Özet
Hikâyeler.
Kürkçü dükkanı.
- Azizim Hidayet, sen benim en iyi dostlarım birisinin, onun için biraz başını ağrıtıp derd yanacağım. Fakat yazma mak şartla. Baksana garson, iki vermek getir!
- Simdi pasam l.
- Bizim Salihayla ne vakit tır beraber yaşadığımız biliyor sun.
- Her halde dünden beri değil. İçi üç sen var.
- Yahu, sayani hayret bir hafızan var. Tabii şekilde şemalı, vaziyetini de pek iyi hatırlarsın. Tandım zaman koju siyah saçları yol yola tatti be yazırlarla süslenmiş, yünü bilâcis tamamen gençliğini gibi parlak, kırık Dudakları sevdiklerine aşk bu yüzden zevkilleri tatlıtmaga hazır, serbest bir dudu.
- Bazıları kaskandıklardan mı, yoksa hakikatte bein dündenilerinden mi, bunu katı suatte kestirimeyorum, bana:.
- Camm, diyorlardı, bu dam buldu da bu yaşa kadını mu buldu. Ortada onlar pileri var.
- Tabii onlar bu kadarı beni nekadar çok sevdimdi, binbir ceset muhabbet oyunlarıyla nasıl memnun ettiğini bilmiyorları mı? 35 yaşında bir erkek tam mukemmel bir erkek sayısına da, neden kadın ihtiyarlamış addolmuşsun. Ya üstüme, başıma, evdeki rahatlıma gösterdiği ihtiyam.
- Bu kadar sükünet ve konforu, belki cenneti alla bile güç güç bulurdum.
Salihayla tek kusuru kaskandığa. O da siphesiz bir takım genç rekabeti karşısına benimle iyi bir şekilde halıyor.
- Biraz dişi çakacağımı söylerem:.
İlahi Sermet, diyordu, bunun için de izin almak mı lazım. Git güneyinin istediği yerde gez!
Hikkate bir isim olup gece dişarı çıkmak istesin oğlu gibi bağırdı:.
- Beni niye göturmuşsorsun, galiba beraber gezmekten utanmışsın.
Sonra da tehdit ederdi:.
- Lakin 11'den sonraya kadar, kafayı sürmelem, dişarıda kahranım.
Hepsi bu kadar olsa iyi. Gündüz gittigim yerlerin, geç.
Diğer Gazeteler
Tam metin içeriği
Kv 3
© onun için biraz başını
. .— —- a UT e lila Klee iğ a
Kürkçü
— Azizim Hidayet, sen be-
nim 'en iyi dostlarımdan birisin,
ağrıtıp
dert yanacağım.. Fakat yazma-
.mak şartile.. Makına garson ,
iki vermut getir |”
— Simdi pasam !.
— Bizim Salihayla ne vakit-
tir beraber yaşadığımı biliyor-
sun..
— Her halde dündenberi
© il. İki üç sene var.
— Yahu, şayanı hayret bir
hafızan var. Tabii şeklü şema-
ilini, vaziyetini de pek iyi ha-
tırlarsın.. Tanıdığım zaman ko-
yu siyah saçları yol yol tatlı
beyazlarla süslenmiş, yüzü bilâ-
kis tamamen gençliğini muha-
faza etmiş, gözleri onaltı ya-
şında bir kızınkiler gibi parlak,
kıvrık dudakları
aşkın bütün zevklerini tattır-
mağa hazır, serbest bir duldu.
Bazıları kıskandıklarından mı,
düklerinden mi, bunu kat'i su-
rette kestiremiyorum, bana:
— Canım, diyorlardı, buldun
buldun.. Ortada ne piliçler var..
Tabii onlar bu kadınm beni
nekadar çok sevdiğini, binbir
çeşit muhabbet oyunlariyle na-
sıl memnun ettiğini bilmiyorlar-
dı. 35 yaşmda bir erkek tam
da, neden kadın ihtiyarlamış
addolunsun.. Ya üstüme, başı-
ihtimam. Bu kadar sükünet
bile güç bulurdum.
Salihanın tek Kam kıskanç-
ileri geliyordu.
Yeni bir elbise yaptırmam,
şik bir kravat takmam hiç te
hoşuna :
— Bir de Favori iel,
çarleston pantalon giymen eksik
kaldı, derei, , çıkar şunları Al-
lasen. Bu, seni büsbütün genç-
leştiren elbiselerle yanımda â-
deta çocuk gibi kalıyorsun!
Hkikaten bir işim olup gece
dışarı çıkmak istesem çilgin gi-
— Beni niye götürmiyorsun,
— galiba beraber gezmekten uta-
-nıyorsun ..
- Sonra da tehdit ederdi:
© — Lâkin 11 den sonraya ka-
layım deme, kapıyı sürme-
lerim, dışarda kalırşın..
Hepsi''bu kadar olsa iyi.
Gündüz gittiğim yerlerin, geç-
sevdiklerine
yoksa hakikaten beni düşün- |
buldun da bu yaşlı kadını mı
mükemmel bir erkek sayılsın
ma, evdeki rahatıma gösterdiği !
ve konforu, belki cenneti âlâda |
Menden Dane a DB
kini
ı be. | tiğim sokakların da hesabını
vermek mecburiyetindeydim.
— Bir arkadaşım görmüş,
söyle bakayım dün Maçkada
ne işin vardı?
Bu hal hergün, her gece
ayni şekilde devam edip gi-
“derdi. Valla Hidayeiciğim o
zaman:
. — Yarabbi şu kadının elin-
den beni kurtar ! diye dua et-
miye başladım.
Eşref saate mi rasgeldi nedir.
İstediğim biraz sonra hasıl oldu.
Çıtı pıtı, fıkır fıkır yirmi yaşın-
daki Fasihayla tanıştım.
— Sermet, Yavrum, sözünü
kestim , kusura bakma, fakat
bunlar benim bilmediğim şeyler
değil ki..
— Dur azizim o kadar sabır-
sız olma, sana çiçeği burnunda
çamuru karnında havadisim de
var.. Ha, ne diyordum.Bu tanı-
şıklık şüphesiz Saliha için bir
yüdırım darbesi oldu. Fakat,
sen de hak ver, ömrümde baş-
ka bir kadın daha sevmeden,
Salihayla haşir neşir olup ka-
lacak değildim ya.. İlk günler
Fasihayla çok tatlı zamanlar
geçirdik amma bu saadetimiz
pek uzun sürmedi. Süslenmem,
şıklanmamdan bu da memnun
görünmüyordu.
— Koskoca herif züppe bey-
lerin elbisesini giymeğe utan
mıyorsun.. Bu kırmızı kravat ta
nesi oluyor.. Ayol sen bunu
bir oğlun olursa ona tak!.
Sabihaya nazaran fazla genç
olan ben Fasihanm indinde u-
nunu elemi N “ni duvara
Birüz dışarı çıkacağımı söy-
lesem:
—İlâhi Sermet, diyordu,bunun
için de izin almak mı lâzım...
Git göynünün istediği yerde
gez !..
Hiç şüphesiz bana verdiği
bu geniş müsaade kendisini
büsbütün serbest bırakmam i-
çindi.
Böyle hakir, bakımsız bir
vaziyette kalmak bahusus ihti-
yar telâkki olunmak hiç işime
gelmedi. İçimden :
— Ben gencim ve genç kal-
mak istiyorum! diye haykıra
haykıra Salihanın yaama dön-
düm.. Ama sen lim ei i,
yer kürkçü dükkândir. Ne e.
vs de azizim hakikat bu..
i Ahmet Hidayet
Çocuk
içeksde 'mini miniler dansederken bu kimsesiz yavrular
da Ocağın kapısında birikmişlerdi .
— İT Birinci sahileden mabait |
yakınlarını ve alkış-
landılar
Bundan sonra küçük idare
heyetinin reisi ve azası kücük
o misafirlerine kotiyonlarını gev-
rek kahkahalar, çığlıklar ara -
sında tevzi etti. Eğlence artan
sevinçler arasında yediye kadar
devam etti. a
Balosu
mi N
Dağılmatağı sırada ekseri
çocuklar annelerine “gidiyor
miyız, büyüklerin balosu gece
de oluyor da bizim ki bu kadar
mı? anne? kalalım, diyorlardı.
Akşama kadar bahçede mün-
tehap havalar çalan Şehir ban-
dosu güzel nağmeleriyle misa-
firleri teşyi etmekte idi.
z Çocukta arzu
ve irade
1. harekete
İ Kükker onun tani etiği di yakmaz bir Pa | zer, onar ve onikişer atlı yan ya-
amm Cumhuriyet
Zihni faaliyetin malümdur ki muhte-
lif İfavurlerı vardır. bunlar pek sıkı bir
surette yekdiğerine bağlıdır. Çünkü
bunlar, şuur hayatının muhtelif cephe-
leridir. Ruhiyatçılar gerci bunlara başka
isimler - vermişlerdir. Bu, ruhi hayatı
tahsıl etmek, müsabehet, mümaselet
veya tabiiyet esaslarına göre elde edile-
| cek kısımları daha iyi anlamak ve ifade
4 İlmi ve İçtimai Müsahabe
I
etmek içindir. Binaenaleyh bu kısımları
ve önlera verilen isimleri, eskiler gibi,
mücerret değil, fakat daha müşahhas ve
daha maddi telâkki etmelidir, manevi
hayatın muhtelif manzaraları halinde
görmelidir. Bunları asabi hüceyrenin
muhtelif hassları giki düşünmek ilmi
telâkkiye daha uygundur.
Zihnin bütün faaliyetleri, asabi mer-
kezlerde: vukua gelen ilk inkişafların-
İ dan pek basittir ve çok sadedir. Fakat
şuur vakıalarından en basit olanlar,
igtidai hayatın uzuvlarına, hassatan ha-
zum cümlesinin faaliyetine bağlıdır.
Bunlara ait rahatlık ve rahatsızlık in-
tıbalarıdır. Bu ilk gırizi vazifelere sımsı-
kı merbut olan intıbalar ve arzular, ç0-
cukta sonradan vücude gelecek olan
diğer şuur vakıalarına tekaddüm eder,
onlara temel hizmetini görür. Asabi mer-
kezlerde bu hâkim ihtiyaçları tertip al-
tına alan arzular de, ilk zamanları, def-
eder. Yani kendisine mukavemet oluna-
maz ve derhal tatmin olunmak lâzım
gelir ihtiyaçlardandır, Binaenaleyh bun-
lara hiç bir arzu mani olamaz. Çünkü
çocukta ruhun diğer faaliyetleri henüz
teşekkül etmemiştir, veya ona yakın
bir halde bulunmaktadır. Fakat daha
sonraları, meş'ür hayat derece derece
genişler, tekemmül eder. Çocuk ta ih-
tiyaçların tesirinden 37 çok kendini ko-
rümağa, daha doğrusu onları intizam
altına almağa başlar. mamafi hayatın
yalnız ilk aylarında desil,
senelelrinde bile, yüksek ruhi İaaliyet-
ler, manevi hayatın, ferdi tabiat ve
cemiyet ile doğrudan doğruya münase-
bete giriştiren hayatın bu hakiki aletleri,
bunlara merbut arzular bile, uzun müd-
det, igtidai arzuların zati bir vasfı olan
bu aşikâr defiyeti, bu mukavemet oluna-
maz ve derhal tatmin olunmak lâzım
gelen ihtiyacı muhafaza eder. Hatta
çocuk bir kaç yaşma varsa bile, onda
eski ruhiyatçıların .bir imtiyaz telâkki
ettikleri ihtiyar, iyiyi kötüden ayırt ede-
rek birincisinin yolunda gitmek kabili-
yeti yoktur. Beş, altı, hatta yedi yaşında
çocuklar üzerinde pek kıymetli müşahe-
delerde bulunan, hatta bütün hayatını
çocuk ruhiyatına sarfetmiş olan bir
ruhiyatçıya, psreze inanmak lâzım ge-
lirse, çocuk, bu yaşlarda bile, gerğinliği
kendikendine gevşiyen bir zenberek gi-
hidir. Hareketleri canlıdır, mebzuldur.
Arzuları zalimanedir. Etrafında ne olup
geçiyorsa, hepsini kendi hükmü altında
bulundurmakk ister. Fakat bütün bunlar
gelip geçicidir, ami vE !
bir kuvvet,
xim mevcuttur. İnsiyaki yeli SEYE “ken-
di irade VE intlyari Karicindo, kenri ha-
beri olmaksızın husule gelen, asabi mer-
kezlerinin evamiri zatiyesile meydana
çıkan hareketlerle, çok canli kelimelerle
“isterim! ” der bu şiddet ve Kkat'iyet,
cocuklarda, her türlü esbabın müvVaze-
nesinden mahrum, bir idarenin vücu-
düne delâlet eder.
Bundan başka, fiil ve hareket, çocukta
pek yakından arzuyu takip eder. İkisi
arasında, esbabı muvazene va meri
yektur. Cocuğun azan lezzet
ve elem mücaeleye girişir. Fakat o , fiil-
lerinde görür. Binaenaleyh şuurunu,
lezzetin hayali doldurur. Kendisini lez-
zet verecek şeye doğru sürükler, Karar-
EN a m VA e a
me 27 laa ge mm Bi
e i m Lü i f ii
mik ti e İN e wv aşi £!
Sipahi Ocağında
müsabakalar
Spor
—— —es. g eee — ——
di DİĞİ vk, ai İİK İn a İlel»
Tik maçları devam
ediyor
Dün Ocakia at yarışları Beşiktaş , Süleymaniye
ve birincilik müsabakası! 1-5, Galatasaray daBey-
yapıldı
Dün ' Sipahi Ocağında at yarış-
ları ve binicilik müsabakaları ya-
pılmıştır. Ocak tarafından yapılan
bu yarışlar çok rağbet görmüş ve
Sipahi Ocağı sahasına 2 binden
fazla seyirci dolmuştur. Davetliler
Ocağın balkonuna alınmış ve limo-
natalar ikram edilmiştir. Davetliler
arasında Üçüncü Kolordu Kuman-
danı Naili Pş.ile Ferik
Galip, Seyfi, Fahri, Osman, Cemal,
Şükrü
Kâzım ve Nihat Paşalar ile bir çok
zevat bulunmuştur.
Hakem Heyeti Ocak reisi Şerif
Binbaşı Nuri, Yüzbaşı Tahsin ve
Avni beylerden mürekkep olarak
steşekkül etmiştir. Birinci Mülâzimi.
Edip B. gelenlere teşekkür ettikten
sonra Bahriye muzikası istiklâl
marşını çalmıştır. Bundan sonra
yarışlara birinci numara olarak ma-
nej harekâtile başlanmıştır. İkinci
müsabakada kılıç mübarezesi yapıl-
fakat ilk mıştır.
Dörder atlı taraleyni temsilen
birbirlerine hücum etmişler, kılıçla
taarruz ve müdafaa yapmışlardır.
Üçüncu kordele müsabakasına 8
atlı -iştirak etmiştir. Bunda süvari-
lerden Viri omuzuna taktığı kor-
deleyi diğer arkadaşlarına kaptır-
mamak için hayvanına müteaddit
manevteler yâptırmıştır.
Bu - müsabakada genç süvari
zabitlerimiz ani ve seri dönüşleri
ile büyük bir meharet göstermiş-
lerdir. Dördüncü çit atlama müsa-
bakasında 12 atlı evvelâ birbirle-
rini takip suretile boylu boyunca
uzanan çitleri geçmişlerdir. Müte-
“ akiben ikişer, dörder, altışar, seki-
na ve Saf nizamında olarak
muntazaman manaları aşmışlardır.
Bundan . sonra beşinci olarak
Sipahi | Ocağı tarafından tertip.
edilen “ konkur hippik ., yapılmiş-
tir, Bunda her iştirak eden I3mania
aşacak Ve neticede en düzgün
atlıyanlar arasında bir müsabaka
yapılacaktı. Buna 20 zabitimiz
iştirak etmiş ve dört müsabakacı
finala kalmıştır. o 1,45 irtifa, 1,40
larında, bu itibarla, elem ile lezzet mu- | azami mania aşmışlardır. Neticede
vazene €tmek, birincinin maddi ve ma-
nevi rahatlığını, ikincinin rahatsizliğını
mülâhaza etmek ciheti yoktur.
Henüz üç dört yaşında çocukta, mü-
vazneli arzu, irade ancak mevcutturr..
Mülâzım Hayrı B. birinci, Cevdet
B. ikinci, Feyzullah B. üçüncü ve
Yüzbaşı (o Hulüsi B. dördüncü ol-
Bilhassa bu yaşta kendisine her hanği muştur.
bir şeyi telkin etmekte kolaylık vardır,
meselâ kendisine kuvvetli ve kat'i bir
Tisanla * artık aç değilsin! denilse, bu
söze kolayca inanır. binaenaleyh Çocu-
ğun iradesi edfidir, hareki ve mihani-
kidir. bu, her nevi ırklara mensup ipti-
dai insanlarda eksr müşahedelerin
tesbit ettiği bir idare şeklidir. çocuğun
arzusu, bu itibarla, mahiyeti cihetinden,
aşağı bir rütbededir. Bu irade doğrusu
bu arzu, tezahür edebilmek için hir zihni
aşağı bir rütbedir. Bu irade, doğrusu
yatın meş'ur mtıkabeleleri haricinde ol-
mak üzere, bu esas, bu temel, ancak az
dök vuzuh ile idrak olunan ihsâslarda
bulunur. Bu cihtle hususi hassasiyet,
asıl hasselere, zaikaya, sammeye, samia
vebasıraya ait et, cocuğun zih-
niyetinde pek çabuk uyanır. Çocuk ha-
yatının bu safhasını da diğer bir mâka.
Mustafa Namık
m
lede göreceğiz.
i “Halk sütunu
(Her ilimizin ka izezlk imzalı şikayet
ve müracaatı bu sütunde mutlâka
mevzuu bahs olur. Ancak mektuplar.
geldiği tarihe nazaran Sıraya tabi
tutulur. Mektupların mutlâka Kısa
olması ve kâğıdın yalnız bir tarafına
yazılması lâzımdır.)
MİLE
Vilâvetin nazari dikkatine
Fakir bir takım aileler çüçük Aya.
sofya mahallesinde şehit Mehmet Paşı
| camii şerifi medrese odalarmdi müş.
teciren ikamet ediyorlar. Burasını idarej
hususiyeden 928 baziranının yirmisin.
den itibaren bir sene müddetle Mazlum
efendi nammda biri ile Huriye Hanım
namında bir kürt 'adımı isticar etmiş.
lerdir. Medresenin 1. müstecirleri dahi
“medresede ikamet etmektedirler.
Bu müstecirlerin - yüzünden her gün
için bir. mahalle halkı ve camii geti
cemaati ve medrese Odalarmın müste.
dirleti bizar olmaktayız. Evlatlarımız
hava almak ve oynamak için sokağa
Altıncı müsabaka -sivillere tahsis
edilmiş ise de maalesef buna yalnız| Bir Mısır takımı şehrimize | |
Ali Haydar ve Fahri Beyler iştirak
etmiştir. Ayni mania müsabakasında
Fahri B. birinci, Haydar B. ikinci
olmuşlardır. Haydar Beyin atı biraz
ürkmüş olduğu için . birinciliği
kaybetmiştir.
Müsabakaları Eszmmeileri Ocak
tarafından muhtelif hediyeler ve-
rilmiştir. Galatasaray kulübü de
bir kupa vermiştir.
kozu 0-5 mağlup etti
Dün Taksim Stadyumunda Jik
maçlarma giizel bir havada devam
edilmiştir. Fiküstür mucibince yapılması
lâzım gelen maçlardan Vefa-Fenerbah
müsabakası Vefalıların * seyahatten
gelmeleri üzerine tehir edilmiş,
yalnız Beşiktaş ile Süleymaniye,
Galatasarayla (Beykoz
karşılaşmışlardır.
Müsabakalar heyeti umumiyesi
itibarile güzel ve zevkli olmuştur.
İlk defa yapılan Beşiktaş-Süleyma-
niye müsabakası Beşiktaşlıların tam
bir galibiyeti ile hitam bulmuştur.
Beşiktaş takımı esas kadrosundan
takımları
eksik bir heyette çıktıkları halde, |
geçen haftaki iena oyunlarını
unutturacak kadar düzgün oyna-
mışlar, müsabakanın bidayetinden
nihayetine kadar daima vaziyete
hâkim bulunmuşlardır.
.Bu hâkim oyun semeresini ver-
miş, Beşiktaşlılar bir karşı beş sayı
ile galip gelmişlerdir.
İkinci müsabaka
-Galatasarayla Beykoz arasında
cereyan eden ikinci müsabaka da
çok şayanı dikkat olmuştur. Oyun
başladığı vakit Beykozlular gayet
güzel bir sistem dahilinde Galata-
| saray kalesini sıkıştırmağa, korkulu
hücumlar yapmağa başlamışlardır.
p” “Cidden güzel olan bu akmlar
İG Galatasaraylılara iki üç tehlike at-
latmıştir. Beykoz takımı oyunun
95 inci dakikasına kadar tamamen
bâkim vaziyette bulunmuş, gol
yapmak için bir çok fırsatlar ihzar
etmiş, hatta Galatasaraylılara bir
de penaltı yaptırmış, fakat bunların
di hiç Saz istilade edememiştir.
|
bilim Mm sonra Beykozla”
oyuncular kesilmeğe başlamiyşlar;
bundan sonra oyun mütevazin bir |
şekle girmiştir.
İkinci devrede Galatasaraylılar
. Bezkozluların yorgun vaziyetinden
istlade etmesinin volunu ve kola-
yını bularak üçüncü dakikada ilk.
, Sayıyı yaptılar: Sayıların adedi bun-
dan sonra arka arkaya tevali etti
ve beşe kadar çıktı. Galatasaray
ikinci devrede tam bir hâkimiyet
göstererek beş sayı ile müsabaka-
yı kazanarak fütbol oyununda ne-
Tes kabiliyetinin nekadar müessir
olduğunu bir daha isbat etti.
geliyor
Mısır İederasiyonuna mensup
“Tersane, takımı şehrimizde iki
müsabaka yapmak üzere müracaatta
bulunmuş, bu müracaat kabul edil-
miştir.
Tersane takımı mayısın sekizinde
şehrimize celecek ve 10-12 mayıs
günleri Galata saray ve Fener
bahçe ile karşılaşacaktır
çıktıkları zeman i tehdide maruz kalıyor-
jar. Kadınlarımız da darbedilmektedir.
Evlât ve ailelerimizin ve mahal-
le halkımın ve camii şerif cemaatinin
ve medrese müstecirlerinin istiraharları-
nı ihlâl eden bu müteahhitler hakkında
vilâyetin nâzarı dikkatini 'celbederiz.
Sultan Ahmet Küçük Ayasofya mahalles
halkı ve şehit Mehmet paşa medresesiğ
odaları müstecirleri . namına Muhterem
İgazetenizin karilerinden: 'Tahir
Acaba ne yapılmış
Sivri sineklerin * itlâfi için mücadele
memurları tarafından ahaliye ilâç tevzi |
edildiğini yazmıştık. o İstanbul sıtma
mücadele reisi Şekip B. tarafından
gönderilen bir verekada bu ilâçların
memurlar tarafından kullanıldığı ve bu
gibi şeyler hakkında riyasetten sorul-
madan yazılacak fıkraların tağliti ezhanı
mücib olacağı bildiriliyor. Mücadele reisi!
beye tağliti ezhan me'elesinden dolayı telâş
etmemesini tavsiye ederiz. Anadolu
tarafındaki civar köylerde keçee sene
sivrisineklere karşı daha şiddetli hare-
ket edilmişken bu haşerat gene baş
göstermişti. Şimdi ittihaz olunan teda-
biri görenler neticenin geçen seneye
“nazaren daha menfi çıkacağına kaildirler.
“Mücadele memurları acaba Göztepedeki
su birikintilerine karşı şimdiye kadar
ne vapmışlardır?.
İcradan haklı bir. şikâyet
Karilerimizden mülâzim Hamdi B
“isminde bir zat diyorki :
“ Valdemin iaşesi için nafaka alarak
tahsis edilen para her ay maaşımdan
muntazaman kesiliyor: Bu para mühasibi
mes'ul tarafından İzmir icra dairesine
teslim edilmiş iken muhtaci infak olan
annem tam 7-8 aydanberi bir para ala-
mamıştır. Vuku bulan müracaatlara İzmir
icrasının verdiği cevap paranın gönde-
rilmek üzere bulunulduğundan ibarettir,
Acaba icra dairesi kendine tevdi
edilen paraları neye göndermiyor, ve
ne yapiyor. Bu bapta makamı aidinin
nazari dikkati celbolunur .
Bir eczacıdan Şikâyet
İstanbul sıhhat müdiriyetinin nazı
katine :
vi saat on bir raddelerinde Dolma.
bahçe ile Beşiktaş arasinda idare et
mökte olduğum motösikletin kayışına
kazaen paçam Sıkıştı yalnız Paçdyı |
yırtmakla kalmayarak topuğumda de bir
yara açılmasına sebebiyet verdi. Bunun
üzeerine Beşiktaşta Süleyman Recip |
beyin eczanesine - gittim ve yarin |
kapmaması için pansıman ya- |
parak sarmalarını rica ettim
Şivesinden Türk olmadığı sğliğin
bu eczacının çok gayri insant bulduğum
j -
|
Otomobil facıale
Çenberlitaşta bir otomobil kai
Şoför Feridin :
idaresindeki 1-
367 numarali
otomobil dün *5.
gece “Çenberli ©
taşta ahçı Mustalaya çar
Mustafa yaralanmış, şoför yakala!
mıştır,
, Hirsızlıklar
Mücevher hırsızları
Mahmutpaşa ve —
çarşı içindeki ku-
yumculara gide--
rek elmas yüzük,
küpe ve sair mü-
cevherat kaldıran
meşhur yankesi-
cilerden . Kirilos
ile Mehmet Recep
zabıtaca yakalan- 7
mışlardır. Çaldık-
ları elmas yüzük ile 500 lir
bir küpe elde edilmiştir.
İki sabıkalı yakalandı
Ayasofya, Sultanahmet ve Beyâği
zit civarında geceleri dükkân
evlere girip hırsızlık öden sabıkall£
lardan Zeki, Mahmut Polis mem f
ları tarafından yakalanmıs ve çf
odıkları eşya ile dün Müddeium
miliğe teslim edilmişlerdir.
Yankesicilil
Bir ynkesici yakalandı
Sabıkalılardan
o Celak dün Emi- ;
nönünde © tram- |
vayda tüccar Pa- |
nayot Efendmin
cebinden cüzda-
nını çalarken ya-
kalanmıştır.
Müteferri
Sokakta bulunan metruk bir
Beşiktaşta Parmaklık sokağındiğ
dün gece dört aylık bir erkek ÇO
cuk balunmuştur. Zabıta bebeği
Darül'aczeye göndererek bırak
hakkında iri başlamıştır.
Eskişehir “otel m
Hüseyin Ef. namnda birisi Emiid?
nü merkezinde dayak yiyenin kef”
disi olmadığını ve bunun Şarki.
Makedonya Oteli simsarlarınd
Ahmet Ef. olduğunu bildirmiştir.
Elektrikle ölüm
Dün öğleden sonra Karagümrükf
Avcıbey mahallesinde oturan B
riye mütekaitlerinden Yusuf.
Beyin zevcesi Müzeyyen H.. oğ
Şemsettini yıkamakta iken elektri
lâmbasının teline eli değmiş, Zavab
anne O anda düşüp ölmüştür;
intiharl8
- Tentürdiyot içmiş o“
Zeytinburnu Demirhane' caddesif
de kahveci 25 yaşında Leylâ Hieti
dün sabah tentürdiyot içmek su
retile intihar etmek istemişse “de Y£
dikule hastanesine yatırılmıştır
Bir adam kendisini deniz8.
attı ve kurtarıldı
Kumkapı deniz hamamı civa
rında dün akşam bir adamın de'ğü
nize atıldığı görülmüştür,
Orada ÖOyniyan çocüklardafığ.
yüzme bilenler adama yetişer ek |
kurtarmağa çalışmışlar ve sahil
sürüklemiye muvaffak olmuşlardır.
Baygın “bir. halde olan ve kırk
yaşlarında kadar tahmin edilen b vie
betbaht Cerrahpaşa | hastanesine e
nakledilmiştir. i
Satılık, kiralık
Kadıköyünde Mühürdar caddesind&
12 oda, ? salon, vidilen,
bahçe ve müştemilâtı saireyi havi ve |
nezareti fevkalâdeyi haiz bir kârgir hans $ ©
satılık ve kiralıktır. Gezmek icin Moda“
da Hacı Şükrü sokağında 48 numarayâ
müracaat edilmesi.
uu“
p »
ön ve arkada
red cevabı ile karşılaştım, bunun üzerin€
bir sargı. ile biraz tentirdiyot istedim
takar onu da vermedi .
Belki. istinat ettiği nokta yarı
kaza neticesinde olmasına binaen Ball
diye doktorumun raporu olmadığı için
di, fakat ayağımı kirli bir mendil ile
bağlamaya mecbur oldum.
Ertesi gün yarayı Ggöstermiş olde
gum seke) ECZACIYI! P
pera a nedir.
Cağaloğlu kapiğlerin sokâk 4 num
ge Reşat ,