language

ustmenu

searchbar

Akşam 1929-01-02 Sayfa 2

 



Özet

Alacaklı.

Erkeklerden çoğu makineleri kolları.

Telefon muhaberatı.

Yazılı makinelere.

Her daima daktıttı kadrosunu tesbit etmiş. Devrimde daktıttı olarak girmek isteyenlerin müracaatları, mühim adımları çevabe reddedilmektedir.



Diğer Gazeteler



Tam metin içeriği

i

>

. affedersiniz rahatsız
hani küçük bir hesap vardıda... |

- gün

Sahife 2

3 Kânunusani 1979

1

AKSAMDAN AKŞAMA

Alacaklı

Bir iş müessisesi sahibi arka-
daşım telefon ediyordu. Söze şöyle
başladı.

— Allol..

Siz misiniz beyfendi.
ettim... Şu

— İstirkam ederim efendim,

© melümva işler durgun... yoksa
sizi tosdi etmezdim.

— ehemmiyeti yok efendim,

pek özda olsa makbulümdür.. te-
şekkür ederim efendim..

«Son senelerde bu gibi muhave-
relere sık sık şahit oluyuruz. Bu
alacaklı, vereceklinin karşı-
sinda mahçup ve ricacı mevkiinde

bulunuyor. Alacağın isteyen bir

“ dayinin, medyunun önünde ezilip
- büzülmesi ve adeta borç istiyor-
- muş gibi bin rica ve minnetle
- boyen bükmesi

anane haline
girmeye başladı.

Mükellef bir yazıhanenin, geniş
maroken koltuğuna gömülmüş,
debdece ve tantana ile siğara”
tellendiren bir zat tasavvur ediniz;

— sonra gözlerimizin önünı, kapedan

süklüm püklm giren bir adam
getiriniz, bu biçare adam alacaklı

© o mutantan zat vereceklidir. ala-
> cakh zavallı bir tavurla para ister

öteki yüksek perdeden atar:

— On gün sonra gel!..

Öteki için yapılacak bir çare
vardır, geldiği gibi çıkıp gitmek.

Bu kali bir şeyle tevil edebili-
riz:

3 Alacaklılar aldıkları fahiş faizlerden
© utanarak mahcup oluyorlar...

Fakât tevil edilemeyecek haller

a de e Meselâ Va SN LİN bilet-

RİK para Sağl. lü. e

kı kuruşu istemeğe utananlar ekse-

teşkil

gelip geçerken:
— Hanı bizim kuruş nerede?

demek şöyle dursun, Biletçinin

ediyorlar. / biletçi

- yüzüne bile bakamayanlar var.

Alacak verecek, borç ve fayiz

meselelerinin hakikaten çok acı

cihetleri var. Deşilmesi lâzım olan
bu çiban günün birinde nasıl olsa
baş verecek, ve boşalacaktır. Bu-
'nu zamana bırakalım.

Her alacaklı mahçup vaziyetin-
de dedik; hayır: Köprü tahsildar-

ları müstesna!
;

Selâmi İzzet

A4
GBEREDEEACAODEDUUUDODDERSNEEMEGESEABEOAAISANEN,

yaka sıgarası

şehrimizde bulunan tütün bayi-
leri inhisar idaresinin yaka sigarasi

© yapmadıgından şikâyet ediyorlar.

Bayilerin söylediğine göre bu siğa-
ralar fazla aranmaktadır.

Tefrika nümerosu: 30

Yazı makineleri

Erkeklerden çoğu
makineleri
kollanamiyor

Her daire daktilo kadrosunu
tesbit etmiştir. Devaire daktilo olarak
girmek isteyenlerin müracaatları,

münhal olmadığı cevabile reddedil-
mektedir.

bazı dairelerde ötedenberi mü-
b?yyizlik edn kâtipler işlerini kay-
betmemek için yazı makinesi ile
yazı yazmağa başlamışlardır.

Ancak bu efendilerden çoğu,
makinelerin aksamını bilmedikleri
için ekseri makineler daha şim-
diden bozulmuştur. bu itibarla
yazı yazmasını iyice bilmiyenler
bu makineleri istimalden mene-

dileceklerdir.
Hişantaşindakı hırsız çetesi

Nişantaşında geçen gece polisle

müsademe eden hırsızlardan üçü
tutulmuştu . pangaltı merkezi 2
şüpheli ve sabıkalı adamı daha

Bunların evelce yaka-
lananların arkadaşları olduğu zan-
nediliyor.

Sokakta kalanlar

tutmuştur.

Emanet Ankaraya|

müracaat etti

Anadoludaki muhtelif vilâyetler-
den her gün Istanbula, meccanen
tedavi edilmek üzre, 15-20 hasta
gönderiliyor. Şehrin hastahaneleri
kâmilen dolmuş bulunduğu için
gelen hastalar
sefil bir. vaziyette. kalıyor, yahut
avdet paraları tedarik edilerek
tekrar memleketlerine iade ediliyor.

Dahiliye ve Sıhhiye vekâletleri
bundan evel bütün vekâletlere bir
tamim göndererek İstanbula an-

cak bir mütahassis tarafından mua-
yene edilmesi lâzım gelen kimse-
lerin izaminı, bunlar için de
evvelâ Şehremaneti ile muhabe-
rede, bulunularak yer olup olma-
dığının tespitini bildirmişler.

Bu tamimlere rağmen Anadolu-
dan sorulmadan sevkiyat yapılıyor.
Emanet şu vaziyete bir nihayet
verilmesi için tekrar Dahiliye ve
sıhhiye vekâletlerine müracaat et-
miştir,

Gümrük resmi hakkında

Dün bir refikimiz rüsumat ida-

resinin gümrük resmini altun
olarak alacağına dâir garip bir
havadis o neşretmiştir. Alâkadar

zevat bu haberi hayretle karşıla-
miştir.

2 kânunusani 928 z

o Sezar,

e Muharriri:
bütün dünyayı fethedeceğini,
İskenderiyeyi kendine payıtaht yapacağını

p. Romalılara bildirdi.

bu zadamın yavaş yavaş < umhuriyeti
5 gelm ve kendini imparator ilân

ettirmek istediği belliydi. İşte mu-

“ halifleri, Sezarı devirmek için ka-

dınların kleopatra | aleyhtarlığın-
dan; istifade ediyordu.

Aleyhteki dedikodular ve onu
“takip eden mitingler Sezarı hiç de

- korkutmamıyordu.

Maiyet askerlerini sokaklardaki

— mitinkçiler üzerine yürüttü ve

(Vâ-Nü) ,
ve,

hepsini çil yavrusu gibi dağıttı.
Artık:
— , Kleopatrayı istemeyiz!,,
Naraları Romanın ufkunda işi-
tilmez oldu.
Yarı isyan mahiyetindeki bu

halk hareketini bastırdıktan sonra,

Sezar, muzaffer bir halde Senaya
girdi.

Meşhur nutkunu söyledi.

bu nutukta bir çok tasavvur-

a sokak ortasında «

Telefon muhaberatı

esaslı bir teftiş
yapmak lazımdır

telefon Şirketinin 1913 te hükü-
metle yaptığı mukavele, mucibince
şirketin müamelâtı posta ve tel-
graf idaresi tarafından muntahap
komiserler tarafından murakabe
edilmekte idi.

1929 tarihinde yapılan müzey-
yel bir mukavele ile murakaba
hakkının bir kısmı Şehremanetine
verilmiştir,

Emanet o zamandan beri şirket
muamelatile (yakından meşgul
oluyor.

Son gönlerde telefon muhabe-
ratında bazı yolsuzluklar olması
halkın şikâyetini celbediyor .

Emanet, muhaberatının teah-
huru ve bazı hatların ikide bir
bozulması sebebini anlamak üzere
şirket muamelatını tetkike karar
vermiştir.

Halk kitapları
Istanbulda bir
neşriyat şubesi

açılıyor

Maarif vekâletinin halka ait
neşriyata ehemmiyet (o vereceğini
yazmıştık. Vekâletin basacağı kitap-
lar için Devlet metbası tertibat
almaga başlamıştır.

Vekâlet İstanbulda da bir neş-

riyat şubesi açmağa karar ver-
miştir. 5
Bu şube İstanbulda ( tertip

edilece ha aplarının. neşri

meşgul olacaktır.

Seyrisefain vapurıarı

Sahil şehirlerinde bulunan baZi
ticaret odaları Seyrisefain idaresinin
vapurlarından şikâyet etmişlerdir.
Iktisat Vekâleti Samsun, İzmir,
Trabzon Ticaret müdüriyetlerine
bu hususta tamim göndermiştir.
Bu tamime göre Ticaret müdü-
riyetleri seyrisefai vapnrlarında
teftişatta bulunacaklar, şikâyetler
hakkında vekâletin nazarı dikka-
tini celbedeceklerdir.

Mahlüt yağ
imalâthaneleri

Bakkallar cemiyetinin bir yağ
fabrikası açacagı yazılmıştı, cemiyet
fabrikayı açmadan evel şehrimizde
ne kadar mahlüt yağ imalâthanesi
bulunduğunu tetkik etmiştir. yapılan
bir hesaba göre İstanbulda (120)
tane mahlât yağ imalâthanesi vardır.

lardan bahsediyordu. Diyordu ki,
bükümetimin hududu olmasını is-
temiyorum bu sebeple, dünyanın
garp tarafında nasıl bahri Muhitin
kenarına kadar tekmil toprakları
zâpt ettimse, dünyanın şarkında-
da öyle yapacağım: Evelâ iranı,
sonra da, iranın ötesinde isken-
deri kebirin bile varamadığı top-
rakları istilâ edeceğim.

Sezar bu fikri ileri atmakla
beraber, ilk önce Senada, sonra
alelümum Romada gayet menfi
bir tesir bırakan şu sözleri söy-
ledi :

— bütün dünyayı zapttan son-
ra, artık Romaya dönmiyeceğim.
Payıtahtımı iskenderiyede kura-
cağım. Kleopatra ile evlenerek ken-
dimi impator, Klepatrayı impara-

toriçe, ve Sezaryonu veli'aht ya-
pacağım.
Serdarın bu küstahane, bu mey-

İ Er

— meme ae DE

Petrol gümrüğü

Servi burnunda
bir gümrük

ihdas edilecek

Rüsumat idaresi tarafından bir
petrol gümrügü ihdası düşünülü-
yor. Petrol gumrüğünün tesisine
sebep şudurr. Umuryeri ve ser-
vi burnu gibi petrol depolarında
gümrük muamelâtının daha salim
şekilde cereyanı alâkadar bir
daire tarafından arzu ediliyor. bu
depolara transit olarak dökülen
benzin ve petrol memleketimize
ihraç olunacağı zaman petrol
veznine mahsus bir aletle tartı-
iyor. bu tartılma ameliyesine
yalnız bir Rüsumat memuru neza-
ret ediyor.

Petrol inhisarı bu muamelede
bir memurun mevcudiyetini gayrı'
kâfi görmektedir. Günden güne
artan petrol muamelesi bir daire
ihdasına lüzum göstermiştir.

Esasen tütün, kereste, kömür
gibi maddelerin gümrük muame-
lesi ayrı ayrı daireler tarafından
ifa ediliyor.

ŞirKetler komiseri

Perşenbe günü
karar verilecek

Encumeni Emanet son içtima-
ında işten el çektirilen Şirketler
komiseri Halit bey hakkındaki
tahkikat evrakının mutalaası ile
meşgul olmuştur. Halit bey, hak-

cevap hazırlamıştır.

İçtimada azadan her biri Halit
beyden ayrıca izahat almışdir.
Halit bey de kendisini şifahı ola-
rak müdafaa etmiştir.

Tahkikat fezlekesi çok mühim
mevaddı ihtiva ettiğinden aza
kanaatlarını izhar için ikinci bir
içtimaa luzum göstermişlerdir.

Luzum ve ya meni muhakeme
kararı perşembe günü verilecektir.

Yedi kule hava gazı şirketi

Yedikule gaz tesisatı imtiyazı
Hükümet tarafından Şehremaneti-

“ne verilmiş ve Emanet te kadi-

köy Elektirik ve hava gazı şir-
keti ile bir mukavele yapmıştı.
yeni şirket 2 seneden beri, tesi-
sat yapmakta idi.

Son günlerde, tesisat bitmiştir.
Şirket Istanbul cihetindeki eski
abunelerinin çoğu ile yeniden mu-
kavele yapmıştır. Tesisat bittiği
için yakında Emanet kabulu kat'i
muamelesini yapacaktır.
dan okurcasına sözleri bütün Ro-
mayı galeyana getirdi. Hattâ, dik-
tatörun evlatlığı olan brütüs bile
onun aleyhine döndü.

Öyle ya: payıtahtın iskenderi-
yeye taşınması demek, her şeyin
mahvolması demekti. Asırlardan-
beri dünyaya hükmeden, dünyaya
hükmederek dünyayi yağma ve
taraç eyliyerek yaşayan şehir nasıl
olurduda biz - zat kendi yetiştir-
dığı bir serdarın bir ırktaşin eliyle
hükümranlığını kaybedebilirdi? na-
sıl?.. buna imkân mı vardı?.

Romalılar, ilk önce, cumhuriyeti
elden kaçırmayalım derken, şimdi
postu vereceklerdi.

binaenaleyh, postu kurtarmak
için, cumhuriyeti fedaya çoktan ra-
zı oldular.

Senada, hemen, bir heyet
teşekkül etti. Orduyu elinde bu-
lunduran Sezar aleyhine kalkış-

m ini

ARADA SIKADA
Yol olur! Yol olur!

Bizim gazete de yazdı, başka
gazeteler de: dükkân tabelâların-
daki yanlışlıklar tahammülün hu-
dutlarına sığmayacak derecededir!

bunlara, belki, fazla masraf
edildi; bunlar, belki, harici şekil-
leri itibariyle güzeldirler,

Fakat, her şeye rağmen, ne
kadâr yanlış lâvha varsa, hepsini
şehrin meydanlarına toplamalı; ve
meşhur fıkradaki adam, saka-
lını nasıl kestiyse tabelâların cüm-
lesini öylece yakmalı;

Adamın birinin gayetle hoş,
kıvır kıvır, pırıl pırıl bir sakah
varmış, kendisine pek yaraşırıcış;
yar ve ağyar beyenirlermiş; hele
kadınlar bayılırlarmış..

Lâkin, günün birinde, adam,
uzanmış yatarken, sakalı üzerin-
den bir fare geçmiş; adam da,
bemen kalkarak sakalını tâ beper-
dah tıraş eylemiş.

— Üstünden bir fare geçtiği
için o canım sakal kesilir mi?

Diye soranlara, adam:

— bir farenin geçtiği bir şey
degil, sakalım yol olur, 'yol olurl
- cevabını vermiş.

Evet, belki, dükkânların tabe-
ları da, fıkradaki sakal gibi pırıl
pırıl, cici bicidir; lâkin, hangisi-
nin üzerinden, ,yanlış” denen
fare geçtiyse, asla merhamet gös-
termeden imha etmeli. Yoksa yol

olur, yol olur... Hemde, harf
inkilâbını çıkmaza sokan bir yol...
(Va-Nü)

Piyasada vaziyet
chrimizde. çıkan bir ermeni
gazetesi maruf bir ticarethaneniğ
son günlerde müşkil bir mevkidç
Öğrendiğimize
ihracati yapan,

olduğunu yazmıştı.
göre tütün fındık
aynı zamanda deniz ticareti ilede
meşgul olan bu müessese tuz
ticaretinden bazı müşkülâta uğra-
miş, fakat Emlâk ve Eytam ban-
vaziyetini

kasının o muavenetile

islalı etmiştir.

Otomobil ücretleri

Şehremaneti ootomobil taksi
ücretlerini tenzil edecekti. geçen-
lerde bazı gazeteler şimdilik tet-
kikatın tehir edileceğini yaziyorlardı

Emanet heyeti fenniyesi otomo-
bil öcretlerinin kat'i bir şekilde
tayini için piyasada çalışan muh-
telif markalardaki otomobillerin
maliyet fiatlarını tetkik ettikten
sonra yeni ücretleri tayin edecektir.

Şehremaneti muhakkak surette
ücretleri tenzil edecektir.

mak imkânı olmadığını nazarı
itibara alarak onu iyilikle yola
getirmeye çalıştılar.

Sezara kırallık teklif eylediler.
bean şart ki, hükümet merkezini
değiştirmesin!

Fakat Sezar, heyeti fena halde
istiskal ile geri çevirdi.

“O, Kleopatrayla vermişti kara-
rini .. Hatırasım hut mayacağ?
İskenderiyeye taşınacaktı ...

Heyetin geri çevirildiği gün,
gene bir nümayiş oldu:

— “İstemeyiz, istemeyiz, iste-
meyiz!... Kleopatrayı istemeyiz |...
Kleopatra köpeğini istemeyiz |.
istemeyiz!... Gitsin Kleopatral...
memleketine gitsinl,, diye orlal
çın çın çınladı.

Sezar, bu nümayişi kanlı bik
surette püskürttükten sonra, tahi
kire uğrayan sevgilisine, bir tafi
ziye vermeyi düşündü .

( Makadi var )



Bu sayıdaki diğer sayfalar: