Özet
İş Adamı.
Yazar: Baysal Değer.
Şerbetçi dükkanına yeğenini koymuş.
Yeztinyağı tekeleri, çotkanlar.
ve bodrumda açıp duruyor.
Marangoza brülansız aysalarla gelince, sahipleri onlarla çok.
tan beri ümitli kestiler, arıta.
yapışmaya başlıyor.
Hüsnüye gelince. O enesini.
kalımlarını, göbeğini sişiyor.
Her gece meyhaneye gidiyor, müh.
im işler gören, sabahta aksama.
kadar ikişin göz acamaya yorğun.
bir adam gibi cekeți ekleriyor,.
kolları sıvıyor. İnalıyor, akışıyor,.
rakıya yuvarlıyor.
Öf diyor, yorgunluğu.
bakamayız. İsaizidenki yorgu.
num. Benim gibi bir adamın sabahta aksama.
kadar kolları.
bağlı olmaya fena.
şey. Eğer çalısmak kabil.
tiimi sarfetmesine ölmür. Bere.
ket verisin bunun elihiyim. Cal.
şırın. Durmadan çalısması bi.
lirim.
Ve işin asıl tuhaftı söylediğine.
kendi.
deyiniyor!
Aslıye ikinci Hukuk mahkeme.
sinden:.
Rusyaat müdürlüğü umumiyesi.
sinin Kınalıda 4 numaralı ha.
mede mukem ve Galatada Hayyar.
Hannda 64 numaralı yazın.
hacarete meşgul Mehmet Ziya.
Bey aleyhine icame edildiğine al.
çak davasından dolayı adliye sa.
yarında yeminin.
yetilme muamelesine bil.
ikamal mahkeme.
tevdi edil.
miyin ve 19 - 11 - 934 tarihi.
cellesi mahkeme.
ikinci.
hakkında.
itibah.
olunan grup.
kararına.
rağmen.
mahkeme.
edebe.
ve.
etmek.
surette vak.
kaç.
karlı ve eteri.
etm.
Diğer Gazeteler
Tam metin içeriği
İş Adamı
Oğlu ilk mektebi bitirdikten
sonra orta tahsilini bitiremedi.
Babası marangozdu. Oğlunun da
marangoz olduğunu istedi. Mağa-
zada çalıştırmağa başladı. Ken -
disi de marangozluğu babasından
öğrenmişti, Onu babası yetiştir -
mişti, O da oğlunu yetiştirecekti.
Yetiştirdi.
Küçük Hüsnü büyüdü, asker
oldu. Evlendi. Bir gün babası;
— Evlât dedi, ben artık . ihti -
yarladım. Mağazayı sana bırakı -
yorum. İşler iyidir. Daha iyi çalı-
şırsan daha iyi olur.
Adamcağız evvelâ işten, son -
ra dünyadan çekilip gitti.
Hüsnü mağazaya sahip oldu.
İlk günler mağazayı düzeltti.
Asri bir hale koydu. Eldeki bütün
işleri bitirdi. Teslim etti.
“ndan sonra eşmemeğe başla-
dı, tek tük iş geliyordu. “Hüsnü -
nün canı sıkılıyordu.
-< Böyle olmaz, benim gibi iş
adin. ina ayda yılda bir çalışmak
yakışmaz., Marangozlukta iş yok.
Kendime başka bir iş bulmalı -
yım.. İşsizlikten canım sıkılıyor...
Dedi.
Aradı ve buldu. Arkadaşların-
dan birinin zeytin yağı fabrikası
vardı.. Onun seyyar komisyoncu-
luğunu aldı. Perakendeci esnafa
yağ satmağa başladı. Artık her
gün mahalle mahalle geziyor ve
akşam geç vakit, (eve girmeden
evvel meyhaneye uğrıyor, arka -
daşlarına * dert yanıyordu; .
— Bu seyyar Meiisyonsuluk
yorucu 1ş.. Amma tasavvur ede -
mezsiniz.. Bir kere her dükkânda
bir saat çene çalmak lâzım geli -
yor.. Hele bazı bakkallar'var, in
sana ya kahvede, ya birahanede
randevü veriyorlar. (İki teneke
zeytin yağı için, iki saat zaman
geçiyor...
Arada, sırada, marangozcuya
tamir için iş bırakanlar gelip e$ -
yaların ne olduğunu soruyorlar »
dr.
O zaman Hüsnü ellerini hava-
ya kaldırıyordu:
— Siz benim yerimde olsanız
çıldırırsımız.. Çektiğimi bir ben,
bir Allah bilir... Marangozluktan
ekmek parası çıkmıyor... Benim
gibi bir iş adamınm elinde bir çok
işi olmalıdır.. Zeytinyağı satıyo *
rum..
On beş günde topu topu iki te-
neke yağ sattığından şikâyet e -
den arkadaşına da kızıyordu:
— Sen de tuhafsın.. Marangoz-
culuğu seremem ya.. Benim de
dükkânım var yahu...
'Bu sıralarda aktar Ali Efendi
öldü. Dükkânını pazara çıkardı-
lar.
Hüsnü Efendi aldı.
— Ne yapalım, ben işsiz dura-
mam... Marangozluk karım doyur-
muyor... Zeytinyağı da kapış ka -
pış gitmiyor. Aktar dükkânında
her şey var, Bes ondan, beş ondan
epeyi satış olur...
Bu iş te yetişmiyormuş gibi bir
şerbetçi dükkânı açtı. Yaz günü
şerbetçilikten kârlı iş yoktu...
İster inanmız, ister inanmayı -
nız.. Hüsnü Efendi gene memnun
değil |
Aktarlığı karısı yapıyor.
Yazan: Baysal Değer
Şerbetçi dükkânma yeğenini
koydu.
Zeytinyağ tenekeleri, çoktan-
dır bodrumda acıyıp duruyor.
Marangoza bırakılan aşyalara
gelince, sahipleri onlardan çok -
tan beri ümidi kestiler, artık ara-
yıp sormuyorlar.
Hüsnüye gelince.. O ensesini
katmerliyor, göbeğini şişiriyor.
Her gece meyhaneye gidiyor, mü-
him işler gören, sabahtan akşama
kadar işten göz açamıyan yorğun
bir adam gibi ceketini çıkarıyor,
kollarmı sıvıyor. İnliyor, sıkılıyor,
rakıyı yuvarlıyor:
— ÖF diyor, oyorğunluğuma
bakmaymız... İşsizlikten yorğu -
num,. Benim gibi bir iş adamının
sabahtan akşama £ kadar kolları
bağlı oturması fena şey.. Çok fe-
pa şey.. Eğer çalışmak kabiliye -
timi sarfetmesem ölürüm.. Bere -
ket versin bunun ehliyim... Çalı -
şırım.. Durmadan çalışmasını bi * İşe
lirim..
Ve işin asıl'tuhafı söylediğine |
kendi de inanıyor!.
Asliye ikinci Hukuk mahkeme-
sinden:
Rusaat müdüriyeti umumiye-
sinin Kmalıadada 4 numaralı ha-
nede mukim ve Galatada Havyar
Hanında 64 numaralı yazıhanede
ticaretle müştegil Mehmet Ziya
Bey aleyhine ikame edildiği ala-
çak davasından dolayı adliye sa-.
“tayı yangınında yanmış olan dos-
yasının yenileme muamelesi bil -
ikmal mahkememize teydi edil -
miş ve 19 - 11 - 934 tarihli celsei
muhakeme için hakkında ittihaz
olunan gıyap kararına rağmen
mahkemede isbatı vücut etmemiş
olduğundan ilânen tebliğat ifası-
na rağmen gelmiyen müddeia -
leyhlerden Mehmet Ziya Bey hek:
kında H. U. M. K. 402 inci mad-
desi mucibince (O gıyap kararivle
tebliğ ettirilmesine ve gelmediği
yeya itiraz etmedği surette vakıa-
ları kabul ve ikrar etmiş sayıla -
cağının ve mabkemeye kabul e -
dilmiyeceğinin karara dercine ve
işbu kararın ilânen tebliğine ve
ilân için de 20 gün müddet tayi -
nine ve duruşmanın da 24-12- |
934 Pazartesi günü saat 13,30a
bırakılmasına mahkemece karar
verilmiş ve bu husustaki (o gıyap
kararının da mahkeme divanha -
nesine (| talik kılınmış olmakla
keyfiyet malümu olmak üzere H.
U. M. K. 141 inci maddesi muci-
bince tebliğ makamına kaim ol -
mak üzere ilân olunur. . (3906)
Beşiktaş icra dairesinden:
Mahcuz olup paraya çevrilme-
si kararlaştırılan iki (oadet tabta
maşa ve Lir adet camlı mostora
ve 10 lira kıymetinde üç tarafı saç
ve teneke ve müstamel galvenizle
kaplı bir adet barakanın dellâliye
ve ihale pul resimleri müşerisine
ait olmak üzere 2 -12 - 934 tarihi-
ne müsadif . Pazar günü saat 10
dan 12 ye kadar Beyoğlu âbideyi
Pazar Pazartesi
& i ci Kânun!3 ici Kânu
45 ŞABAN “| 26 ŞABAN
Gün doğuşu 2.6 TE
Gün batısı 16.41 16,41
Sabah namazı 6 6
Öğle namazı 12.03 12.05
İkindi namazı 14.18 14.28
Akşam namazı 16.41 16,41
Yatsı namazı 18,19 is.19
Imsak 502 5.22
Yılın geçen günleri 236 305
Yılın kalan günleri “29 28
İ RADYO |
Bugün
823 Khz. BÜKREŞ, 316 m.
11,45 Dini nşriyat, 12 dini musiki, (koro)
12,30 öğle konseri (radyo orkestrası) 13,30
haberler, 13,45 bafit musiki, 14,15 haberler,
14,40 plâk, 17 tabbi bahisler, 17,15 Romen
musikisi, 17,30 köylüye konferans, 18 hafif
neşeli musiki, 19 haberler, 19,15 Jean Mar-
cö orkestrası, 20 konferans, 20,20 plâk, 20,45
Hafta haberleri, 21 musiki, 22 spor, 22/10 sa-
lon radyo orkestrası, 23 haberler, 23,35 or-
kestranm devamı,
223 Ehz. VARŞOVA, 1845 m.
17.0 Piyano yardimiyle şarkılar, — şkz-
ler, 18 şarkılı dans parçaları, 19 piyano mu-
sikisi, 19,30 plâk — sözler, 21 popüler orkeğ-
trası 21,45 haberler, sözler, 23 reklâm ve
konser, edebiyat, 23,30 plâk, 24 sözler, 24,05
dans musikisi.
545 Khz. BUDAPEŞTE, 550 m.
18 Çingene orkestrası, 18,25 sözler, 19
piyano konseri, 10,40 masallar, 20, 15 spor
haberleri, 20,30 Kalmanm (Zsüsi kisasseyni)
isimli üç perdelik öpereti, 22,45 haberler,
23,05 oda musikisi, 28,45 Çingene orkesira-
sr, 24,30 Mandits cazbandı.
BORSA
'Hizalarında yıldız işareti olanlar üzer-
lerinde 1 - 13 de muamele görenler
dir.| Rakamlar kapanış fiatlarını gösterir”
Nukut (Satış)
»Löfdra 67, — | Viyana 44, —
# Neryork “ 135, —| # Madrit ($,.—
* Paris 169, — # Berlin 45, —
» Milâno o SİS—İ 3 Varşova 4
» Brüksel 117, —İ x Budapeşte 36, —
# Atina 24, 50) #Bükreç o 17.S0İİ
# Cenevre | 8İ8, --) # Belgrat 58, —
« Solya 94, —İ # Yokohama 3ö, —
« Amsterdam Li —| » Altın 931, —
* Pra # Mecidiye o #1
* Stoi Li otm * sylb Bankao! 240).
» Londra 08.50 Te Stokhim
* Nevyork 0792174) Viyana
3.087
4.2993
* Paris 1203 (« Madrit 5.7872
4 Milâno 9.2813) « Berlin 19715
» Brüksel 3.3013) Varşova 419
* Atina
4 Cenevre
# Solya
83.6050| # Budapeşte
24979) 4 Bükreş
65,6195| ş Belgrat
4,18
-70,1490
3490461
* Prag 1879 İxWaöskova 109075
“ESHAM
İramvay (o #İ.S0
* Çimento as. 13.10
Cüyon Değ —-
— 10—
97.50
240
İş Batikası
w Anadolu
Reji
Şir. Hayriye O15.50| Şark Def iy
Merkez Bankası 58,—| Balya © 5
U. Sigorta —,00) Şark m. ecza
Bomonti 12,50). Telefon
- istikrazlar (o—( tahviller
« 934Türk Bor.l 97.60) (Elektrik Eş
a . W2)) Tramvay 3175
i " « WI 26.55) Rıbtum iZ.â0
stlkrâzıDahili 9. İs Anadolul
* Ergani İstikrazı 97. (x A ni ae
1998 A. Mü. —,00İ Anadolüi —,—
Batdar — 00) Mümessil 4 4099
© İstanbul / Asliye Beşinci Hukuk
Mahkemesinden:
Melek Hanımın Adapazarın -
da Kozlukta mukim Saibe İsmet
Hanım aleyhine ikame eylediği
tashihi kayt davasından dolayı
mumaileyha Şaibe İsmet Hanı -
mın ikametgâhı meçhul olmasın -
dan dolayı ilânen tebliğat icrası-
na karar verilerek muhakemesi -
nin 24 - 11 - 934 tarihine tayin kı-
hınmış isede o gelmediğinizden
naşi hakkınızda muameleli gıyap
kararı verilmiş ve emri muhake -
me 18 - 12 - 934 tarihine müsadif
Salı günü saat 14 de talik kılm -
mış olduğundan yevm ve vakti
mezkürda gelmediğiniz ve itiraz
* Ânisterdam 1.17(3)$ Yokohama (26725 İl
Hürriyet cadlesinde mezkür ba - | etmedi#'n'z takdirde H.U. M.K.
raka yerinden satılacığırdan ta - | nun 402 irci maddesi mucibince
lip olanların o gün ve saatte ha - | muamele icra olunacağı tekliğ
zır bulunacak olan memurine mü- | makamına kaim olmak üzere ilân
raczatları ilân olunur. (328) | olunur. (3901)
adımlar “Adası! ll
“Yazan: Gerhard | Hauptmann
Tabiat üstünde kalan bu büyük
hakikatin devamlı tesiri, çocuk
doğurtmaktan başka yeni ve yük-
sek bir düşünce doğurdu. Adada
yaşayan kadınlar nasıl olurdu da
kendilerinin nefyedilmiş, terk o-
lunmuş, kayıplara karışmış, mat-
rut, bir kafile olduk'arını söyliye-
“İ bilirlerdi? Onlar, kendilerini seç-
me insanlardan telâkki etmesey -
diler böyle bir düşünce tabiate
çok aykırı düşeceği gibi semanın
mechul kuvvetleri tarafından gös-
ter'len büyük lütfa karşı nankör-
lük etmiş olurlardı.
Bihari LâV'in doğumunun ikin-
ci senesi daha bitmeden tabiat
üstündeki tenasül fikri, bütün,
saadet verici ve yükseltici kıyme-
tiyle takdir edilerek yegâne mesut
kılıcı bir muvaffakiyet olduğu i-
çin el sürülemiyecek bir kanun
halinde kâbul ve tasdik edildi.
Bunun böyle olması da pek baklı
idi. Çünkü kadınlar şüphelerin-
de hüküm süren fikir ve kadınlar
şehrinin inkişafı bunun doğrulu -
luğunu kayıtsız ve şartsız tasdik
ediyordu. Hattâ adadaki kadın-
lar biri veya diğeri bir daha er-
kekle görülen suç halinde yaka -
lansa idiler bile, o kanunun doğ-
ruluğuna gene inanacaklar, on -
dan hiç şüphe etmiyeceklerdi. Ka-
nun, artık kanun hükmünü al -
mıştı. Onu bozmağa imkân, ih-
timal yoktu. 4
Mademki herkese seçme mah -
Tukat oldukları kanaati gelmişti,
o halde vapurun kazaya uğrama -
sına da teşekkü “
yordu. Çünkü o Ka d,
sdü topraklarına splek , için
bir köprü vazifeşini görmüştü. o
seçme mahlukattan her birisi ha-
linden memnun olmak hususunda
yüksek derecede haklı idi. Tabii
bu seçme mahlükler,. vızıldıyan,
ve yahut salıncaklarının içinde
bir taraftan öbür tarafa sa'lanan
çocuklarını mucizenin Jütfuna
mazhar aldıklarına dair birer
canlı delil garı gönen ka-
vekin Eendilerine temas etmediği
kadınlar | ise, kendilerine biraz
olsun ehemmiyet verdirmek husu:
sunda çok güçlük çskiyorlardı.
Bu gibiler kabul ve tasdik edi-
len mucize kanununa iki kat e -
hemmiyet vermek ve hâkim olan
mucize fikrini mahsuu şurette ok-
şamak: suretiyle “kendilerine kıs -
men ehemiyet verdirmeğe muvaf-
fak olabiliyorlardır.
Kadınlar adasında en ziyade
bahsi geçen, kadınların iftiharmı
gıdıklıyan ve hattâ zafer derece -
sine çıkâran şey, Jupitervari ço -
çuk doğurmaktan ziyade kadın -
larm kocasız dahi anne olabile *
diklerinin itiraz kabul etmiyecek
surette tahakkuk eylemiş olma -
sıydı.
Filhakika, bu iş bu suretle sa -
bit olduktan sonra erkek artık
tahtından indirilmiş (ve cihanın
biricik hâkimiyeti kadınlara dev-
rolunmuştu.
Onlarm nazarmda metrük ka-
lan medeniyet âlemi orada beyhu-
de yere ekseriyeti teşkil eden er -
keklere göre ayar ve hesap edil -
miş, oluyordu, o bir erkekler me -
deniyeti miydi! . Kral, şovalye,
hemşeri, köylü, işçi ve amele ev
imlar |,
rına yükletilmesi lâzım g©
idi. Şimdi göz
Sal
Dilimize çeviren: A
eİemimeiin temelleri V€
messilleri gibi gre
Kadının ismi bile geçmiy?”
da kıymeti İğ,
dın onların nazarında
mıyan bir ilâve idi. Kadınlar” hi
keksizi de başlarının er
kacakları saat erişmiş olsaY
vaziyet böylece devam € ip
cekti. Dünyanın artık dön nün
tası gelmiş çatmıştı, bu * da “k
lar adasınm mukaddes toP” ?
da olmuştu.
Bu suretle ne büyül biF”
sızlığın sonu getirilmiş, 79
bir haksızlığın ve mant"
önü alınmıştı! Evvelce €"
sandan sayılırdı. Erkek ve
birdi. Fakat şimdi insan 1*
bir olmuştu ve kadından
insan yoktu. Bu bakikat€
kim göz koyabilirdi?
#3
Kadınlar kolonisinde
lan bu umumi fikir Tavusu”
lonideki mekviini kendi
olmak üzere değiştiri;
çük çocuklar arasında ve 9
da ona karşı gösterilen *
azaldı. OKoloninin içine $
kendisinden çekinilme:
raber onunla evvelce ol€
meşğül olan çok kimse ?
yordu. Fakat Tavusun £
neşeli kayıtsızlığı bunun
sebebini araştırmağa
yordu.
Tavus tam insan olarak *
duğu mevkiini kaybetmişti"
kadınlar arasında hasıl ©
fikirlerin»tabit bir neti:
i
sizl ğin:mühim bir cs
lenmekle kalmıyor, ayni
da milyonlarca erkeğin ©”
retin bütün ağırlığını da“
ğa mecbur oluyordu.
ahvalden dolayı yavaş Y€
dinlar adası merkezindef
laşmağa başladı ve niha Tİ ,
kezden bilekütün uzak k
na irem ir,
istediği bir şey kendili
sıl oldu.
Vazifesine çok ili
kadın, esrarengiz tabi
ve rağmen Tavusu -
kusursuz bir çentilme ”
çin tuttuğu hedeften y
dönmedi. Şimdiki ve e .* n
inkişaf devrinde ve
ve uyanmak istidadı” z
belleri mümkün Die
yuşuk bir halde bulur E
sız bir. ved gens
arkadşlığı yapkıran b“
bu saflık ve çoc
tık oldukça Ky
sun nazarında vk
günaha doğru * :
şıl olan vaziyet idir ii
lmuya Bi çe
le tahammülü 9 e
he yoktu. Radbert€
nılmak istenen $€7