Özet
Hocanın kadılığı.
Ömründe içmemiş.
Hoca hakkak.
Garsonun nezaketi!
SAHTE PRENSES.
Diğer Gazeteler
Tam metin içeriği
Akşam.
Halk mekteplerinde fısıltılar
Ders arasında
— Nasıl.
başladın mı?
Yakında hepinizi ge-
çeceğim..
— Bu ne sür'at, canım?!
— Ne yapayım? Nişan-
lım, kendisine eski harf-
lerle yazacağım mektup-
ları iade edeceğini söyledi!
xx
— Anneciğim görüyor-
sunyat.. Bak, bu harflerle
yazı yazmak ne kadar
kolay: B,A: BA... bir daha
B,A: BA. . oldu BABA!
harfleri yan yana geti,
her şeyi kolayca yazabi
lirsin...
Kadın ağlamağa başlar:
— BABA dedin de bana
öğrenmeğe
rahmetliyi — hatırlattın,
kızım!
Bu esnada muallimin sesi
yükseli
— Hanımlar! konuşmak
yasak.
Garsonun nezaketi!
Eski devirde, sarayda
verilen resmi bir ziyafeti
müteakip, süferadan biri
halâya gitmek ihtiyacını
hissetmiş. yavaşça gar-
sonu çağırarak kulağına:
— Bana 100 numeroyu
gösterir misiniz?
Deyince, garson derhak
— Buyurunuz! -
Demiş ve “halâyı göster-
miş.
Sefir, garsonun terbiye-
sizliğini ima etmek için,
saraydan. çıkarken, sadra-
zama demiş ki:
Şu garsonu taltif
ediniz! Zira terbiye ve
nezaketine hayran oldum...
MWillet mektepleri
kıraat sütunu
Hoca, bir zamanlar ka-
dılık da etmişti. Bir gün
mahkemede otururken,
biri yanına geldi ve
— Hoca! sizin öküz bi-
zim öküzü boynuzlayıp
öldürdü! - dedi.
Hoca :
— Hayvan bul Ne bik
sin? Öldürür a... - Ceva-
bını verdi.
Fakat adam:
— Yanlış söyledim, hoca,
sizin öküz bizimkini değil
benim öküz sizinkini öl-
dürdü !
Diyince, hoca:
— Hana öyleyse mesele
başkalaştı. getirin bana
raftan şu kara kaplı kitabıl
demiştir
Hoca hakkâk
Birgün, hoca, (asan)
Mr
kii Gü,
— Bir mührü kaça ka-
zirsın, hakkâk başı 2
Rk
— Öyleyse (his) diye
kazı bakalım.
— Nasıl (inis)?
— Basbayağı Hıs... yani
(Hı) harfiyle (Sin) harfi-
ni bitiştirerek yan yana
yazacaksın.
— Büyle isim ini olur?
— Sana ne? kazı.
ln sy
lediğini kazıdı. Tam. (Hı)
nin noktasını * koyacağı
sırada, hoc:
ekli İp KR
oraya koyma, “buraya
bol
e Biysecl elsi)
e ğı gösterdi:
Hakkâk, hocanın zara-
fetini beyenerek mührü
bedava verdi.
in
olursa olsun ağzıma
Hocanın kadılığı (Ömründe içmemiş
Bekri Mustafa, bir
dedi ki:
Her
gün
içki
alır
ne türlü
almaz tanırım.
Bunun üzerine hazır
bulunanlardan birisi usul-
ca bir kadeh su dayar.
Bekri suyu ağzına ala-
rak bir iki yudum içtikten
sonra:
— Ben, iddiamdan vaz
geçtim, ömrümde böyle
bir şey içtiğimi bilmiyo-
rum!
ve sinemalar
ların sinemaları. kabul. ellmiyerek
Yalız. daraliünun talebelerine tenzili
İş bulundu
Sülccin Zehra hana -
Sie ür iş tekli oliiyar. Matbaa
Vah vah.. bana olanlar!
Vapurlarda fındık, fstık
yasak olmuş.
lale Akşam dünkü gün pk
Yapurlarda alla, sik yenmesini
All için memleketimizi len hayat
pürlarda bunları yelemen olamam!
Emanetin şu şayamı hayret Gl
Kararı bütür çümliyle tatbik edilecek
bir ri ie?
Myetegay yer, midi
Fatih idman yurdu azasına
| intihar ettim. Sabunladığım sağlam)
iki perdelik
Böle piyesi
— Birinci perde
Vak'a, Şarlok Holmesin iştigal
hücresinde cereyan eder.
Meçhul ziyaretçi — e
dal dk esrarengiz bir
meseleyi halletmeniz için müraca-
atla bulunuyorum. Kuzum, vaziyer)
timi tenvir eyleyin: Bendeniz , on
seneden beri, sardalya cellâtliğiyle
meşgulüm...
Şarlok Holmes- Sardalya cellât-
iğıyle mi? |
Ziyaretçi- Evet. konserve fab-
rikalarindan birinde ameleyim.
Vazifem, balıkların kafasını kopar-
mak; sonra, onları tuzlıyarak ku-
tulara yerleştirmektir. bu kadar
mahlükun kafasını kopara kopara,
nihayet bütün cellâtlarım akibe-
ne bende uğradım. beni kan
tuttu Vicdan azapları duymağa
başladım; ve intihara karar ver-
dim. Nasıl intihar ettiğimi anlat
mazdan evel, müsadenizle bir sual
sorayım; beni, karşınızda görebi-
- Mükemmelen
görüyorum,
Z. — hayretl! hayretl! hayretl,
bir ölünün ruhu nasl tal
surette, mükemmelen görünebilir?
Ş.H. — Ne diyorsunuz, ne di-
yorsunuz?
Z. — Diyorumki, ben, bu sabahi
“bir ipi tavandaki halkaya bağlan
dim; öbür ucunu ilmildiyerek bo-
anma geçirdim; ve, ken
tam, Şimdi Şehremanetinin kar
sındaki aparlımanımda, düncü kat-
ta, 27 nümerolu odada maslup,
bulunuyorum. Cesedim soğudu
bi
ŞH. — Canım bu nasıl olur ?
Mademki burda sapasağlamsınız,
orada nasıl asılmış olabilirsiniz?
7. — İşte buna ben de şaşıyo
rum. fakat gün gibi bir hakikatı
war ki, oda, şu anda evimin tava-
mına asılı olduğumdur.
Ş. Hi — Pek garip bir muam-
wa... Bunun ballini deruhte edi-
yorum! | Hemen şimdi evinize
giderek bizzat tahkikata girişece-
Şimzz“Siz burada bekleyin!
Ikinci “ perde
Aynı dekor.
Şarlok Holmes — ( Geri döne-
rek) Hakkınız efendim |
Cesediniz, cidden, odanızın tava
nında maslup!
Ziyaretçi — ( Şaşlan ) O halde
ben kimim? ben kimim?
Ş.H. — Müsterih olun! ben
meseleyi hallettim! Siz, şüphesiz
Garip bir intihar!!
11 Kânunusani 1929.
ki, şimdi odanızda asılı duran
cesedin ruhusunuz intiharmızdan
sonra derhal tecessüt ettiniz! bu,
manyatizma, filritizma, ipnotizma,
kaidelerine ve kanunlarına naza
van tamamen kabildir: Ruh, ter
kettiği cesedin. şeklini alabilir
Fakat, bir cihet nazarı dikkatimi
celbeti,
Z. — (Heyecanla ) ne gibi?
ŞİHL — Sizin ayağınızda siyah
potin var; halbuki, odamızda asılı
duran cesedinizin ayağında sarı
:
7. — Ne?.. Necece?.. Ne
San potin
Ş. H. — Evet, sarı potin... bur
na iyice dikkat ettim!
7. — Tuvuwu?.. Aallah müs-
tahakkını ver Gördünüz
mü belâyı 7... Şimdi, olan işi ta-
mamiyle anlıyorum |... Aman ya-
rabbi, . ben, cellğtlktan maada
de demek?!
7. — Öyle ya: ben, ikiz kar
İ*deşimle birlikte, aynı odada otu-
rurum. ikiz kardeşimle, biri biri-
mize son derece benzeriz!.. Yak
ız potinlerimizin rengi müstesna
Şimdi anlıyorsunuz, değil mi? ipi
kendi boynuma geçirecek yerde,
yanılmış, ve
Ş. N, — biraderinizin boynuna,
geçirmişsiniz!
Z. — Evet, biraderimle kendimi
birbirimize karıştırmışım! Ah! ben
ne dalgın adamım, yarabbi... hep
böyle dalgınlıklar yaparım, bep-.
Nakil (VEN)
İmtiyazlı şirketler ve İktisat
vekâleti
Şehrimizde yazli
şirketler yalınız Nafia komiserleri
bulunan
tarafından teftiş ediliyor. Halbuki
sicaret k mucibince bu gibi
şirketlerle iktisıt yekileti komiser-
lerinin de mesul olmaları Töztmdır
İktisat
ümtiyazlı
elmediğini sormuştur.
Bundan sonra İltism vekâleti
komiserleri ümtiyazlı şirketlerle de |
komiserlerin.
neden teltiş
vekâleti
şirketleri
meşk: olacaklardır.
Bu arada bir İMAR yah
edecek olürst vekâlet. tarafından
halledilec B
Şirketi hayriyede
Sirketi hayriye ilaresinden iki
Bu
lerden biri 17 seneden beri
amele. işlerinde çikerılmiştir
idarede hizmet etmiştir. İki amele.
gayri kann ğuyette dıklaz
rini Sanayi ye Mesai müdüriye-
tine bildi
© Tefrikanümerosu: 40
SAHTE PRENSES
bu hissiz valişileri idare edip, öm-
rümü geçiriyotum.. fakat size ha.
'kikati söylüyorum ki, ben hilkaten
fena yaradılmış bir adam değilim;
memleketimi çok özledim. Vata-
pıma gitmek istiyorum. işte benim
bu arama tatmin edebilirseniz
beni yeniden dünyaya çıkarmış
olacaksınız. sizin asil ve kibar
bir insan olduğunuzu zanmediyo-
rum, Eğer bana memleketimde
tekrar, hür insanlar gibi yaşamak
hakkımı © verdirmeğe muvaffak
olabilecekseniz, sizi buradan ka
gırırım.... aksi” takdirde, burada
benim muavinim olarak ilelebet
kalırsınız!
Cak, bu cinayet safahatını
dinlerken, evelce bu işin kendisi
Nakil t
Tanıştı. Çok müşkül bir mevkide
bulunduğunu hissediyordu.
Reisin itiraftı çok ciddi ve sa-
mimi idi. Zaten hakikat da bum
dan başka türlü değildi.
Mister Tomas, Nevyorkta çok
ciddi ve namuslu bir adam olarak
| tanınmıştı. bir kadının ihaneti
karşısında, zevç için yapılacak ilk
ve son bir iş vardır. Ö kadını derhal
terketmek ve unutmak |
Malbuki, Tomas hisstyatına mağlup
olarak, kaypetmiş ve
karısını öldürmüştü...
Onu katil olmaktan ve kendi
sine kanunun verecegi cezadan
kim ve nasıl kurtarılırdı
Cak, meselenin vahametini bir
dakıka kendi kendine muhakeme
ederek
iradesini
tarafından takip edildiğini batır.
Fatih ilmen yurdu.
Mister “Tomas dei
terili olunuz... Düny
talığın bir çaresi,
Hiç mükedder olmayinız.
tekrar © memleketinize gönde:
bileceğini zannediyorum, Yal
bana yarına kadar müsaade ediniz.
Bu gece yatay
yarin bir
— Pekalâ...
Şu kayâlardan
dedir
yorgunsunuz; haydi gidiniz,
hakkınız
birinin
yatiniz. yarın görüşürüz.
dibinde
(Cak, ertesi sabahı, güneş doğarken)
gözlerini açtı, Vahşiler arasında
geçirdiği bu gecenin hatırasını
ömrünün sonuna kadar unutmıya.
caktı, Kayaların üstünde yatarak
geçirdiği ,bu gece, ona dayak
yimekten “daha feci ve tahammül
burada ME rr daa Ea
başka tülü kurtulmak kabil değil
kabileyi bir araya topladı.
2 Şu gün yiyecegini kalanı
piniz göle, balik tulmaga giden
Diye bağırdı.
Releden çok Korkan
“Tomas tekrdğileslendir
— Ba adam hastalanmış Ba
gün iye gitmiyecek ve barada
alcak
Homasi
yahışiler
Cak sürdüler
tile.
Relisle Cak tekrar baş başa kal.
muşlarıı, “Tomas sordu:
— Nasıl. bu gece salar
bildin mi?
— Eğer bu kuş tüyünden yası
tıklar. ve yataklar içinde bir kaç
gün daha yatarsım, zannederim ki
istirahati ebediyeye mail olacağım.
Mükedder olmayınız! dl
zamanlar Den de sizin gibi, bu
hayata katiyen alişamiyacağım
zannederdim. fakat yavaş yavaş
taş ve toprak üstünde yatmağa,
ekmeksiz yaşamağa öyle alıştım
ki... Şimdi ne kuş tüyünden bir
yatak, ne de mükellef bir sofra
arıyorum.
Gözümde tüten, yalnız bir vata-
numdır. — Ancak
çekiyorum. İni
öztiraba | tahamı
yuyas
önün. hası
nlar er
1 ediyor
Mabadi var
rmişti, Eğer