language

ustmenu

searchbar

Akşam 1929-01-12 Sayfa 2

 



Özet

Telefonlardaki intizamıza karşı eleştirel yorumlar yapıldı.

İki petrol kampı, halka iletişim için bir arayışta.

İngiltere Kralı'nın hastalığına karşı ilgi gösterildi.

Tramvayın süratini artırma girişimleri başladı.

Antuan, Antik Mısır'da yaşamış olan bir kadın.



Diğer Gazeteler



Tam metin içeriği

Sahife 2

ARADA SIRADA

Dıdıdıdı...

— Dıdıdıdı... Dıdıdıdı...

— Ne'oldun?

— Dıdıdıdı... Dıdıdıdı...

— Allah allah!? Nedir bu
“halin, canım?

— Üşüdüm... Dıdıdıdı...

— Nerede üşüdün?

— Kadıköy vapurunda üşü-
düm.. Dıdıdıdı .. Dıdıdıdı...
Hem de lüks vapurlardan birin-
de.. Dıdıdıdı. Dıdıdıdı...

— Eeee.

— Eeeesi böyle işte... Dıdıdıdı...

- Kaloriferler yanmamıştı... Dıdı-
dıdı. Soğuk iliklerime geçti.
Dıdıdıdı

-— Vah, vah, vah, vah.. Peki

anma, özizim, sen gazelecisin..

Madamki kaloriferleri yakmıyor-

5 lar; bunu gazetene yazsan a...
— Yazamam... Dıdıdıdı..
— Neden yazamazsın?

5

i — Gözümde dizimde durur.
S Dıdıdıdı.

5 — Gözünde dizinde duracak
Er nedir ?

> — Paso.. Dıdıdıdı..,

— Nasıl paso?

— Seyrisefain pasosu... Dıdı-
dıdı.. Seyrisefainden Allah razı
olsun.. Dıdıdıdı.. Gazeteci oldu-
gum için bana bir paso verdi..
Dıdıdıdı.. Bunun için Seyrisefa-
inin aleyhinde yazamam. Dıdı-
dıdı..

— İyi amma bir paso yüzün-
den böyle titremek olur mu ya?

— Ne yapalım?... Dıdıdıdı ...

— Ne yapacaksın? meşhur fık-
radaki adam gibi yap.

© — Hangi meşhur fıkradaki
adam gibi?. Dıdıdıdı...
o — Hani zenginin biri bir fa-
© kire acımış da one bir potin al
lâkin: “Oraya basma! Poti-
irsin! Buraya basma! Po-
eskitirsin!,, diye fakirin ra-
atını kaçırmış: bunun üzerine,
fakir de, elaman diyerek, potini
i ldırdığı gibi atmış: “Ben po-
otinsiz daha rahattım; hiç olmaz-
sa hürriyetim vardı.... demiş...
ilh, ilh... İşte sen de onun gibi
yap ...
— Yapamam.. Dıdıdıdı...
— Neden yapamazsın? Cesa-
o reti medeniyen mi yok?...
Cesareti medeniyem -var..
oDıdıdıdı...
— Nen yok ya?..
— Senede 72 lira kaybetmeğe
kesemin müsadesi yok... Dıdıdıdı...
SA (Vâ - Nü)
© MEMESSEZEFPREBERERERDIDEDARZEEDEREEESODEIIZ

Emanet şirketler komiseri

© — İştenel çektirilen Emanet şirket
komiserlerinden Halit bey hak-
kında Encümeni Emanet henüz
bir karar vermemiştir. Halit bey

e Hakkında heyeti teftişiye fezle-

e - kesinde ittihama medar maddeler,

çok kanaat bahş olmadığından

Eneümen azası mütereddit bulu-
© nuyor. Karar, bu hafta zarfında

Tefrika nümerosu: 39
a lm e

Alisin, iyiden, iyiye, düşündü,
adı.

ince eleyip sık dokudu.
Ve, Oktavla adam akıllı uzlaş-

maktan, onunla kaynaşmaktan

anladı.
Kleopatrayı seviyordu. bununla
beraber ondan ayrılmağa , Oktavın
hemşiresi OOktavi ile evlenmeye
iya gösterdi. -

Ondaki güzellik fani değildi;
asırlara intikal edecek; karşı Karşıya konulmuş aynaların
içindeki akisler gibi, istikbalin ebediyetine ulaşacaktı!

Les
Elan düzelmedi

Telefondaki
intizamsızlıktan
şikâyetler

Son günler zarfında telefon
idaresinden şikâyetler çoğaldı,
her kes muhabezatın intizamsız-
lığından şikâye; ediyor. Gelen
şikâyet o mektuplarını (o okurken
Avrupa gazetelerinde şu haberi
gördük :

“Almanyada telefon şirketi
abunelerine sühulet olmak için
yeni bir istihbarat kalemi açmış-
tır. her arzu eden sabahları evden
çıkarken telefonu açarak:

bu gün hava nasıl olacak?...
sorduğu zaman istihbarat kalemi-
nde ki memur rasatbarenin o teb-
liğini almıyacak ve hava güzel
olacak baston ile çılınız yahut
“Yağmur yagacak, şemsiye almagı
onutmayınız,, ve ya “Çok meni

olacak üstünüze kalın elbise giyiniz,,
diyecektir.

İstihbarat kalemi borsa, gibi:

mühim vakayı hakkındada malümat
verecektir .,, >

biz bu kolaylıktan vaz geçtik,

acaba ne zaman aradığımız nume-
royu kolayca bulabileceğiz?

Orman memurlar: arasında
terfiler

Son zamanlarda Orman memur-
ları arasında bazı terfiler yapıl-
mıştır Terfian yeni memuriyetlere
tayin edilenler berveçhi atidir.

Bursa birinci sınıf Ormân:Mü-

düriyetine Ankara Orman müdürü
Sabri, O İnegöle tabi Uludağ
Orman komiserliğine Bursa Or-

man Müdürü Mithat, Konya Beyşe-
hir Anamas orman Komiserliğine
Ankara Orman müfettişi Menduh,

Ankara Orman merkez müdiriye-
tine Samsun Orman müfettişi Nafi,
Adana Orman başmüdürlüğüne
Silifke Orman müdürü Halil,

İzmit Orman müdürvekâletine
İstanbul merkez müdürlerinden
Kemal, Orman müfettişi umumi-
liğine Adana Orman başınüdürü
Kadir, Kastamoni Araç Eğrimeyva
komiserliğine, Bursa Orman müfettişi
Fikri beyler.tayin edilmişlerdir.

Pasta ve birahane

müstahdeminini muayene

Pasta ve birahane müstahtem-
leri 6 ayda bir Sıhhi muayeneye
tabi oldukları halde bu ameleden
çoğu muayenelerin vaktinde icabet
etmiyorlar.

Şehremaneti badema mustahde-
minin muayenelerinden müessese sa-
hipleriprini de mesul edecek ve
işçilerini muayene mahallerine gön-

dermeyenler cezalandırılacaklardır.

12 kânunusani 929

(Va-Nü)
- sıyt ve şöhreti asırlardan

Kleopatra, Mısırda, bu haberi
alınca, hiddet ve şaşkınlığından
kuduracak, çıldıracaktı az daha...

Neece?...

Demek ki, o kadar mahirane
bir tarzda düşünüp taşınarak kur-
duğu plan, ve Fülviyi öldürmek
suretiyle işlediği cinayet hiçe git-
mişti, öyle mi?...

Vah, vah, vah, vah! ;

Keşke Fülviyi öldürmeseydi...

S5 HN Ü EC

Li .
iki petrol kumpan-
yası anlaşmak
Istiyor
Petrol kumpanyalari arasındaki
rekabet devam ediyorr. Evelcede
yazdığımız gibi rekabet en ziyade
İstandartta Neftsendikat arasındadır.
Son iki
kumpanya arasında bazı mmüzakerat
ticari

rünlerde her rakip
Bu müzakerata

büyük

başlamıştır

mahafilde bir ehemiyet
atfediliyor.

Söylenildiğine göre . İstandart
Neft sendikat Balkan satışları
üzerinde bazı tekliflerde bulumuştur.
bu hususta Neft
tarafından bir cevap
Salliof yoldaş bu
tekliflere bir cevap vermek için

git-

Istandarta
sendikat

verilmemiştir.
bii kaç gön evel Rusyaya
miştir.

Diğer
idaresinin yunanistandaki faaliye-
istemediği

taraftan neft sendikat

tine nihayet vermek

söylenmektedir.

Tıbbın tarakkisi

İngiltere Kralının
hastalığından
ilmin istifadesi

İngiliz kralının hastalığı, İngil-
terede büyük doktorlar ve bakte-
ryologlar arasında bir çok dedi
kodulara badi
ayni zamanda da fikri icat uyan-”

olmakla beraber,

bırmıştır.

Kralin hastalığının seytini mun-
tazamen takip eden doktorlardan
bir çokları Okendi atelyelerinde
geceli gündüzlü çalışarak tababet
âleminde şimdilik ifşa etmek iste-
medikleri çok mühim şeyler keş-
fetmeğe muvaffak olmuşlardır.

Bu meyanda iki maruf ,doktor,
yeni bir fotograf aletine çok kuv-
bir (objektif
bununla (o mikroskop

vetli vazederek
objektifine
irtibat temin etmişler ve bu Su-
retle üzerinde etüt yapmak istedi-
kleri mikropları büyültmüşlerdir.

Bu mühim icadın esası hakkın-
da fazla izahat vermemekle bera-
ber, İngiliz tababet âleminde bu
hadiseye pek büyük ehemmiyet
atfedilmektedir.

Bazı ingiliz doktorları da zatül-
cenp tedavisi için yeni “usuller
bulmuşlardır.

Keşke, Antuanın ona dönme-
sine müsaadekâr bulunsaydı.

Böylelikle, hem kadınlık izzeti
nefsi rencide edilmemiş, hem de,

- karşısına Oktavi nevinden tehli-
keli bir rakip çıkmamış olacaktı.

Filhakika , bir kadın, merbut
bulundugu erkeği, kendisinden
evelki (Okadınından kıskanmaz.

Çünkü, o erkek, kendisini o kadına
mürecab bulmuştur.

Halbuki, burada vaziyet aynı
değildi :

Antuan , Kleopatranın üzerine
başka bir kadınla münasebet tesis
etmişti...

hem de, Oktavi nevinden cidden
pek güzel, cidden pek tahsilli ve
terbiyeli bir kadınla...

“Hasılı, Kleopatra, bu işten do-
layı pek müteessirdi.

Antuanı ebediyen kaybettiğine
zahip oluyordu...

Hi A EEE EE RH ERİ

( — |
Su derdi
Büyük dere halkı

son günlerde
susuz kaldı

Büyükderede Refik bey isminde
bir zat, bütün büyük dere halkının
içtiği yegâne suyun yolu kendi
arazisinden (geçtiği için yolun
mecrasın değiştirmiş ve bu su-

| retle köy susuz kalmıştır. halbuki

bu sudan bütün büyökdere halı
muntazaman istifade ediyorlardı.

bu su pek meşhurdur. bazı dok-
torlar, hastalarına bu suyu tavsiye
ederler. buna binaen köy halkı
şikâyet etmişler; Şehremaneti de
bu işle meşgul olmağa başlamış-
tır. Emanet Refik bey aleyhine
dava edecek ve zararziyan iste-
yecektir.

Salı içtimaları

Genç edipler Alay
köşkünde toplanacaklar
bili üdeba
edip ve

Senayii nefise
şubesine mensup olanı
muharrirlerden bir grup aralarında
bir içtima yapınışlar ve salı gün-
leri Alay köşkündeki Senayii nefise
birliğinde toplanmağa karar veril-
miştir.

Salı günkü içtimalardan maksat
şuduf: Genç

decek eserler

ediplerimiz meşre-
hakkında birbirle-

rile müdavelei eikâr edecekler,

Sanat
“edecekler; ve yeni
ediplerimiz

etrafında

bir

rini tenyir
resle mensup olan
muayyen O prensipler
birleşerek, Oo edebiyatımızda
(Mektep) tesis eyleyeceklerdir.

Ediplerimiz şu kanaattadırlar ki
yeni neslin en mütebari/ simaları
ayni bedii gaye peşinde toplanır-
larsa, memleketimizde yeni Türk
içtimai hayatının hareketi ve aze-
meti ile mütenasip bir cereyan
ihdası kabildir.

Bu
aralarında

kanaata
bir
ediplerimizden

samimi
mesleki

Tağınen
tesanüt
yapmak isteyen
çoğu geçen salı günkü içtimaa
gelmemişlerdir. Bu
havanın souk olmasından

icabetsizlik,
ileri
gelmiştir.

Havalar müsait olursa gelecek
hafta içtimaına genç ediplerimizin
daha büyük bir tehalükle gelecek-
leri ümit ediliyor. :

Ebediyen...

Artık, iskenderiyenin dünya
üzerine hakimiyetine, ve kendi-
sinin dünya kıraliçesi olmasına
elveda çekmek lâzım geliyordu
demek...

Artık, Melike, metruktü, mün-
zevidi, öyle mi?...

Mamafih,henüz pek güzel, pek
cazibeli olduğnu, ve, damarların-
hâlâ gençlik kanı döndüğünü his-
sediyordu.

Ondaki gözellik, ondaki cazibe,
ondaki gençlik, öyle seneler tara-
fından yıkilmağa mahküm fani
güzelliklerden, fani cazibelerden,
fani gençliklerden değildi...-Onun
güzelliğinin, onün cazibesinin, onun
gençliğinin sıyt ve şöhreti, asır-
lardan asırlara intikal edecek;
karşı karşıya duran aynaların için-
deki akisler. gibi istikbalin ebe-
diyetine ulaşacaktı...

işi aşk

Darülbedayi bu hafta Edvart
Bordetten adapte edilmiş “ Dişi
aşk , isminde yeni bir piyes
oynayor. “Dişi aşk” bir tez
piyesidir ve üç perdelik eser bir
“ sevici kadın ,, tipini göstermek
için yazılmıştır. piyesin aslı meş-

hur “Lâ prizoniyer ” dir.

Edvart Bordet bu eseri doktora
olarak yazmıştır. Eserde gösteril-
mek istenilen sevici st iyi
çizilmiştir. “ Dişi aşk Suzan
isminde bir kadın var. : i bir
kadın bu... Suzanın sinirleri da-

ima iradesine hakimdir.

bütün hayatını sinirlerinin emir-
lerine göre tanzim eder. her se-
vici kadın gibi Suzanın da erkek-

lere karşı hiç bir meyli mevcut
değildir.
Eser bir tez piyesi, bir tip

piyesi olduğu için ,,Dişi aşk” ta
vak'alar tali derecede kalmıştır.
Eserde vak'alardan, hareketten

ziyade söylenilmek istenilen teze
ait uzun muhavereler vardır.

La prizoniyerin adapte edilmesi
hiç doğru değildir, Ve bunun
içindir ki piyeste fransız kokusu
tamamile kalmıştır.

Dişi aşktaki sevici kız ressam-
dır. bu kızın kendisine ait atel-
yesi vardır ve tamamile bir erkek
hayatı yaşamaktadır. bizde bu
kadar erkekleşmiş bir kız tipi
olacağını hiç zannetmiyorum...

Eserin temsili fena değildi.
Neyire Neyir hanım gayet kuvvetli
bir sevici tipi canlandırdı.

Ancak Neyire hanımın haleti
ruhiye tahavvüllerindeki ani ha-
reketleri muvaffakiyetini zayıfla-
tıyordu. bedia hanım küçük kar-
deş rolünde çok, neşeli idi. Cemil
Paşa rolünde Emin beliğ bey
gayet mükemmeldi.

SEROBEBEBODSADOABEDAADBENEEUNUNDANNDAEUGEZIUERA
Tramüayın sür'atı
bir apartımanı
yıkmış!

Fransanın burg şehrinde “M.
Robiyor, zevcesi ve iki çocuğu
ile yeni inşa edilen bir apartı-
manın ilk katına yerleşirler. Göç
ederken epiyce yorulan aile erkânı
erkenden Yataklarına girerler.

Sabaha karşı saat 5,30 da ilk
tramvay geçerken evde bir çatır-
dı işidilir. her kes yatağından
fırlayarak sokağa kendini atar,
kos koca apartıman müthiş gü-
rültü ile yıkılır.

Mosyö Robiyarın 15 yaşındaki
oğlu evden çıkamadığı için ağır
surette mecruh olur, ancak dört
saat sonra çöken taşlar arasından

kurtarılır. Yapılan tahkikata naza-
ren evin yıkılmasına sebep fazla
sür'atla geçen ilk tramvay imişl..

bizzat oda bunu hissediyordu.
hazinesinin heba olmasına gönlü
kail değildi... kleopatra, şefih bir
kadındı: bir gecelik delice eylen-
cesine vesile olsun diye 10 milyon
kıymetindeki incisini sirke içine
atarak eritebilirdi.... bu israf,
onca caizdi ... Yalnız, ömrünün
bir gününü israf edemezdi...
Ömrünün bir gününü erkeksiz,
şehvetsiz, ihtirassız geçiremezdi...

10 milyonu israf edebilirdi; bir
gününü israf edemezdi...

işte bunun içindir ki, Kleopatra
Antuanı sevmekle beraber,- (An-
tuanı, Sezarı sevdiğinden daha
fazla sevmekle beraber,) sevgili-
sinden ayrıldıktan sonra, bir ge-
cesini, bir gününü âşıksız geçir-
medi,

Genç, kadın esirleriyle beraber
o kanlı aşk sahnelerine devam
eyledi. (Mabadi var)

AR.

ER iğ



Bu sayıdaki diğer sayfalar: