language

ustmenu

searchbar

Cumhuriyet 1929-05-11 Sayfa 3

 



Özet

Tahdibi teslihat ve tamirat.

Akhisar, caddeleri, otelleri, gazinoları mükemmel binalar ile çok mürüm bir şehrimizdir.

Halk Firkasının yeni bir ocağı.

Fakir çocuklara bayramlık eşya.



Diğer Gazeteler



Tam metin içeriği

e.

e

“TL Mayıs 1999

1s 1999 m

iyeci) ME

ys 29 ŞA
>erlerim
ası

TELGRAFLARI

ani

Aslar.

pnda izahat verdi
),Yeneraijlardan üçü
2 harp gemilerine
iltica etti

Galata sa"

ray - Fener- nde

bahçe maç! a9 (A.A.) — Hariciye
iyibir hav& $ SAL Sör Lceker Lampson,
içinde baş- li hazırdaki vaziyeti

Tamış, f fakat
P sonradan as İk
abiyet içinde |
geçmiştir
iermutat döğüŞ

a bugün Avam kamara-
Su beyanatta bulunmuştur:
rta Yang-ise vadisinde

A oldukça mühim bir sa
maş, iki kişinin 4 Usule gelmiştir. Ve'bu
ağı > ve” kohüği hali hazırda iamamen
rılmuştır. | 'ükümetin kontrolu altında

eticede 1-2 G4 Büy lı
ıtasaray galip aktadır. Kwangsi nin

A

İmiştir. İl olan üç jenaralı, ken -
'şiktaş - Vefa (i “ İngiliz o Himayesinde
ıl üçer sayı ile 4 “na dair teminname

ere meticelem- PE“
hi

tek şartile cidalden vaz

| i :
ozlular Süley- rzusunda bnlündukla

i 1-3 yenmişdii hek Söylemişlerdir. o Jeneral
âishe, muhasamatın ni-
Dahifi: X bulmasını tacil için bu
piyankosunun 1 kabul etmiş ve bunun
ü keşidesine

İle
ifünua konie- filç,. ÜÇ-asi reis İngiliz ep
ında başlana- Ap, e bindirilmiştir. Gemi
rini Şanghaya götüre -
, Çbangtoungta mağlüp
m sıfatiyle mi, $ “ian edilmiş olan jeneral
tiyle mi iştirak | 8 - yil Chang eyaleti
ünü kararla” | N“ r. Hırıstıyan mareşal
in Yuk . Siang ın kuyvetleri

mba günündeti
tenzil edilecek: a ear il
| aletin kontrolu Nankin
1 inin itimadını haiz bir
a tevdi edilmiştir. Tien-
il bulunan milli kuvvetler
imize tenezzül Bi Honanın şimaline

Fransız papazı |

cüh etmişlerdir. Ma-

ik AN Bm bütün
ami Nangini terketmiş -

müzakeratında

)

»

dün N '
tenezzüh

talebesi
bir

esi (Gazi er

Koy cağı asri “ü mayısta aş
simizde ka antor ir istilâya
resi MhazırlıK- | olmak için “ garibotlar
r. Bu günler" Mermişlerdir.

mektedir. N huvvetleri Çin donanmasına
tisarı tramvaj ateş açtı

a başlandı. nton 10 (A.A) — Kanlan h

n borsa mü“, “
tülması teklii $,

ilg
)

istihkâmları yakininde,
kuvvetlerine muza-

si parkında » Stmekte olmasından şüp-

se tevzi “ , ikleri oÇin donanması
S ani olarak ateş açmıç-

Harici: bw Ayni zamanda askeri

: amire 2 z gemilere bombalar
işlerdir. “âardır. e Mücadele yarım
iii ai inni Bir çok telefat
"Çin filom Shameen

evkuf komü- ği ma giderek ecnebi kan-
apmya başla” H. yanında demirlemiştir.

, Snünde halen yedi ecnebi
ntosu 13 mar Misi bulunmaktadır.

ir. Yiltere- Amerika ticari
fte h münasebatı |
EKE SM | “york 9 (A. A.) — Ameri: /
i tica
le talebe tard“k Tet nezaretinin son istatis-
SE tesis edilmiş", Amerikanın İngiltereye olan ;

Yususta talebe”

— ) Simektedi. Halbü ki İngiltere-
nillet mey kaya ihracatı tenezzül
nabait | tedir,

kânmı buluruğ

bileceğimiz mik
etmek milli ikti”

.Şarı Avam kama-

“taksimi mes'elesinde çıkmıştır. Alman-
ların vereceği paranın eskiden beklen-

İ tenkise tabi tutulması

İsedilmiş devletlerin menfaatine muva-

9 mayıs sabahında

Katında fevkalâde bir tezayüt *

layyare piyangosu bugün Darülfü

- Tahdibi. teslihat ve tamirat

iler iki mes'ele tam bir netice |

vermemekle beraber halle doğru hayli
yol almıştır

Tahdidi teslihat ihzari (Komitesinin /teferrüatı ile tesviyesi zamana muh-
bu defaki devrei içtimaiyesi, müzake- | taçtır.
ratı daima bir çıkmaza girip kalan ev-
velki devrelere nisbetle çok şayanı dik-
kattir. Evvelki içtimalarda bahsi 'bile
geçmesine tahammül -edilmiyen nazik
yi 'eleler bu defa uzun uzadıya mev-
zuu müzakerat 'olmuş; her tarafta ser-
besiçe beyanı fikredilmiştir

© Filvaki henüz müshet neticeler hu-
sule gelmedi, Lâkin her omes'elenin
ishü aleyhinde olanlar ve bunları 'ayi-
,ran esaslı ihtilâfların meler olduğu
|meydana çıkmıştır. Şimdiye kadar Av-
rupa işlerine bigâne duran Amerikanın
hem tahdidi teğlihat Oo Komüsyonunda
hem de tamirat komitesinde müsbet
İve şümullü teklifler ile faal bir rol öy-
naması, her iki heyette dahi mes'ele-
Terin halle doğru gitmesini tesrie yar-
dım eylemistir.

Tamirat komitesinde Amerikalı “O-
ven ayauns”un tevassut ederek der-
meyan eylediği teklif Almanlar tara-
fından kabul olunduğu gibi müttefik-
lere dahi mülâyim gelmiştir. Şimdi
asıl ihtilâf, müttefikler arasında, Al-
manların vereceği 'paralarm -tevzi ve

sına tevdi olunacak tahdidi

nunla beraber kat'i neticelerin husu-
lüne kadar haylı vakit geçecektir.
(Gerek tahdidi teslihat komisyonunda
gerek beynelmilel diğer heyetlerderi ve
bahusus Cemiyeti Akvanmiın teşkil eyle-
diği müstakil ve tali oheyetle de çok
şayanı dikkat bir hal daima takerrür
ediyor:

Fler hangi mes'ele mevzuu Bühgoldisi
daima devletler iki gruba Ooayrılıyor.

Meselâ Cenevreden son gelen bir
telgratnameğde deniyor ki:

“Hakiki tahdidi teslihatı temin ede-
cek olan teklif, Almanya, Türkiye,
Rusya ve Çin devletlerinin muhalif
reyine rağmen reddolunmuştur.”

Hemen“hemen her gün aynı muha-
lefet grubuna ufak bir farkla tesadüf
ediyoruz. Yalnız bazan Türkiyenin ye-

kaim oluyor.

Bu halin garip ciheti oOAlmanyanın
alelümum Şark devletlerinden mürek-
kep bulunan zümre arasında
masıdır. Almanya on senedenberi tam

diğinden daha.az olacağı esas itibarile
bir Garp devleti değil, belki Garp ile

kabul edilmiş bulunuyor. Fakat hiç bir
devlet muayyen hissesinin tenkis eğil-
mesini istemiyor. İngilterenin hissesi
tenkis edilmek istenilmişse de, Londra
hükümeti buna şiddetle muhalefet
etti. Velhasıl tamiratın Almanlarla
müttefikler heyeti umumiyesi arasın-
da olması itibarile halline Amerikanın
doğrudan doğruya teşebbüs ve tavassu-
tu ile çok yaklaşılmıştır.

Bunun gibi donanmaların tenkisi
mes'elesi de Cenevre o komisyonunda,
gene Amerikalı mmurahhas “Gibson”
un müsbet tekliflerile halledilebilecek
bir yola girmiştir.

su Almanyanın merkezi sikleti Garp-
tadır. Lâkin harici siyaseti daima
Şarka, yani Rusyaya, Türkiyeye ve-Çine
müteveccih bulunuyor, Almanyanın bu
vaziyetinde sabik itilât (devletlerinin
mütemadi tazyikatının obüyük tesiri
vardır.

Bu halin istikbal için büyük ehem-

bunun çok büyük tesiri olacaktır. Sırası

: ceğiz.

Tabii gayet karışık ve fenni olan bu Muharrem Feyzi
jmes'ele Cenevre komisyonunda tefer- ER e erir
rüatile tesviye edilemez. Bunun için om
ayrı ve müstakil bir konferans Tâzım- R anyada affı

ir.

Berri teslihatın tenkisi'mes'elesi, mu-
'allem ihtiyat <iradının, bir devletin
mevcut kuvayı harbiyesinden sayilma-
-1 ve depolardaki ihtiyat esliha ve
mühimmatın bilfiil kontrol edilerek
gibi pürüzlü

umumi

umumi af Hanramiesii neşret- /

miştir.

Bir tayyare düştü, 3 kişi öldü
Cassel 9 (A. A.) — Rotterdam-

Prague hattına mensup bir tayyare

mecburi surette yete inmiş ve

notalardan çıkmada idi.

Amerikann tavdssutu ile bu noktalar
Almanya gibi zaten eslihadan tecrit

İfik olmamakla beraber gene halle i <i
müntehi yollara girmiştir. Tabii bu | harap Olmuştur. Üç kişi telef
İmes'elelerde çok pürüzlü (olmasından | Olmuştur.

Halk Fırkasının yeni bir ocağı

Dünkü merasimde hanım kızlar taganni ederlerken

Cumhuriyet —

Tütün rm üzel Ahisarda

ari gi .—. ——

Velhasıl asıl terki teslihat konferan-!
teslihat!
mukavele projesi ağır olmakla beraber
tedricen ımüsbet bir şekil alıyor. Bu-:

rine Çin, yahut Çinin yerine Türkiye,
J görülüyor. Birbirine muvazi ve geniş cad-,

bulun-|

Şark arasında bulunuyor. Daha doğru-'

Jsından dolayı imarata devam edememişler.
miyeti vardır. Çünkü Alman milletinin,
yeni nesli bu şekilde terbiye olunuyor.ffis tütün yetiştiriyor...
Müstakbel siyaseti umumiyesi 'üzerindejtün istihsalâtı 3,739,300 kilodur. Beş sene,

|

geldikçe bu ciheti yeniden izah ede-

Jtahsillerimize lâzım ve güzel bir
İvücuda “getirmişlerdir. Bu banka memle-
fketin ufaksermayeli müstahsillerine isti-

Bükreş 9 (A.A.) — Resmi ceride |

J birbiri üstüne hemen 300 liradan fazla

Akhisar , caddeleri ,

mükemmel binalarile çok mamur
bir şehirimizdir

Manisa 27 (Hu. Mu.) — Bugün en nefis
tütün yetiştiren, Manisanın en büyük ka-
zası “Akhisar”a gidiyorum. Akhisarın 'um-
Tan hususunda gösterdiği himmet daha
istasyonunda, şimendiferden inerinmez

eleri, bu caddelerin iki tarafını süsliyen
güzel binaları muntazam mektep ve hü-
kümret daireleri, gazinoları ve bilhassa
Akhisar “tütüncülüğüne pek büyük hiz-

metler yapan, Akhisar tütüncülerini kıs-

men olsun murabahacıların ellerinden
kurtaran (Akhisar tütüncüler bankasıl,
başka kazalarda işlerini maalesef bulamâ-

“dığım temiz ve möble otelleri ile JAkhi;

s#arl kasabamız 'dosta, düşmana karşı yü-

Zümüzü akeğdecek bir haldedir.
Akhisarlılar yalnız bu sene tütünlerinin

çok iena fiatlar ve Zararlar ile satilma-

Akhisar senede dört milyona yakin ne-

zarfında bu kazamız tamam 113;792.5001
kilo tütün çıkarmış ve satmıştır.

Akhisar tütüncüleri 500/000 lira sermaye
toplıyarak iyi bir banka yapmışlar ve el-
bette bu hareketleri ile bütün Türk müs-
örnek

mat ettiği için tidden şayanı takâirdir.
Filhakika bu bankanın beş yüz bin Jiralık.
sermayesi 1650 hissedara ait olduğundan

J hisse yoktur. Bu sebeple de bu bankada

hakkümü yoktur.
İ Akhisarda tütünlerimizi ıslah ve «akda-'

pek makbul olduğundan her sene kilosu
1170, hatta 200 kuruştan aşağı satılmazmış..

İ

| .sarın mürabahacıları Manisada da olduğu

i

İmuyorlar, Halk ta cürmacar bunlara ko-
:şup gidiyor.

leri kirli, yüzleri çamurlu çocuklar simit
“ ve Amerikan fıstığı satıyorlar,

her hangi bir hissedarın veya şahsın br)

mar» dedikleri hastalığı tedavi için İktisat

“Vekâletimizin şayanı şükran bir himmeti!

olarak bir de mücadele heyeti Tenniyesi'
var. Bu kazanın tütünleri piyasalrada|

Bu sene ise'pek zararına satilmış.. Akhi-

gibi Yüzde yüz yirmi faizle ikrazatta bulu-

#

iç e T
Akşam treni ile Manisaya “dönüyorum.

İstasyonların tozları toprakları içinde el-

İşte Manisanın çakil taşlariyle dolu

İ hatta köylerdeki istasyonlardan daha fena

İgarma geldik. Bilmem neden bu memle-

ikette kaldırım yapacak taş mı yok nedir.

İ sokaklar da hep toz içinde.

Belediye, sokakları" hiç sulamıyor... Ge-

İçen gün sokak ortasında duran arözözün

önünde bir belediye çavuşuna rast gelâim

(“arözözünüz var, neden sokakları sulamı-
yorsunuz?» dedim. Çavuş gülerek:

— Efendi, dedi, daha sulamak mevsimi

i değil, hele bir kuzuları yiyelim, hızırilyas

A,

gelsin de” cevabını verdi. Şu hızır aleyhis-

'İ selâm bir gün evvel gelsede toz deryaları

Fatihte Hüsam B. mahallesi C. H.F ocağının dün resmi gec oğlan Menleğfılarin dmelidinpin

küşadı yapılmıştır. Küşat esnasında Muallim Mükerrem B.in tale-
besinden mürekkep saz heyeti icrayı terennüm etmiştir. Sazdan
evvel İstiklâl marşı , çalınmış ve hazırun marşı kaimen dinle -
e

mek demektifi)

efrada tal i m x

henüz bunda! ve edebi tefrikamız ? 6

; keştoluna mdf e A ize rümizi |
"ağrı yanık

vunus Nadi

İ

i ve kerestecİği
raderleri Hü“
lünkü cuma
ihal eylemiş

om er

— ve... ——

.... .

T efe,
kadı varup öğe GÜ aç-

iiçin fırsat er
“ATCA düşündük :

> Tdi. Bminenin Piri
Saat on buğ, “İleri büsbütün

eyin Şişlid& Kesan diye, onu kendi havasına
eki konakla"ğ in “ en kestirme yoldu. (Bakir
e ile kaldır” Mi, , Atanını, niyetini bilmiyeni
ne tevdi kr h at

tn tmasına şaşaceklardı.

nra İder
-esen ka-
dalgalan-

et eyieye

KE akape akıl erâiremi-
e efe, Ömer “için her

a yorulmuş gibi bir favur

| ee evuştrdn. “ Gözlerini

..
VEYA MERA ü0'd

Jmuştu? Efenin Karısını umursamayışı
nedendi? Bu yırtıcı adama hangi ifri- | yasla kararan nemli gözleri parlamış-.

İ&uruyordu. Onu gören, bir şey görmü-
İyor, duymuyor, bilmiyor Zannederdi.

» meydanı boş görüp dolu 'diz- |

İF kulp takacak, Bakır efe-!

razıydı. Emine ile

İ&erek ağlamıyordu. -

Bakır efenin halindeki değişikliğe
herkesten çok şaşan Emineydi. Ne ol-

atarak gevrek gevre gevrek gülüyordu. Rengi
yerine gelmiş, yanakları, dudakları kı-
Zarmış, düşük omuzları doğrulmuş,

tin büyüsü, zehir sindirmişti?...

Neye ses çıkarmıyordu? Emine tek
durmuyordu. Fakat kocası meden al-
dırış etmiyordu?... Emine, Bakır efenin
durğunluğunu, bir: fırtına başlangıcı
:sandı. Bir kaç gün tetik bulundu, bek-
ledi.. Lâkin Bakır efe, hep ayni halde

ti. Kapının çalınmasını beklemiyor,
babasını yarı yoldan karşılıyordu.
Ömründe en tatlı geçen bu günlerdi...
İki kızgın alev arasında yanan yüreği-
ne sular serpilmişti. Babasını eskisin-
den daha çok sevmeğe başlamıştı, ana-
sına daha derin bağlanmıştı.

........ eek e

Bakr efe âEminenin her hareketini
Bir hafta sonra Eminenin Korkusu | gözden kaçırmıyor, sezdirmeden onun
gitti, düştüğü kaygunun boşuna oldu-
ğuna hükmetti, kendine emniyet geldi.
Bakır efe, yorulmuştu; Emine bunda
karar kılıyordu. Ömer, sevinç (içinde
idi, yüreği ferahlanmıştı, yüzü gülmüş-
tü. Kapının tokmağı vurulduğu zaman
korku ve #elâşla yerinden sıçramıyor, |'
anasına misafir geldiği günler tasaya
“düşmüyordu.Akşamları karanlık basar-

ken ıssız bağ yollarında boynunu bü-

karılariyle açık açık kimseden çekin-
meden konuşuyor, bağlara gidiyor,
çengileri toplayup dümbelek çaldıri-
yor, oyun oynatıyordu. e vim
seviniyohdü. *

Ömerin O gözlerinin iği gülüşeni.
Rengi uçuk değildi, sünepeliği gitmiş-
ti. 0 zamana kadar Ömeri doğuştan
kahkahalar

Ömer artık gülüyordu, Ömer de öbür çocuklar gibiydi. Ömet

peşini kolluyofdu. Emine iyice (gemi|
azıya almıştı. Kasabanın uygunsuz).

miskin, cansız, yorgun rühlu sanmıştı.

yetişse!...
Manisada ahvali iktisadiye ve
Bankalar
Manisada üç Banka war: Osmanlı Ban-
kası, Ziraat, Bağcılar Bankaları.
Osmanlı Bankasının çok nazik müdürü

de sokaklarda, bağlarda; bahçelerde |

çığlık çığlık koşan, sıçrayan, gülen, ba-
ğıran bütün çocuklar gibiydi. Bakır-efe
onu kendi kafasına göre yetiştirecek,
bir yol . Eminenin elinden kurtarsa,
dileğini yerine getirecekti. Ömer de
babası gibi, kasabanın bir anılır ünlü

efesi olacaktı. Bakır efe, oğlunda bü
özü görüyordu. Ömer babasının oğluy-
du. Umulduğundan daha zorlu, daha
yaman Çikacaktı. Bakır efenin, buna
imanı vardı.

“Bakır po icin bu hal,
hir belâ, yenilmez, yutulmaz bir ağu
idi. Fakat tırnaklarını avcuna baiı-
xıyor, öfkesini kalbinde:

altından gülüşlere aldırmıyor, bir kaya |:

sertliğile kayıtsız, dimdik duruyordu.
Buna rağmen gene bir çok şey tasar-

Jıyordu. Ömeri alıp başka bir yere git-

Manisa çarşısı

'Kırk bin lira ile iki sene 'evvel işe 'başlı-"

mayedarlarına 52,000 lira temettü, vermiş-
tir. Manisa ziraat Bankasına gelince ger-

1927 senesinin tü-

| herkes doktor, bakkal, sütçü, otelci her

digi, kuvvetlerine güvendiği içindir ki
jyor, meydan okuyordu....

en çekilmez Hadi elm

otelleri, gazinoları

r

Mösyö (Malakiano) oile girüştüm. Bu,
zat Manisa piyasasından beyanı memnü-
niyet ediyor ve mevcut Bankaların Mani-
saya- lâzım olan krediyi Vani, ettiğini
söyliyor.

Bağcilâr Bânkasmın “çök muhterem ve
faal müdürü Kenan Bey 'bu milli ve ma;
halli müessesenin mesaisi hakkında cid-
den şayanı memnuniyet izahat verdi.

yarak bugün sermayesini 300000 liraya |
çıkaran bu büyük himmetli küçük Banka
bir sene zarfında bir milyondan * Tazla
Banka mmnamelesi yapmak suretiyle ser-

çi memleketimizin yegâne büyük milli
Bankası olması sebebiyle bütün - talepler!
ve bütün “tenkitler bu Bankaya (matuf,
ise de ben iyice tetkik ederek kanaat ha-
sıl ettim Ki'Ziraat Bankasının Manisa;
şubesi hatta. kudretinden fazla (Manisa
iktisadiyatına yardımlar etmiştir. Eski ve
yenilerle beraber Manisa zürra:'ve tücca-
rma yaptığı ikrazatın oyekünü 800000
liraya yakındır. Esaslı tetkik ve kaytlara'
müstenit olan bu rakamı gördükten son-
ra bir Banka Şşübesinden daha fazla Bir
şey beklemek doğru olamaz. ;

Benim tetkikatıma göre Manisaya “iki,
milyon lira kredi mutlak surette Tâzım-
dır. Bugün bu ihtiyacı mevcut müessese-
ler şu suretle temin sediyotlar;
1 — Osmanlı Bankası; (200-250 bin ira
2 —Zirast Bankası; 300-350 » »
(3 —Bağcilar Bankası: 200-250 »

Bilhassa Manisada üç beş kuruşu olan

kes alenen murabahacılık - yapıyor. Bil-
memki bunun önüne geçilmek < imkânı

bu derece aleni serbest omurabahacılığa
mâni olmak çaresi yok mu?.. Eğer yoksa

biçare müstahsilerimiz “üzüm, pamuk,
tütün 'değil altın, gümüş çıkarsalar İaide-
si olmaz. vE

A, Em,

Fakir çocuklara
bayramlık eşya

K Birinci sahifeden 1 sahifeden mabaat I
lunduğu halde elbiseler, ayak- -
kabı, ve şapkalar tevzi edilmiş-
tir. Bilahare bu dört yüz kadar
çocuk sevinerek Gülhane Par-
kına götürülmüşlerdir.

. Cuma olmak İimühebatile
bulunanlar da çocukların ami
celerine iştirak etmiştir.

Parkın alafıranga nl
İsveçliler tarafından milli rakıs-
lar yapılmıştır .

Bundan sonra Sarayburnu
Park iskelesine inen çocuklara
pasta, bönbon şekerlemeler
verilmiştir.

Bahriye muzikası tarafından
müntehap bavalar terennüm
edilmiştir. Bu eğlenceler geç
vakta kadar devam etmiştir.

mek aklından geçmişti. Fakat gittiği
yerde para lâzımdı. Tarlalar, “ağıllar,
bağlar, bahçeler birleştirilmemiş olsay-
dı, varını, yoğunu satar,Ömerle birlikte
kasahasından kaçardı. Şimdi ne mal-
larını satabilir, ne âe Omeri alır ka-
çabilirdi. Eminenin rahmetli - babasi
köyün ağalarındandı. Hâlâ hatırı sayi-
lıyordu. Eminenin erkek kardeşleri de
Bakır efeyi rahat bırakmıyacaklardı.
Köyde, kasabada onların da adamları
vardı, Bakır efe ile boy ölçüşebilirlerdi.

Zaten Emine de bütün bunları bil-

Kocasına kafa tutuyor, burnuna gülü-
Bakır efe, dört yandan kıskıvrak

hissediyordu. Malla,
para ile Eminenin erkek kardeşlerinin
gönüllerini edecek, gözlerini boyaya-

vE

Bakır efe, başını ağır bir eda ile çe-

GE dm

- Bağgılığ ğılığımız

— arm

A Maitepesindeki
ji mahvolan bağlarda yeni
hayat eseri başlamıştır. .

Eskiden İstanbulun en meş-
hur üzüm ve şarap yeliştiren
yerlerinden (biri olan Tapkapı
Maltepesinin mahvolan bağla-
hayat eserleri uyanmağa başla-
mıştır.

Geçen sene ocivara yerleşen
Bulgaristanlı Türk muhacirler
toprağın üzümcülüğe olan ka-
biliyetini görerek Bulgaristan-
dan getiritikleri (çubuklarla

» ufak mikyasta işe başlamışlardı.

Ö sene alman netice bütün
halkın nazarı dikkatini celbet -
miş, bir kaç okkalik salkımları
ile tatlı ve melis 30 bin okka
üzüm, mmüstahsillerine “on beş
bin ira kazandırmıştır.

Bundan bir hafta evvel büyük
mikyasta işe girişen halk; yeni-
den getirttikleri 30 bin çubuğun
dikme ameliyesini bitirmişlerdir.

Ziraat müdüriyeti, bu sene
vadedip te henüz ifa etmediği
muaveneti önümüzdeki seneler-
de esirgemezse oranın bağcılığı
hamle olacaktır.

Tamirat mes 'elesi

Paris IOC(AA. ) — Paris gaze-
teleri yazıyor Bütün mütehassıs-
ların fikrince senede 2 milyar 200
milyon mark ödemek kabiliyetinde
bulunan ve mösyö Young tarfın-
dan yalnız 2 milyar 50 milyon
verilmesi teklif olunan Almanya
her sene 2 milyar 100 mülyon
miktarında bir meblâğı pek.âlâ
tediye edebilir. Almanya bu mik-
tarı ödemekle iki buçuk milyar
olarak tesbit edilmiş olan Dawes
taksitine nzaran gene iyi bir tasar-
ruf temin etilmiş olacaktır.

Berlin 8 — tamirat komitesinde
.Amerikan murahhası . tarafından Dr. .
Şahta dermeyan olunup Almanya
tarafından cevabı muvaflakat ve-
rilen teklifin esasatı şudur: Almanya

37 senevi taksitle vasatı 2 milyar
60 milyon mark ödeyecek ve

taksitlerinin senevi miktarı kabili
tebeddül olmakla beraber şe
değişmiyecektit. :
Mezkür takşitlerden sonra bir”
milyar 700 milyon mark olarak”
97 maktu taksit ilâve idilööektir.”
İtalya Kralının nutkuna cevap
Roma 10 (A.A.) — Ayan mec-
isi Kralm nutkuma verilecek yaris

projesini tasvip etmiştir.
M. Venizelos Atinada

Atina 10 (A:A.) — M. Venizelos
avdet etmiştir. Meb'usan ve ayan
meclisleri 13 mayısta içtimaa davet
“edilmiştir.

Bugünkü hava ©
Rasataneden aldığımız malümati

nazaran dün saat Zde ve 14 te
tazyık 761 di. Rüzgâr şimalden .

saniyede 9 metrn süratle .esmiştir.
Dün azami hararet 20 asgari hara- .
ret 13'tü. Bugün rüzgâr mütevas-
sıt şiddetle Şimalden esecek ve
hava açık olacaktır.

ünun konferans salonunda çekiliyor.

vwirdi, kaşlarını | hafiiçe gi

— Merhaba Süleyman, dedi.

Sırtını dayadığı çınarın geniş göln
gesine çağırdı:

— Gel otur bakalım... Sen buralarda;
ne arıyorsun?...

Sarı Süleyman, elini göğsüne bas-
iırıp selâm verdikten sonra dizlerini
tutarak çömeldi, Bakır €fenin karşısına
oturdu, omuzlarını çökerterek hürmetle
kanburlaştı. Bakır efenin, alnında kü“
çük katmercikler peyda olmuştu. Ku-

— Sar bir cigara... Ne âlemdesin? N,
Sarı Süleyman, Bakır efenin tabaka-

— Hep bildiğin gibi ağa... Kasabaya

İda ândiğin yok... Bozpunar çiftliğine
igittin sandıktı...

Bakır efe, Süleymanın Söz söyleme-

İssinden hemen anlamıştı.

Sarı Süleyman bilhassa araya sora



Bu sayıdaki diğer sayfalar: