language

ustmenu

searchbar

Cumhuriyet 1929-05-20 Sayfa 3

 



Özet

Cumhuriyet gazetesinin 1929-05-20 tarihli sayısının 3. sayfasıdır.

Bütçenin heyeti umumiyesi 230 reyle müttefikan kabul edildi.

Varidat 220,546,000, masarif 220,408,481 lira olarak kabul edilmiştir.

Ankara Emanetinin mısırı bir tedbir.

Küçük itlaf.

İzmir'den İstanbul'a hayati idaresine: Arkadaklarının bayramlaşmaları iletecek bayramın ilçesi çarşamba günü saat 15'ten (16) kadar İstanbul' e erkek lisecileri terfi eder.

Bayrampaşanın seyahati.

Meket'in mühendisi general Polozzo lo Zeki Paşa serefine bir öge ziyafeti yemmiştir.

Beynemelil posta pulları sergisi açıldı.

Yargının onunla unutmuştu, doğrudur:.

Nasıl kaldıracaksınız?

Bakır efendi gittikçe kapıyı gitti. Yükselden Omerin sesi akışadı, Hacı Hatiz, minamın yineyi geçirdi.

Bagrına taş bas, cocugu...

Bagrına taş bas...

Akım, Sarı Süleyman getirdiği haberler, Bakır efendi sevkliendirisi.

Sarı Süleyman, sarı, ifen, udunununun adını etmiş. Bakır efet onu, dinledikçe sahriyor, ağızın açmak için salıyor, elini kaldırıp kâdir dişeriye vuruyordu.

Sen, ne adammışsın be... Hani şeytanı pabuç teri girdireceksin. Akım yatt...

Sarı Süleyman yapmışacayi yoktu.

Ağam, bu iş, gece başlangında çok.



Diğer Gazeteler



Tam metin içeriği

“agri

N i

| i
l in Mayıs, 1929

di | Meclis büyük
kadar tatil |

> Bütçenin heyeti
«| Umumiyesi 230
a | reyle müttefikan

«Kabul edildi

—..——.—....—

zy

zn)

2

| sonr
ad" Masarif 290, 408. 181

sir lira olarak kabul |
u
eleril edilmiştir
hn) Maliye Vekili Devlet borçlar
ke Senedatından ( mubayaatta
bulunmağa, kısa vadeli avans
er Ve hesabı cari aktine, azami
tir. | lt ay vadeli hazine bonoları
ge - “ İhracına mezun bulunuyor
| wa “Ankara 19 (HuMu.) — B.M. M. sa-
era Aİ celsesinde Hariciye, Müdafaa, İma-
mr Mat harbiye ve jandarma bütçelerini
anda”) öğ etmiştir.
a jak Varidat bütçesi
mist! Ankara 19 (Hu.Mu.) —B.M.M.nin
iet VE Öğleden sonraki celsesinde müvazenei
umiye kanunu ile varidat bütçesinin
Üzakeresi yapıldı. Varidat bütçesinde
bir # Mh vergi kanunları münasebetiyle mü-

akkafat ve arazi vergisi yekünü
4.7000:000 maktu vergi 100 bin, sayim
Vergisi 2 497,000 lirm tezyit edilmiş, ka-
Zanç vergisi (otaliminatından son ver- |
SİYe vaki zamaime rağmen 500 bin
Tâ tenzil edilmiştir. Tekaüt teykifatı
ârem münasebetiyle badema yapılmı-
cu Yacağından 2,390/000 den 140 bine in-
li ya ne ilmiştir. Muvazenei umumiye kanu-
| Muna göre 929 masarifi 220,408,481 lira
Kİ Varidatı da 220,546,000 lira olarak tah-
Min edilmiştir.
Aynı kanun Maliye Vekâletine dü-

yapı

a vE

İzm
imi

il

la <iİ borçları senedatından mubayaatta bu-
na © lunmağa mezuniyet verdiği gibi kısa
- sadi Yâğeli avans ve hesabı cari aktine ve
ai; Md altı ay vadeli hazine (bonoları
ricii “lo, sala hiyet vermektedir. Ancak
hel” onoların yekünu hiç bir zaman beş
enleri” MİİYonu tecavüz etmiyecektir. Kanun-
lârın made made reye konmaı bittik-
ten sonra bütçenin heyeti umumiyesi
im tayini-suretile reye kondu.

Neticede.230 zatın reye iştirak ettiği
Ve bütçenin ittifakla kabul olunduğu
laşıldı. Meclis bayram münasebetiyle
M5 timaını cumartesiye talik etti,

Küçük itilaf
Romanya hariciye nazırı yeni
dostluk esaslarımı tetkik için

Belgrada gitti
© Bükreş 19 (A A)—H Ha
“Ciye nazırı M. Mironsco Belg
rada gitmiştir. Mumaileyh gaze-
tecilere beyanatında küçük iti-
hariciye nazırlarının komşu

. memleketlerle münasebatı ve kü-
çük itilâfı teşkil eden üç hükü-
met arasındaki itilâfı daha zi - |
Yade kuvvetlendirecek yeni bir

KT. ll
kad”|

elm”)

dl dostluk düsturu hakkında tetki-

ogs o Katta bulunacaklarını söylemiştir.
i o Türkiye - Rusya şimendifer

biriri münakalâtı

da Moskova 18 (A.A)— Türk -

« “| Sovyet muntazam şimendifer

.Servisi mes'elesiyle meşgul olan

ürk - Sovyet şimedifer kon-
İeransı mesaisini (o bitirmiştir.
Gelecek :konferans (Haziran
19 1930 da toplanacaktır.

Vatandaş!

Dört bayrami
gününde her
gün 25 kuruş
eksik o sarfet !
Bu para ile Ve-
rem Mücadele
cemiyetine aza
ol!

Bir o veremli

kardeşinin der-

Hariciye Vekilimizin
mühim bir nutku

Ankara 19 (Hu.Muj — Ha -
riciye bütçesinin Mecliste mür-
zakeresi münasebetile Vekil T.

Cumhuriyet

“ Cumhuriyet , karilerine tenzilât
yapan mağazalar

— omer — —

Hayat pahalılığına karşı mücadele için, vaki olan teşebüsümüzün
gün geçtikçe faydalı semereler vermekte olduğunugörmekteyiz.Top-
tan hatta veresiye fiatlarından karilerimiz lehine bir tenzilât yapmak
kabil olacağı anlaşılmaktadır. Bir kaç tacir kendiliklerinden top-
tan ve veresiye satışlarında da bir miktar tenzilât yapmağı teah-
büt etmişlerdir. Bu, gazetemizin perakendecilere karşı açtığı mü-

© Yunu umumiye tablosuna dâhil devlet|

Rüştü Bey mühim bir nutuk
irat etmiştir. Hariciye Vekilinin

nutku bir çok yerlerinde hara-

retle alkışlandı. Nutku dinle- .

meğe gelen ecnebi memurini
siyâsiyesi -meyanında S. Orsini
Barone bilhassa nazarı dikkati
ee deliye.

Ankaranın imarı

Bir Alman > mütehassısının
yaptığı pılan tercih edildi

Ankara 19 ( Hu. Mu. )—
Ankara şehrinin imarı için hü-
kümetçe üç meşhur şehir mü-
hendisine ' birer pilân yaptırıl-
mış ve bu pilânları tetkik için
bir jüri hey'eti ve birde encü-
men teşkil edilmiştir .

Bu encümenin yaptığı tetkikat
“neticesinde mevcut üç pilândan
Alman mütehassısı “Yansen,in
pilânı muvafik görulmüştür. Bu
pilânım Tercihine sebep pilânın
güzel, kabili tatbik ve ektisadi
olmasıdır.

Yakında tatbikata başlanması
muhtemeldir
Ankara Emanetinin müessir

bir tedbiri

Ankara 19 (Hu. Mu.| — Ema-
netimiz et mes'elesile filen ça-
lişarak getirttiği en iyi koyun
etlerini okasını yetmiş kuruşa
sattırmaktadır. Bu suretle ka-
saplar da et fiatlarını seksene
imdirmişlerdir,

Tr bzonda çirkin bir hadise

Trabzon |Hu. Mu| — Şelhri-
mizde çirkin bir hadise olmuş
ve erkândan iki zat, İlk mektep

son sınıf talebesinden bir genç
kızı evlerine davetle ut çaldırıp

oynatmılardır.

Mektep idaresince bu genç
kızın kaydi terkin edilmiş ve
bu kararı Maarif Eminliği tara-
fından tastik edilmiştir.

Hadise bura muhitinde fena
.bir tesir yapmıştır.
Denizli muallimleri ve yerli mal
Denizli 18(A.A)—Muallimler

* birliği bu gün aktettiği bir
içtimada yerli mallarını kul-
lanmağa karar vermiş derhal
filiyata geçilerek Kadıköy ma-
mulâtından yazlık elbiselikler
celbine teşebbüs edilmiştir.

Zeki Paşanın seyahati

Floransa 18 ( Hu. ) — Türki-
ye Jandarma kumandanı Zeki
Paşa jandarma mektebini ziya-
ret ederek teşkilâtını tetkik et-
miştir. Zeki Paşa ayni zamanda
mektebin cinayet müzesini, za-
bitan ve küçük zabitan ders

programlarını tetkik etmiştir .
MekteP müdürü jeneral Polozza-

lo Zeki Paşa şerefine bir m
ziyafeti yermiştir .

Beynelmilel posta pulları
sergisi açıldı

Le Havre 18 (A.A) — posta
Telgraf ve telefon müsteşarı

- beynelmilel posta pulları sergi-
sini açmıştır.

dine deva olur-
sun !

Erkek, kadın ve çocuk elbise

an a5 mağazaları
Gü Mum A. Mayer ve şürekâsı, Karaköy
imamları |meran 15
Macit Mehmet m Sultan
hamamı o 5

lendikleri birer vahadır.
işçilere istirahat,
deden sevimli bir misafirdir.

“halde için bütün yıl Bayram yapmı-
i yoruz?

Hıristiyanlığın Ekanimi selâsesi ol-
yani medeni riyakârlık!

Sevdalıların Bayramda

kendi kalpleridir!
Bayram, fakirler için

fasız bir dost, zenginler için se,

ren esrarlı bir bağdır.
Bayram, en ziyade küçüklerin dostu-

tıraların eşeliyiniz: Bayramlarda bir
rugan kunduranın, bir ipek mendilin,
birkaç çil kuruşun verdiği sevinci bugü-

sında bile hisstmenize imkân olmadığı-
nı yakıcı bir hüzünle anlarsınız.
Bayram, şe'niyetlerle insanların göz-
leri arasına konulmuş kuvvetli bir ade-
Ise gibidir ki, gerek mazhariyet ve gerek
İmahrumiyetleri bir kat daha büyüktür,
AGÂH İZZET

Haftalık istatis-
tik lâzımdır

yoktur. Gerçi her sene <ihsai yıllık;
namı altında bir kitap neşretmek usu-

geçen seriöhnin Zirai ve sınai istihsalâtı,
nâkliyat ve posta hareketleri hakkında

malümat vardır. Fakat bugünkü aceleci | raköy şeyin:

hâyatın hesaplarına bü kadarı kâfi de-
ğildir. Bu günkü aceleci hayat için son
ayların hatta son haftaların hesapları-
nı bilmek lâzımdır.

Cemiyet hayatımızın içinde her haf-
ta bilinmesi lâzım olan acaba nelerdir?
Cemiyet hayatı karaşıktır. İçinde tür-
lü türlü vak'alar, hadiseler vardır; bü-
tün bunları bilmek tabii güçtür. “Fakat
bir kaç tanesi vardır ki iktisat hayatı-
mızı çok ehemmiyetli surette tesirleri
'altında bulundururlar: Faiz miktarları
kambiyo alım satımı miktarları, işsiZ-
lik derecesi ve hayat pahalılığı gibi.

Hiç olmazsa bu bir kaç iktisat un-
surunun taallük ettiği rakkamları her

hafta tesbit ve her hafta ilân edersek

çok mühim bir iş görmüş oluruz. Bü
malümata agâh olan tüccar ticaretini
ona göre tanzim edecek, ziraat madde-
leri ile meşgul olanlar bu meşguliyetle-
rinin tarzını ona göre (değiştirecek,

sanayici ve nakliyatcı sanayiini Ve

nakliyatını ona göre sevkedecektir.
Memleketimizde ne haftalık, ne de

Bayramlar, hayatın 'corak ve meşak-
katli çölünde insanların arasıra din-

Bayramı, çocuklara neş'e ve şetaret,
zenginlere sefahet,

sevdalılara vuslet, serhoşlara işret va-

«Deliye hergün bayramdır» derler. o

duğu gibi, Bayramın da Ekânimi selâ-.
sesi vardır» Eğlence, süs ve arzıhulüs,

Bayram, fettan bir kadın gibidir ki,

en Ziyade paralı kimselere iltifat eder.
birbirlerine

hediye edecekleri en kiymetli kurban,
ancak zoraki

bir tebessümle iltifat etmek istiyen ve-
zevk

've neş'e veren minnettar bir sevgilidir.
Bayram, aile efradı arasındaki sev—
giyi bir kat daha sıkıştırıp perçinleşti-

dur: Çocukluğunuzun saf ve mes ut ha-

nün en büyük muvaffakıyetleri karşı-

Memleketimizde haftahk istatistik

lünü ittihaz ettik, ve gerçi bu kitapta:

Karliman, Beyoğlu İstiklâl caddesifç 5

! Orozdi Bak, Bahçekapı b 5
Arif Zeki terzihanesi, İstanbul

Yeni postahane ittisalinde (hazır) 9010
Arif Zeki terzihanesi, İstanbul
Yeni postahane ittisalinde (1s-
marlama)

Os; Feruh ve Senai Kazmirci (Sa-

n

bık Ştayn) 303 İstiklâl Cad. 5
Galata Bonmarşesi (Sabık Ti-
ring) Karaköy meydanı ©4510
Karakaş Eminönü, Köprü başı ©4510
Tuhafiye
Salâhettin ve Vehbi, Bahçekapı,
No 23 > <5 5
Orozdi Bak, Bâakçe kapı e 5
Karlman, Beyoğlu, İstiklâl Cad. 96 5

Milli pazarı, Galata Voyvoda, No 8494510
Şark pazarı, Beyoğlu, İstiklâl
caddesi, No 148
Strongilo biraderler,
İstiklâl caddesi No 216
Os, Feruh ve Senai Kazmjrci, Be-
yoğlu istiklâl caddesi No 303
Teoharidis (A) Galata, Tünel
karşısında No İl
Galata Bonmarşesi,
meydanı

Yo 5
Beyoğlu,

Karaköy

Kunduralar
Güzel Hisar (İsmail Kemal)
Beyoğlu İstiklâl caddesi No 137
(hazır)
Zerafet,
(hazır)
Orozdi Bak, Bahçe kapı oazıry”
pazarı, Beyoğlu İstiklâl
cad. No 148 (hazır ve ısmarlama) ge5
Tik Tak, Yüksek kaldırım No 703
(hazır)
Emniyet mağazası, Yüksek kal-

2510
Suriye çarşısı No 6
9510
<5 3

dırım, No 48 (hazır) Yo Tİ 4ğö kuruşluk localar 350 kuruş -
Galata Bonmarşesi (Sabık Ti- 350 & « 300 £
ring) 5-7 Karaköy meydanı ©410 (100 & TeZETve 80 e
Amirali (N), Beyoğlu İstiklâl 55 “«Birincibalkon45 © |
caddesi No 367 (ecnebi marka- 30 < İkinci < 35 g
ları hariç) S6 5İ Ferah sinema (Şehzade başında)
Barlia biraderler Galata, Ka- Localardan 420
Ye. 5 Her mevkiden gpl5

Amerikada boğucu yay az ölenlerin
miktarı çoğalıyor

-Lonrda 18 (A.A.) — Röyter ajansının
Washington muhabiri boğucu gazlerin:
tesiriyle Klevlant hastanesinde ölenle-
rin listesine yakında yeniden seksen
kadar ölüm vak'ası ilâvesi lâzım gele-
ceğinden o korkulduğunu ve böyle bir
hal vukuunda ölenlerin omecmuunun
200 ü geçeceğini bildirmektedir. Bu en-
dişeler kaza kurbanları taraimndan te-
neffüs edilen zehirli gazlerin tesiratı—
nın gayet derin ve sürekli olmasından
ve ölümün zehirin teneffüsünden bir
kaç gün sonra ansızın vukua gelebil-
mesinden ileri e

idare edenlerin vaziyeti daha kuvvetli
değildir. Bunların bir kısımı işleri hak-
kındaki kararlarını o ekseriya zan ve
tahmin üzerine veriyorlardı.

Çok arzu olunur ki her sene ihsai yıl-
lik çıkarmak külfetini üzerine alan
istatistik müdüriyeti bir ikinci külfete

aylık istatistik olmadığından "ekserisi daha girsin. Hepsini demiyoruz, fakat
istihbarata (malik olmıyan Türk|beyi başlı bir kaç iktisadi âmilin hafta-
tüccarları zarar görüyorlar. Bazan

öyle oluyor ki, büyük tüccar ounvanı
verilen ve tamamen
ticaret yapan tüccarlara rast geliniyor.

Bıraktık ithalat ve ihracat tüccarları-

mızın ecnebi memleketlerdeki haftalık

istatistikleri görmeleri lüzumunu...
Bıraktık ithalât ve ihracat tüccarları-
barata malik olmadıklarından hesapla-
rını ya yanlış yapan, veya hiç
yapmıyıp suyun akıntısındân
tüccarlarımız eksilse..
maddelerile meşgul olanlar sanayi mü-
gsşesesi işletenler, nakliye şirketlerini

giden

gözü kapalı

hesap

Ziraat

lık piyasa temevvücünü istatistik me-
todlariyle tesbit ve neşretsin. Diğer
memleketler ayrıca resmi risaleler çı-
katıyorlar. Biz de büyle haftası hafta-
sına resmi neşriyat yaparak Türk
tüccarı, Türk sanayicisi, Türk ziraatcisi
ve Türk nakliyecisi son haftaların belli
başlı iktisat âmillerini öğrenir ve emin
olunuz, öyle Kudretli bir vasıta (elde
eder Ki fıtratındaki ırki mesai ciddiyeti
onu garp rakipleri karşısında Iâakal
hemayar mevkie çıkarır.

Dr. Nizameddin. |.

4410

cadele sayesinde karilermize yeni bir sübület bahşetmektedir.

e e

Sultan hamamı No 32

7 | 55 kuruşlük mevkiler 35 kuruş

İ

: esnasında akdedilmiş olan istik-

Şapkalar
Voyvoda caddesi
9415
Karaköy
9510

Mili pazar,
No 48 Galata
Galata Bonmarşesi,
nieydanı No 5-7
“Cumhuriyet” -mağazası, Voyvo-
da caddesi No 98 Galata “Borsa-
lino,, ve “Habig,, üzerine
diğer markalar üzerine
Türkiye milli şapka mağazası,
Yüksek kadırım No 47 Galata
Hediyelik eşyalar
Kolumbiya pazarı, Sirkeci, Ha-
midiye caddesi No 27
Faraci (Lüsiyen) Beyoğlu İstik-
lâl caddesi No 319-321
Kolümbiya Salonu;

3
g5

Op 5|

o 5

9410
İstanbul,

Sahtiyan mamulâtı
Mas (Maksim) Beyoğlu İstiklâ1
caddesi No 268-270
Itriyat

Orozdi Bak, Bahçe kapı, İstanbul 9o 2
Milli pazar; 84 Galata Voyvodâ
caddesi
Faraci (Lüsiyen) Beyoğlu İstik-
lâl caddesi
Macit Melimet Karakaş, İstan-
bul Sultan hamamı
Akestoridis (Aleksandır) Beyoğlu
Avrupa pazarı No 7

Lokantalar '
Cemal Bey, Sirkeci, İstasyon kar- *
şısında liste üzerine 410
Yeni Maksim, Taksim (Tablıdot

o 5

Ye 5

e 5

hariç) Yo 5
Lala, Beyoğlu Tepebaşı Ne 63
(Tablıdot hariç) 9510

Birahaneler

Yeni Maksim, Taksim M5
Lala, Beyoğlu Tepebaşı No 63 Io10
Panorama, Taksim <1 1/2

Sinemalar
Majik, Taksim, cuma günleri ve per-
şembe akşamları hariç olmak üzere, |

Opera, Beyoğlu İstiklâl caddesi

Yünanistanm harp borçları |
Atina 18 (A.A.) — Hükümet istiklâl

raza mahsuben Felemenk hükümetine
20 bin lira tesviyesini tasvip etmiştir.
Akvam Cemiyeti muzaheret (heyetleri
Madrit 19 (A.A.) — Akvam cemiyeti-
ne muzaheret heyetlerinin tali ve siya-
si komisyonu Monroe düsturu ve Ak-
vam cemiyeti misakile meşgul olmuş-

tur. Arjantin murahhası M. Siveri

Monroe düsturunu Amerika milletleri- |

nin hukukunu ogaspetmekle alenen
ittiham etmiş ve Akvam cemiyeti mi-
sakının Monroe düsturuna ait olan
21 inci maddesinin tayyedilmesini iste-
miştir. Kaleme alinan proje büyük
meclise verilecektir. A
Veneziellâda ihtilâl yok! 3
Paris 18 (A.A.) — Venezüeliâ orta
elçiliği memleket dahilinde hiç bir ih-
tilâl zuhur etmediğini yiniz intihabat
münasebetiyle bazı muharriklerin üç
yerde karışıklıklar çıkardığını beyan
etmiştir.
Ükraynada kiliseler mektep oluyor
Londra 18 (A.A.) — Ükrayna Sovyet-
leri reisinin Ukraynada kâin on bin
kadar kilisenin yakında mektep ve Ko-
münist Kulübü haline ifrağ olunacağını
bildirdiği Moskovadan iş'ar olunuyor.

Kurban Bayramının
ilk günü gr ga
kalir

de T|

Ye 5|
hemen bizi takip ve taklit etti.

e 2 Eskiden gazeteciler birbirlerini

Geri kaldıkları nokta

umhuriyet idaresinin af
kanunundan istifade eder-
ken hapisaneden çıkan 750 erkeğe
mukabil 6 kadın maliküm var!
İşte kadinların erkeklerden geri
kaldıkları nokta ! Kadınlar yalnız
bu hususta erkeklerle müsavat
istemesinler!
ya
Darısı başımıza!
umhuriyet idaresi,
Paşa hukümeti, memurların
teriihine doğru ilk adımı attı, but-
çemizin müsadesi nisbetinde ma-
aşlara zam yaptı.

Dün gazetede yeni maaş mik-.
tarlarını okuyan bütün gazeteciler
yani biz talirir amelesi, hep bir
asızdan:

—Darısı başımıza! diye bağrıştık
amma fervadımızı dinliyecek kulak
yok!

İsmet

*

Ne müsabakası?

gin gazetede buluş kud-
—İretleri yüksek bazı arka-
.daşlar, hayat pahalılığıyla müca-
dele için karilerimize tenzilâtla
eşya temin etmek fikrini buldular.

Bazı muesseselerle anlaşıldı, bu
suretle Cumhuriyet karilerine yar-

dim imkâmnı elde etmiş oldu.
Vakit refikimiz da bu vadide

bu kadar taklit etmezlerdi. Birinin
bulduğu (yeniliğe öteki onu
aynile değil, diğer bir yenilikle.
mukabele ederdi; fakat son za-
marlarda gazetecilere de bir zihin

tembelliği arız oldu. İcat için fikir
yormaktansa taklit edivermeği,
bulunmuş fikirden istifadeyi daha
' kolay ve ameli addediyorlar...
Fakat mes'ele burada değil, Vakit
reiikimizin bu işe “ucuzluk müsa-
bakamız, ismini vermesinde...
Müsabaka, bunun neresinde, bir
türlü anlıyamadık, yoksa aziz ar-
kadaşımız bizimle mi müsabaka-
ya si

yetişenler
cemiyeti Misa heyeti idaresim-
den : Arkadaşların bayramlaşmak
üzere bayramın üçüncü çarşamba
günü saat «> ten (16) tıya kadar
ıstanbul erkek lisesine teşrifleri.

$ Halk Bilgisi derneğinden:

Bay ak üzere bütün
arkadaşlarımızın bayramın üçüncü
çarşamba günü saat on beşte
merkezi teşrifleri rica olunur.

$ C.H. ER Erenköy nahiye ri-
yasetinden: Bayramın ikinci salı
günü saat 10 da Erenköy ocağın-
da bayramlaşılacağından ocaklı
arkadaşlara arzolunur.

$ Göztepe ocağından: Bayram-
laşmak için bayramın ikinci günü
saat 9da ocakta İLLE
arzolunur.

— * 3 4 Gm
“ Kont Zeplin ,, Fransada
Almanyanın Fransaya
teşekküyu
Paris 18 (A.A.) — Almanya
sefiri M. Von hoech hariciye

ve bahriye nezaretlerine gele-

rek Zeppelin balonunun yere
inmesi için gösterilen tehalük

ve müessir yardımdan dolayı

Almanya hükümetinin teşekkür-
lerini bildirmiştir.
Paris 18 (A.A)—M. Eckher ç

emrine verilen askeri memurla-
rın gösterdikleri muavenetten .
dolayı M. Painleve ye telgrafla
teşekkür etmiştir.

> Bağrı yanık
Omer

Mubariz © Mahmut Yesari
Bakır «
Yurdu:

5 Yorsünlük, uykusuzluk senin bey-
hine yurmuş... Ne sini bilmiyor-
Sun, saçmalıyorsün... Ne dediğini bil-
Miyorsun...

pe merdivene ml kapıdan

iy aş Milli ve edebi tetrikamız: 14 |

se, hiddetle ayaklarını yere

yi Hacı Hafız, Onun arkasından

ii a kendine gibi söylendi:

yı Alaş, © Bildiğim şu ki çocuk (göynüne,

gl h dokunmaz... O bile bu işe karış-"

g e” korkar...

rd lerini açtı, gözlerini tavana kaldır-

ye! b iL anayım, biri rn, diyor,
Ni ii *k Yavrularını o paylaşamıyorlar.

i yanıyor... Ya o parmak kadar
ey hem anası için, hem babası için

2 ak., acıyı birden, onun yü-
| Ciği nasıl kaldıracak?.

ği

Kapağuğunı itme şii, doğruldu:
—— Nasıl kaldıracak?..

Bakır efehin çıktığı Kâpıy& gitti. Yu-

kardan Ömerin sesi aksediyordu, Hacı ;

Hafız, mintanının yenini
çirdi:

— Bağrına m bas, ii Bağ-
rına taş bas..

gözden ge-

Akşam, Sarı Süleymanın o getirdiği
haberler, Bakır efeyi e emi

Sarı Süleyman, işi, efenin umduğun-
dan ustalıkla idare etmişti. Bakır efe,
onu, dinledikçe şaşırıyor, ağzını aça- |
rak başını sallıyor, elerini kaldırıp kal-
dırıp dizlerine vuruyordu:

— Sen, ne adammışsın be Giüllyi
Sen, ne adammışsın be... Hani şeytana
pabucu ters giydireceksin. Aklım yattı.

Sarı Süleymanın yapmıyacağı yoktu:

— Ağam; bu işi, gece başardığına çok
iyi ettin... Gündüz olan gören bulunür-
du. Bir ağıza düşen, bin ağıza yayılir..

Gündüzün şerrini, gecenin hayrmdan
üstün tutanlara kulak asma... Sessizce

oldu, bitti... Ne gören var, ne de sezin-

İliyen... Ben dört yana adamlar saldır-

jam, kendim görünmedim. Komşular- |

dan kuşkulananlar olmuştur, diye de|
ar

düşünmedim. Öyle ya; misafir
olursa, ne demeli?

çağırdılar, oraya gitti, diye mv
Tekeli ağaları yok (diyemezler Kİ..
| Daha hoşlarıına gider. Böylelikle ön-
i lerine bir leke gelmiyor. Senin için de,
çocuğu aldı, çifliğe gitti, diye çıkardım.
Tekeli ağalariyle aram açık ya, kim
duysa işkillenmez...
Bakır efee, düşünüyordu:
“ — Bir iki sonra?
Sarı Süleyman sinsi bir gülüşle fl-
kırdadı:
-— O aklımdan geçmedi mi, sanıyor-
sun?...
— Ne yaptın Ki?

maz mi? Yarın bu haberi de bütün ka-
sabaya yaydırırım olur biter..

Efenin kulağına iğilmişti-
— Seninle birlik olduğumu kimse

muş görüneceğim, ucundan, kıyısından,

Senin kadın için, Tekeli çiftliğinden

— Senin kadın, çiftlikte hastalan-

bilmemeli. Ben, onların tarafını tut-|

açılan içlerini dökerler... Yapacakları
işi, evvelinden öğrendin mi, ona göre
tetik bulunuruz. Kasabada beni görmek

istedinmi, han oşağı Satılmışa bir tıs)
kosgeç; iki eli kızıl kanda olsa, beni
"bulur, haber iliştirir. Kasabaya indi-
ğin zaman, nerelere gideceğini de
Satılmışa söyle. Şayet bende seni
arayacak olursa, böylelikle bulurum.
Hacı Hafız diz üstü oturmuş, hafif sal-
lanarak dinliyordu; nihayet dayana-
madı:

y— Süleyman sana da keyifli iş çıktı
İya... Yolda bir çıkın altın bulsaydin
bu kadar sevinmezdin...

Bakır efe, ters ters, baktı, Süleymana
sordu:

-— Tekeli ağaların inle de sonra,
kadıya gideyim, daha iyi değil mi?

Sarı Süleyman, parmaklariyle, uç-
ları kıvrık kıvrık, sarı sakalını taradı,
gözlerini tavanda gezdirdi:

— Elbet iyi olur. Amma kadıya var-
madan evvel beni bir yol gör. Tekeli
ağalariyle neler konuştuğunu anla-
ıyayıum..

-— Neden?

— Kadı, Habip Molla, aksi adamdır.
Hiç haktan ayrılmadığını söyler du-
rur. Dostu oldu mu, yere vurur... Düş-
manı oldu mu, hak kazandırır..

il

a)

Hacı Hafız, gene e kendini tütamiadı,
güldü..

Bakır efe, bir Sarı Süleymana, bir
Hacı Hafıza bakıyordu:

— Neye bu?..

Sarı Süleymanın, kollrını açmıştı;

— Her yiğitin bir yoğurt yiyişi var.
Sırası düştü mü, bak, ben, dünyada hak
yemem, düşmana bile davayı kazandı-
rırım, demek için...

Efe, buna verecek cevap bulamadı.

— Yo, kulağında" Kalsın da ağam...

enensernasassnansnasases, a

Emine, karaya vurmuş balık gibi, sa-
ga sola çırpına çırpına uyandı... Birden
kalkmak istedi, fakat başı yastığa dü-
şüverdi. Şakakları sanki bir mengene
ile sıkılıyor, bütün et yerleri sızlıyordu.

Ellerini yastıkların arasında, çarşa-
İm, yorganın üzerinde gezdirdi. yattığı
döşek kendi döşeği değildi. Emine, ya-
tak bezlerini tanırdı... parmaklarını
uğuştura uğuştura gözlerini açtı; Ci-
cim perdeli pencereye şaşkın şaşkın
baktı...

Burası neresiydi?., Şakaklarinın sI-

.

Zılarını, kulaklarının tığ e
şının ağırlığını unuttu, o umurlamadı,
şiddetle doğruldu. Etrafına dikkatle
göz gezdirdi. Bu oda da, ona pek yaban“

cı gelmiyordu. Üzerine halı serili kere-

veti tanıyordu, duvarda asılı “Bismil-

lâhirrahmanirrahim” yazılı ivhayi

tanıyordu, kapının sağındaki köşede
duran kapaklı, kırmızı bakır miş ,

tanıyordu.
Baktıkça, gözleri, odada olmıyan bir
çok şeyleri de görmeğe başlıyordu.

Pencerenin solunda bir dolap vardı, kı-

zıl bakır mangalın yerinde, kakmalı
oymalı gümüş güğüm duruyordu. k

Yattığı oda, Tekeli çiftliğinde, ta kız-
Luğından, hatta çocukluğundan beri za-
man zaman gelip yattığı oda idi. Tekeli

çiftliğine ne münasebetle gelmişti?
Fazla ışık görmek için gözlerini açtı,

kafasının içindeki karanlığı SİMA
parçalamak istiyordu.

Döşekten fırladı, pencereye mogbiş
çiftliğin iç avlusu boştu. Vakit vakif
bir horoz ötüyor, beygir kişnemeler!
veziri e al b m

(Mabadi ri

»
vefk

t



Bu sayıdaki diğer sayfalar: