, Haraççı Sok.
12 Her nevi kumâş Go
Jorj M. Baö, Galata, Mertebani
Sok. Yakut Han 8,

Kadın şapkaları

Kadın çorapları

Ipek şallar

Şark lokantası (o (0. Buluzyan),
Galata, Perşembe pazar, 51
Bilümum mekülât üzerine
Meoeyis A. Benozyo, Galata, Doğru
Yol 112, Kumaşlar

Ismarlama kostüm

“510
Dikiş fiatı e 8
İ a ep e İda

Sulh siyaseti

(Baş eki mobait!
bundan sonraki (siyaseti de Türkleri
tatmin edecek mahiyette tecelli etsin.
Suriyenin şimalinde Türkiyeye rahat-
sızlık veren bir hava yaratmak ve ya-
i satmakta Fransanm ne menfaati olur
bilmeyiz, fakat böyle bir harekette her
' halde Fransadan Türkiyeye bir dostluk
. şeklü mahiyeti olamıyacağını pek iyi
biliriz. Hem mademki aradaki ihtilâf-
,Jarın halinden bahsediliyor, bu müna-
sebetle Cenup hududumuzun cenubun-
/ da kalan Türkler için taahhut olunmuş
elan ve şimdiye kadar asla yerine geti-
rilmemiş bulunan hukuka bundan son-
| ra olsun riayet © olunup Olunmaya-
i cağını sorabilir miyiz? o Görülüyor ki
| yalnız bizim sulhperver (oolmaklığımız
İ kâfi değildir, ayni zamanda başkaları-
nın da sulhperver olmaları lâzımdır.
Bu esası bütün memleketlere ve bü-
tün mes'elelere teşmil! edebiliriz. O za-
man bütün dünya müvacehesinde takip
; | ettiğimiz ve edeceğimiz siyasetin hakiki
mahiyeti meydana çıkar, ve bizim sulh-
perverliğimiz de hakikaten işte böyle
| bir siyasettir.

Yunus Nadi

a

20

MAN
GG

9-5

— a) ? 5) 4 amm —

Türk - Yunan

Muzakeratı devam ediyor
i o Ankara 26 (Hu.Mu.) — Yu-
nan sefiri Hariciye vekilini zi -
yaret . ederek ihtilâfli mesail
hakkında müzakerata devam
etmiştir. Gerek sefir gerek

muhtelit mübadele bitaraf azası
dün dahi Hariciye Vekili ile
temaslarına devam etmişlerdir.

5
5

EM ll ln iy ri eğ e es Aİ a NC LR e ME ME Saü SP YA DE FL ŞA ere pe o Öl lie aş m e ee,

g5

Cumhuriyet *

( İktisadi bahisler j

N

ZE al Np Ny Şe Pl İİ aç gl gi KR İLANİE EK 3 ağn A ARC ge Sag

Ticaret muvazenemizdeki açık tehlikeli midir?

Bir memleketin diğer memmekeilele |
olan harici ticaretinde ithalât ve ihracat
arasındaki ticaret muvazenesinde ihracat
çok olursa aktif yani alacaklı muvüzene,
buna mukabil ithalât çok olursa passif
yani borçlu muvazene vardır denilmekte-
dir. Aradaki açık ne kadar yüksek olursa
bu borçlu muvazene umumiyetle o mem-
leketin iktisadiyatı için zararlı ve tehlike-
li sayılmaktadır. Meselâ, 'Türkiyemizin
ithalâtının ihracatından fazla olması çok
İena görülmekte ve bu açık nisbetinde
memleketten parasının harice çıkdığı ve
daha doğruca bir izah ile memleket para-
snm kıymetinin tenezzül ettiği ve
memleket servetinin mahva doğru gittiği
söylenmektedir.

Fakat, acaba bu doğru mudur? Yalnız
ticâret muvazenesine bakılarak memleke-
tin fakirleştiği behemehal iddia olunabi-
lir mi? |

Hakikati halde yalnız ithalât ve ihracat
arasındaki ticaret omuvazenesiyle bir
memleketin iktisadi hali ölçülemez. Bü-
tün memleketler için en doğru vaziyeti
gösterebilen ancak Zediye muvazenesidir.
Tediye muvazenssinde ticaret muvazene-
sine esas 'olan ithalât ve ihracat madde-
lerinden maada: Gümrük kayıtlarından
hariç kalan ithalât ve ihracat, ecrebi
memleketler için yapılan deniz nakliyatı,
limanların faaliyeti, transit işleri, itha-
iât ve ihracat işlerinde sigortalar , komiş-
yon ücretleri, ecnebi seyyahların masraf-
ları, memlekette oObulunan ecnebilerin
memleket haricinden “gelen paraları,
memleketten harice gönderdikleri ka-
zançlar, memlekete gelen ecnebi sermaye-
Sİ, ecnebilerin tasarrufuna geçen gayrı-
menkul kıymetler, : istikrazlara yapılan
senelik tediyeler, ecnebi memleketlerden
alınan ve ya ecnebi memleketlere satılan
esham ve tahvilât ve bünlarin faizleri ve
temettüleri, hariçte bulunan vatandaş-
lara gönderilen mebaliğ ve bunlarin
memlekete gönderdikleri paralar ... V.S.
gibi diğer muhtelif aktif ve ya passif he-
saba geçebilecek olan unsurlar mevcuttur.

Netekim Türkiyemizin 1926 tediye mu-
vazenesi Âli Iktisat Meclisinin haziran-
daki içtimgında tetkik ve tesbit edilecek-
tir. Bu suretle tediye muvazenesi ticare$
muvazenesinden daha umumi ve şumullü-
dür; ve memleketin vaziyeti iktisadiyesi-
ni daha ziyade vazih olarak gösterir. Te-
diye muvazenesinde de İthalât ve İhracat
en mühim unsuru teşkil etmektedir. Bu
Müvazenenin alacaklı ve ya borçlu olarak
takarrür etmesinde ithalât ve ihracat mü-
him tesir yapmaktadır. Binaenaleyh ne
olursa olsun ithalâtın ihracattan çok fazla

3 |olması mutlaka zararlı ve menfi bir va-

ziyet demek midir? Bunun halli lâzım-
dır. Şuaşağıdaki Oorakamlara (bakacak
olursak Avrupanın başlıca memleketlerir-
de umumi harpten evvel yani 1912 sene-
sinde ticaret muvazenesi passif idi Yani
bütün bu memleketlerde bu muvazene
açık göstermekte idi.

“ İTHALÂT ' İHRACAT

: Milyon Mark.

İngilterenin 12915 9944
Almanyoanin 10695 8957
Fransanın 6361 5309
Holandanın 5666 4645
Belçikanın 3966 3161
İsviçrenin 1571 1086
Italyanın 2883 1917
Avusi. ve Macarist. 2964 2263
Bulgariştanın 161 151
Yunanistanın 142 118

Halbuki bu memleketler iktisadiyatta
tarakki ve inkişaf etmiş memleketlerdir.
Buna mukabil Avrupa harici memleket-
lere bakılırsa 1912 senesi ticaret muvaze-
nesi bu memleketlerde aktif idi, yani ih-
racat İazlası vardı.

İTHALÂT İHRACAT
Milyon Mark.
Şimali Amerikanın 6264 8457
Meksikanın 384 626
Arjantinin 1559 1964
Brezilyanın 1302 1534
Avustralyanın 1593 1609

Görüliyor ki ticaret muvazenesinde müs-
bet vaziyette olan yani ihracatı fazla olan
memleketler daha ziyade (deniz aşırı bü-
yük Ziraat müstahsili olan memleketler)
idi.

Her memleket hayatı iktisadiyesinin hu-
susi vasıflarına göre ziraat mahsullerinde
ya ithalâtcı veya ihracatcı ve kezalik sa-
nayi mamulâtında da ya ihracatcı Veya
ithalâtcı olarak görünmektedir.

Meselâ (Muğday) İngiltere 791-Alman-
ya 399- Belçika 357- Holanda 352- İtalya
328- milyon marklık buğday ithal etmişler-
dir. Buna mukabil Rusya, Romanya, Kana-
da, Avusturalya buğday ihraç eden mem-
leketlerden idi.

Meselâ: (Pamuk) İngiltere 1233- Alman-
ya 604- Fransa 442- Japonya 308- İtalya

78- Avusturya ve Macaristan 255- Rusya

252- Belçika 136 milyon miarklık pamuk
ithal etmişlerdi. Buna mukabil Şimali
Amerika 2458, Mısır 477 milyon marklık
pamuk ihraç eylemişlerdir.

Meeselâ (Maden kömürü) Fransa 292-
İtalya 223- Holonda 193- Avusturya ve
Macaristan 144 milyon marklık maden kö-

mürü ithal etmişlerdi. Buna mukabil İn-
giltere 745- Almanya 368- Şimali Amerika
189 milyon marklık maden kömürü ihraç
eylemişlerdi..

Meselâ (Makineler) Rusya 318- Fransa
177- Avusturya ve Macaristan 101- milyon
marklık makine ithalâtı yapmışlardı. Buna
mukabil İngiltere 595- Almanya 544- Şi-
mali Amerika 392 milyon marklık ihraç
etmişlerdi.

Bu suretle her memleket kendi vaziyeti
iktisadiyesine nazaran (muhtelif ham
maddeler), (yarı mamul riaddeler), (tam
mamul maddeler) için ya ithalâtçı veya
müstahsili memleketler ziraat mahsulle-
rinde ihracatçı ve buna mukabil nüfusu
çok olan Avrupanın sanayi memleketleri
bu mahsullerde ithalâtçıdırlar.

Şu halde ticaret muvazenesindeki açık
ne zaman ve nasıl muzir ve tehlikeli
sayılmalıdır?

Maruf iktisat (âlimlerinden Viyana
Darülfünunu Profesörlerinden Philippo-
vich diyor ki: (Passif bir ticaret muvaze-
nesi bir memleketin iktisadiyatı için daima
zararlı ve tehlikeli değildir.

Belki memleketin iktisadi inkişafını tacil
hususunda âmil ve müessir olabilir. Ticaret
muvazenesindeki her passif madde muka-
bili olarak bir aktif madde vücut bulur,
Meselâ istikraz suretile memlekete giren
, ecnebi parası, memlekette seyyahların bı-
EN paralar, memlekete hariçten
vatandaşların gönderdikleri paralar, ve
nihayet diğer memleketlerde işliyen mem-
leket sermayesi gibi suretlerle bu karşılaş-
ma vaki olabilir.

Eğer ithalât fazlası yalnız istihlâke yâ-
rayan maddelerin fazla ithal edilmiş ol-
masından ileri gelmişse -bu 'zararh ve
tehlikeli olur. Fakat istihsale yarayacak
ve sanayide kullanılacak olan ham ve
iptidai maçdelerin ve alât ve makinelerin
ithalâtındaki fazlalıktan ileri gelmiş olan
passif ticaret muvazenesi memleket için
faidelidir) demektedir.

Biz onlara ilâve olarak memleket aha-
lisinin gıda ve maişetinde hariçten gelmesi
zaruri olan maddelerin ithalâtını da
mutlak çok zararlı olmıyan bir passif
madde addedebiliriz. Çünkü (İyi gıda, iyi
maişet, ucuz hayat) memleket iktisadiya-
tının ve bilhassa sanayiin inkişafında â-
mil olur.

Görüliyor ki ticaret muvazenesi ve bun-
dan daha geniş olan (tediye muvazenesi)
memleketin iktisadi hayatında çok ehem-
miyetlidir. “ Memleketimizin ticaret muva-
zenesi de açık göstermektedir. Bu açığın
sebeplerini ve belli başlı ihracat ve ithalât
emteamızı ve bu açığın memleket icin ik-
tisada ne dereceye kadar zararlı olabilece-
gini diğer bir makalede tetkik edeceğiz.

M . Vehbi

İran - Yunan ticaret mukavelesi

Londrada imzalandı

Atina 26 (| Hususi) — Londradan bil-
dirildiğine göre mezkür şehirde İran ve
Yunan sefirleri arasında bir İran ve
Yunan ticaret mukavelesi imzalamış-
lardır.

—ğ—.

Türning klüp
heyeti umi miyesi

—.—20—.—

| Birinci sahileden mabaat |

Evvelâ Safiye Hüseyin Hanım
celseyi acmış müteakiben cemiye-
tin bir senelik mesai ve faaliyet
raporu okunmuştur.

Senelik rapor ittifakla kabul
edilmiş, ve içtima dolayısile Reisi
Cumhur Hazretlerine arzı tazimatı
mübeyyin bir telgraf keşidesi de
müttefikan takarrür etmiştir.

Pertev Paşa yollardan bahs-

etmiş ve Hakkı Şinasi Paşa da |

yolların ehemmiyetle nazarı dik-
kate alındığını ve hükümetin bu
işle meşgul olacağını söylemiştir.
Badehu, heyete muvaffakiyet
temenni edilerek içtimaa nihayet
verilmiştir. İçtimadan sonra hazıru-
na bir çay Ziyafeti verilmiştir.
Dün ittihaz edilen mukarrerata
göre, Seyrisefgin Topliane yolcu
salonunda seyyahlardan aldığı

ellişer kuruştan cemiyete de yar-
dım temini için teşebbüsatta bulu-
nulacak ve yakmda cemiyet aza-
larına mahsus olmak üzere bir

deniz tenezzühü de tertip edile-
cektir.

Türing kulübün ekserisi Türk
olmak üzere 247 azası mevcuttur.

İzmirdeki komünistlere ait
tahkikat

İzmir 26 (Hu.Mu.) — Komür-
nistlerin evrakını mustantik ya-
rın müddeiumumiliğe verecek-
tir.

“Geviz ağacının gölgeliğine kadar, ge-
ne konuşmadan yürüyorlar.Mehmet efe
sırtını ağaca dayıyarak, oturdu:

— Oh. Yorulmuşum .be...

—Ben eve gelecektim... Niye çağırt-
madın? Boşuna yoruldun ağa..

Mehmet efe, yorgun ve halsiz gülüm-

— Evde konuşmamızı istemedim...
Kadınlar duymasın; diye...

Ali efe, gözlerini kırpmış, bütün dik-
katini toplamıştı; dinliyorum. Der gibi

Mehmet efe, çevresinin ucuyla Şa-|
kaklarından sızan terleri kurutuyordu:

— Eminenin işi kötü...

— Emine, hastalandı af

— Yek... Emine değil Emgnenin işi,

İtpeciğin kaamndaki kalın, | diyorum... Beni — tasaya düşürdü.

— Neden ki?..

— Nedeni var mı be Ali? Gülsüm ka- | baktı. Bu bakışin:

, Abuk sabuk söyleme... Ben, Bakır efe-

| dını sıkıladım, bildiğini tekmil söyledi.

Bakır efe, Emineyi başından atmış...
Buraya gelişi, misafirlik filan değil...
Emine de oğlu Ömer, diye tutturmuş..
Demin, evine gitmeğe kalktı. Sert söy-
ledim oturttum.

— Bakır efe, Emineyi boşamış mı?...

— Hayır, daha öyle bir şey yok...

— Ben, hu sabah, Edaya (söyledim;
sen, Emineyi aç, işin iç yüzünü anla,
dedim, Bağa çıkışım da ondan ötürü...
Ne kadar olsa kadındır, birbirlerinin
, dillerinden anlarlar.

— Eminenin, pek aklı başında değil.

den korkuyorum...
— Bakır efeden mi korkuyorsun?
Tekeli ağalarının küçük oğlu Ali efe,
büyük kardeşine, gözlerini süze süze

DK, Den İMİZ PM ie Gain li Piyale) çer selaikiel il, <iekLLEi İğ gl e GM MM

— Bakır efe de kim oluyor? O, Bakır

efe ise, bana da, sırma çepken Ali efe,
derler. Er meydanı açık; demek isti-
yordu.

Tekeli Mehmet Efe, içini çekti:

— Ali birden kabarma... Boy ölçüş-
mek yok... 'Tekeli ağalarının namusu
var ortada anlıyor musun?

Sırma çepken Ali efenin kaşları ça-
tılmıştı:

— Bakır efe, namusumuza leke mi
sürüyor?

— Dur, be Ali... Hemen pazlama...
Bakır efenin daha bir şey dediği yok...
Bunlar nazik şeylerdir, o da, söz çıkma-
sını, işin tarazlanmasını o istemez.
Çocuğunun anasını kötülemek onun
da zararınadır.

— Ağa, yoksa Eminenin başı hava-
landı mı?

Belinde yatağan varmışta hemen $ sa-
rılacakmış gibi elini kuşağına atmıştı!

— Vallahi komom gahbeyi temizle-
rim... Yer örtsün ayıbını...

Kardeşnin her söze kabarıp köpür-
mesi, Tekeli Mehmet efenin sinirine
dokunmustu:

— Seninle de lâf edilmez ki... Emine-
nin kötülüğü için ne bir şey duyduk, ne
de bir gelip söyleyen, anlatan oldu...
Bakır efenin, Emineyi gönderişi beni
kuşkuya düşürdü. Eğer arada yalnız
geçimsizlik olsa, bunu, bize açıkça söy-
ler, tatlılıkla ayrılırlardı... Boş kâğı-
dını göndermiyor, bir şey de söylemi-
yor... Benim bundan anladığım. biz,
soralım, istiyor... Değil mi ya, ne oldu?
Diye sorulmaz mı?... Elbet soracağız...

— Korktuğun bu mu?

— Biz soracağız emme, gel gelelim,

mm —ğ—ğ m a Mm
l

| Ii MIHINA
Kelime salatacılığı
kşam refiklerimizden biri-
nin idarehanesine bir
adam uğramış:
— Ben, demiş Mevlâna Celâ-
lettini ORumiyim; fakat ayni
zamanda Grandük Frederik
Napoleon Bonapartım ; Hint Mih-
raçesi ve İran Şahı Esseyxit
Abdülmecit Ebülhüdayım. Milâdı
İsadan beri yaşıyorum ilâ...
Retikimizin , idarehanesine
saat tam beşte teşrif ettiklerini
ehemmiyetle kaydettiği bu Zzırzop,
daha bir çok bu çeşit sözler söy-
lemiş, arkadaşlar da üşenmeden
zapt ve gazeteye dercetmişler.
Bu cinnet hezeyanları içinde bir
söz nazarı dikkatimi celbetti.
Deli demiş ki:
“— Bir kadının yaplığı bir bü-
yü yüzünden wi aydır Mazhar
Osman Beyin zindanında <kelime
salatacılığı> yapmakla meşgulüm.y

“ Kelime salatacılığı ,, tabirine
bayıldım.

Şimdi oMevlâna Celâlettini
Rumi, Grandük... ilâ olan adamla
aramızda büyük bir fark yok,
Çünkü bizim yaptığımız iş te keli-
me salatacılığından ibaret !

Halimize şükür !

Jp Deriste iki gazeteci kavga
etmişler, biri diğerine üç
kurşun atarak meslektaşını ağır
surette yaralamış...
Bizde de gazeteciler arasında
dil, yazı ve arasıra el kavgası
olur amma arkadaş ve meslektaş-

lar birbirini öldürmeğe kıyamazlar,
Allaha şükür Avrupa gazetecile-

rine bu hususta olsun faikiz,

Bugünkü hava

Kandilli Rasatanesinden ve -
rilen malümata göre, tazyik,
dün saat 7 de 759 ve saat İ4te
760 idi.

Dün rüzgâr, azami sür'atı sa-

niyede 8 metre olarak şimalden
esmiştir.
. Hararet, dün azami 20 ve
asgari 14 derece idi. Bugün
rüzgâr poyrazdan esecek ve
hava açık olacaktır.

Ajanslar
kangresi

( Birinci sahileden mabait |
şehir namına hissettiği memnu-
niyeti ifade eylemiş ve misafir-
leri selâmlıyarak muvaffakiyet
temennisinde bulunmuştur.

Murahhaslardan Havas ajansı
müdürü M. Menot cevaben bir
nutuk iradederek murahhasların
İstanbulda gördükleri hüsnü ka-
bulden fevkalâde mütehassis ve
müteşekkir olduklarını, burada
kitaplardan öğrendikleri efsa -
nevi bir şark yerine sür'atle
garplılaşan medeni ve teceddüt-
perver bir muhit bulduklarını
söylemiştir .

Bugün içtima yapılmıyacaktır.
Murahhaslar bu günü istirahatla
ve şehri gezmekle keçirecekler,
akşam Anadolu Ajansının Bü -

yükadada Yat kulüpteki ziya -
fetinde bulunacaklardır .

Hatıra olarak bir madalya

darbedildi
Milli Darpane idaresi beynel-
milel ajanslar konferansının

şehrimizde in'ikadı hatırası ol-

mak üzere madalyalar darb-
etmiştir. Madalyaların üzerinde

yeni harflerle: “ Beynelmilel

ajanslar konferansı hatırası ,,
ibaresi ve tarih ile diğer tefer-
rüat vardır. ?

. |karşılık DE ne diyecek? Beni korkutan
bu.. Tutunduğu kuvvetli ise, ağır bası-
ELİE yüzümüz yerlere ogeçer..,
Şimdi neden tasaya düştüğümü an
ladın mı?...

Ali efe, cevap vermedi. Ağaheysini
haklı buluyordu. Çıkan pürüz, bir değil,
beş değil, çektikçe de uzıyaca), dalla-
nip budaklanacağa benziyordu.

Bakır efeye karşı küçük düşecek, ek-
sikleneceklerdi. Tekeli ağalarının şani
iki paralık olacaktı.

Mehmet efe kardeşinin dizine vurdu;

— Bana kulak ver, Ali... Kara kara
düşünme değil, iş becerme sırası...
Emine, çocuğunu istiyor. Arada bu da
var.

— Ömer,
değil mi?

Bakır yanında

efenin

| Mabadi var|

Ep ee gi İİK aş vi Se ye

“eee
e

e



Bu sayıdaki diğer sayfalar: