language

ustmenu

searchbar

Hakikat 1940-08-12 Sayfa 3

Hakikat Gazetesi, 12 Ağustos 1940, Sayfa 3

 



Özet

Mans üzerinde hava harbi genişliyor.

Almanlar Portland üzerine kesif bir hücuma bulundular.

INGILIZLER 50, ALMANLAR 73 TAYYARE DÜŞÜRLERİ İDDİA EDİYOR.



Diğer Gazeteler



Tam metin içeriği

g.

—
iv

eni

KE

Lİ

3

Da
©
©

SE
A

Üi

e RE

e
A,

LO

EW
kl

e

8
>

AA

ii

a

Bir terbiye

mütehassısının eseri

: Mae meb”

rrı Levend, «Maariti : ili
e esi başlığle sizle peri
Sea vk ayl neşretti, Arkadaşımız
reisi olarak tahsil çağda ıı eler

lisi nesli mü
li el terbiyesiz fanlarla
ütundu , Sim fikir ve cümlelerini, bu
lütfen okuduğunuz

Bi ler diyor ki;
uğun misafir gelir, Evde
tün dedik, m OK mahallenin bü-

ahi mevzuu edir, en taraflarile

tutmaktan çek
gın vi em
iş aykırı görünen
sözlerle atıl
şahid ii

İşte saygısızlı-

a bu uluorta

Ana baba kavga-
Anasının ayıbını ba-

a Bazıları çocuğ
teb vi eriya e enlem .
ed Kn gitmediğini, gitti İs akşamı
a gtağını, nerelerde vakit geçir»
İl mİrol etmez, Nihayet haylaz-
-'* Varlıklı ailelerde çocuk,
nürebbiyeye veya dadıya
bal kontro-

mektebe geçin
Yala — faaliyet bari
muhtelif yerler, di : a ir
Ana babanın müra-
veba fazla gevşer. Bundan
ğ Şocuk tabiatile arkadaşın
İni a ve neticede fazla
i inek ihtiyacile faali:
a ve Şereleri dışında
haa küle iy, see e
R e nini büsbütün veli er
lisi nesli mü el bulur. Talebe ve-
tur, Sokağa dele bir mahlük-

Şocuğu « <<€: 0 ana babanın
yerdir, Vakış ima korkup çekindiği

Jen; a yapılacak mü-
" z Ee ve mektebe yapılabi-
gı malümdur. e kadar kolay olmadı-

esi elenir e pink hal elan

Nazür göstermez.
Pam dışında çor uğ ev ve
masa geleceği iğun her yaşta te-
içinde bul nda Eve müesseseleri

kabul ediliyge çe» barici âlem olarak
artar. Bu ş ehemmiyeti © nispette
biyesi, soy barla aile ve mekteb ter-
sile tamamlanma»
am teçhizatla ha-

Ve cemiyete u-

beceriksiz

© gene

Yerini: L6sBİt eden muh-
niş süilri vardır. Bu uigztği teda

ara yorum. Fakat bu
olabilr.“ Görüş farkından ibaret

kadar terbiyesile alâ
or ana baba di
#serini hararetle, pia

N

Ruma

ii
/

fikirlerin i
socuğun kafasnd, p ilk to | gir

Manş
üzerinde

hava

harbi
genişliyor
AlmanlarPortland

üzerine kesif '
bir hücumda

bulundular

İNGİLİZLER 50,
ALMANLAR 73
TAYYARE DÜŞÜR-
DÜKLERİNİ İDDİA
EDİYORAR

Londra 11 (A.A.) — Reuter ajansı bil-
İyor:

Pas de Clais üzerinde yapılan harekât
arkasından düşmanın bu gün Weymouth
ve Portland üzerine bir hava hücumu yap-
tığı resmen bildirilmektedir.

Şimdiye kadar haber alındığına nazaran
50 düşman tayyaresi düşmüştür. 19 İngi -
liz avci tayyaresi üslerine dönmemişler -
dir,

vap

Berlin 11 (A.A.) — D. N. B. ajansı bil-
diriyor: ;

Portland ve Portland civarındaki bahri
nuntaka üzerinde cereyan eden hava mu
harebeleri inkisaf etmektedir. D. N. B. a-
jansının öğrendiğine göre Doüvres'a ka -
dar bütün Manş mıntakası üstünde ge -
mişleyen hava muharebesinde &faikiyeti
idame etmek üzere yeni Alman avcı tay-
yare filoları hareket etmiştir. Alman avci
tayyareleri tarafından düşürülen 73 İngiliz
tayyaresinden Messerschmidtlerden mü -
rekkeb hir Alman avcı tayyare filosu yal-
nız başına 22 İngiliz tayyaresi düşürmüş-
tür. Bu filonun zayiatı yalnız 2 tayyare-
dir. Büyük avcı tayyarelerinden müteşek-
kil diğer bir filo 16 İngiliz tayyaresi dü -

İngiliz resmi tebliği

Londra 11 (A.A.) — Reuter ajansı bil-
diriyor:

Bahriye, Hava ve Dahili Emniyet ne »-
zaretleri müşterek tebliği:

Pas de Galais boğazi üstünde bu sabah
cereyan eden harekât arkasından düşman
töyyareleri Weymouth ve Portland'a hü-
cum etmişlerdir. Derhal havalanan avcı
tİsyyarelerimizle (Omüsademe başlamıştır.
Nihai rakamlar henüz belli değildir. Fa-
kat 50 düşman tayyaresinin bu gün imha
edildiği bilinmektedir. 'Tayyarelerimizden
19 u kayıbdır. Bununla beraber pilotlar-
dan bazılarının sağ oldukları ümid eğil-
mektedir, Muhtelif evler, bazıları ciddi ol-
mak üzere hasara Uğramiıştır. Vesaiti nak-
liyede de bazı hasar olmuş ve bir petrol
deposu ateş almışsa da yangın süratle sön-
dürülmüştür.

Portland üzerine yapılan hücumda bom”
ba parçaları iki gemide hafif hasar yap »
muştır. Bundan başka hiç bir gemide ha-
sar yoktur, Karaya düşen bombalar deniz
makamatına aid binalara ve deniz hasta-
nesine Zarar vermiştir. Bir miktar yaralı
varsa da ciddi surette yaralananların â-
dedi azdır. Bir ölü olduğu baber veril-
li” ...

Alman resmi tebliği

Berlin il (A.A.) — Alman orduları yük-
sek kumandanlığı tebliği:

Alman hava kuvvetleri muharebe tay-
yare filoları bu gün İngiliz müstahkem li-
manı Portland'a hücum etmişlerdir. He -
deflerine isabet eden bombalarla limanın
mühim tesisatı tahrib edilmiş ve petrol
depoları o yakılmıştır. Hücum esnasında
Manş denizi üzerinde muhtelif mahallerde
Alman bombardıman tayyarelerine refa-
kat eden avcı tayyafelerile adedçe çok
İsik İngiliz avcı tayyare filoları arasında
şiddetli hava muharebeleri olmuştur. Şim-
diye kadar haber verildiğine göre, 73 In-
giliz tayyaresi düşürülmüştür.

Alman tayyarelerinden id ü üslerine
henüz dönmemişlerdir. Manş üzerindeki
hava muharebeleri devam etmekte oldu-
&undan kat'i vaziyet ancak daha sonra
bildirilecektir.

İtalyan tebliği
İtalyada bir mahal 11 (A.A) — İtelyan
umumi karargâhının 63 numaralı tebliği:
Şimdi bir İngiliz tebliğinin zayi olduğu-
nu bildirdiği Odin ismindeki İngiliz de -
nizaltısı evvelki bültenlerimizde bildirilen

” İl) harekât esnasında batırılmıştır.

( Ruümenlerin ya |
| deg Pacakl, 3
| larla iktifa edip e Yenel; körlük ?
mesele teşkil etmektedi. eri de ayrı İl

| ancak Transilvanya'nın, ” acaristan ((
lifsa memnun kalacaktır, Halb ki İ
vu ya

karimi de orasını ar! beşi,
i arak telâkki etmikie bul (
| Buna bir taviz olmak üzere Mig |
| 3 Macaristana az ârâzi terkedilerek |
azla miktarda ahali n.tibadele edile |
) an etmişlerdir. Mir
tazyik altında Rumenler -
vanyanın garb hüdüdunda pe (
| en terkedebilirler; Ahali mesele. (
ei gelince, Rumanyanın tam yöbe -
Yaşamakta olan ve Macar ır. İİ
dan gelen Yarim milyonluk İn )
mevcud olduğu müşahede edilir. Mez |
ji © asirlik oldüğü çi - |
zor usullerile kökün- |
Zi İstemiyecektir.

) | da adeta

Odin'in su içinde hacmi 1500 tondu. $
torpil kovanı, 102 milimetrelik bir top ve iki

| mitralyözle mücehhez bulunan bu denizal-

ının 55 kişilik mürettebatı vardı.

İngiliz Somalisinde Pas - de - Carrin ve
Godapero'yu işgal ettik. İleri hareketimiz
devam etmektedir.

Tayyare filolarımız Sudanda Erkowit

| | tayyare meydanını bombardıman ederek

yerde bulunan 15 tayyareye tam isabet

) | kaydetmişler ve düşmanın avcı tayyarele -
) |rile yaptığı hücumu püskürtmüşlerdir. Tay»

yarelerimizin hepsi üslerine dönmüşlerdir.
Kenya hududunda El - Uak'ı bombardı-

(| | man etmek teşebbüsünde bulunan bir düş-

man tayyaresi müfrezelerimizin ateşile dü-

) zamla İngiliz pilotu yüzbaşı esir e-

tir

İngiliz hava
kuvvetlerinin kudreti

van 1 (A.A) — Lef ajansı bildiri-

İngiliz hava kuvvetlerinin kudreti, Misir-
#fsanevi bir hal almıştır. Maima-
uvvetler, şarkta henüz tam kabili-
Böstermemiş olarak telâkki edil -

fih bu
yetlerini
mektedir.

Filhakika takib edilen politika da, İtal-
yanların garb cephesinde yapabilecekleri
bir taarruz düşünülerek, malzeme ve in -
sanlardan mümkün mertebe tasarruf et -

( |bek yolunda olmuştur.

i karşı bir nispette çarpışan Gla »

Lord Halifaks'la babası: Bu resim vaktile Lord Halifaks İngilterenin

Hindistan Valii umumisi iken alınmıştır. Halifaksın büyük davalarından

biri Anglikanlarla Katoliklerin barıştırılması idi.

Lordun en büyük zevki ise sürgün

Babasi olan ihtiyar
avı idi, İhtiyar centilmen ölümüne

kadar, yani 92 yaşına kadar dinc ve faal kaldı. Resme dikkat edilirse

babanın oğuldan,
olmadığı hemen müşahede edilir.

günkü İngiliz Hariciye Nazırından daha az enerjik

£ tayyarecilerini :
tebrik etti

Londra 1l (A.A) — Reüter ajansı bil-
diriyor:

Çörçil, Manş denizi üzerinde cereyan
eden ve 60 :Alman tayyaresinin düşürül-
mesile neticelenen büyük hava muhâre-
besine iştirak eden İngiliz. tayyarecilerine
tebliğ edilmek üzere Hava Nazırı Sinclair'e
bir mesaj göndermiştir. Bu mesajda: Per-
şembe günkü parlak harekâta iştirak eden
İngiliz hava kuvvetleri avcı tayyare filo-
larina meharet ve şecaatlerinden ve a »
dedçe çok faik düşmanı uğrattıkları zayi-

at ve bezimeiten dolayı harb kabinesinin
hayranlığını bildirirseniz bahtiyar olaca -
ğız, denilmektedir.

Macaristanda idarei
örfiye şiddetlendi

Budapeşte 11 (A.A.) — Macar
bildiriyor:

Meriyette bulunan idareli örlüye kanunu-
nu, milli müdafaa menfaatlerini tehlikeye
koyunlara, ihanet, fesad ve irtikâb suçla-
rına ve bunlara müşarekete ve sabotaj te”
şebbüslerine teşmil eden kararname res-
mi güzete tarafından neşredilmiştir.

ajansı

İDE

gp Kâğıd ısrafı

Geçen sene eylülde, harb başlar başla-

maz, iz ve Fransız tayyareleri Alman-
ya üzerinde haftalarca uçtular ve yalniz
beyannameler âttilar, Bu beyannamelerde ©
zamanki müttefiller Polonyanın yalnız ol-
madığını ve kendilerinin de Almanyaya kar-
şi harbe girdiklerini, gayelerinin Almanları
ezmek değil, Naziliği ezmek olduğunu Al-
man halkına haber veriyorlardı, Geçenler-
de Almanlar da İngilizlere beyannameler
attılar ve bu beyannamelerde 20 temmuz-
da Hitler'in İngilizlere sulh teklif ettiğini
haber verdiler. Bu beyannamelerin beş on
bin değil, beş on milyon basılıp atıldığını
hesaba katmak ve neticenin sıfır olduğunu
gördükten sonra © kâğıdlara acımak lâ-
zam. İngiliz beyannameleri çoktan boşuna
gitmişti; Almanlar aldırış etmedi. Hitler'in
sulh teklifini ise İngilizlere Alman beyan-
namelerinden evvel İngiliz gazeteleri ha-
ber vermişti. İngilizlerin aldirdığı yok. A-
vuçiçi kadar kâğıd ne işe yaradı? Hiç... Hal-
buki şu dökülen kâğıdlar bizim elimizde
olsaydı, bir kaç ay gazetelerimiz geçen se-
neki gibi on jJkişer, on altışar sahife çık-
makta tereddüd etmezdi ve milyonlarca ga”

zete, hiç olmazsa keseköğıdı olurdu!!.
şam,

diators teşekküllerinin son muharebede 15
İtalyan tayyaresi düşürerek, yalnız iki tay-
yare kaybetmiş olmaları, İngiliz hava kuv-
vetlerinin faaliyetini ispata kâfidir.

Diğer taraftan, bir düşman için en ağır
şersit dairesinde tanımadığı bir memleket-
ie ilerleyip, müdafaa edemeksizin gözünün
önünde tayyarelerini kaybetmek kadar ma-
neviyatı kırıcı bir şey olamaz.

Libya hududunda tahşid edilen 250,600
İtalyan askerinin, memleketin istihsal ka, -
biliyeti noktasından, bulunduğu yeri adeta
işba haline getireceğini de unutmamak Jâ-
zımdır, N

Cenübda, İngiliz hava kuvvetleri, İtal -
yanların Berberaya doğru dağlar arasından
yürümelerini iz'aç etmekle iktifa etmekte-
dir, İtalyanlar hedeflerine daha ziyade yak-
laştıkları zaman, İngiliz hava kuvvetleri
Aden hava filolarile takviye edilebilecektir.

Çöreil İngiliz * |Mazileri yiyecek ve

petrolden mahrum
edeceğiz

Londra 11 (A.A.) — Röyter: İngiliz do-
nanmasının kıt'adaki kadın ve çocukları aç
bırakmakta olduğu hakkındaki propaganda
mevzuunu Almanların istismar edeceğini
istidlâl eden Sunday Dispateh gazetesi dı-
yor ki:

Avrupaya karşı İfigiliz ablükasını tek -
sif ederek nazileri yiyecek" ve petrolden
mahrum birakmağı ümid ediyoruz. Maâle «
sef bu hareket diğer başka memleektlere de
zarar verecektir, Fakat masumlar lehine
ablukayı gevşetecek olursak istifade ede «
cek olan o masumlar değil, Almanlar ola-
caktır. Komşularımız doymakta, Almanlar
da açlıktan ölmemektedirler.

Sunday Dispatch gazetesi şimal ve ce -
nubi Amerika milletlerine İngilterenin de-
gil, M. Hitler'in harbe ve kan dökülmesine
ve müstakbel açlığa sebebiyet verdiğinin
söylenilmesini istemekte ve ablukanın ter-
ki kendi kendimizi ve dünyayı M. Hitler'e
terketmek olacaktır, demektedir.

Fransada şimendifer
nakliyatı normalleşti

Cenevre 11 (A.A.) — D. N. B. bildiriyor:
Clermond - Ferrand'dan öğrenildiğine gö
re Fransız mintakâsındaki demiryolu hak-
liyatı yeniden normal bir tarzda çereyan et-
meğe başlamıştır.

Büyük bir lokantamıza getirilen ve türk“
çe bilmiyen Rumen garsonların bizim gar»
sonlara meslek dersi verecekleri ve bunun
için muhafaza edildikleri ileri sürüldü. Va-
kıâ garsonluk nazik bir meslektir ve bizde
henüz bu mesleğin erbabı yetişmediği de
muhakkaktır. Fakat ne de olsa, İstanbulda
türkçe bilmiyen bir garsonun Türklere hiz-
met etmesi hoş görülmedi. Henüz bu me-
sele halledilmeden alâkadarlar, İstanbulda
çalışan ecnebi garsonlar. hakkımda bir tet-
kike lüzum görmüşler ve bunların üç yüz-
den fazla olduğunu tespit etmişler. Belki
Türk garsonlar çok daha fazladır. Fakat şu
devirde ÜŞ Yüz yabanâi garsona iş vermek
doğru mu Ya!.. Kimbilir kaç 'Türk iş bek-
leyor, Yüksek mekteb mezunlarının bile
garsonluğa talib olduklarını gazetelerle ilân
ettikleri bir Şehirde ecnebilere iş verilmesi
lüzumsuz bir çömerdiik değil midir?
og Yeni usuller

Artık iş bizim kahve erkânıharblerine
kaldı, galiba... Almanyanın İngiltereye ne-
reden, nasıl taarruz edeceği hakkında ka-
dar çok imkânlar buluyorlar ki, bunların
Alman umumi karargâhında işe yaraması
ihtimali de yok değildir. Dün, askeri mu-
harrir bir generalimiz, kulak misafiri olarak
bir yerde işittiklerini yazıyordu. Gencler
İngiltereye, Almanyanın mancinıkla adam
indirmeleri ihtimalinden bahsediyorlarmış.
Askeri mütehassıs bir mancınığın iki deki-
kada bir adam atabileceğini ve bu vasıta
ile bir ordunun 35 kilometreden karşı sahile
atılabileceği imkânını tetkik ediyordu. Ge-
nerale göre artık paraşüt ve tayyare fikri
eskimiştir; İngiltereyi istilâ için Almanlar
yepyeni usuller bulmağa mecburdurlar.

Tayyareden, tanktan, makineli tüfekten
sonra eğer bu mancınıkla adam ihrac et-
mek yepyeni bir harb usulü olacaksa, dört
bin sene evvelki harb tarihlerini karıştır-
malı, Onlarda daha pek çok ve yepyeni
harb usulleri bulunur elbet,

Bugünkü

GAZETELERE GÖRE

Vaziyet

YENİ SABAH .

Cebelüttarık meselesi

Hüseyin Cahid Yalçın, bu günkü ma-
kalesinde, İspanyada bir Cebelüttarık me-
selesi mevcud oldüğunu, fakat, bunun ne
dereceye kadar İspanyol halkının hakiki
hissiyatının mahsulü ve gene ne dereceye
kadar Alman ve İtalyan propagandasının
eşeri olduğunu tayin etmenin imkânsiz -
lığını söylemekte, dünkü gazetelerde çı-
kan iki telgraftan bahsetmektedir. Bun -
lardan birinin İspanyolların oCebelüttarığı
istirdad, diğerinin de Tancayı ilhak etmek
istediklerini bildirdiğini, halbuki bu iki
haberin biribirini cerheder mahiyette gö-
rülebileceğini söyleyen muharrir, bu iki
davayı birden İspanyolların ağzından işit-
menin onların ciddiyeti ve bu şikâyet ve
taleblerinin samimiyeti hakkında efkârı-
umumiyede şüphe uyandiracağını beyan
etmekte, kendilerine aid olan Cebelüttarığı
geri istemelerinde nekadar haklı iseler,
Mağrib Arablarına aid olan Tancayı iste-
melerinde de o kadar haksız oldukları
ruütaleasını serdettikten sonra şöyle de -
mektedir;

«Dünyada öyle bir nizam kurulmalıdır
ki, ber millet hayatından, istiklâlinden,
hürriyetinden emin olabilsin. Ancak on-
dan sonradır ki emperyalizm izlerinin
köklerini dünyadan kazımak kabil olur.
Halbuki işte İspanyollar bile kendilerini
ingiliz oemperyalizminin mazlimu diye
gösterirken öte tarafta zavallı oArablarin
başında bir İspanyol emperyalizmi tesis
etmek için çalışıyorlar.»

VAKIT Y

Harici ticarette devlet
inhisarı tecrübe edilemez mi?

Asım Us Ticaret Vekilinin evvelki gün-
kü beyanatından bahsederek Vekilin bu
beyanatında ithalât ve ihracat birliklerini
bir itham Altında bıraktığını, daha açık
bir tabirle, bu “birliklerde nafiz rolü ifa
edenlerin umumi menfaatleri şahsi men-
faatlerine feda eder bir temayül göster -
diklerini, bu temayül devam ederse bel-
libaşlı ihracat mahsüllerimizin harici ti-
caretin devlet inhisarına almabileceğini
beyan ettiğini söylemektedir. Muharrir,
elli sene evvelden bu güne kadar ihracat
ve ithalât mekanizmasının geçirdiği ta -
havvül ve tebeddülleri kisaca gözden ge-
çirdikten sonra, harici ticaret sahasında
Türk olan ferdi teşebbüslerin hissesi pek
4z olmakla beraber dünya ahvalinin fev-
kalâdelikleri icabı olarak devlet teşki -
lâtının beynelmilel mübadele işlerinde a-
İâkasının bu gün pek çok arttığını, gün
geçtikçe de bu müdahalelerin genişlediği-
ni, harici ticaret işlerile meşgul olanla-
rın bu gün birlikler ve devlet yardım ve
tavassutu olmaksızın bir çok maddelerin
ihrac ve ithaline imkân bulamayacağını
söylemekte, icab ederse bellibaşlı madde-
İerin ticaretinin devlet inhisarına alına-
bileceğini beyan ettikten sonra da şöyle
demektedir:

«Hatta ortada bir suiistimal vaziyeti ol-
masa bile bu yolda devlet inhisarının hiç
olmazsa bir iki madde üzerinde tecrübe
mahiyetinde olarak ele alınması zamsm
gelmiştir bile denilebilir. Zira Sovyetler
Birliğinden sonra bu gün Almanya ve
Malya gibi memleketler bütün Avrupa
memleketlerinin iktisadiyatını kendi kon-
trolları altında plânlaştırmak teşebbüsle-
rine girişmek üzeredir: Bu tarzdaki umu-
mi hareketler karşisında milli menfaat -
lerimizi korumak için çare olarak mem-
leketimizdeki bellibaşlı iktisadi kuvvet -
lerin devlet idaresi altında bir ordu in-
tizamile hareket etmeleri hatıra gelir.

TASVİRİEFKÂR ,

Kâgıd davası milli
davalarımızın başındadır

Ebüzziyazade Velid, bu günkü Avru -
pada harb gailesinin tevlid ettiği (o derd-
lerden birinin de kâğıd buhranı olduğunu,
bu: buhranın bizde de hergün hüküm ve
tesirini artırdığını, bunun acısını bilhassa
gazete ve gazetecilerin çektiğini söyle -
mekte, kâğıdın gazeteler, yalnız gazete-
ler değil bütün garb medeniyeti için ne-
kadar ehemmiyetli olduğunu anlatmakta,
kâğıdın Avrupaya nasıl girdiğinden ve
Avrupa medeniyetinde nasıl bir rol oy -
nadığından da kısaca bahsettikten sonra
demektedir ki:

«Dava haddizatında gazeteci menfaatinin
çok fevkinde mühim bir irfan davası, ya-
ni millet davasıdır. O itibarla hükümet
bütün vasitalari ve kuvvetlerile kâğid
meselesini ele almalı, gazetecilerle anla -
şarak bir taraftan İzmit fabrikasının ima-
lâtımı artırmak tedabirini müstacelen itti-
hazla beraber diğer taraftan da haricden
mümkün mertebe kâğıd getirtip depo et-
mek esbabını temin etmelidir.

<Hulâsa kâğıd meselesi çok esaslı ve çok
canlı bir meseledir. Bu meseleyi, alâka-
darlarla elele vererek bir an evvel hal-
letmesini o hükümetin: hümmetinden ve
dürendişliğinden beklemek hakkımızdır.»

İKDAM

Harb, bir yıpratma harbi
şeklini alınca

Abidin Daver, bu başlıkla yazdığı bu
günkü makalesinde İtalyan gazetelerirlin
yıpratma harbinin tatbik şekline dair neş-
rettikleri' yazılara göre denizaltı, hücum
botları ve tayyarelerle İngilterenin ab -
luka edileceğini ve mütemadiyen tayya -
relerle bombardıman edileceğini, fakat
bunların zaten yapılmakta olduğunu, $u
hele göre, Almanyanın da, İngilterenin
harb usulünü kabul ettiğini beyan: ettik-
ten sonra 1914-18 harbinde de son dört
ayda, İngilterenin yıpratma harbinin üç
kuçuk sene muvaffak olan Alman yıldı-
rım harbine üstün geldiğini söylemektedir.
Mubharrir, bu harbde, iki tarafın da elin-
de lehte ve aleyhte kullanılabilecek kozlar
olduğunu söyledikten ve bunlardan bir
kısmını saydıktan sonra şöyle demekie-
dir:

<İki tarafın kozlarını biliyoruz; fakat
bunları nasıl kullanacaklarını bilmiyoruz;

en mühim bilmediğimiz, bilemiyeceğimiz,

Politika - Askerlik

İspanya harbe girmek
isterken

İspanyanın bu hafta içinde harbe
gireceğine dair havadisler gelmeğe
başladı. Mihver devletleri tarafından
İspanya üzerinde tesis edilen nüfuzu
bilenler, onun, Akdenizde İngiliz do-
nanmasını sıkıştırmak için yapılacak
harekâtla müvazi olarak'böyle bir işe
kalkmasını hiç de ihtimalden uzak tu-
tamazlar.

İngiltereye karşı yapılacak büyük
taarruzun ilk safhasında İspanyanın
rol alacağına dair zaten kat'iyete ya-
kın deliller vardı. Büyük Britanyaya
doğrudan doğruya taarruz imkânsız-
laşınca, İtalya, Akdenizde kendi hâ-
kimiyetini tesis etmek için muhtelif
çarelere başvuracaktı: Bunlardan bi-
ri, Aden körfezini kontrol altına alıp
buradan Akdenize İngiliz kuvvetleri-
nin geçmesine mâni olmak, ikincisi
yukarıda
doğru saldırıp İskenderiyeyi hedef a»
larak Süveyşe hâkim olmak. Bir ü-
çüncüsü de İspanyayı harbe sokup,
Cebelüttarığı kendi emellerine yardım
edecek şekle sokmaktı.

Akdenizde İtalyan donanmasının
ne vaziyette bulunduğu malüm oldu-
ğuna göre, İtalyanlar bütün bu hare-
kâtı kara kuvvetleri vasıtasile yapma-
yı muvafık görmüş olsalar gerektir.
Çünkü kara kuvvetlerinde, harbede-
cek olan unsur, bahriyedeki gibi, ana“
vatan evlâdı değil, başkalarıdır. So-
mali'de Habeşlere harbettirilecektir.
Libya'da ileri sürülecek unsur yerli-
lerdir. Cebelüttarık için de İspanyol-
lar kullanılacak, bu suretle İspanyol
harbi zamanında yapılan yardımın
diyeti istenecektir,

İşte bütün Akdeniz stratejisini göz-
önüne alacak olursak, İspanyanın har-
be girmesini hiç de müsteb'ad görme-
yiz. İspanyanın bitaraflıktan çıkarak,
muharibliğe doğru yol almak için
«gayrimuharibliğini» ilân etmesi de
sırf bu sebebdendir, Gene bu sebeb-
den Fransa mağlüb olmağa yüz tut-'
tuğu ande Tanca'yı zaptetmiştir. Ve
nihayet İspanya, mihver devletlerine
ideoloji birliğinden dolayı yardım et-
mek mecburiyetini hissetmese bile
maddeten buna mecburdur: Alman
askerleri bu sene yaz ta.Zlerini İspan-
ya hududunda Blarritz'de geçirmek-
tedirler. İspanya dahili harbi yüzün-
den, İtalya, Almanyaya yığınla
borcetmiştir. Bu borc memleketi da-
hili bir sıkıntı içinde bırakmaktadır.
Bütün bu tazyikleri tasfiye etmek için
İtalyanın Akdenizde hâkimiyetini te-
min etmek çarelerine kendisinin de
iştirak etmesi mecburiyeti vardır. Bu-
nun için ilk olarak, ve hattâ son ola-
rak Cebelüttarığı almalıdır.

8 inci milâdi asırdaki fatihi Tarik
ibnü Ziyadın ismini taşıyan bu 400
metre irtifamdaki küçük dağ parçası,
Akdenizin anahtarıdır. İngilizler bu-
rasını, dehşetli tahkim etmiş olmala-
rına rağmen, bir gün ellerinden gitme-
si ihtimalini biçbir zaman gözönün-
den uzak tutmamışlardır. Hattâ A-
vam Kamarasındaki bir çok nutuklar-
da bazı meb'uslar Cebelüttarığın kay-
bedilmesinin «milli bir tehlike» oldu-
ğunu söylemişlerdir.

Filhakika Cebelüttarık için, bu gün

tehlike yok değildir, denemez. Çün-
kü ne kadar tahkim edilmiş olsa, kü-
çüktür. Ve vaziyeti sadece sabit bir
kara zırhlısı olmaktan ibarettir. Bu-
nunla beraber mukavemet derecesi
çok yüksektir. Cebelüttarığı, deniz-
den almağa hemen hemen imkân yok-
tur. Çünkü dağın üstü 1900 senesin-
denberi, uzun menzilli toplarla tahkim
edilmiştir. Bu toplar, 15 kilometre
enindeki Cebelüttarık - Septe boğazı-
na her taraftan hâkimdir. Zaten İtal-
yan donanması, sığındığı yerlerden çı-
kamadığına, ve Almanyanin buraya
göndermek için kâfi miktarda deniz
kuvveti olmadığına göre, Akdenizin
anahtarını denizden fethetmek imkân-
lari yoktur. Esasen burası, İngiliz de-
niz kuvvetlerinin de yatağıdır. Bura-
da bir çök doklar yapılmıştır. Arazi
kâfi gelmediğinden garb sahilinde,
40 kadem derinliğindeki deniz doldu-
rulmuş, ve dok'ların inşası bu suretle
imkân dabhiline girmiştir. İngilizler de-
nizi doldurmak için lâzım gelen top-
rağı, buradaki dağın altından bir tü-
nel kazarak elde etmişlerdir. Bu tü-
nel de ayrıca müdafaa sistemlerinden
birini teşkil etmektedir. Bundan baş-
ka dağın iki tarafında sayisiz mağa-
ralar vardır. Bütün bu mağaralar, bi-
rer top yuvasıdır. Fakat buna rağmen
eğer İspanya, Cebelüttarık civarında-
ki mevzileri tarsin etmişse, ve me
selâ Serra Corboneza'ya büyük top-
lar yerleştirmişse, Cebelüttarığı döv-
mesi imkân dahiline girer, Çünkü da-
ğın kilsi olması, bütün tahkimata rağ-
men mukavemet derecesini düşürmek»
tedir. Ayrica İtalyanların ve Alman-
ların, İspanyadan topraklarında hava
üsleri isteyerek, harekâta havadan iş-
tirak etmeleri de mümkündür. Gaye,
Akdenizdeki İngiliz donanmasının a-
navatanla olan irtibatını kesmek, ve
Akdeniz işini tasfiye ettikten sonra,
İtalyan donanmasının İngiltereye ya-
pılacak büyük taarruza yardımını te»
min etmek olsa gerektir, Fakat bütün
bunlar bir plân ibtimalleridir. Tasav-
vur başka, plân başka, hakikat ve tat-
bikat gene başkadır.
Mümtaz Faik FENİK

Libya hududundan şarka

ya <
ge im



Bu sayıdaki diğer sayfalar: