language

ustmenu

searchbar

Cumhuriyet 1929-04-27 Sayfa 5

 



Özet

Sokak ortasına cami köşesine bırakılmış çocuklar da düşünelim.

Cocukları koruyunuz "Cumhuriyet" in çocuk bakımı öğütleri.

Metruk çocuklar Annelerinin, babalarının kabahetlerini niçin bunlara yükletelim?

Onlar artık cemiyetin mahi olmuştur.

Günün ilhamları: Çocuk haklarını yemyelim!

Tavanı basık, duvarları isten kararsın bir meyhanenin diptarafta iciyorlardı. Üç kişi idiler. Birinin yanında yedi, sekiz yaşlarında mavi gözli, lepiskalar sahır, sırlar yüzüde bir de kız çocuğunu vardı. Zavallının karnını akışın olmalı ki babasının lükrdya dalmadan bilistife, küçük ellerini arasına meze tabaklarına götüretiliyor ve eline geçirebildiği krizleri ağızına atıyor.

O sırada içeriye bir oynacakçı girdi:.



Diğer Gazeteler



Tam metin içeriği

999 — 27 Nisan 1999

Kesi
imdir,

ann, eğ
| k oynamakla
yeti ej
TU | basi boş bira
landı Fmlekete,
« Resglr asiyor. E
eğ Beyi tiyarla ”
ükkân r,

pesimde gördüğünüz bu iki fakir kız çocuğuda bizdendir,
yanı Türk yavrularıdır. Zavallılar en tabii hakları olan

ç ihtiyaçlarını böyle mezbelelikte, harabelerde misa-
,aXla tatmine uğraşıyorlar. Bu yavrulara Himayeietfal
Mİ uzatmaz ve onları şefkatli himayesi altına almazsa
kırsa bunların da yarın birer sürtük, birer kahpe
im temin edebilir. İşte cemiyet bu” yavruların
Vatana hayırlı, faideli birer unsur olmaları için
yavrularının her arzusunu derhal yerine getirebilen
Bietfal ikaz da bu masum yavruları düşününüz, ve Hima-
ı sabıkalf£ . “ Cemiyetini unutmayınız.

gDokak ortasına cami

s mem
s ve çe

Doğ

ddetumt
; Bekârlık
cili | arjı
andı Dğum 7

Evleniasgi a İşinin temeli evlenme-

Gem a ee,
2ssen öy nokta düşünü-

Evlöp e

$tirmey; “Yi artırmak, fazla çocük
b Vİ tesvik etmek;

Key nmaları azaltmak;

emi tnede sıhhi

e e etmek, şartlar aramak
saımala; :

Esini bu hokr litmenin yolu aile ter-

ada Yükselmeğe ehem-

4 k ve : -
larla mümkü Umumi kanunlar, hi-

Pri ihdas eyleme ie a kadar mania-
> ö“lehnmeğ
N € Arama

bir: çoclk doğumuna ve cak sıhhi nokta ço-

ykağındi alarma mani ii sağlam
Hema, VS. giy; indi rengi, belsoğukluğu,

kek Çöjetierin; StİMAİ afetlerden masu-

bebeği! tır, Bunu, tirmak ve temine Ççalış-

Için en sağlam çare sıh-

kir Se

bırak. bati esi usulünü ciddi ve sıki
ıştır. İni. Gi edebilmek, Viyanada ya-
- iŞ Sibi “ Evlenm. isticar ”
P Stmek mme istişare Odaları
e e an ve bilh
iri me ra ve assa

i hecekleri, ederek ge-
Emi . a huş me ana ve babaları-
tin kef ağanda heşriyatı, <Bvİre yarıyacak
1 Şa Mİ . temin eylemek-
arındağr aaa ç. Yİ artır
miŞtİK. camiası ya azla lm e

ikce bir ârlik; müritleri

ul ap ia yila vor tarikat, mensupları
mrükikğ, co ”
Ksınlaşıyor. Salan bir mezhep halinde
an AL Sanlar a
ı1f . Ziyfaa tesvik ege irğa ve çocuk yapma-
1 oyliğeler ç İelseti ve iktisadi maza-
* OE mi Mn YeNi olmamakla beraber
lektriPlemlek ete, ğ, ui zamanlarda * bazı
| Ce yayılmıştır.

, Zavd cden

ür O Veya keyşi dye nn sebebini ikti-

gçitale i iki g2
ırıgli Dior doğru deği ire, ikiye indirerek
“dim dü Mecmma, Eiklir. Bu sebep veya
Penme bul, bizde olursa olsun bu
ddesifir. Bu ai amı asal e iyoruz — bir
la Hi; ocağı kaçk ağa başlamış-
y Tetin mukav wluğma ı 1 oni

ek sui
de Y€
tr. a ii
niz8 Bekârlık düşmanları

ya € »
y Pay ve ve Müdafaası evlen-
e meydan al düşmanlık şe-

diyorj AR
vetiştire ar ki:

Ni n kaçınmış
Si he: hürriyetlerini
, B ölüme Sürülağı , amış küldür üne
Taştan basa bir eelerini görüyorlar, Bu
“ör. Buna karşı bekâ ve kan fedakârlığı-
#rlık vükletiyor... » hangi feda-
| Evlenme taraftarları»,

Naİ muavenet teşkilât an başka iç-
SİNİ, süt yavrularının balm layetsiz-
İl MaYesizlik içinde ölüp giti, Sip ki
a lerin ve kanuriların çocuk gel vi
P “ €vlât öldürenlere karşı kâfi g.. ren-
ett davranmadıklarını, Zengi Beğ.
iş gM , gin a
NR Iplerinin çek çocuklu ailelere ai

> öülerin
1 alamaktan kaçındıklarını İleyi” ls

arSI vazifesini

Sind ai kendi şahıslarımız hesabma
İemiyete ee ve Mahrumiyete katlanarak
ise biz ey rg hizmetin mükâfatı

rımıza eylenmemeleri

i, birer cemiyet paryaşncnler birer
Yorlar. İnsan ne büyük ie
Azilet kahramanı, olmahdlı, “rı ivet
ana sa, Sikisieğik karşısında yine İri
deki Aİ yetiştirmek gayretinde iler

anım Tamanı,, ie öder vereim ki böyle kay.
eğe : alıp Bilecek, 5 gittikçe azalıyor ve
çini Ki

| eği

iige sıra bekârlık düşman-
orumak için Ootatbikını
em Bunların
ği v at ştirenlere nışanlar
liz yükl ları ve evliler lehine be-
e! plüinit bekârhg aşi vardır.
peri ve tekli eri manlarının düşü-
daha ileridir. Bzıla-
1 — Vatandaştanı

€vlenmeğe ve çok

ŞA

ları ile onları besliyen

© 0 kucakta sırsar iy:

artırma işi

düşmanlığı

özi Gini

çocuk yetiştirmeğe sevk ve teşvik için en
güzel ve tesirli yol kanun yoludur, Bu

“yolu açacak kuvvet parlamentolarda ve

hükümetlerdedir. Bunun haricinde her
teşebbüs boş-ve neticesizdir,.

2 — Sıhhi mazereti olmıyan bütün
devlet ve millet memurları, milli cem-

iyetlerden para alanlar 30 yaşında eylen-
mek ve 40 yaşında en az üç çocuk sahibi

olmak mecburiyeti altına sokulmalıdır-
lar. Aksi tâkdirde vazife ve memuriyet-
leri hiç bir tazminat verilmeksizin ken-
diliğinden nihayet bulmalıdır. Devlet ve
milletten para alanlara tahmil edilecek
böyle bir şartla çalışmaları ve kazanma-
evlâtlarımız bir

kararla ölüme sürmekten daha ağır, da-
ha fevkalâde midir?

3 — Umumi ve mahalli intihaplarda
rey nisbeti bekarlığa, evliliğe ve çocuk
sayısına göre bir nizama konulmalıdır.
Eveliler ve çocuk sahipleri memleket işle-
rinde daha fazla reye sahip kılınmalı-
dırlar.”

İşte bekârlıkla omücadele çığırında
bulunanların yürütmek istediklleri müf-
rit dilekler bunlardır. ğ

#

Eekârlikla mücadele mevzuunun bi-
zim menileket vaziyetine göre mahiyeti
nedir?

Evlenmeyi teşvik, çok çocuklu aileleri
himaye ve bir kelime ile nüfusu artırmı-
ya matuf bütün tedbir ve teşebbüslerin
muhterem tutulması lâzımgeleceğine
şüphe yoktur. Ancak memleketin umumi
bünyesinde “ bekârlık -salğını ” diye tav-
sif edilebilecek içtimai bir illetin varlı-
gına kani değiliz. Bir iki büyük şehri
istisna eğilince hangi köy veya kasaba-
mızda askerliğe gitmeden veya askerliği-
ni bitirince evlenmemiş delikanlı vâr?

Memleketimizde (Ouümumiyetle bekâr
kalmanın &izlar için olduğu kadar erkek-
ler için de bir betbahtlık, bir muratsızlık,
hatta bir felâket sayıldığı canlı bir haki-
kattir. m

Biz bütün gayret ve tedbirlerimizi do-
ganlarımızı ölümden koruma istikame-
tine çevirmeliyiz.

Oldukça çetin, nihayetsiz derecede
geniş olmakla beraber milli büyüklük ve
milli kudret hedefine doğru en lüzumlu
ve en verimli yol budur.

Dr. Reşit Galip

Çocuklar .
Tayat bahçesinin körpe fidam
“Çoctiğe güneşli bir bucak ister,

, Onlar yaşatacak yarın valam,
, Onlara her yerde bir kucak ister.

0 kucuk bir şefkat müessesesi:
Kimsesiz yavrıman. hamisi odur.

ei etimin sesi,
Derdini orada ancak avrdur

Yetim olmıyan da, yetim olan da
Hep böyle muhtaçtır gözelilmeğe,
Çocuğun gülüşü sussa, cihanda

Bir ölüm malemi çöker her şeye.

Çocuklar! kuş gibi hep cıvıldaşın,
, Bir hale çevirip etrafımızda;
ir meserret bu küçük yaşın,
“Şeniz parlasın doğan yıldızda.
Side başlan başa sanki çiçektir...
Sizi böyle mes'ut hissedersek biz.
Sizin sevinciniz - bizim demekdir
e
Siz gülümserseniz, biz gülümseriz..

i Ve rakıdan kısılan bir sesle

Çocukları ;
koruyunuz

“ Cumhuriyet ,, in

k

SS

öğütleri li
Bre iye ,
İ

En iyi emzikler düz ; sade,
temizlenmesi kolay olanlardır.

Eski usulde şişeleri girintili
çıkıntılı, uzun boyunlu veya
; memeleri marpuçlu emzikler fe-
nacır, hiç kullanılmamaları lâ-
zımdır,

Si?

Ni

| Çocuğu iyi beslemek için ne
(| kadar süt vermeli ?

Yavrusunu gürbüz görmek
istiyen her ana hekimden bunu

sorar.
| Çocuğa lâzım olduğundan az
| süt vermek ne kadar fena ise
(| ihtiyacından fazla vermek te o
| kadar fenadır.

Şu cetvelimiz çocuğunu yo-
lunda beslemek istiyen -analara
kılavuzluk edebilir. )


NE

e
m
E

Ea

İ

lecek Süt
miktarı l
Hal e

Çocuğun

ağırlığı

meme

| miktarların kaç m
İ veya emzikte verileceğini de
| gösterelim :

67- 75gr. İl)
105-110gr. İi
120 gr. ji
159 gr.
165 gr.
Galip İj

0

—— e... —

Tavanı basık, duvarları iste

6
Dr. Reşit

GUNUNİLHAMLARI
Çocuk hakkını
yemiyelim!
tarafımda içiyorlardı. Üç kişi
idiler. Birinin yanında yedi,
İ

kararmış bir mey enin di

sekiz yaşlarında mavi gözlü,
lepiska saçlı, şirin yüzlü bir de
kız çocuğu vardı. Zavallının
karnı acıkmış olmalı ki babası-
nın lâkırdıya dalmasından bil-
istifade, küçük ellerini arasıra
meze tabaklarına götürüyor ve
eline geçirebildiği
ağzına atıyordu.

O sırada içeriye bir oyuncakçı
girdi:

— .Haniya çarliston bebekle:

Satıcı hem bağırıyor; hem de
elindeki yaylı bebeği ozillerini
şıkırdatarak zıplatıyordu. Ço- |
cuk, bu şıkırtının sihrile başını

kırıntıları

kaldırdı, oyuncağı hasretli göz- |

kaldırdı, oyuncağı hasretli göz-
lerle süzdükten sonra, yalvarı-
cı bir eda ile babasının yüzüne
baktı. Babası, şişenin dibinde-
kison damlayı kadehine sür
zerken, isteksiz bir surette satı-
cıya sordu:

— Kaça bu bebek?

— Ön iki buçuk.

— Yedi buçuğa verirsen alı-
— Son fiat on kuruşa olur.
Oyuncakçı kapıdan çıkarken,

I çocuğun dudakları büzülmüş,
gözleri sulanmıştı. Babası, sert
bir sesle zavallı yavruyu azar-
ladı: |

— Yumurcak, sana her gün
bir oyuncak mı alalım? Geçen
cuma aldığım taş bebek bir
hafta bile dayanmadı. Ben
darphane kesmiyorum ya!

bağırdı:

at getirdikten sonra siyah çarşafının
— Garson! gel şişeyi doldur, | —— —
mezeleri de tazele! © © | görmiyen hudbin babalar! Ço-
Ey on kuruşu yavrusunun | cuklarınızın haklarını çalıyor-
; neşesinden üstün tutarken | sunuz!. ia
İ kendirine şişelerle rakıyı çok Agâh İzzet

İ

Cumhuriyet >

köşesine bırakılmış ç

OC

— 5 —

ukları da düşünelim

çocuk bakımı di

Ea

Metruk çocuklar

——r ei ————

Annelerinin, babalarının

kabahetlerini niçin bunlara
yükletelim?

>
2
İ

bu

sgulyabaniler gibi korkunç bir gece...

dilini çoktan üflemiş ve bu gulyabani
gece gökteki bütün yıldızları aç bir
şehvetle yiyip devâsâ kubbeden kar-
nına tıkmış...

Etrafta tek bir ışık... Bir türbe mu-
mu, bir isli petrol lâmbası bi3 (göz
kırpmıyor...

«Kâinat, kâinata lâkayıt...

Ve bütün şehir, insanlarıyla, hay-
vanlarıyla berâber derin bir uyku,bir
ölüm uykusu içinde homurdanmadan,
uyuyor...

Rüzgâr bile uyuyor....ve bazen bu-
luttan dişleri arasında yıldızları ge-
viş getirerek çiğniyen bu koca geceyi
yalnız serin serin yelpazelemekle ikti-

. fa ediyor...

Sabaha çok bir şey yok... ©
Üç 'dörtsaat sonra güneş ziyadan
$alınin sırma püsküllerini, insanları

O zaman şehirde yeniden hayat
balıyacak insanlar: uyanacak, taşlar
uyanacak, ve gece gulyabanisi müte-
madiyen hörgücünden : geçinen bir
deve gibi gittikçe zayıflıya zayıflıya
esrardan kervanını başka diyarlara
sürüyecek...

Gecenin bu en azgın anında kenar
mahallelerden birinde bir kapı gicır-
tası işitildi...

Aralanan zaviyeden fışkıran isli
ziya kör bir balta ile gecenin karnını
yardı... : v w

Ve bü karnın içine “ıstıraptan bir
kadın timsali attı... N

Gece artık gebedir ve yakında bu
ıstırabı doğuracaktır.

Siyah -çarşafına .sarınmış kadın,

duvar dipleriden yavaş yavaş ilerli-
yor...

Ayaklarının ucuna bile basmaktan
korkuyor... .

Bazan geri geri dönüp bakıyor...

Bu sessizlikten ve kimsesizlikten
cesaret alarak yürümek “için kendi-
sinde kuvvet buluyor...

Duvar kenarlarından arada sırada
ürkek kurbalar sıçramakta...

- Kadın bu mini “mini mahlukların |
> çelmelerinden körküyor... Fakat buna

rağmen gene
acele ve usul usül ilerliyor...

Bu kadının gecenin bu saatinde
acaba ne işi var?...

Böyle durmadan, kan ter içinde

neriye gidiyor?...

»
35
Yarım saat bir saat kadar yürüdü...

Nihayet yıkık viran bir caminin, mer-
,mer eşikleri yanına geldi... Durdu...

Gene etrafa bakti...
Etrafta kimsenin olmadığına kana-

hakir nazarlar altında eziisinler?.. i

Bu zavallıların kabahati nedir?... Annesi namusunu kurtârmak, |
İ babası mevkiini sarsmamâk için bir cinayet işliyerek onları tanımı- |
İ yacak derecede bir cinayet işlemişse neden bu kabahati çocuğa li
| yükliyoruz. Mademki cemiyet kanunlarile, ahlak telâkkilerile, namus ||
| kaygularile o meçhul annenin mücrim olmasına sebebiyet vermiştir; il

mütemadiyen, acele |

Şeytan nefesleri mehtabın kör kan- |

i

|

Bu yazı her hangi bir sebep tahtında sokak ortalarına birakıl- ği
İİ mış zavallı yavruların elim vaziyetlerini teşhir için yazılmıştır. He-
| nüz idrakten; düşünceden, yaşamak kabiliyetinden mahrum olan bu |
| biçareler, bizim hepimizin evlâtlarıdır. Babalarının, analarının güna- |
hını bütün ömürlerince onlara yükletmek doğru mudür? Niçin her |
çocuk bu bayram gününde neş'e içinde eğlenirken onlar “piç, diye |

i

içinde sakladığı müz'iç yükü çıkardı...
Bu yükü ağzına, burnuna ve yaşlı
gözlerine sürerek kokladı...
Ağlıyordu..
“Hüngür hüngür ağlıyordu...
Göz yaşları menbaı ıstırap olan iki
hınçkırık çağlıyanı olmuştu...
Birden bir ses işitti... Caminin -ya-
nındaki mezar taşlarındân doğrü bir
çocuk sesi geliyordu...

Neden sonra anladı ki bu ses kendi
kucağındaki yükünün akseden ferya-
dıdır...

O zaman kadın... yırtarcasına göğ-
sünü açtı... Ve memesini çocuğunun
ağzına vererek onun susmasını, onun
uyumasını bekledi...

Sonra...

Yavaş yavaş memeyi ağzından çek-

ti... Onu tekrar sıkı sıkı sarıp sarma-

isteriz!
Çocuklardan aldığı- |

mız mektuplar

— imren —

Cumhuriyet gazetesi T. H. müdürlüğüne

Çocukların hamallığına , yük

taşımasına mani olunmasımı is-

teriz .

..

Çünkü çocuklar yük taşırsa
ıhatleri bozulur. Fakak evinde-

ksi sandaliyeyi kaldırıp öbür odaya

götürmek hamallık sayılmaz.
Bazı babalar vardır ki çocüğuna
hiç acımazlar, çarşıdan aldığı
bir sandığı veya başka bir şeyi
çocuğun sırtına yükletir. Eğer
almam derse döverler. çocuk ta
o yükü taşımağa mecbur olur.

Çocuğun kemikleri büyük
adamlardan daha yumuşaktır.
Ağır şeyler kaldırmak vücut
binasının Sakatlanmasına sebep
olur. Millete sıhatli ve düzgün
vücutlü fertler lâzımdır. Böyle
olmazsa hem millet, hem ondan
doğacak çocuk ciliz, hastalıklı

olur. Onun için babalar, çocuk

lara sağır yükler taşıtmamayı
onları okutmak kadar mühim
vazife bilmelidirler. Bundan başka
sokaklarda hayatlarını kazanmak
için küfelerile yük taşıtmamak
lâzımdır. Hayvanları korumak
için bir hayvanları himaye ce-

miyeti yaptılar. Ya bu sokak-.

larda yük taşıyan çocukların
hayvanlar kadarda kıymeti
yok mu? |
Bu çoçukları korumak için
neye bir cemiyet yapmıyorlar.
Biz çocukların hamallık etme-
sine, ağır işlerde kullanılmasına.

mani olunmasını isteriz.
Tatbikat mektebi beşinci sımf
talebesinde

302 M. Necati.
ladıktan sonra caminin çiyden ıslan-
mış mermer eşiğine bırakarak uzak-
laştı...

Ve sessiz karanlıklar içinde Kaybol-
du... ?

Ertesi günü güneş doğmuş ve ziya-
dan şalının püsküllerini insanları av-
lıyan bir çapari gibi arzın ummani
üzerine altmışlı.

Her tarafta taze biz hayat hir hare-
ket vardı...

İnsanlar uyanmış hayvanlar uyan-
miş ve demir tekerlekler, nallar altın-
da sokaklardaki taş kaldırımlar “bile
uyanmıştı...

Sabahliyin erkenden bu caminin
önünden geçenler mermer merdiven-
ler üzerinden henüz yeni doğmuş bir
yavru buldular...

Bu yavrunun anası yoktu... Babasi
yoktu...

Çünkü bu çocuk ıstıraba gebe Kalan
gece gulyabanisinin yavrusudur...

Darülâcezenin irdahanesinde bu
yavrucaklardan ne kadar çok var!

Mümiaz Faik

Bu çocuğun günahı ne?

İşte bir yavru, ,
işte masum bir.
çocuk ki dünya-
dan haberi yok.
Fakat nedir bu
yavrunun günahı,
nedir bu zaval-
lının Okabahatı
ki dilendiriliyor,
dilenciliğe alış-
tırılıyor, adeta
çirkin ve mem-
nu bir ticaretin
vasıtası oluyor.
Buğün merha -
metinizi tahrik
için size el aç-
mağa icbar edi-
len bu yavru
yarın “bir dilenci,
bir hırsız, bir
sefil, bir alüfte
olmağa mah-
kümdur. Eğer
bu o zavallılara
acıvorsanı”. eğer
İri ee
le! na
birer w ol-
mamasını isti -

yorsanız, dilenciliği kendilerine müstekreh birer meslek &dinen -
Il... değil, hakikat» muhtaç yavruların imdadına koşan Himayei

etfal cemiyetine v

«im ediniz,

e m Üz ehil 7.

a v
Mn
A e

Mi



Bu sayıdaki diğer sayfalar: