Özet
Barem ilâyihası strafındaki tekitkat.
Berlinde sükün avdet ediyor.
Hayat pahalılığına karşı istihsal seferberliği yegâne çaredir.
Diğer Gazeteler
Tam metin içeriği
a
N
5 1929
afi
erl çi Gözinin Giy arasi 2
sı B.. vi tliğinde
di İ hin u Mu. ) — Gazi
.. B. ge Sengi devriyesi münasebetile
Z, düh Ai Me verilen Çay Ziyafetinde bütün J
eb'üslar ve erkânı Hükü-
iş, Tahdiğ)
ulunmuşlardir.
onferansil
ı sonra Ber
ret ettiğifii anda zelzele
nimi surelif) f
sat Hindel elak
iile görüğ” elâketi ve
» Sofyadil #ehirlerde 70 kişi
riciye Naz öldü
sen T. RüşiE
karaya giğ 1 4 CA il Havas
leyetimizdöf) Muhabiri bildiriyor: -İran
rede kalfiliğ “Min neşriyutına nazaran
Sun Wikubulân. hateketi'arz
Şirvan ve Keşanda büyük
dl
4 Sebep olmuş, biriki şe-
enbada gif
Dahili Yetmiş kişi ölmüştür. Bir
«
i ima eğ ÖYlerin hemen her birinde
t
Ye yakın zayiat vardır.
MU Umumiyede evrakı
ün
m karaf hir e sui istimali
den aztedifii p, Ol HuMuj İstan:
4 N Uyunu umumiye Sui iSs-
akk;
iki komüisyöj ikındaki Tapor milettiş-
muvazenesiğ, “liye . Vekili “Saracoğlu
azırlamıştifiğ Üye verilmiştir. . Rapor
22 haziran “W nakliye müdiriyetince
'aktır, | “İilmektedir.
hara “de evrakı naktiyenin ssüreti
sel
lt pi N
'rpa mahsii ime “dair tilimamamevi
ştır. de la
; tetkik etmek üzere yarın
Hari
cargaşalıki My
3i ölmüş, İ
İK Mekaicriide bir komisyon
aktır. Talimatmame - der- ©
Mtbikçir.
m zelzeteğiii at mes'elesi
i olmüşrarğ Mr 17.
stlerin çık sğ eri Almanlar
ikân bulma “! şartlarla kabul
|, ediyorlar
dli hükümüğ iy , M.A) — Mütehassıslar komitesi
derin asıls ii, “At teklip ettiği rakamları M
İyi bazı kayit ve'şârtlafla Kabul e-
yk, Vali gruplar mümessillerine bik
ının aşgz N Almanların ihtirazi okayitleri!
h murahhas heyetlere tebliğ
» Maamafi salı günü se
ika müsyü Moneaunun muva-
<n evvel “hiç bir Karar verilmiye-
anş deni
iuvaffak
> # ) — Salâhiyetinr mehafile |
hlar yali Yoliğin ikdieme saldığı proje |
ein 60 milyonlük 37 taksit fasımi
ve lajir; ektedir. Almanya beynelmilei!
Mya
taksitlerin ifasına tahsis: ede-
« a, Ayni mehafil müttefiklerin
kez he Sile müsyü Youngun teklif ettiği
: | arasında Ter sene “150-200 mik
nm V ehir İark: olacağını, . alacaklıların
in Yi yy arkı kâbul etmelerinin şüpheli |
li ! beyan etmektedir.
tali kon N talyada Kâr
ilen kel az na 5 ÇA, A:) — İtalyanın
esbit edil, “mında soğuk ve fena
, harfini Ji “başlamıştır. -Alpes. dağları-
ikmal lik b kısmında yeniden kar
w Nada ilk arpa mahsulü
ai 4 e , Miyasaya çıktı — |
ya ki ima AÇA. A.) — İllk'ama
nş “a kü bugün piyasaya gelmiştir.
| Yda 15 Güne Kadar piya-
cektir. i, çıkarılacaktır, |
ı Türkçü
map
bun
ak -
g
eri |
cuzlağ!
bite mf
razifesil
elektri
istanda
karışıklıklar
b Kişi öldü, 180 kişi
yaralandı
yi 4 (A.A) — 'Sön imüsddematta
Ön ie, İlân edilmiştir.
YA(AA,) — Dini cemastlar ara-
a bur eden karışıkliklsr bügün 'de'
histir,
mmm
SON TELGRAFLARI
aki tetkikatını henüz bitirmemiştir.
“eylemiştir. askeri kik çoğu tevkif
İsedilmiştir.
/ k i een Hissesine düşecek |
Şİ,
İla “lmüş ve 180 kişi: yaralanmıştır.)
Barem has
etrafmdaki tetkikat
Ankara 5 (Hu, Mu.) — Bütçe
encümeni Barem Jlâyihası etrafın-
Encümen memurinin dereceleri
üzerinde tetkikatına devam etmek-
tedir, yarın-akşama kadar bitirmesi
muhtemeldir.
Berlinde sükün
avdet ediyor
—.. rar
Bir gazeteci daha yaralandı,
komünistler mevkufların
serbesi bırakılmasınıj
— emre —
Berlin 5 (A A.) — Son g#nlerde vuku
bulan kargaşalıklar esnasında ölen Avus-
tralyalı gazeteci Mackaydan başka Gazet
de Fos muhabirlerinden biri de bacağın-
dan kurşunla yaralanmıştır. Wedding - ve
Meukoellen mahallerinde sükün teessüs
etmiş gibi görünüyor. Ürfi idare devam
etmektedir. Komühistlerin grev ilânı hu-
susundaki emri işçiler arasında pek hafif
bir akis uyandırmıştır. Bazı müesseseler-
de iş tekrar başlamıştır. Rayistagdaki ko-
münist grupu verdiği bir istizah takririn-
de polis müdirinin azlini, kusur ve hatası
görülen zâbıtâ erkânile efradının cezalan-
dırılmasını, bütün mevkufların serbest bi-
rakılmasiını istemişlerdir.
Hâmburg 4 (â.A.) — Âyan meclisi: komüz
nist cemiyetlerinin il mayısta toplanması
mukarrer beynelmilel Kongrasınin ietima-
ına müsaade etmemiştir,
Laypzig 4 (A,A.) — Sosyalistler tarafın-
dan tertip edilen. bir içtimam hitamında
milliyetperverler ile komünistler bir alay
teşkiline mani olmak istemişlerdir. Zadıta
müdahele ederek sükün ve huzuru iade
; Nüfüsça zayiat ne kadar?
Berlin, 5 ( A.A.) - Neukoellen mahalle-
sindeki Kkargaşalıklar esnasındaki nüfus
zayiatı: 25 maktul 36-dğır, 200. hafif yara-
ilıdan ibarettir.
Madenciler grevinin önüne geçildi
Köln, 4 (A.A.) - Rohr havalisi komün-
istlerinin Berlin komünistlerine karşı
ibrazı teveccüh maksadile madenciler
arasmda vücude getirmeğe çalıştıkları
grev âkamiete uğramıştir.
ıspanyada hükümet te-
beddül etmiyecek Oo|
Sevil 5 (A.A.) — Müsyü Primo dö Rivera
gazetelere .şu beyanâtta “bülunmiuştur.
«Hükümette tebeddül olacağına dair
sayi olan haber asılsızdır. Bü değişiklik
memieketin daha müsait şerait dahilin-
de bülunduğu-bir zamanda yuku bulacak-
tar,
Şikagoda feci bir inhidam
- Paris 5 (A.A.) — Şikago tribuna gaze-
tesinin aldığı bir habere nazaran Şikagö-
da üç katlı bir ev yıkılmış, 15 amele öl-
müştür. Enkaz: altından 18 yaralı çıkarıl-
mıştır, )
Kusyada Komünist teşkilâtina kadınlar
da giriyer |
Moskova 4 (AA) — Genç komünistler
teşkilâtı Kendi aralarına kadinlar kabul
etmeğe ve bunlara şimdiye kadar ifadan
meninu. bulundukları: bir takım umumi
vazife tewdi etmeğe karar vermişlerdir.
Romanyada bir askeri tayyaresi düştü
Bükreş 4 (A.A.) — Bir askeri romen tay-
yaresi Köstence civarındaki bir göle düş-
müş ve rakibi boğulmuştur. |
Almanya dahili istikraz aktedecek |
Berlin 4 (A'A.) — Almanya maliye na-
Bir genç kız Manşı bisikletle geçti
— ———— m m m m m m 2 mmm m m m m m
25 milyon İngiliz liralik dahili istikraz
akdetmek niyetindedir. Bu istikraz her |
türlü rüsunı ve tekâliften azâde olacaktır. |
| Galas.4 (A.A.) — Matmazel Pfanner
bugün Manş denizini su üsstünde hareket
jeden.bir bisiklet ile geçmeğe muvaffak ol-
İkraz müesseselerine
dair...
Halkımızdan bazıları fazla
faiz almak hırsına kapılarak
ellerindeki paralarını istikballeri
ve mahiyetleri meşkük bazı
eşhas ve müesseselere tevdi
etmekte, bilâhare de servetlerini
kaybetmektedirler.
““ Penbe- konak ,,, “ İkrazat
sahdığı , ve mümasili -miüesse-
selerin akıbetinden mütenebbil
olmaları ve paralarını makul,
mutedil bir faize kanaat ederek
Emniyet sandığı, İş bankası,
Ziraat bankası gibi diğer bir
çok muteber ve istikballeri her
hususta müemmen müesseselere
vermeleri İâzım gelirdi. -
Halbuki halkımızın içinde
hâlâ akıllanmıyanlar bulundu-
ğunu, iki vüzü mütecaviz kim-
senin yüz. bin liradan fazla ser-
vetlerinin -batmasile neticelenen
“elyevm Cinayet mahkemesinde
hesap vermekle meşgul - ıkra-
zat kumisyoncusu Nuri Efendi-
nin hileli iflâsından anladık.
Haber aldığımıza göre, Nuri /
Efendiye mevduatı bulunanlar '
meyanında 12, 10,7,5 bin lira
. gibi külliyetli parasını bir ka”
lemde bırakan zeüginler mevcut
olduğu gibi. dayinlerin ekse-
riyetini de hükümetçe on senelik
maaşları toptan tesviye edilen
ve bütün servetlerinin yekünu
iki üç yüz lirayı tecaviz etmi-
yen mühtaç, zavallı kadınlar
teşkil etmektedir.
Halkın “Dimyata pirince gi-
derken evdeki bulgurdan oima-
masını, temin için hükümetimizin
bugibimüesseseler açmak istiyen
lere ya müsaade etmemesi, ve»
yahut bunları daimi ve çok
sıkı bir kontrol ve nezaret altın-
da bulundurması lâzımdır, di-
yoruz.
Doğru değil mi?
> Rüşvet meselesi
İ Üsküdar Malmüdürlüğü ka-
zanç memuru Fâik Efendinin,
Yakacıkta oturan Macit Bey is-
minde bir diş doktorundan on
lira rüşvet aldığı ve bu parayı
yuttuğu. yazılmıştı.
Dün “ Üsküdar Mal müdür-
lüğü varidat kâtibi Faik,, im-
zası ile aldığımız bir mektupta
hadise tekzip edilmektedir.
Faik Efendi kendisinin rüş-
vet almadığım” ve" üçüncü" des
irecede bir memur olduğu cihet-
le buna imkân olmadığını”söy-
ledikten sonra, Macit Bey ile
iki polis memuru tarafından
- şiddetle ve bilâsebep dövülerek
kendisine rüşvet isnat edildiğini
ve Macit Bey: ile dayak atan
polisler hakkında da lâzım gelen
| makamata müracaât
bildirmiştir.
Bulgar misafirler bugün
Bursaya gidecekler
Dört gündür şehrimizde mi -
İAdanada | bogucu sıcaklar| Safir bulunan Bulgar muallim -
Adana 4 (A. A.)— Şehrimizde
fevkalâde şiddetli sıcak . hüküm-
İermadır.. : Bugün derecei hararet
sölgede 40 derce idi.
Darültünun müderrisleri
geliyorlar
Ankara | Hu. Mu — Bütçe dola-
yısile Buraya gelen Darüllünun müder-
ler dün sabah Paskalya müna-
sebetiyle Fenerdeki Bulgar kli-
sesine giderek yapılan epinde”
hazır bulunmuşlardır.
Öğleden sonra da Mülkiye
Müzesini gezmişlerdir.
Misafirlerimiz bu gün Bur-
saya gideceklerdir.
Doğru değil mi? j
Cümhuriyet soma gu
Hayat pahalılığına karşı
istihsal seferberliği
MA —————--Ç—<«-<—--—<Çç—---————— MM <<
yegâne
...Cuma günkü nüshamızda (İstihsal
seferberliği oTüzumundan bahis ve
gümrük istatistiklerine (o müstenit bir
makalemiz intişar etmişti. Bu yazı ik-
tisadi mehafilde (büyük bir alâka ile
karşılanmıştır. Bu fikrimizi (oteyiden
aldığımız mühim bir makaleyi derce- !
diyoruz.
Muteber Cumhuriyet Oo gazetesinin
hayat pahalılığına ve bilhâssa iktisadi
buhrana karşı açmış olduğu mücadele
yazılarına memleketin o iktisadiyatile
alâkadar bir ferdi olmak hasebile ne
kâdât teşekkür etsek azdır. Son: gün-
lerde hayat pahcılığı ve paramızın
istikrarsızlığı her taraftan alâka
uyandırmağa başladı. Çünkü herkes
artık filen ve bittecrübe idrak etti ki;
her sene gittikçe kesbi şiddet eden
iktisadi buhran hepimizin hayatında
bir çok tesirler obırakacak ve dahâ
doğrusu hepimizi gittikçe fazla sıka-
caktır. Hayat pahalılığına karşı bir
çok tedbirler tasavvur olunuyor ve
bunların akisleri gazetelerde < intişar
ediyör. Bunların bir çoklarını o tetkik
ettim ve nazari mütaleattan < ibaret
buldum. Bizi hedefe isal edecek en
ksla yol 3.5. 29 tarihli omüshasnda
Cumhuriyetin gösterdiği (oyoldur: İs-
| | tihsal seferberliği.
Bir adam ki; senede muayyen. vari-
datından fazlasını sarfeder, o adam
servetini yer demektir. İşbu servet
gittikçe azaldığından o adam müşkü-
lât icinde kalır. “Masrafını : azaltması
kabil olmazsa, yâ istikraz etmek ve ya
fazla çalışmak suretile varidatını art-
tırmak mecburiyetindedir. Varidatının
her sene bir miktar artmasına “binaen
yine medeni ihtiyaçlarını tatmin ede-
mezse o zamdan hanesi dahilinde aile
efradını da çalıştıracak, o elbiseliğini,
bezini ailesine dokutturacak, bahçe-
sinde sebzesini; nebati ihtiyacını farzı
muhal olârak çocuklarına : yetiştirte-
| cek, hayvan sürüsü besliyecek ve böy-
lelikle ihtiyacatının bir kısmını bizzat
J ailesi efradı vasıtasile, yani dahilde
temin edecektir. Başka caresi yoktur.
Türkiyenin vaziyetide RR
ki iyi yaşamak istiyoruz, vücüdümüze !
lâzım olan gidamızı vermek, medeni
tarzda giyinmek ve bütün medeni ihti-
yaçlarımızı da tatmin: etmek istiyoruz,
imünü muhakkak
det kesbedecektir. Alman
çaredir.
ihrac &debilmekliğimizle de sabittir Ki,
ecnebi memleketler bizim ihracat mal-
larımızın eşini diğer memleketlerderr
temin edebiliyorlar, bizimkilerini cok
ucuz bulmadıkça mubayaa etmiyorlar:
Bundan maada gümrük istatistikleri
gösteriyor ki bir sene zarfında nakadar
çok mevadı iptidaiye ihraç etsek o sene”
o kadar çok mamul eşya ihtiyacı his-
sederek yine fazlasile ithalâtta Dulu-
nuyoruz. O halde bilcümle mamul eşya
ihtiyacımızı hariçten tedarik edecek
kadar varidatımızı - artırmıyöruz de-
mektir. Vukuat ta bunu tasdik 'ediyor..
Binatnaleyh yegâne yapacağımız şey
ihracatımızı tezyit etmeğe çalışmakla
beraber memleketimiz dahilinde ei
kabil olan eşyayı muhakkak dahilde
imal etmek dahili mamulâtın da sürü-
temin etmektir.
Bundan başka yapılacak tedbirler hep
neticesiz kglacaktır. İşbu istihsal se-
ferberliği nakadar geç kalırsa vaziyeti
iktisadiyedeki buhran da o kadar şid-
iktisat mü-
tehassısı Her Müllerin Ankarada yap-
tığı tetkikatın neticesini kemali alâka
ile beklemekteyiz. . İthalât ve ihracat
istatistiklerimizi tetkik ettiğini gazete-
lerde okuyoruz. İşbu iktisadi bilânço
“Handelsbilanz” dan bizce daha mü-
him olan tediye bilânçosu “Zahlungs-
dilanz> dir. Hiç unutmuıyalım ki memr-
leketimizde bir çok ecnebi şirketler,
bir çok ecnebi sermaeler vardır. Bun-
ların bir kısmı sermayelerini çektiler
(terki faaliyet eden bankalar gibi) bir
çokları da memleketimizde yaptıkları
temettülerini borsada ecnebi parasına
tahvil ederek harice Türk serveti ih-
raç ediyorlar. Bunları bu ithalât ve
ihracat farkı olan takriben 60 milyona
ilâve edersek işbu rakam daha yükse-
lir.
Hükümeti cumhuriyemizin iktisa-
diyatımıza verdiği oehemmiyet ve
sarılması
gitgide bu işe daha fazla
sayesinde yakında bu hususta kati a-
dımlar atılacağına ve-işbu azimkâr. ve
kudretli ellerin iktisadiyatımızı da 1s-
lah edeceğine hiç şüphe yoktur..
“Süreyya Paşa mensucat fabrikası
müdürlerinden
Mühendis atıf
Nurullah Esat Beyin “Hayat paha-
binâenaleyh tasarruf edemeyiz ve ne- | lılığı” etrafındaki tetkikatına yarınki
tekinr de edemiyoruz. Müşkülâtla mal 'nüskamızda devam edeceğiz.|. :
Adliyede |
Nezihe yeli — aleyhinde -
. es <kijda
Kadın birliği Ki Gerald; Ka-
dın dirliğinin sabik reisesi Ne-
si H. aleyhine açılan davaya
ün Üçüncü ceza mahkemesin-
ei devam edilmiştir.
Dün Hasan Tahsin E. ismin-
de birisi şahit olarak dinlenmiş,
bu zat seyyar sergi ile gönderi-
len Kadın birliği eşyasının satı-
| İap Satılmadığından malümatı
olmadığını söylemiş, bundan son-
/ yaBalmumucu O darülitamindan
gelen cevap okunmuştur. Bu
cevapta kadın birliği tarafın -
dan mektebe verildiği söylenen
(50) liraya dair bir kayıt va
namadığı bildiriliyordu.
Bunun üzerine Nezihe Hanı-
mın vekili İrfan'Emin B. mah-
kemeye bir gazete vererek (50)
liranın mektebe tebkerru edildi-
ğinin gazetede yazılı olduğunu
söylemiştir.
Heyeti hakime bundan sonra
vekil Beyin talebi üyerine sa -
li Vali Raşit, sabık maarıf
üsteşarı Sait, ve Emin Âli
Beylerin şahit olarak celplerine
karar vermiştir.
Setfaretlerde
Tahir Lütfi B. Soiyaya sefir
> -- ; Oluyor
Sofya sefirimiz Hüsrev. Bey
Varşova selaretine tayın edildiği
takdirde Tiran . selirimiz - Tahir
Lülfü Beyinde Solya selaretine
tayin (o edileceği söylenmektedir.
Yahir Lütfü Beyin Sofya şefaretine
tayini pek. münasip görülmektedir.
Çünkü - Tahir Bey Bulgaristanı
hakkiyle taniyan siyasi ricalimiz-
| dendir .
Maa rifte
Sözderleme heyeti halkiyata
ait mesaisini bitirdi
İstanbul Söz derleme heyeti dün
Maarit idaresinde içtima ederek
toplanan atalar sözleri, mani ve
diyanları tetkik etmiştir.
Heyet halkiyata ait mesaisini
ikmal etmiş ve daktilo ile yazdır-
dığr bu sözleri © bir: kitap» halinde
Dil “heyetine göndermiştir:
Nazmi Beyin valdesi vefat etti
Ankara 5: | Hu. Mu) — Muğla
meb'usu Ali Nazmi Beyin valdesi
vefat etmiş, cenazesi ibtifalâtı He
Zime ile kaldırılmıştır.
güm” ameli ve > edebi teffikamız: |
tenzild
k olun
IĞIrı yanık”
“Omer
iletek
arin Das
1 temin” « , |
daya Mi b
1. taka Çöcü ıklarına
d ....,
eği M. Y.
| il ıç
Söğütcük
——
| se
- giderek, gü katarmadan
Y “ V&ramıyacaktık. Her adımda
kâyarak,. #undalara, di-
Ucla Yabani otlara tutunmaktan
kanıya kanıya tırmaridığı-
J in Szhtepege bir. ağaç altı arıyor-
” N b Seriyi
e
likle, eleki gibi görünen - koyu ye-
Klan uçları diken diken sivri saz-
) aska bir sey değildi. Bu
€Tİ küflü, Kızıl benekli ka-
e e
Ta Sim
İ risleri İstanbula gittiler.
rengine, kâh
saz-
“Hayır demek ister gibi kaşlarını kal-
İsi, ot ot. bitmez, çimen yeşermez...
, Sağa,
İ İkt 84 bakıldığı zaman, sık, bodur
oJmıştım:
— Kararlamadan yürüyelim, nasil,
olsa kasaba yolunu bülürüz.
İhtiyar, sözümü < işitmemiş gibiydi.
Vakit vakit elini alnına siper edip a-
yaklarinın ucuna basarak, ileriye, ge-
riye bakıyor, saz diplerinde kivrilmiş
yılankavi kurtlara benziyen keçi ii
larını muayene ediyordu.
Tekrarladım:
— Şöyle, iniş aşağı, iniverelim.
Israrım, ihtiyarı kızdırmış olacaktı,
gözlerinin kırış kırış, düşük kapakları
>> Ağaç, ilân yok... Bu ne iş böyle?
Xoldaşım, bir ihtiyar köyliydi:
| — Sazlı tepe, burası dedi. Ağaç de-
— Bu sazlar sulak yerlerde yetişir...
Dağ başında görmemiştim.
— Haklısın ağa... Bura zamanıylan
sulak yermiş...
— Öyle ise, aşağıki ova da göldü!
— Onu bilmem! Bu taraflarda kime
sorsan, sana böyle, der.
— Sazlıtepeyi su bastığını sen gör-
dün mü?
— Ne ben, ne babam, ne dedem, ne | bir saniye oynadı:
de dedemin dedesi görmüş!.. Eski bir) — Kasaba yolu,dağın eteğindedir.
masaldır; kulaktan kulağa Oduymu- Sekiz, on adım kalmadan gözükmez.
rsi — İniş aşağı inemez miyiz?
Kara taşlık dağlar üstünde havuzlar
ve bu havuzlarda canlı balıklar oldü- — Sazhtepenin bir yam, keskin ka-
"Sunu işitmiştim. İyalık uçurumdur.
— Epey dinlendik, dedim. Yolcu, yo- İhtiyarın işaret ettiği tarafa dikkat-
lunda gerek... Hi bakınca, hayret ettim. Üzerleri sarı,
“ Sâzlıklar Arasinda, kasaba yoluna | yeşil tüylü bir kışır bağlamış kayalık-
inen patikayı arıyorduk. Kol kol, ince, | ların kenarından, ince. pürüzsüz bir
darkeçi yolları, bizi şaşırtıyordu. Biraz' yol kıvrıla kıvrıla, . inizi sü
'ileriledikten. sonra bir çıkmaza düş- | iniyordü:
mekten, hem yorulmuş, hem de bık-| — Nafile boşuna arama, GN yolu
, buldum.
| Kâh toproğin
likların aldıkları sıra istikametlerine
bakarak patikayı keşis uğraşan ihti-
yar köylü, ağır ağır doğruldu, baktı:
-— Onu ben de biliyorüm (ama, vaz
gec...
— Acayip! Neden vaz geçeyim?
İhtiyarın sesi, kuru bir sertlik al-
dırdı;
— Oraya Kızılpınar da derler.. (o
— Kızılpınar mi?
İhtiyar icini çekti!
— Söğütçük, Kizılpınar, hepsi birbi-
rine bağlıdır... Kızılpınar, Söğütçü-
gün eski ismidir.
mıştı: “Güneş; kizgın bir yakı gibi dokun-
duğu yeri dağlıyor, yüzümüzü, ensemi-
>. ği !
Memi in 'İzi, derimizi, acıtacak kadar yakıyordu.
in Susuzluktari, dilim bir köseleye dön-
— Çıkmasına çıkar. 'İmüş, kuruyan damağıma dokundukça
— Peki, ne duruyoruz? garip bir gıcıklanma duyuyordum:
— Söğütcükten geçmek lâzım! — Akar su var mı?
— Ne diyorsun ağam? Öyle su nere-
de var ki?.. İçinde, yüzünü görürsün,
öyle temiz, berraktır... İçerken adamın
dişlerini dondurur...
Kızma sırası bana gelmişti:
—Aşkolsun!.. Ne diye, güneşin si
— Geçeriz, ne olur?
Kenarları dar, ortası kırmızı benekli
geniş mendiline, şakaklarında ( topla-
nan terleri içiriyordu, burun delikleri
kalka Kalka soluyuşu, zaman zaman
durup eses“. Mikrak. > dinenişinden, tında insanı yakıyorsun... Seni de ya-
onun benden fazla yorulduğunu anla- | nımıza, yol.iz biliyor diye &aldıktı...
mıştım. ei | Tam adamına çatmışız...
İhtiyar, yanıma yaklaştı: İhtiyar köylü, düşünceliydi; kaya-
— Ağam, buralara yeni geldiğin için Dilerim kenarındaki yola doğru yürü-
— — Söğüteük, köy müdür? kundu:
A NALINA
MIHINA
Papatya ile pervane
Ayaz ne- halde? ,
: etine cevap: veren şair
Nazum Hikmet Bey ile anketçi
muharrir arasında şu mükâleme
cereyan ediyor ::
«— Peki. Sane birşey sorayım:
Bir yazımda <kuyruğuma pervane
takacağım» diyorsun., Bimu tüsrili
eder wisiniz?>
<— Benim
idediize etliğim şey
pervanedir. Ben papatyeyi deiğil
pervaneyi anlatıyorum... ' Papatyede
pervaneye benzer, onun da Krnatları
vardir; on bew pervaneyi tercih
ederim.. *
> Göğsürme papdlye. takacağım!
diyen “şairler olda sonra, ben
nöden Kyrağama pervane - takma
Yyoaypom2..» :
Şairin eski bir bahriye zabiti
narızeti olduğu pan belli!
ss
Tatlı su musikisi!
Ve Bey bir kaç gin evvel
bir yazısında inşat ve tagan-
nideki bir noksanımızdan balıse-
diyor, Garp mrusikisine benziyen
yerli eserlerin güfte taksimatındaki
çirkinliklerini misallerle gösteri-
yordu.
Bu çirkinlik bestekâr geçinel-
lerden çoğunun “ilmi ika, denilen
güfte; taksimi ilminden haberdar
olmamalarından ileri gelmekte,
, canım Türkçemiz eciç bücüç bir
şekil almaktadır.
o Bu yeni musiki eserlerinde ilmi
ikaa riayet etmeden yapılan güt-
te taksimatı, bana, eskiden İstan-
bulâ gelen ve bir iki alaturka
şarkı öğrenen lehli ve romanyalı
muganniyelerin teganni tarzlarını
hatırlatır.
Ne garp ne de şark musikisine
benzemiyen bu çeşit eserlere bet
tatlı su musikisi diyorum. Malüm
ya tatlı su firenkleri de ne şarklı
ne de garplidirler...
OR S3
İnhisarlara dair
| Baş makaleden mabait
tı da gümrük rüsumuna inkilâp etmiş
olacaktır. Yalnız bu takdirde bu iki
madde üzerinden alman» vergiler bir-
leşmüş olacağı için onun çokluğu “her
nazara çâtpacaktır. Âşara çare bulun-
duğu gibi. elbet yakm bir atide buna
da çare bulunur. Kibrit inhisarı azar
azar istifa şeklinde büyük yekün tutan
'bir vergidir. Bu azar azarlık Kibriti
'pek şikâyet mevzuu . Her-
'keste bir vergi böyle olsa canım kur-
ban diyen bir hal var: Binaehaleyh bu
inhisara dokunmağa lüzum yek... Hat-
ta onda vergi rühiyyadanı anlatan: bazi
'hakikatlar bile var. Bazı limanlardaki
'tahmil ve tahliye inhisarı... Bu inhisa-
irin hangi sebep ve kiymet dahilinde
teessüs etmiş olduğunu izah (etmek
İmüümkün olamamaktadır. Mantıksız
lığı kadar zararı da pek meydandadır
Limanlara mevzu ve denebilir ki liman
ları öldürmeğe memur olan bu inhisar
er geç kalkacaktır. Bu Belilshiğzi düs-
tur şudur:
.Xa Kimanlar inkiğnmee bisi öulürecek-
tir, ya biz onu kaldıracağız. . |
Hakikaten bütün dünyada © bunun
kadar manasız işe nadir tesadüf olü-
nur. Olsa olsa Limanlar inhisarınm
bir eşine Dersaadet Rıhtım - Şirketi
misalinde tesadüf olunabilir... l
İstanbül Şehremanetinin buz imti-
olan bu garibenin hatta | lüzumundan
çok hile “çok meydanda bir
hakikattir. Gönül isterdi ki onun kal-
dırılmasında bizzat lâhik emin önayak
olarak yerinde pekalâ hayrü faziletin
de ral oynıyabileceğine parlak bir mi-
sal verilmiş olsun...
25 EL aa
— Ağam, kızma, bir şey soracağım?
— Çabuk sor!
— Evli misin?
Anlamıyarak bakıyordum:
— Hayır...
— Demek dünya evine girmedin?.
— Hayır dedik ya... . z
— Doğru diyindi; başından hiç Di
ye
kâh geçmedi mi?
— Ama ahret suali sordun... Hayr
hayır...
İhtiyarın endişe karartıs, açılıver-
mişti:
—- Sen yolu bilmezsin, ben, ömüleri
gideyim ağa... :
— Biraz dur... Niçin evli misin? Ba-
şmdan nikâh geçti mi? Biye of.
O, başını salladı:
—— Hele bir pınar başına varalım dar.
İhtiyatlı adımlarla, dar yoldan yürü.
meğe başladı.
Bu yol, tatlz inhünalarla sağa . sola
çevrile çevrile, -dik bir meyille, sel
çukurlarından ziyade, geniş arklara
benziyen, iki tarafı Mene kaya, bir
uçuruma iniyordu. i
: — Mabadi var— ©